Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Doğadan 5 şifa kaynağı

23.12.2009 00:52
Doğadan gelen beş şifa kaynağını öğrenmek ve nelere faydaları olduğunu öğrenmek için bu haberi mutlaka okuyun...

 

Doğadan gelen beş şifa kaynağı, Şevketibostan, gelincik otu, ısırgan otu, kuşotu, turp ve turp otu nelere faydaları olduğunu öğrenmek için bu haberi mutlaka okuyun...

 

1. Şevketibostan

 

Diğer İsimleri: Akkız, Bostanotu, Mübarekdikeni, Şevketotu, Cnicus benedictus

 

Botanik Bilgi: Bileşikgiller familyasından; 50 cm’ye kadar boylanabilen bir yıllık otsu bir bitkidir. Bol tüylü iri yapraklarının kenarlarında da çok sayıda diken bulunur. Yaprakların alt yüzündeki damarları beyaz olur. Yaz boyunca açan sarı renkli bileşik çiçekleri vardır. Bitki bu çiçeklerin olgunlaşmasıyla meydana gelen silindir yapılı, bir ucu püskül gibi tüylü ve kahverengi tohumlarını dökerek çoğalır.Topraküstü kesimleri körpeyken kesilip toplanan bitki, iyice soyulup dikenlerinden arındılarak Ege ve Akdeniz bölgesindeki pazarlarda Şevketibostan ya da kısaca Şevketotu adlarıyla satılır. Sebze olarak pişirilip tüketilir.

 

Yetiştirildiği Yerler: Anayurdu bilinmeyen şevketibostan, ülkemizde Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki tarla kenarı, bahçe ve kırlarda yabani olarak yetişir.

 

Toplanması - Saklanması: Bitkinin yaprak ve çiçekli sürgünleri bitkinin çiçekli olduğu yaz boyunca toplanır. Gölgede özenle kurutulup parçalara bölünür. Tohumları da sonbaharda olgunlaştığında toplanır.

 

Bilinen Bileşimi: Şevketibostan, tadı acı olan sinisin adlı madde ile flavonid, uçucu yağ ve yapışkan bitki sıvılarını içerir.

 

Faydaları:

- Sindirim ve safra salgılarını artırır.

- Karın ağrılarıyla birlikte görülen sindirim güçlüğünü giderip rahatlama sağlar.

- Kanamaları durdurur; hemoroit ve ishali iyileştirmekte etkili olur.

- İştahı artırır.

- İdrar söktürücüdür.

- Yaraların temizleme ve iyileştirme özelliği vardır. (Hazırlanan çay pamuk yardımıyla yaralara sürülerek temizlenir.)

 

Kullanım Şekli: Bitkinin kurutulmuş çiçekli sürgün ve tohumlarından 1-2 tatlı kaşığı alınıp üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika demlendirilerek bir çay elde edilir. Böylece hazırlanan çaydan günde üç kez birer bardak içilir.

 

2. Gelincik Otu

 

Tarlalarda anızlarda ve kırlarda yetişir. Bazı aylarda o kadar çoktur ki yerler kıpkırmızı görünür. Gövde ve dalları ince ve tüylüdür. Yaprağı büyük hardal yaprağına benzer. Fakat ondan uzun ve tüylü olur.

 

Faydaları: Gelincik keskindir. Cila edici, çekici ve açıcıdır. Kan tükürme ve kan kusmayı keser. Yanıkları iyileştirir. Çıbanları temizler. Deri soyulmasını önler. Arpayla ya da bulgur ile pişirilip yendiğinde kadınların sütünün gelmesini sağlar. Gelincik çiçeğini sıkarak suyunu çıkarılır ve elde edilen su bütün hararetli hummalarda kullanılır. Sözü edilen su içildiğinde uyku getirir ve rahatlık verir. Boğazın hararetini ve dilin karalığını giderir. Bunun için suyu içmeli veya su ile ağız ve boğazı çalkalamalıdır. Ayrıca nefes darlığı, bronşit, astım ve göğüs nezlesine faydalıdır. Gelincik yapraklarını sirkede kaynatıp içmek kadınların çok olan adet kanamalarını normale çevirir.

 

 3. Isırgan Otu

 

Kökü, yaprakları ve tohumları şifalı olan bir bitkidir. Büyük ısırgan otu (Urtica diocia L.), çok yıllık ve otsu bir bitkidir, boyu bazen

1 m'yi geçer, yapraklar koyu yesil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Küçük ısırgan otu (Urtica Urens L.), bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Isırgan otuna duvar kenarları ve harabeliklerde bol miktarda rastlanır. Her iki türün de yaprakları 2-4 cm uzunlukta, oval veya kalp biçimindedir. Taze iken deri ile temas edince deride kızartı ve yanma yapar. Dızlağan ve dikenli ısırgan isimleriyle de bilinir. Türkiye' de  her iki tür de yetişir.

 

Egzama ve egzamaya eşlik eden baş ağrıları ısırgan otu çayı ile iyileştirileilirler. Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı oluşumuna karşı da kullanılabilir. Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları genellikle bir arada görülürler. Egzemalar genellikle dahili bir nedene dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyleştirmek gerekebilir. Isırganotu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırganotu çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir. İdrar yolları hastalıkları ve iltihapları da bitki çayı ile iyileştirilebilir. Aynı zamanda da dışkılama kolaylığı sağladığından, bir ilkbahar kürü için özellikle önerilir. llkbaharda ve sonbaharda filizlendiğinde, onunla 4 haftalık bir çay kürü yapmak yararlı olacaktır.

 

Isırganotu, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında, dalak hastalıklarında, solunum sistemi balgamlanmasında, mide kramplarında ve ülserlerinde, bağırsak ülserlerinde ve akciğer hastalıklarında öncelikle önerilir. Ödemlerde, ısırganotu bedendeki fazla sıvıyı emerek büyük yararlar sağlar. Kan yaptırıcı özelliği sayesinde, kansızlık solgunluklarında, alyuvarlar eksikliğinde, anemi de yardımcı olur. Herhangi bir alerji rahatsızlığı çekenler (bahar nezlesi dahil) uzun bir süre ısırganotu çayı içebilirler. Bitki, soğuk algınlığına yatkınlığı önler, romatizma ve gut hastalıklarında yardımcı olur.

 

Isırgan çayı nasıl hazırlanır?

 

Yaprak Çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu, orta boy bir su bardagı kaynar suyla haşlanır, 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak yeni demlenmiş çay aç karnına veya öğün aralarında tatlandırılmadan içilir. Kokusunu veya tadını rahatsız edici bulanlar çaylarına biraz nane ilave edebilirler.

 

Kök Çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine getirilir, 4-5 dakika kaynadıktan sonra, ateşten indirilip 5-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.

 

Tohum Çayı: Havanda hafifçe ezilmiş bir tatlı kaşığı tohum, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak su ile haşlanır, üstü kapalı olarak 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay, yemeklerden yarım saat önce soğutulmadan içilir.

 

Isırganotu Tentürü: Ilkbaharda veya sonbaharda sökülen kökler bol suda iyice yıkanır, elden geldigince ince kıyılır ve bir şişenin bogazına kadar doldurulur. Köklerin üstüne çıkacak kadar 35-40 derece etil alkol eklenir, her gün çalkalanarak güneşte 14 gün boyunca bekletilir ve süre sonunda bir tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli şişelerde, serin bir yerde yıllarca saklanabilir.

 

4. Kuşotu

 

Diğer İsimleri: Serçedili, Serçeotu

 

Genel özellikleri:

 

 Karanfilgiller familyasından olan kuşotunun anayurdu bilinmiyor. Ancak Anadoluda yol kenarları, duvar dipleri ve bahçelerde yaygın olarak yetişir. Boyu 10-30 cm. kadar olabilen bir yıllık otsu bitkidir. Çok dallı, gevrek yapılı, açık kahverengi gövdesinin bir tarafı tüylü olur. Oval biçimli, etli ve sulu yapraklan, sapsız ve karşılıklı olarak gövde üzerinde dizilmiştir, ilkbaharın başlarından kış başına kadar aralıksız açan küçük kırmızımsı beyaz renkli çiçekleri yıldız biçimindedir. Yer seçmeyen, nemli olmak koşuluyla her türlü toprakta yetişen kuşotu bitkisi, döktüğü tohumlarıyla çoğalır.

Bitkinin topraküstü kesimleri organik asitler, potasyum tuzlan, fosfor ve C vitamini içerir. Ülkemizde pazar yerlerinde satılan kuşotu, çiğ olarak yenilebilecek kadar lezzetlidir. Bu nedenle salatalara konulur, börek harcına girer ya da sebze olarak pişirilir.

 

Faydaları:

- İdrar söktürücüdür. Böbreklerin çalışmasını hızlandırır.

- Balgam söktürücü etkisi de vardır.

- Müshildir, pekliği giderir.

- Romatizma yangılarını ve ağrılarını hafifletir.

 

 

Nasıl kullanılır?

 

Bu etkileri sağlamak üzere, kuşotunun tüm topraküstü bölümleri bitki yeşil olduğu sürece toplanır ve gölgelik yerde kurutulur. Kurutulmuş bitkiden 2 tatlı kaşığı alıp üzerine 1 bardak kaynar su konularak 5 dakika süreyle demlendirilir. Böylece elde edilen infüzyon, günde üç kez birer bardak olarak içilir.

- Hemoroite (basur) karşı iyileştirici etkiler gösterir.

- Kaşındırıcı ve rahatsız edici sedef hastalığı ve egzamada rahatlatıcıdır.

- Cildi yumuşatır.

Bu etkiler için, kurumuş bitkiden 2-3 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak suda kaynama noktasına kadar ısıtılır. Sonra ateşi kısılarak 15-20 dakika daha ısıtmaya devam edilir. Böylece hazırlanan yoğun dekoksiyon dıştan uygulanır.

- Kuşotu ayrıca yara iyileştiricidir: Yara, kesik ve çıbanların tedavisinde kullanılır. Bunun için toplanan taze bitki ezilerek yara lapası hazırlanır. Bu lapa şikayetli yerlere dıştan uygulanır.

 

 5. Turp ve Turp otu

Tadı acımsı ve meyvesi etli olan turp, sarı, beyaz ve mor renkte çiçek açan turpgillere mahsus salkım şeklindedir bitkidir. Beyaz turp, kırmızıturp, karaturp, yabanturbu, bayırturbu gibi türleri vardır. İçeriğinde C vitamini, kükürt ve iyot vardır.

 

Turp otu ise, turpun yapraklarından elde edilen, haşlanıp salata olarak yenildiği gibi kavrulup üzerine yumurta kırılırak da yemeği yapılabilen bir bitkidir. Oldukça yararlı olan turp otu içerdiği uçucu yağlardan dolayı canlandırıcı, sinirleri teskin edici, ağrı dindirici özelliklere sahiptir.

 

Faydaları: Böbreklerdeki mikropları öldürür. Kum taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Karaciğeri kuvvetlendirir. Karaciğer şişliğini indirir. Sarılıkta faydalıdır. Safra taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Romatizma, siyatik, lumbagoda faydalıdır. Astım ve bronşitte faydalıdır. Öksürüğü keser. Kabızlığı giderir. Dişetlerini kuvvetlendirir. İdrar söktürür. Yatmadan önce bir bardak turp suyu içilirse, rahat bir uyku sağlar.

 

Hazırlayan :Gülistan Arabacıoğlu Ziraat Mühendisi

 

Ekolojik Üreticiler Derneği

 

 

 

Bu haber toplam 3046 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri