Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Doğan Tehdit Mektubu Gönder miş

09 Eylül 2008 / 13:01
Başbakan Erdoğan'ın "Açıklarım" dediği, Aydın Doğan'ın paniğe kapıldığı şey ortaya çıktı. Aydın Doğan, Erdoğan'a tehdit mektubu göndermiş. Ayrıntılar..
Başbakan'ın 'açıklarım' dediği şey...

Aydın Doğan'ın, Başbakan'a bir mektup göndererek 'Ayağını denk al yoksa başına iş gelir' kabilinden bir şeyler yazdığı biliniyor. Bu mektuptan çıkan iki enteresan sonuç var; Birincisi, Aydın Doğan, AKP hakkında açılacak kapatma davasının ayrıntılarından haftalar önce haberdar olmuş.

İkincisi, Başbakan, Aydın Doğan tarafından 'Ayağını denk al' şeklinde bir tehdide maruz kalmış. Bugüne kadar ne Aydın Doğan yalanladı bunu ne de Başbakan...

Bilakis, 17 Şubat 2008 tarihinde ATV'de yayımlanan bir programın reklam arasında Başbakan stüdyoda bulunan dört gazeteciye bizzat kendisi anlattı mektup olayını. Ama hepsi bu kadar. Mektupta neler yazıyor; işte bu, tam bir sır.

İçeriğe dair en ufak başka bir bilgi yok. Aydın Doğan'ın Başbakan'a 'Ayağını denk al' diyebilecek cesareti nereden bulduğu sorusunun yanıtını içeren mektup hâlâ Başbakan'ın elinde ve açıklanmayı bekliyor.

İşte... Son günlerde Deniz Feneri e.V. davasıyla ilgili yaptırdığı maksatlı haberlerin altında ne olduğunu söylemesi için Başbakanın, Aydın Doğan'a verdiği sürenin bitiminde kamuoyuna açıklayacaklarından biri de yukarıda bahsettiğim o 'sır' mektubun içeriğidir!

Bu durumda Aydın Doğan, haftalar öncesinden AKP için açılan kapatma davasından hangi yolla haberdar olduğunu ve Başbakan'ı tehdit edecek cüreti nereden bulduğunu açıklamak zorunda kalacak! Günlerdir kendi grubunun gazetelerinde Başbakan'ın sözlerine cevap olarak yaptığı açıklamalarda en ufak bir şekilde değinmediği bu mektup, şu günlerde Doğan'ın en büyük karın ağrısı olmalı! Bakalım bu 'ağrı' neye dönüşecek?!

Kürt sorunu Başbuğ'un da sorunu mu?

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Diyarbakır'da büyük ilgi görünce yaşadığı heyecan ve mutluluğu sözlerine yansıtmış; "Vanlısı, Karslısı, Erzurumlusu, Edirnelisi... İşte bu ya! İşte bu..."

Genelkurmay Başkanı'ndan birkaç gün önce Diyarbakır'daydım. Son bir yıl içinde değişik sebeplerle altı kez Diyarbakır'a gittim. Daha önce de defalarca... İşin aslı, bölgede heyecan uyandıracak, ülke bütünlüğü adına yeni bir durum söz konusu değil.

Ama bir farklılık var; bu doğru. Lakin, sokaklarında ilk kez Genelkurmay Başkanı gören Diyarbakırlılar değil değişen; asker! Genelkurmay karargahındaki zihniyet değişiyor. İlker Başbuğ'un göreve geldikten sonra ilk gezisini Diyarbakır'a yapması...

Halkın arasına karışması... Korumaların ördüğü duvarı korkusuzca kaldırıp, vatandaşa elini uzatması... İşte bunlar değişimin ilk işaretleri. Anlaşılan o ki, terörün yalnızca silahlı mücadele ile sonlanmayacağı gerçeği artık asker tarafından da benimsenmeye başlıyor.

Başbuğ'un yaptığı şark gezisinden anladığımız bu. Peki Başbuğ, bu yaklaşımlarında ne kadar samimi? Bugünden yarına bu soruya yanıt bulmak imkansız.

Zaman, doğruyu açığa çıkaracak şüphesiz. Fakat, kısa bir sürede değil! Terörü besleyen ana damarın Kürt Sorunu olduğunu görmek ve anlamak kolay ama bunu kabul etmek kimileri için zaman alabiliyor.

Hatta imkansız gibi görünüyor. Gerçi, daha düne kadar bir Genelkurmay Başkanı'nın Güneydoğu'da korumalarını kenara iterek halkın arasına karışması da imkansız görünüyordu ama... O sebeple umutsuz olmamak lazım.

Hem madem Diyarbakırlının sorunu Genelkurmay Başkanı'nın da sorunu... Bakalım Başbuğ, Kürt Sorunu için de 'demokratik ölçülerde' bir çare düşünecek mi?

Bu haber toplam 762 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri