Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dinleme aydınlanacak mı?

29 Mayıs 2008 / 09:40
İçişleri Bakanı: Dinleme skandalı aydınlatılacak.

Başkent Ankara dün ilginç bir iddiayla çalkalandı. Olayın merkezinde yine CHP Genel Sekreteri Önder Sav var. Hac ibadeti ve Hz. Muhammed (sas)'e yönelik saygısız ifadeleriyle gündem olan Sav, bu kez 'telekulak' iddialarına konu oldu.

CHP, Önder Sav'ın eski Bolu Valisi Ali Serindağ'la yaptığı görüşmenin bir gazetede yayınlanmasını 'telekulak skandalı' olarak değerlendirdi. Dün konuya ilişkin basın toplantısı düzenleyen CHP lideri Deniz Baykal, güvenlik güçlerine ağır suçlamalarda bulundu. "Hükümet tarafından koruma altına alınan bir çete"nin CHP Genel Merkezi'ni dinlediğini ve bir gazeteye servis yaptığını iddia eden Baykal, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın istifasını istedi.

Baykal, olayın bir ortam dinlemesi olduğunu ileri sürerek, "Türkiye'de devlet artık bildiğimiz devlet olmaktan çıkmıştır. Türkiye'de hukuk artık bildiğimiz hukuk olmaktan çıkmıştır. İnsan hakları, demokratik hak ve özgürlükler anlaşılıyor ki bugünkü iktidar döneminde hiçbir anlam, değer taşımıyor.

Bu kadar fütursuz, gözükara, aldırmaz bir biçimde insanın özel yaşamına tecavüz edilmesi, sonra bu tecavüzün iftiharla yandaş bir gazetede teşhir edilmesi ülkede rejimin ne noktaya geldiğini açıkça ortaya koymaktadır." dedi. Baykal'ın bu suçlamalarına hükümetin cevabı gecikmedi.

CHP liderinin hemen ardından basın mensuplarının karşısına geçen İçişleri Bakanı Beşir Atalay, konunun bütün boyutlarıyla aydınlatılması için savcıları göreve çağırdı. Atalay, şöyle konuştu: "Dinleme sadece hukuka aykırı değil, gayri ahlakidir.

Olayı biz de kınıyoruz. Ama şurada işaret etmek istiyorum, bu olay aydınlatılmalıdır. Ben, Ankara Valiliği'ne yazılı talimat verdim, cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunsunlar ve savcılar bunu araştırsın. Buradan da bunu açıkça ifade ediyorum.

Savcılarımızı göreve çağırıyoruz. Biz de bu olayın aydınlatılması için elimizden gelen her katkıyı vermeye hazırız. Şunu tekrar açıkça ifade ediyorum: Kim yaparsa yapsın, bu kurumların içinde de olabilir.

Bunu yapan bulunsun cezalandırılsın ve cezalandırılmalıdır. Biz de bunun peşindeyiz, peşinde olacağız." Bakan Atalay, Baykal'ın 'Güvenlik birimleri bunu yapmıştır ve basına vermiştir.' ifadesini kesinlikle reddettiğini bildirdi.

Atalay, "Bu çok töhmet altında bırakan, zan altında bırakan bir ifadedir ve bunu da siyasi etikle bağdaştıramıyoruz. Yarın böyle bir şey olmadığı ortaya çıkarsa bu ileri ifadeler ne olacak. Bakın buradan çağrı yapıyoruz, bu konuda bildikleri bir şey varsa, genel ifadelerle suçlama yerine lütfen açıklasınlar." dedi.
 


[İşte tartışılan diyalog]

Sav: Bolu'daki siyasî atmosfer nasıl?

Vali: İşiniz çok da kolay değil. Ama zor diye teslim olmak da doğru değil.

Sav: Kararlı, dikkatli, siyasî iradeyi arkasına alan bir siyasî yapılaşmayı sağlayacak personel malzemesi var mı?

Vali: Çok az olsa da var. Ama, çok fazla olmadığını bilmek lazım.

Sav: Bolu'yu nasıl görüyorsunuz? Özellikle, siyasî açıdan... Neler yapılabilir?

Vali: Bolu'nun temelinde Cumhuriyet Halk Partisi var. Özellikle de belediye seçimlerinde CHP'nin oyunun yükseldiğini görüyoruz. Bolu'da ciddi bir organizasyon olursa CHP adına bir toparlanma olur. Seçimi alabilecek duruma da gelebilir.

Vali: Basına da yansıdı. Başbakan Bolu'da gizlenerek ortaya çıktı. Benim hiç haberim yoktu.

Sav: Görevdeydiniz?

Vali: Evet, evet. Koskoca Başbakan'dan haber yok. Bana da haber verilmiyor.

Sav: Bir başbakan Bolu'ya gidiyor ve valiye haber verilmiyor. Duruma bak. Ne de olsa özel korumaları var.

Vali: Ertesi günü Doğan Haber Ajansı'ndan fotoğrafını çektiler. (...) Bize ondan sonra haber verildi.


İlginç iddia: Dinleme yok, açık bırakılan telefon var

CHP, Önder Sav'ın eski Bolu Valisi Ali Serindağ'la yaptığı görüşmenin Vakit Gazetesi'nde yayınlanmasını 'telekulak skandalı' olarak değerlendirdi. Ancak Ankara'da herkesin güldüğü bir iddia konuşuluyor.

Buna göre görüşmeye ilişkin haber, Önder Sav'ın cep telefonunu açık unutmasıyla elde edildi. Sav, Vakit muhabiri tarafından dinî değerlere hakaret içeren sözleri sebebiyle ısrarla arandı.

Bu konuda açıklama yapmak istemeyen Sav, her seferinde cep telefonunu kapattı. Eski Bolu Valisi'yle yaptığı sohbet sırasında aynı konuda telefonlara maruz kaldı. Son aramada telefonun 'no' tuşu yerine yanlışlıkla 'yes' tuşuna bastı.

Cep telefonunu kapattığı düşüncesiyle de kenara koydu. Ancak telefonun açık kaldığını fark eden muhabir, sessiz bir şekilde odadaki konuşmaları dinledi. Muhabir, not ettiği ifadeleri haber olarak yazdı. Alınan bilgilere göre, önümüzdeki günlerde 45 dakikalık telefon dökümü kamuoyuna açıklanacak.

Gazetenin Ankara temsilcisi Serdar Arseven, CHP'nin basit bir gazetecilik olayını 'telekulak skandalı' olarak vererek, gündemi saptırmaya çalıştığı görüşünde. Arseven, "Baykal, 'çok yüksek bir teknoloji kullanıldı' diyor. Emin olun buna sadece gülüyoruz. Hukuk bunu çok basit bir araştırma ile ortaya çıkarabilir. O zaman yüksek değil, çok alçak bir teknolojiyle son derece basit bir hadise olduğu görülecektir. Haberin nasıl oluştuğunu açıkladığımızda hem Sayın Baykal hem de Sayın Sav, bu olayla ilgili sarf ettikleri sözlerinden utanacaklardır. Çünkü son derece komik durumla karşı karşıyayız." ifadelerini kullanıyor.

Zaman - Habib Güler

Bu haber toplam 692 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri