Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dinleme faaliyetleri hakkında karar

29 Ocak 2009 / 18:00
AYM, eski Cumhurbaşkanı Sezer'in başvurusu üzerine beklenen kararı verdi. Mahkeme İletişim Yüksek Kurulu Başkanı'nın Başbakan tarafından atanmasını öngören kanunu oybirliğiyle iptal etti.
Anayasa Mahkemesi dinleme faaliyetlerini başbakanın denetiminden çıkardı

Anayasa Mahkemesi, İletişim Yüksek Kurulu Başkanı'nın Başbakan tarafından atanmasını öngören kanunu oybirliğiyle iptal etti.

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, polis, jandarma ve MİT'e telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimi tespit, dinleme ve kaydetme konusunda yetki veren kanunun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açmıştı. Konuyu görüşen mahkeme, 5397 sayılı kanundaki "dinleme faaliyetlerinin denetiminin Başbakanın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon tarafından yapılmasını" öngören ibarenin iptaline karar verdi.

Davayı esastan karara bağlayan Anayasa Mahkemesi, dinleme faaliyetlerini yönetecek ''Telekomünikasyon İletişim Başkanı'nın, Telekomünikasyon Kurumu Başkanı'nın teklifi üzerine Başbakan tarafından atanacağına'' ilişkin hükmü anayasaya aykırı buldu.


KARARI KİM NASIL DEĞERLENDİRDİ?

CHP KARARA ÇOK SEVİNDİ

Kemal Anadol: Türkiye bir ayıptan kurtuldu

"AYM Türkiye'yi bir ayıptan kurtarmıştır. Türkiye 70 milyonluk bir korku imparatorluğuna dönüşmüştü. Bu nedenle bu atama doğrudan Başbakan'a bağlı bir yapının yaptığı bu oyun mahkeme kararıyla iptal edildi. Ergenekon ile ilgili bir durumda ileriki safhalarında kanıt getirilecek, bu kanıtlar hiç bir şekilde kullanılamaz. Palisin ve MİT'in bu tür kararlara itiraz etmeyen Adalet Bakanlığı Jandarma ile ilgili kararlara itiraz etmiştir. İktidarın mantığı bu şekilde. Karadayı'nın ses kaydı yayınlandı. Nerden çıktı bu ses kaydı. Dinlemelerin medyaya sızdırılması ile ilgili 9 soru önergesi verdim. Bu teknik alt yapıyı kim oluşturacak, devlet. Bunun içinde temsilciler olmalı. Başbakan'ın tayin ettiği bir kişinin bu dinlemeyi yapması sorun oluşturur. Ergenekon'da görüldü ki bu tür dinlemeler sorunludur. Biz bu yasal düzenlemeye 3 yıl önce başvurduk. Malesef yoğunluk nedeniyle karar şimdi çıktı. AYM Türkiye'yi bir ayıptan kurtulmuştur."

Tacidar Seyhan: Beklediğimiz bir karar

Adana Milletvekili Tacidar Seyhan CHP'nin görüşünü şöyle aktardı: "Beklediğimiz bir karar. Dünyada bunun örnekleri böyle değil. Dinlemenin istismara açık olduğunu gördük. Toplumda bir paranoyaya neden oluyordu. Telekomünikasyon Kurumu içinde bir denetleme kurulu olması çok yanlış, dinlemeyi yapan kurulla dinlemeyi yapan kurumun aynı çatı altında olması yanlı. Bu süre içinde Başbakan tarafından atamaların yapıldığı süreçte suçlamalar olmuysa bu davaların hepsi düşer. Bu karışıklığı hukuk nasıl çözer bilemiyorum ama... Hukuk yoksa zaten bir şey yok. Kuracağınız özel kuruma vmutlaka güvenmek zorundasınız. Bir Başbakan çıkıp her türlü çalışmadan benim haberim olmalı diyorsa suçların önüne geçemezsiniz. Her koşulda biz dinlemeye karşı çıkmalıyız. Sadece savcılıktan alınan izinle dinleme yapılması ve siyasetin etkisi altında olmayan bir kurumun denetiminde dinleme yapılması şart."

Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok:

"Son derece hukuka uygun bir karar. Yürütmenin başının böyle bir kurumu denetlemesi son derece yanlıştı. Özellikle yasama ve yürütme ayrılığı bakımından yanlıştı. AYM'nin bu kararını hukuki olarak kabul ediyorum. Bu yetkinin yürütmeden alınması hukuka uygundur. "

İLETİŞİM BAŞKANI KARARI DEĞERLENDİRDİ
"Dinlemeler bundan sonra da ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak. Üst düzey bir görevdir. En azından üçlü kararname ile yaptığı gerekçesinden yola çıkarak alınan bir karar. Sadece ve sadece kurum başkanının atanması iptal edildi. Dinlemeler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yasal çerçevede yapılacak. Bu kurumun başkanını artık Başbakan atamayaçak. Tabi ki AYM'nin kararıdır. Resmi Gazetede gerekçeli karar yayınlandıktan sonra yürürlüğe girer. Dinlemeler nasıl olursa olsun hiç duraksamaya meydan vermeyecek şekilde devam edecek. Bu yapılan iptal edilen hükümlerin dinlemelerle ilgisi yok."

HÜKÜMETİN GÜRÜŞÜ

AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, kararı şöyle değerlendirdi:

"Kararda iletişim Başkanlığının atanması konusu ve dinleme işlemlerinin denetlenmesi konusunun Başbakan'a bağlı olması konusundaki düzenlemenin iptali ile ilgilidir. Ancak ilgili kurumların dinleme işi zaten mahkeme kararı ile olan bir şey. Bunun dışındaki dinlemeler suçtur. Kişiler denetimi yeterince yapamazlar deniliyorsa bunu TBMM, bu karar çerçevesinde gerekçeli karar açıklandığında inceleyecek ve karar verecektir. Terörle mücadele ve organize suçlarla ilgili operasyonlarda mahkeme kararıyla yapılan dinlemelerle alakalı değildir. Kararın gerekçeleri ortaya çıktığında daha net bir tavır Parlamento tarafından atılacaktır. 135. madde ile ilgili olarak da, yapılanlar dinleme değil. Terörle mücadele ve organaze suçlarla mücadele konusunda örgütlerin iletişim imkanları kullanmaları karşısında bu takibi yapacak kurumların elinin kolunun bağlanması son derece eli kolu bağlayan bir tablo ortaya çıkartır. Yarın neden suçlar artıyor, terör organizasyonları artıyor gibi bir duruma düşeriz. Bazı örgüt mensuplarının telefonlarının kimin kiminle iletişim kurduğunun tespiti amacıyladır. Bu istihbarat örgütlerinin diğer birimlerle koordineli çalışmasını sağlar. Aski durumda suçcla mücadele eden örgütlerin elinin kolunun bağlanması gibi bir tablo kabul edilemez. Dinleme başka, teknik takip başka."


ULAŞTIRMA BAKANI: GEREKÇELİ KARARI DEĞERLENDİRECEĞİZ

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da konuya ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yıldırım, çarpıtılan sözlerine de açıklık getirdi:

KARAR KURUMUN İLLEYİŞİ İLE İLGİLİ DEĞİL
"Devlet, istihbarat yapmak için dinleme yapabilir. Emniyet, Mİt ve Jandarma yasal çerçevede dinleme yapılabilir. Kim yaparsa yapsın, yasadışı her türlü dinleme suçtur. Para cezası, hapis cezası vardır. Dinlenen kişiden elde edilen bigliler de delil olarak kullanılamaz. Bu nerden çıktı, kaninla. İletişim Başkanlığı bir dinleme merkezi değildir. Burası, gerek cep, gerek sabit ve gerekse SMS mesajları ile internet ortamında istihbarat teşkilatlarının mahkeme kararıyla yapacakları dinlemenin usulüne uygun olup olmadığını kontrol edip izin veren bir kurum. Hiç bir kurum, keyfi bir iş yapmasın, bütün bunları hukuka uygun olarak elde ettiğini ibraz etsin, biz de onlara sinyal takibi yapacaksa izin verelim. Dinleme yasaya uygunsa onaylayalım. Dinleme yapacak kurumlara izin vermek. Kamuoyunda bu yanlış biliniyor. Bu yasa yokken bu kurumlarda dinlemelerde bir koordinasyonsuzluk vardı. Birbirlerinin görev yetki alanlarına tecavüz ediyorlardı. Yasadışı iş yapanlar olabiliyordu. Bugün de olabilir, yasaya uygun olmayan dinleme yapabilir. Bunu önleyebilen bir ülke yoktur. Teknolojinin bu denli geliştiği bir dönemde ortam dinleme diye bir şey var."

SÖZLERİM YANLIŞ YERLERE ÇEKİLDİ
"Sözlerim yanlış algılandı ama, dinleme mecbur kalınırsa, ülkenin güvenliği ve suçlunun tespiti için başka imkan yoksa bu denenir, bunu hoyratça kullanmak asla ve asla kabul edilemez. Biz dedik ki bu delil olamaz. Bunu yapanlar da hapis cezasına çarptırılır. Benim söylediğim söz yasadışı bir işiniz yoksa konuşun konuştuğunuz kadar. İnsanlar konuşacaklar. İletişimlerini geliştirecekler. Dinleneceğiz diye bir korku ve algılamayı asla kastetmedim. Konuşun sizi yasa dışı dinleyen bile olsa bu suçtur, bunu işleyen varsa mutlaka cezalandırılacaktır ve bunların dinlediği içerik de asla bir mahkemede delil olarak kullanılamaz. Çünkü haberleşme esastır. Durup dururken sokaktaki vatandaşı niye dinlesin bu kurumlar, kişiler. İhtiyaç var mı? Terör örgütleri bir eylem yapacaksa oradaki hareketleri takip etmek için yapılır. Dinlemeden bir şye çıkmazsa dinlenene bilgi verilecek ve bilgiler imha edilecek. Net sınırlar çizildiği halde, bunu başka yönlere çekmek siyasi bir alan, siyaseten verimli ve istismara açık bir alan olarak değerlendiriyorum. Vatandaşlarımızın dinleniyorum korkusuyla yaşaması düşündüğümüz bir şey değil. Türkiye'deç 105 milyar dakika görüşme yapılıyor 1 yılda. Bütün bu trafiği dinlemeye imkan yok. Binde birini bile dinleyemezsiniz. onbinlerce insanın bütün işi gücü bırakıp bunu yapması lazım. Böyle bir şey teknik olarak mümkün değil. Yasal yollardan dinleme oranları binde birin üstünde değil. Yasalarla gelen talepler, İletişim Başkanlığı değerlendiriyor. Kabul ediyor ya da reddediyor."

HERKES MÜSTERİH OLSUN, RAHATÇA KONUŞSUN
"Verilen karar, bu kuruluşun yapacağı iş ve işlemlerle ilgili bir karar değil. Kuruluş kanununda ön görülen işleri yapmaya devam edecek. Esasa ilişkin bir şey yok. Kurumun başındaki arkadaşın ataması ile ilgili hükmü iptal etti. Bundan sonraki atamalar artık üçlü kararnameyli olacak. İkincisi, denetleme. Bu bilgi teknolojileri ve iletişim başkanlığına bağlı bir başkanlık. Onun personeli ile ilgili işlemler SPK tarafından denetleniyor. Buradaki denetleme, acaba bu kurum işlerini yaparken kanunlara uygunluk var mı yok mu? Burada ön görülen, Başbakan'lığın gerekli görmesi halinde bunu denetlemesiydi. AYM bunu ortadan kalktığı için denetleme ile ilgili denetlenmesinin bir başka kurum açısından doğru olup olmadığı, bu düzenleme iptal edildi. Meclis gerek bunun için, gerekse atama şekilleri ile ilgili gerekçeli karara ilişkin çalışmalarını yapar. Gerekçeli karar yayınlandığında bu konu daha net ortaya çıkacak. Herkes müsterih olsun, yanlış iş yapan er geç hesabını verir. Bu korkuyla vatandaşlırımızın hayatını bir kabusa döndürmeye kimsenin hakkı yok. Bu mekanizma dünyanın bütün devletlerinde var. Suç örgütlerine karşı mücadele, devletin güvenliği, adli vakalarda delil bulunamadığı durumlarda bu yola başvurulur. Bunu bir kenara bırakıp herkes dinleniyor gibi uçsuz bucaksız bir korkuya dönüştürmek bu millete bir haksızlıktır. AYM kararını verde ve biz de gerekçeli kararı değerlendireceğiz."

habervaktim.com




Bu haber toplam 826 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri