Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dizüstü hırsızlığına karşı bu önlemi alın!

10 Aralık 2008 / 17:37
Pronet Üst Yöneticisi Alp Saul, elektronik güvenlik sistemleri hakkında "Türkiye'de güvenlik sektörü henüz doygunluğa ulaşmadı" dedi.

Pronet Üst Yöneticisi (CEO) Alp Saul, alarm sistemlerini kullananların sayısının her geçen gün artış gösterdiğini ifade ederek, kurumsal anlamda pek çok firma kullanıcılarının yanı sıra, ailelerin de çocuklarının ve yalnız yaşayan, yaşı ilerlemiş anne babalarının güvenlikleri için alarm sistemlerini tercih ettiklerini kaydetti.

Öte yandan bilincin yalnızca hırsızlığa karşı gelişmediğini belirten Saul, yangın, su baskını gibi tehlikelere karşı da alarm ve güvenlik sistemlerinin daha fazla kullanılmaya başlandığını kaydetti.

Saul, güvenlik sektörünün 2007 ve 2008 yılları karşılaştırıldığında tüketici eğilimlerindeki değişimi değerlendirerek, "Bireysel kullanıcıların, elektronik güvenlik sistemlerine olan taleplerinin artış gösterdiğini gözlemliyoruz" diye konuştu.

Dünya ve Türkiye'deki güvenlik sektörü hakkında bilgi veren Saul, Türkiye;de güvenlik sektörünün henüz doygunluğa ulaşmadığını ve Amerika Birleşik Devletlerinde güvenlik sektöründe faaliyet gösteren en büyük firmanın 8 milyon abonesi bulunduğunu belirterek, "Nüfus ile kıyaslama yapmak gerekirse daha gidilecek çok yol var" dedi.

Saul, Pronet'in kurulduğu yıllarda, güvenlik bilincinin yeterli düzeyde olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye;de güvenlik bilincinin giderek artmasıyla güvenlik sistemlerinin faydaları daha iyi kavranmaya başlandı. İlk başladığımız yıllarda müşterilerimiz daha çok iş yerleri için sistemlerimizi kurdururken son yıllarda evleri için de bize başvurmaya başladılar. Bireysel, kurumsal müşteri oranımız yarı yarıya geldi diyebiliriz. Öte yandan bir gelişme daha var ki, artık güvenlik sistemi kurdurmak için hırsız girmesi beklenmiyor. Bundan 3-5 sene öncesine baktığımızda, bize başvuran müşterilerimiz bizzat hırsızlığa uğramış kişilerden oluşuyordu."

Güvenlik konusunda yeterli bilincin oluşması için öncelikle sektörde belirli standartların oluşturulması gerekliliğine değinen Saul, sektörde firmalar arasında elektronik altyapıda ve hizmet kalitesinde bir standardizasyona henüz gidilemediğini belirterek bazı firmaların ucuz malzeme, ucuz işçilik ve kötü hizmet ile sektöre zarar verdiklerini ve tüketicilerin ilk önce bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

-"YÜZDE 40'LIK PAZAR PAYINA SAHİBİZ"-

Hayata geçirdikleri birçok yeni iş modellerinin sektöre olan ilgiyi artırdığını ifade eden Saul, dünyadaki güvenlik sektörüyle ilgili teknolojileri yakından takip ederek bunları Pronet'in bünyesine adapte ettiklerini belirtti.

Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere tüm Türkiye;deki 40 bin aktif sistem ve sayıları 500;ü aşan özel güvenlik projesiyle yüzde 40;lık pazar payına sahip olduklarını belirten Saul, işe başlama noktasını şöyle anlattı:

"Amerika;da artan suç oranları karşısında halkın evlerini ve iş yerlerini hırsızlardan korumak amacıyla alarm sistemlerini standart olarak kullandıklarını ve bunu bir ihtiyaç olarak benimsediklerini gördüm 1995 yılında Türkiye'ye döndüğümde, ülkemizde de bu tip bir ihtiyacın olacağını öngörerek Gayrettepe'de bir apartman dairesinde çok küçük bir sermaye ile işe başladık. İlk kuruluş dönemlerinde yılda 100-150 adet alarm satışı gerçekleştirirken, bugün itibariyle ayda yaklaşık bin 500 yeni müşteri kazanımımız bulunuyor. "

Saul, şirketin fiyatlandırma politikası hakkında, Pronet'in kuruluşundan 2002 yılına kadar müşterilerinden donanım bedelini ilk başta tahsil ettiklerini ve alarm merkezi aboneliğini aylık bedeller şeklinde aldıklarını bu uygulamanında müşterine yaklaşık 800 ile bin dolar arasında ön yatırım yapmasına neden olduğunu dile getirdi. Saul, 2002 yılından sonra sektörde bir ilk olan abonelik sistemiyle günde 1 dolardan başlayan fiyatlarla Pronet Alarm Hizmet Paketi sunmaya başladıklarını bildirerek "Herkesin güvenlik sistemlerinden en ekonomik fiyatlarla yararlanabilme şansını yarattık" dedi.

-"CİRO HEDEFİMİZ 60 MİLYON DOLAR"-

Alp Saul, 2002 yılından bu yana her yıl ortalama yüzde 100 büyüme gerçekleştirdiklerini ifade ederek şu anda Pronet'in 40 bine yaklaşan aktif sistem sayısını 2010 yılında 120 bine ulaştırmayı; 2007 yılında 35 milyon dolar olan cirosunu da 60 milyon dolara çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti. Saul, önümüzdeki sene ofis sayılarını artırma hedeflerini de şöyle açıkladı:

"Tüm Türkiye;de teknik hizmet veriyor olmamıza rağmen, bu sene Ocak ayına kadar sadece İstanbul ve Ankara;da aktif satış ofislerimiz bulunmaktaydı. Geçtiğimiz dönemde Ege Bölgesi;ne hizmet veren İzmir ofisimizi ve Akdeniz Bölgesi;ne hizmet veren Antalya ofislerimizi açtık. Her iki bölgede de bir yıl içerisinde yüzde 15;lik pazar payına ulaşmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede yapılanma çalışmalarımız hızla devam ediyor. 2008 yılında başladığımız 'Satış Çözüm Ortaklığı' çalışmalarımız Sakarya, Eskişehir, Bodrum ve Kalkan;da başarıyla hayata geçirildi. Ücretsiz olarak sunduğumuz keşif ve risk analizi hizmetini daha fazla sayıda şehirde vererek iş hacmimizi artırmayı planlıyoruz."

İstanbul Call Center Awards 2008;de “En Çok 49 Koltuklu En İyi Çağrı Merkezi" kategorisinin en iyisi seçilen sitemlerinin çalışma prensibini anlatan Saul, "Alarm Sistemlerinden gelen sinyaller, Pronet alarm ve çağrı merkezlerine düşüyor. Acentalarımız da gelen sinyalin içeriğini analiz ederek sistem sahibini bilgilendiriyor ve gerekli durumlarda polis, ambulans ve itfaiyeyi mekana yönlendiriyorlar" diye konuştu.

Pronet Alarm ve Çağrı Merkezi'nin gelen çağrıların yüzde 80'ini "20 saniye" içinde karşılamak hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Saul, "Bu oranı saatte bir gerçekleştirdiğimiz denetimlerle kontrol ediyoruz ve gereken durumlarda söz konusu oranın korunabilmesi adına anında tedbirler alıyoruz" dedi.

Ev ve iş yeri güvenliği alanında verdikleri hizmetleri iki ana başlık altında toplayan Saul, bunları "Pronet Alarm Sistemleri" ve "Entegre Güvenlik Sistemleri" olarak sıraladı. Entegre Güvenlik Sistemleri, dijital kayıt sistemleri, kapalı devre kamera sistemleri, geçiş kontrol sistemleri, yangın ihbar sistemleri gibi hizmetler sunuyor.

Alp Saul, alarm sistemi tercihi yapılırken dikkat edilmesi gereken hususları ise şöyle anlattı:

"Öncelikle, herhangi bir olumsuz durumda gerekli müdahalelerin zamanında yapılabilmesi için 7/24 ve düzgün çalışan bir alarm merkezine bağlı, alarm merkezi kurma ve işletme belgesine sahip firmalar tercih edilmeli. Kullanılan ekipmanların uluslararası elektronik standartlarına uygun nitelikte ve yetkili servis garantisi altında olduğuna dikkat edilmeli. Kullanılması planlanan dedektörlere uzman bir danışman ile birlikte karar verilmeli. Bu şekilde güvenlik sisteminizden alacağınız verimi en yüksek seviyeye çıkarır ve yanlış alarm riskini minimize edersiniz. Dedektörlerin montajının, güvenlik sistemi montajı konusunda bilgili ve tecrübeli ekipler tarafından yapılması sağlanmalı.

Tercih edilen firmadan sistem konusunda detaylı bir eğitim alınması sistemi sağlıklı bir şekilde kullanabilmek için gerekli. Öte yandan tercih edilen firmanın satış sonrası hizmetlerinin yaygın olup olmaması da çok önemli. Çünkü herhangi bir aksaklık durumunda firmanın sisteme en kısa zamanda müdahale etmesi ve sistemi yeniden işler hale getirmesi gerekiyor."

-BAYRAMDA HIRSIZLIĞA KARŞI ÖNERİLER-

Alp Saul, bayram sürecince evlerinden tatil sebebi ile ayrılacak olanlara önerilerde bulundu. Yüksek katlarda oturulsa dahi pencerelerin ve balkon kapılarının kapalı tutulması gerektiğinin ve hırsızlar için 3. veya 4. kata çıkmanın zor olmadığının altını çizen Saul, uzun süreli tatile çıkanların evlerinin posta kutularına gelen mektupları ve tanıtım broşürlerini tanıdıkları kişilere aldırmalarının ve evlerinde fazla miktarda para ve ziynet eşyası bulundurmamalarının önemli olduğunu belirtti.

Saul, evlerinden uzakta olacakların dış güvenliği sağlamak amacıyla yeterli oranda çevre aydınlatması kullanmalarının veya yetkililerden talep etmelerinin önemli olduğunu söyledi ve şu önerilerde bulundu:

"Anahtarınızı kullanan yardımcınız yakın bir zamanda işten ayrıldıysa, kilitleri değiştirin. Elektronik eşyalarınızın, özellikle dizüstü bilgisayarlarınızın seri numaralarını bir kenara yazıp saklayın. Değerli mücevherlerinizin fotoğraflarını veya kamera ile görüntülerini değişik açılardan çekip bir yerde muhafaza edin. Evinize hırsız girdiğini anladığınız anda hiçbir şeye dokunmadan polise haber verin. Hırsıza ulaşabilmek sadece bıraktığı delillerle mümkün olabilmektedir. Delilleri bozmamaya dikkat edin. Tabi bunların öncesinde profesyonel olarak hizmet veren bir alarm merkezine bağlı bir alarm sistemi kurdurun."

Aniden bastıran yağışlardan dolayı su baskınlarının da yaşanabileceğine dikkati çeken Saul, su baskınının ev veya iş yerlerinde maddi zarara neden olmaması için su baskını dedektörlerine sahip alarm sistemleri kullanmanın su baskınlarına zamanında müdahale etmede işe yarayacağını belirtti.

Su baskını dedektörlerinin, mekandaki su seviyesini algılayarak Alarm ve Çağrı Merkezine sinyal gönderdiğini ifade eden Saul, merkezin aldığı su baskını sinyali doğrultusunda alarm sistemi sahibine ve yetkililere haber vererek su baskınına karşı tehlike büyümeden önlem almalarını sağladıklarını kaydetti.

Saul bu dedektörlerin, su baskının açık unutulan bir musluktan kaynaklanması durumunda ana su vanasını kapatarak su akışını kestiğini de anlattı.


aa

Kaynak:
Bu haber toplam 2462 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri