Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

'Darbe girişimleri solo yaramıyor'

31 Ocak 2009 / 11:39
Ufuk Uras ÖDP içinde çetelere, kontrgerillaya karşı olma konusunda sorun bulunmadığını söyledi: ‘Eğri cetvelle doğru sonuç çıkmaz. 28 Şubat’la veya 27 Nisan’la sol büyümemiştir...
ÖDP lideri Ufuk Uras, yarınki ‘Olağanüstü Kongre’ öncesinde Radikal’e konuştu:

ANKARA - Ergenekon davasının yarattığı tartışmaların ardından ‘Olağanüstü Kongre’ye gitme kararı alan ÖDP’nin Genel Başkanı Ufuk Uras, Türkiye’nin sorunlarının darbe ve çeteleşmelerle çözülemeyeceğini söyledi. Uras, “Eğri cetvelle doğru sonuç çıkmaz. 28 Şubat’la veya 27 Nisan’la sol büyümemiştir. Bu tür askeri müdahale süreçleri başka kesimleri güçlendirmiştir” dedi.
Zaman gazetesine geçen ay verdiği söyleşide Ergenekon operasyonunun önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Uras, “Devlet içindeki tüm çeteleşmeler önlenmelidir. Bu soruşturmanın sonuna kadar gidilmelidir” demişti. Uras’ın bu söyleşideki bazı ifadeleri ‘ÖDP içinde de Ergenekon’u destekleyenler var’ şeklinde yorumlanmıştı. Tartışmalar devam ederken ÖDP ‘Olağanüstü Kongre’ye gitme kararı aldı. Kongre kararının Ergenekon tartışmalarıyla ilgili olmadığını belirten Uras, farklı fikirlerle karar alma sürecinde çalışmanın atalete neden olduğu için yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyduklarını söyledi.
Uras, partisinin yarın toplanacak olağanüstü kongresi öncesinde, Radikal’in sorularını yanıtladı.

-Milletvekili adaylığınız süresince sizi destekleyenlerin büyük beklentileri vardı. Nasıl bir sorumluluk hissettiniz?
-Biz genel seçimde yürüttüğümüz mücadeleyle solun nasıl büyüyeceğini bir ölçüde göstermiş olduk. Özgürlüğün sol vizyonu çerçevesinde emekçilerin, Kürtlerin, Alevilerin ve azınlıkların taleplerini ve mücadelelerini bir araya getirmek gerekiyor. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Meclis bizim için iyi bir deneyim oldu. Sol, süreç içerisinde içine kapandı, solu dışarı açmak, solu yeniden inşa etmek, sol rüzgârı estirmek, solu iktidara getirmek için yola çıktık. Bize destek verenlerin bu mücadelesi elbette büyük sorumluluklar da yükledi bize. Mücadelemiz süresince, geniş bir kesimin sesi olmayı amaçladık.

-Milletvekili seçildikten sonra, beklentileri de göz önünde bulundurursanız, başarılı olduğunuza inanıyor musunuz?
-Tek tabanca olarak geniş bir yelpazede ezilenlerin sesini duyurmaya çalışıyorum. Milletvekilliğimle birlikte greve gidenlerin, hak ihlaliyle karşılaşanların, çevreyi koruyanların, ezilenlerin, farklı kimlik ve kültürlere sahip olanların her zaman yanında oldum. Döneminde en çok söz alan parti genel başkanı oldum. Bu süreç sol kanat açısından çok öğretici oluyor. Bilgisayarlarımızı bile zamanı gelince güncelliyoruz, ama siyaseti güncellemiyoruz, buna büyük ihtiyaç var. Turnusol kâğıdı olan işler yaptık, ‘darbeleri araştırmak için komisyon kuralım’ dedik, ezber bozuldu. ‘Sınır ötesi operasyonlara karşı çıkalım’, ‘Engelliler Günü’nde ‘engellilerle ilgili sözleşmeye imza atalım’ dedik, ezberleri bozuldu. Biz Seçim Yasası’nı, Siyasi Partiler Yasası’nı, darbe Anayasası’nı değiştirelim diyoruz. Bu rejim bizim rejimimiz değil, bu 12 Eylül rejimi ve neoliberal düzeni temsil ediyor.

-ÖDP’nin çoğulcu bir yapıya sahip olduğunu söylüyorsunuz. Böyle bir yapı anlaşmazlıklarla yıpranmaz mı?
-Ben tam tersini düşünüyorum. Farklı görüşlerin olması iyi bir şey. Olumsuz olan, partinin tek tipleşmesidir. Bizim için kürsü özgürlüğü çok önemli. Önemli olan, azınlıkta olan görüşlerin de bir gün çoğunlukta olanların yerine geçebilme özgürlüğüdür. Her görüş bizim için çok değerlidir; ÖDP’nin alameti farikası da budur işte.

-Ergenekon soruşturması partiyi kamplaştırdı mı?
Bunlar parti dışında yapılan asparagas haberler. Parti içinde çetelere, kontrgerillaya karşı olma konusunda bir sorun yok. Bu tür çeteleşmelere karşı tavır almak gerek. Eğri cetvelle doğru sonuç çıkmaz. 28 Şubat’la veya 27 Nisan’la sol büyümemiştir. Bu tür askeri müdahale süreçleri başka kesimleri güçlendirmiştir. Artık demokrasiye yabancı bir doktrinmiş gibi bakmayı bir kenara bırakmak gerek. Siyasi demokrasi de yeterli olmuyor, ekonomik düzeyde de demokrasi gerekiyor.

-?Ergenekon’un kilit ismi Tuncay Güney’in ifadesinde isminizin ‘Devşirme MİT’çi’ diye geçtiği iddia ediliyor...
-1996’da Susurluk’a karşı kampanya başlattığımız zaman, Aydınlık cephesinde ortaya çıktı bu iddia. Bunlar ipe sapa gelmez şeyler. Bunların psikolojik savaş olduğunu düşünüyorum ve biz ne olursa olsun Ergenekon soruşturmasının sonuna kadar gidilmesini, ama demokratik hukuk devleti ilkelerinin de göz ardı edilmemesini istiyoruz. Türkiye’nin yakın geçmişinde çok ciddi kara lekeler vardır.

-‘Parti içinde kamplaşma yok’ diyorsunuz ama ama olağanüstü kongreye gidiyorsunuz.
-Parti içinde farklı politik eğilimlerin olması çok doğal. Bize gelen eleştiriler bizi geliştirir. Ancak birlikte çalıştığımız arkadaşlar arasında çok farklı görüşleri savunmamız bazen hızımızı kesiyor, bu durum atalete neden oluyor. Daha hızlı hareket etmek gerek.

-Sizin olağanüstü kongre istediğiniz, ancak parti içinde olağan kongreyi beklemek isteyenlerin olduğu ve istifanın eşiğine geldiğiniz iddiaları var?
-Ben de istifa haberlerini gazetelerden okudum. Bütün bunların asparagas olduğunu söylüyorum.

-Kongreden nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?
-Yirmi yıl önce sosyalizmin 20. yüzyıl modeli, ardında önemli sorular ve deneyler bırakarak tarih oldu. Bugünse küreselleşen kapitalizmin neoliberal modeli krizle birlikte çatırdadı. Bu sorunlara yeni bir gözle, bakma ihtiyacını doğuruyor. Yeni mücadeleler bu yıkıntıların arasından yükseliyor ve ÖDP de bu açıdan önemli bir deney olma vasfını koruyor.

Kaynak:
Bu haber toplam 662 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri