Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan'dan domuz gribi değerlendirilmesi

16.05.2009 12:45
Soçi'ye hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin ilk domuz gribi vakasını değerlendirdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Dağlık Karabağ sorununda sessiz kalmasının mümkün olmadığını belirterek, "Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden sınır kapıları açılamaz" dedi. Ayrıca, Türkiye'yi yakından ilgilendiren domuz gribi virüsünün, Atatürk Havalimanı'ndan yurda giriş yapmak üzere olan Irak asıllı bir Amerikan vatandaşında tespit edildiğini ifade eden Erdoğan, "Söz konusu şahıs kontrol altında" diye konuştu.

Soçi'ye hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda basın toplantısı düzenleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan ve Polonya ziyaretlerini değerlendirdi. Erdoğan, Azerbaycan ziyaretinin, İki ülkeyle ilgili bir çok söylentinin giderilmesine yönelik bir ziyaret olduğunu ifade ederek, "Türkiye-Azerbaycan arasındaki ikili ilişkilerimizi daha da geliştirmeye yönelik bir ziyaret. Sayın Aliyev ile uzun uzun görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmelerimizde her şeyden önce geçmişten bu yana, tarihten gelen kardeşliğimizi gölgeleyebilecek herhangi bir şeyin olamayacağını, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü üzerinde tasarrufta bulunanlara karşı bizim hiçbir zaman kalkıp bir yanlış politikanın içine girmemizin mümkün olamayacağını ve bugüne kadar nasıl hep Azerbaycan'ın bu davasını biz de milli dava olarak görmüşsek, bundan sonra da yine aynı durumda olduğumuzu gerek kendilerine, gerek parlamentodaki konuşmamızda ifade ettik. İki kardeş ülkenin bundan sonra da işbirliğindeki kararlılığının devam edeceğini ortaya koyduk" dedi.

Azerbaycan ziyaretinin çok verimli geçtiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, "İki kardeş ülkenin bundan sonraki süreci de aynı kararlılıkla devam ettirmesi konusunda verimli bir ziyaretti. Hala, bunu farklı yerlere çekmek isteyenler olabilir. Türkiye'nin dostlarıyla arasına fitne fesat karıştırmak isteyenler içte de dışta da olacaktır. Biz işimize bakıyoruz. Gerçekçi olanlar zaten bunu görüyorlar" diye konuştu.

Erdoğan, Güney Kafkasya'da barış ve istikrarın tesisi konusunda Aliyev ile aynı görüşleri paylaştıklarını söyledi. Bu konudaki görüşlerinde herhangi bir farklılık söz konusu olmadığının altını çizen Erdoğan, "Son zamanlardaki özellikle Azerbaycan medyasında da çıkan ve Türkiye'nin Azerbaycan'ı haklı davasında yalnız bırakacağı iddialarının gerçeği yansıtmadığını orada da ifade ettik. Türkiye'nin kardeş ülke Azerbaycan'ı yalnız bırakması söz konusu olmayacaktır.

Aramızda doğalgaz noktasında bazı attığımız adımlar var. Bu konularla ilgili de ilgili bakan ve kurum başkanlarına talimatlar verildi. Bu çalışmalar da başlatıldı. Bu çalışmaları da yine en güzel şekilde süratlendirerek bitireceğiz. Bu konuda medyada çıkanlar gerçeği yansıtmıyor" ifadelerini kullandı.

Zam söylentilerine tepki gösteren Erdoğan, "Zam geliyor, zam gidiyor. Bu tür şeyleri sürekli kurcalamanın anlamı yok. Doğalgazda fiyatlar nasıl iner, nasıl çıkar. Bunu hep söyledik. Böyle ifadelerle Azerbaycan Türkiye arasındaki konuyu sadece buraya indirgemek yanlış olur. Bizim şu anda Azerbaycan'dan aldığımız gaz 4 milyar metreküp civarındadır. Geçtiğimiz yıl bu biraz artmıştır. Kendilerinden yılda 4 milyar metreküp daha istiyoruz. Bunu 8 milyar metreküpe çıkarmanın hesabındayız. Bizim şu anda harcadığımız 35-36 milyar metreküptür" şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, Bakü'deki temaslarının ardından resmi ziyaret için Polonya'ya gittiğini, Polonya'ya 1923'ten bu yana başbakan olarak ilk resmi ziyareti gerçekleştirdiğini söyledi. Türkiye ile Polonya aslında diplomatik temasların başlamasının 1414'e dayandığını hatırlatan Erdoğan, "Böyle bir geçmişi var bu işin. Lehistan adıyla başlıyor süreç ve bugünlere geliyor. 1923'ten bu yana da Türkiye Cumhuriyeti'nden hiçbir başbakan resmi ziyaret için Polonya'ya gitmedi. Aramızda 2.5 milyar avroluk dış ticaret hacmi var. Bunu da yeterli bulmuyoruz. Hedefimiz 2013'te bunu 7 milyar avroya çıkarabilmek. Her iki tarafta da bir irade mevcut. Ayrıca Polonya AB sürecinde bizi yalnız bırakmayan bir ülke" açıklamasında bulundu.

Erdoğan, Polonya'nın geleceğe yönelik ciddi bir yatırım takviminin söz konusu olduğunu belirterek, Türk müteahhitlerin bu işi yakın takibe almalarıyla, istenen neticeye ulaşmanın mümkün olacağını söyledi.

Basın mensuplarının soruları üzerine, Türkiye'nin Dağlık Karabağ sorununda sessiz kalmasının mümkün olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bu mümkün değil. Bizim kapılarımızın kapanması Dağlık Karabağ ile alakalı, orada yapılan müdahalenin sonucunda bizim kapılarımız da kapatılmıştır. Başkaları başka türlü anlayabilir ama biz böyle anlıyoruz. Sebebi budur. Sebep netice ilişkisidir. Bu sebep ortadan kalkmadıktan sonra, biz de kapılarımızı açamayız. Biz bunu bu şekilde açıklıyoruz. Bunun birbiriyle ilişkisi yoktur yaklaşımını doğru bulmuyoruz" dedi.

Domuz gribi virüsü tespit edilen Irak asıllı Amerikan vatandaşının kontrol altında olduğunu da belirten Erdoğan, "Sıkı bir takiple bu süreç devam etmektedir. Irak asıllı Amerikan vatandaşında virüs tespit edilmiştir. Kendisi müşahede altında olduğu gibi, ailesi başta olmak üzere, geldiği uçaktaki yolculara ulaşabilme noktasında da arkadaşlarımız yetkililerle temas halinde" diye konuştu.
Bu haber toplam 928 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri