Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dündar'a hak davası

13 Ekim 2008 / 11:46
7 Gölge, Dündar'ın mahkeme dosyasını açıyor. Dündar, 30 Ekim'de, çalıştırdığı gazeteciye 'kıdem tazminatı ödemediği' için hakim karşısına çıkacak.

Ulvi Yanardağ, Bab-ı Ali'nin en deneyimli gazetecilerinden biri olarak bugüne kadar tanına geldi. 50 yıla yaklaşan meslek hayatında bir kırılma yaşanmadı.

Yıllar boyu muhabir olarak farklı alanlarda başarılara imza atan Ulvi Yanardağ'ın 10 yılı aşkın bir dönemi, iki kez Uğur Dündar ile kesişti. İlkine ilişkin fazla yazılıp çizilen olmadı. Ama ikinci çalışma dönemi buruk başladı, acı bitti.

Tuncay Özkan'ın, 23 Haziran 2002 tarihinde, Show TV'nin üst katındaki Mehmet Karamehmet'in odasında yapılan görüşmeden sonra Çukurova Medya Grubu Genel Yönetmenliği'ne getirilmesi ile Uğur Dündar harekete geçti. Reha Muhtar'dan boşalan koltuğa daha güçlendirilmiş yetkilerle Tuncay Özkan'ın gelmesi, Uğur Dündar'ın canını sıkıyordu.

Tuncay Özkan geldiğinde, Ulvi Yanardağ Show Haber'de kritik bir görevde idi. Uğur Dündar, Arena'dan iki eski mesai arkadaşının rakip bir kanalda bir arada olmasına gönlü razı değildi. Ulvi Yanardağ ile değil ama Tuncay Özkan ile tatsız bir ayrılık yaşamışlardı.

Özkan-Yanardağ birlikteliğin önüne geçmesi gerekiyordu. Dündar, “Eski dostu” kabul ettiği ve “Ulvi Abi” diye hitap ettiği ismi aramayı kararlaştırdı.

ÜCRET KONUŞULMADAN BAŞLADI, HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADI

2002 Temmuz'unda Show TV İstihbarat Şefi Ulvi Yanardağ'ın telefonu çaldı. Yanardağ, “Alo” dediğinde karşıdan gelen “Ulvi Abi merhaba” diyen sesi hemen tanıdı.

kullanKarşıdaki ses epeydir görüşemediklerini söyledi ve Ulvi Yanardağ'ı ortak zevkleri olan balık yemeye davet etti. Belirledikleri günde bir araya geldiklerinde masada Ali Tevfik Berber de vardı. Yenildi içildi.

Uğur Dündar, Ulvi Yanardağ'dan Show'da aldığı maaşı sordu. Yanardağ, 4 milyar 200 bin lira maaş aldığını, 1000 lira da farklı programlara yaptığı katkılardan dolayı kendisine ödeme yapıldığını söyledi. Uğur Dündar, “Yani yaklaşık 5 milyar” diye rakamı yuvarladı.

Uğur Dündar, birlikte çalışmayı önerdi. Ulvi Yanardağ, alacağı rakama ilişkin hiçbir talepte bulunmadı. Ama “Show'da bu rakamı aldığıma göre daha aşağı olmaz” diye düşündü ve “Evet” dedi.  Masadan el sıkışılarak ve “Hayırlı olsun” temennisi ile kalkıldı.

Birlikte çalışmaya başladılar. Ay başı geldiğinde Uğur Dündar'ın sekreteri, kendisi için hazırlanan zarfı Yanardağ'a uzattı. İçinde 3000 YTL vardı. Zarfı aldığında Yanardağ'ın yüzü ekşidi, içi burkuldu. Sekreter, “Ulvi Abi bir yanlışlık mı var?” diye sordu. Yanardağ, kafasını çevirmeden, “Yok, yok” karşılığını verdi, geçip odasına gitti.

Birlikte 6 yıl çalıştılar. Gazetecilik adına, “başarılı” görülen bir çok habere imza attılar. Uğur Dündar'ın, CNN Türk ve Kanal D'de yayınlanan programları sürerken Star Ana Haber'in başına geçeceği duyuldu. Aydın Doğan'ın bir televizyonundan bir başka televizyonuna geçiş söz konusu idi. Kimse kadroda değişiklik olacağını düşünmedi.

Arena programlarının jeneriğinde Ulvi Yanardağ ismi önceleri “İstihbarat Şefi” sonraları ise “Program Danışmanı” olarak yazıldı. Yanardağ, başta niye öyle yazıldığını, sonra niye “danışman” olarak değiştirildiğini bir gün bile sormadı.

Ulvi Yanardağ'ın, Uğur Dündar ile çalışmaya başladığı dönemden bu yana geçen zaman zarfındaki maaşı 6 yılda 3 milyar liradan 4 milyar 200 bin liraya çıkabildi 

20 Şubat 2008 Çarşamba günü idi. Uğur Dündar, fanatiği olduğu Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Klübü'nde Sevilla ile oynayacağı maç için İspanya'ya gidecekti.

Ulvi Yanardağ'ın telefonu çaldı. Açtığında konuşan Uğur Dündar idi. Ama her zamanki sıcaklığından uzak bir ses tonu vardı. “Ulvi Abi, sen bundan sonra buraya gelme zahmetinde bulunma. Sen evden haber önerileri gönder, ben sana ayda 2 bin lira ödeyeyim” dedi. Zaten gözlerinden rahatsız olduğu hatırlatmasında bulundu.

SEVİLLA MAÇINA GİDERKEN GELEN TELEFON

Böyle bir tavır geleceğini hiç düşünmemiş olan Yanardağ, kendisine önerilen yöntem karşısında önce şaşırdı ve “Sen nasıl konuşuyorsun, böyle şeyler telefonla mı konuşulur” diye çıkıştı.

Meslekte 45 yıldan fazla emeği bulunan Ulvi Yanardağ, bu teklifle aslında kendisine, “artık çalışmayalım” mesajının verildiğini anlamıştı. Yanardağ, bunca çalıştığı süreyi nasıl ispatlayacağını düşünürken aklına gelen yöntemi uygulamaya karar verdi.

“4.200 YTL tutarındaki Mart maaşımı aldım” diye bir yazı hazırladı. Bunu kendisi imzaladı, Uğur Dündar'ın sekreterine de imzalattı. Bir suretini kendi aldı, bir suretini de sekretere verdi.

UĞUR DÜNDAR: ELİNDEN GELENİ YAP

Uğur Dündar ile Ulvi Yanardağ arasında geçen “soğuk” telefon konuşmasından sekreterin haberi yoktu. Ulvi Yanardağ'ın aldığı para karşılığında belge imzalattığını öğrenen Dündar, Yanardağ'ın amacını anlayınca küplere bindi. Telefonla aradı ve “Elinden ne geliyorsa yap” diye çıkıştı. 6 yıllık birliktelik o gün noktalandı.

Uğur Dündar, Kanal D ve CNN Türk'te yaptığı programlar karşılığında bölüm başına ödeme almakta idi. Programda yanında çalıştırdığı isimlere ödemelerin tamamını kendisi yapıyordu.

Ulvi Yanardağ, çalıştığı döneme ilişkin kıdem tazminatının kendisine ödenmesi gerektiğini Uğur Dündar'a ilettiğinde bir fırtına daha koptu. Böyle bir hakkının bulunmadığı kendisine net bir şekilde bildirildi.

Ulvi Yanardağ, emekli bir gazeteci idi. Ama yakaladığı hayat standartlarını düşürmek istemiyordu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, “Bizim Gazete”nin başına bir isim arıyordu. Yanardağ mevcut ekiple birlikte Bizim Gazete'yi çıkarmaya başladı. Yeni adresi Gazeteciler Cemiyeti Müzesi idi.

Yanardağ, elindeki belgelerle mahkemeye başvurdu. Yanardağ'ın avukatı, Uğur Dündar hakkında “sigortasız işçi çalıştırmak, kıdem tazminatını ödememek ve vergi kaçırmak” gibi suçlamalarla dava açtı. 30 Ekim Perşembe günü Bakırköy İş Mahkemesi'nde bu davanın ilk duruşması var.

YANARDAĞ'IN YÜREĞİNİ YARALAYAN KONU

Çevresindekilerle her zaman iyi ilişkiler kurmasını bilen Ulvi Yanardağ, Kanal D ve CNN Türk'te yüzlerce kişi ile tanıştı, diyalog kurdu. 30 Ekim'deki duruşma için “yakın gördüğü” arkadaşlarından davada tanıklık etmeleri için nabız yoklamaya çalıştı.

Hemen hepsinin verdiği cevap aynı idi, “Eğer duruşmaya gelirsek, bizi bir daha bu kapıdan içeri sokturmaz” oldu. 30 Ekim'deki ilk duruşmasına hazırlanan Ulvi Yanardağ, yakın dostlarına, “Eğer gelirlerse gerçekten de korktukları başlarına gelir. Bütün arkadaşlarımı anlayışla karşılıyorum” diyor.

Şimdilik bu kadar. Belki bu konuda yeni bilgi ve ekleri ile yine birlikte oluruz.


7golge@haber7.com



Haber 7
Kaynak:
Bu haber toplam 1536 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri