Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Devlet öldürsün diye beklemiş

19.08.2009 13:46
Çakıcı'nın Nurişler'i öldürme planını devletin bildiğinin resmi belgesi...
Sabancı Suikastı tetikçisi Duyar’ı öldürdükten sonra cezaevinde isyan çıkaran Ergin kardeşleri yok etme planını devlet biliyordu.

Taraf dokuz yıllık sırrı çözebilecek belgelere ulaştı. Dönemin resmi yazışmaları, Kasım 2000’de Uşak E Tipi Cezaevi’nde isyan çıkaran Nuri ve Vedat Ergin kardeşlere yönelik saldırı hazırlığının devletin bütün kurumlarınca bilindiğini kanıtlıyor.

MİT, EMNİYET, JANDARMA HABERDARDI

2000’de MİT , Emniyet, Valilik, Jandarma ve Savcılık arasındaki yazışmalara göre devlet, Alaattin Cakıcı’nın onları öldürmeyi planladığı biliyordu ama Ergin kardeşleri korumadı. Ergin kardeşler de “korunmak için” ayaklandılar.

DEVLET ‘DUYARSIZ’ KALDI

Duyar’ı öldüren Ergin kardeşlere saldırı hazırlığının devletin kurumları tarafından önceden bilindiği tespit edildi. Emniyet, MİT, Jandarma ve Bakanlık arasındaki yazışmalarda Çakıcı’nın eylem hazırlığı anlatılıyor.

Sabancı suikastı tetikçisi Mustafa Duyar’ı öldürdükten 2 Kasım 2000’de Uşak E Tipi Cezaevi’nde isyan çıkaran Nuri ve Vedat Ergin kardeşlere yönelik saldırı hazırlığının devlet kurumlarınca önceden bilindiği ortaya çıktı. Emniyet, MİT, Jandarma, Savcılık ve İçişleri Bakanlığı arasındaki yazışmalarda Alaattin Çakıcı’nın Ergin kardeşlere husumet beslediği ve silahlı eylemler planladığı belirtiliyor.

Taraf’ın ulaştığı gizli belgelere göre İstanbul İl Emniyet Müdürü Yardımcısı Niyazi Palabıyık’ın 12 Haziran 2000’de Emniyet Genel Müdürlüğü, Valilik ve MİT’e gönderdiği yazıda şöyle deniyor:

“Kartal Cezaevi’nde tutuklu bulunan organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı isimli şahsın, medyada birbirlerine hasım olarak ilan ettikleri Karagümrük çetesi olarak bilinen Uşak Cezaevi’nde tutuklu olarak bulunan Vedat-Nuri Ergin kardeşlere ve suç grubuna karşı eylem hazırlığı içinde olduğu değerlendirilmektedir.”

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NA BİLGİ

Aynı yazı bir gün sonra 13 Haziran 2000’de dönemin İstanbul Organize Suç ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürü Adil Serdar Saçan tarafından gereğinin yapılması üzerine Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

Dönemin İstanbul İl Emniyet Müdürü Hasan Özdemir’in, İçişleri Bakanı Saadettin Tantan’a 16 Haziran 2000’de gönderdiği yazıda ise saldırı hazırlığı ayrıntılarıyla anlatılıyor. Yazıda Alaattin Çakıcı’nın Bayrampaşa Cezaevi’nde öldürülen yeğeni Kenan Ali Gürsel’in intikamını almak için “Nuriş” lakaplı Nuri ve Vedat Ergin kardeşler ile Saban Erdoğan’ı hasım olarak gördüğü dile getiriliyor. Çakıcı’nın, Eskişehir Cezaevi’nde tutuklu bulunan Hakan Çillioğlu’na, Ergin kardeşler ve hasım olarak düşündüğü diğer kişilere karşı silahlı bir eylem planladığı belirtiliyor.

ÇAKICI’NIN ADAMLARI SALDIRACAK

Konuyla ilgili Organize Suçlar ve Silahlı Kaçakçılığı Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan bilgi notunda, “16 Haziran 2000’de 13.30 sıralarında, Bayrampaşa Cezaevi’nde tutuklu bulunan Alaattin Çakıcı’nın adamları, Orhan Pala ve adamlarına, ayrıca organize suç örgütü lideri Hüseyin Başak’ın adamlarına yönelik silahlı eylem sonucunda iki mahkum öldü, altı mahkum yaralı iki cezaevi görevlisi yaralanmıştır.

EYLEMLER DEVAM EDECEK

Alaattin Çakıcı ve adamlarının Eskişehir Cezaevi’nde tutuklu bulunan Hakan Çillioğlu’na, Uşak Cezaevi’nde tutuklu bulunan Nuri Ergin ve grubuna, Bayrampaşa Cezaevi’nde tutuklu bulunan Şaban Erdoğan’a Ali Osman Hacısüleymanoğlu ve ailesine, Osman Dönmez yönelik silahlı eylemlerin devam edeceği değerlendirilmektedir” deniliyor.

Saldırı hazırlığını haber alan Nuri ve Vedat Ergin kardeşlerinin 2 Kasım 2000’de çıkardığı isyanda beş mahkum hayatını kaybetmişti.



ERGİN KARDEŞLERDEN ERTOSUN’A MEKTUP

Nuri ve Vedat Ergin kardeşlerin avukatları Hikmet Çarboğa ile gönderdikleri bir mektupta Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu Üyesi Ali Suat Ertosun hakkında çeşitli iddialarda bulunuyorlar.

“Ali Suat Ertosun bir basın toplantısı yaptı konu dönüp dolaşıp bizlere gelmektedir. Bu nedenle bizde bu basın açıklamasını yapma gereği duyuyoruz”

Denilen mektupta, “Afyon Cezaevinde Duyar’ı öldüren kardeşimiz Sami Tokur’dur” dendi. Eskişehir Cezaevinde bulunduğu sırada silahlı saldırıya uğrayan Ergin kardeşler, mektupta şunları yazdılar:

“ – Kartal Cezaevi’ne geldik bizim peşimizden o cezaevine Fransa’dan Allattin Çakıcı getirildi. Çakıcı’nın oraya getirilmesi bir oyunun parçası mıydı.

Neden Çakıcı Eskişehir Cezaevi’ne yollatılmadı. Çakıcı yeğenlerine verdiği talimatta Karagümrük’te kahve taratıp 15 kişiyi vurdurdu. İlk eylemi yapan oydu, hal buyken yine Ali Suat Ertosun Eskişehir Cezaevi’nde olduğu gibi gitmesi gerekenler değil, yine bizi Kartal Cezaevi’nden Uşak Cezaevine yollattı.

-Kartal Cezaevi’ne geldiğimizin haftası Ali Suat Ertosun bizzat kendisi Kartal’daki koğuşumuza geldi. Bir genel müdür olarak Eskişehir’de uğradığımız silahlı saldırı yüzünden geçmiş olsun diyeceğine ‘Postu iyi kurtarmışsınız’ dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Boyrazoğlu şahittir.

-Ertosun Bayrampaşa Cezaevi’nden sonra en fazla vukuat yaşanmış, ölü çıkmış, mahkumlar arasında adı kanlı kaleye çıkmış. Uşak Cezaevi’ne bizi neden yolladı? Bu talimatı ona kim verdi? Uşak Başsavcısı Kürşat Kayral Adalet Bakanlığı’na bizzat müracat edip cezaevinde bizim can güvenliğimizi sağlayamayacaklarını, buna yeterli personelinin olmadığının bakanlığa bildirdiği halde neden bizi Uşak’a almadı?”

UŞAK CEZAVİ’NDE NE OLMUŞTU

Türkiye’yi sarsan Uşak E Tipi Cezaevi’ndeki kanlı olaylar, 2 Kasım 2000’de yaşandı. Uşak’ın vergi rekortmeni tekstil ve boya fabrikası Kasarteks’in eski ortakları Orhan Cemal Yeşilkaya ve Erol Neşet, İbrahim Cici’nin adamlarıyla birlikte, tesisleri geri almak için fabrikaya baskın yaparken, polis tarafından yakalandı.

Alaattin Çakıcı ve İbrahim Cici’nin kendilerini öldürtmek istediğini, bu nedenle Cici’nin adamlarının hapse girebilmek için özellikle fabrika basıp kendilerini tutuklattığını ileri süren Nuri ve Vedat Ergin kardeşler, cezaevinde 28 Ekim’de isyan başlattı. Kasarteks’in eski ortakları Orhan Cemal Yeşilkaya ve Erol Neşet ile İbrahim Cici’nin adamları Reşat Taşçı, Nihat Yargı ve Atamer Hoşkara öldürüldü.

20’ye yakın mahkum ise yaralandı. Cezaevi Müdürü Mustafa Kurt, İkinci Müdür Rıfkı Demirci, bazı yöneticiler ve gardiyanlar rehin tutuldu. Dört gün süren isyanın ardından cezaevinde bulunan 400’e yakın hükümlü başka illere nakledildi. Müdür Kurt, dört yardımcısı ve 23 gardiyan da başka illerde görevlendirildi.

Kaynak: Fırat Alkaç/Taraf

Bu haber toplam 6852 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri