Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

'Terörden nemalanan iki parti'

13.07.2010 13:55
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan MHP'ye yüklendi 'iş adam asmaya gelince iştahlanıyorsunuz' dedi. Terörist cenazelerindeki görüntüler için de sert konuşan Erdoğan BDP'yi halka havale ettiğini söyledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Balkanlarda barış ve istikrarın tesisi için yoğun gayret gösterdiğini, bugün de yeni savaşların yaşanmaması için özverili çalışma yürüttüklerini söyledi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ilk bölümünde, Bosna-Hersek'e yaptığı ziyaret hakkında bilgi verdi, düzenlenen anma ve cenaze törenine ilişkin izlenimlerini, duygularını dile getirdi; değerlendirmelerde bulundu.

Bosna'da 1992-1995 yılları arasında Avrupa tarihinin en kanlı, en vahşi ve en kuralsız saldırılarının gerçekleştiğini, yüz binden fazla insanın hayatını kaybettiğini belirten Erdoğan, yaşanan savaş kadar acı olanın, Bosna Hersek halkının o günlerdeki yalnızlığı ve terk edilmişliği olduğunu kaydetti. Erdoğan, ''Ne yazık ki Avrupa'nın tam ortasındaki bu etnik temizlik girişimi adeta bir korku filmi izler gibi sadece izlendi. Zamanında müdahale yapılmadı. Bölgeye gönderilen barış gücü kendisini dahi korumaktan aciz kalırken, güvenli bölge olarak ilan edilen yerler en acı katliamlara sahne oldu'' diye konuştu.

Türkiye'nin o günlerde Bosna'ya ile dayanışma için seferber olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin insani dayanışmasının bugün Bosna'da hayırla yad edildiğini anlattı.

Srebrenitsa'da savaşın en acı kısmını oluşturduğunu belirten Erdoğan, Srebrenitsa'da yaşananları anımsattı.

Erdoğan, BM kamplarındaki 10 binden fazla kişinin toplu olarak katledildiğini ve iş makineleri ile toplu mezarlara gömüldüğünü belirterek, aradan 15 yıl geçmesine rağmen bu etnik temizliğin halen tüm atmosfere hakim olduğunu söyledi.

Yan yana dizilmiş 755 tabutun Srebrenitsa'nın nasıl bir acıya şahitlik etttiğinin anlamlı bir görüntüsünü oluşturduğunu dile getiren Erdoğan, soykırımın işlendiği günden tam 15 yıl sonra bir mezar taşına kavuşabilen bu cesetlerin farklı toplu mezarlardan toplanmış DNA testi ile bir araya getirilmiş kemiklerden oluştuğunu ifade etti.Erdoğan, bugün bile nerede olduğu ve nereye gömüldüğü belli olmayan ve mezar taşı bulunmayan binlerce kaybın olduğunu kaydetti.

''UNUTTURMAYACAĞIZ''

Erdoğan, şunları söyledi:

''Srebrenitsa, insanlık onurunun çok ağır bir yara aldığı yerdir. Srebrenitsa, Balkan ve Avrupa tarihinin çok ağır bir leke aldığı yerdir. Srebrenitsa, sorumluları adalete teslim edilinceye kadar, bütün kayıplar, bütün toplu mezarlar ortaya çıkarılıncaya kadar insanlığın kanayan yarası olmaya devam edecektir.

Srebrenitsa'yı, orada yaşanan acıyı, oradaki soykırımı unutmayacak, unutulmasına da asla izin vermeyeceğiz.

O gün Srebrenitsa'yı karartan insanlık dışı duygunun, bugünümüzü ve geleceğimizi de karartmasını engellemek için hep beraber çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye olarak başta Bosna Hersek olarak tüm Balkanlarda barış ve istikrarın tesisi yönünde her zaman yoğun gayret içinde olduk ve bunun somut neticelerini de alıyoruz. Dün savaşın sona ermesi ve yaraların sarılması için seferber olan Türkiye, bugün de yeni savaşların, çatışmaların, katliamların yaşanmaması, Balkanlara dostluğun, kardeşliğin, dayanışmanın hakim olması için özverili bir çalışma yürütüyor.''

Bosna Hersek, Sırbistan ve Türkiye arasında kurulan üçlü mekanizmanın son toplantısını İstanbul'da yaptığını, toplantının ardından Sırbistan parlamentosunun Srebrenitsa katliamına ilişkin tarihi bir karar aldığını belirten Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Tadiç'in Bosna'daki anma törenine katıldığını anımsattı. Erdoğan, bunun husumetin tarihe havale edilmesi yönünde önemli adım olduğunu vurguladı.

''TERÖRDEN NEMALANAN BU İKİ PARTİYLE GÖRÜŞMEYİ BİZ TERÖRE DESTEK OLARAK GÖRDÜK VE HER İKİSİYLE DE GÖRÜŞMEYECEĞİZ"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Terörden nemalanan bu iki partiyle görüşmeyi biz teröre destek olarak gördük ve her ikisiyle de görüşmeyeceğiz'' dedi.

Erdoğan, partisini grup toplantısında yaptığı konuşmada değişik konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkardığı konular ve bunlara ilişkin ifadeleri şöyle:

Büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, bazı kesimlerin ''rekor'' düzeydeki oranı bile eleştirdiğini söyledi. ''Bunların büyüme diye bir derdi yok. Bunların tek derdi var: AK Parti'yi iktidardan nasıl indiririz...'' diyen Erdoğan, ''Biz milletimizi sevindirmeye, onları da üzmeye devam edeceğiz'' şeklinde konuştu.

Bazı kesimlerin ''referandumdan sonra erken seçim beklediğini anlatan Erdoğan, ''Kimse erken seçim beklemesin. Bizim kitabımızda bu yok'' ifadesini kullandı. Daha önce 16 ayda bir iktidar değiştiğini anlatan Erdoğan, ''Dört yılda seçimimizi yapacağız. Türkiye bu takvim üzerinde çalışmalarını yürütecektir. Gelişmiş ülkenin karakteri budur, seçim kültürü budur. Bunu yaşayacağız. Yatırımcı da şunu bilecek: Dört yılda bir seçim olur, bundan önce seçim bu ülkede olmaz. Ona göre yatırımın yapacak'' dedi.

Anayasa değişikliğine ilişkin referandumda ''Halkın, 'evet' oyuyla darbe anayasasını tarihe gömeceğine inandığını'' belirten Erdoğan, 81 vilayeti dolaşarak anayasa değişikliğini halka anlatacaklarını bildirdi. Erdoğan, anayasa değişikliğine ilişkin ''40 Soru, 40 cevap'' başlıklı bir kitap hazırlandığını, ayrıca broşürlerin de bastırılacağını kaydetti.

''MHP İŞBİRLİĞİNE YANAŞMADI''

Terörle mücadelenin ulusal bir konu olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren böyle hayati bir meselede MHP ile istişare niyetimiz, maalesef MHP tarafından daha en başından reddedilmiştir'' diye konuştu.

Erdoğan, 2007 seçimlerinden hemen sonra, birçok konuda MHP'ye işbirliği önerdiklerini dile getirerek, ''Böyle en hayati konularda, böyle önemli ve acil konularda MHP işbirliğine yanaşmadı... Ama iş 'adam asmaca' oyununa gelince son derece iştahlı bir şekilde 'gel beraber oynayalım' diye bize çağrıda bulundu. Terörle mücadelede MHP yok. Erzurum meydanında halat atmakla bir yere varamazsın. Yasal değişiklikler olmadığı zaman halat elindeydi, o zaman niye gereğini yapmadın?'' diye sordu.

Ülkenin sorunlarında ''MHP yönetimi, MHP zihniyeti diye bir anlayış'' olmadığını savunan Erdoğan, ''MHP yönetiminin anlayışı ile tabanın anlayışının, özellikle bu referandum sürecinde bir örtüştüğüne inanmadığını'' söyledi. Erdoğan, ''İnanıyorum ki bu referandum sürecinde de her ne kadar yönetim demokratikleşmede yoksa da MHP tabanı bu demokratikleşmede yerini alacak ve bu referandumda inanıyorum 'evet' diyecektir'' dedi.

''TERÖRDEN NEMALANAN İKİ PARTİ''

''MHP ile aynı paralelde, ayni minvalde siyaset üreten BDP'yi aziz milletime havale ediyorum'' diyen Erdoğan, ''Onun desteğinin nereden geldiğini benim aziz milletim çok iyi biliyor. Neyin avukatlığına, şu çatı altında soyunduğunu gayet iyi görüyoruz, biliyoruz. Yaptıkları konuşmalarda, yaptıkları açıklamalarda bunu görüyoruz. Terör örgütünün bir temsilcisi olarak neleri yaptığını yaptığını bizzat görüyoruz. Dolayısıyla terörden nemalanan bu iki partiyle görüşmeyi biz teröre destek olarak gördük ve her ikisiyle de görüşmeyeceğiz'' şeklinde konuştu.

Erdoğan, milletin ''şehit cenazelerini istismar ederek siyaset yapanları gördüğünü ve bu istismarcılara cevabı demokratik yollardan vereceğini'' ifade etti. Başbakan Erdoğan, ''Onlara göre bir cenaze namazı... Caminin önüne intikam pankartı asanların bu ülkede barış demeye hakları yoktur. Böyle bir barış yaklaşımı olamaz, bir barış anlayışı olamaz. Burada kürsüye çıkıp 'barış, barış' diyeceksin; ondan sonra gelip caminin önünde intikam diyeceksin. Bizim camilerimizin önünde intikam naraları atılamaz. Bizim kültürümüz, bizim medeniyetimiz bunu asla kabul edemez'' dedi.

Başbakan Erdoğan, ''Böyle milli bir meselede kapılarını bizlere açtıkları için gerek CHP'ye, gerek DSP'ye, gerek Saadet Partisi'ne ve BBP'ye şimdiden şükranlarımız sunuyorum'' diye konuştu.

 

-''NE REFERANDUM SÜRECİNİN NE DE BİR YIL SONRAKİ GENEL SEÇİMLERİN EKONOMİYE OLUMSUZ BİR ETKİ YAPMAMASI İÇİN TEDBİRLERİMİZİ ALDIK VE BUNLARI SON DERECE DİSİPLİNLİ ŞEKİLDE UYGULUYORUZ''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Malum çevreler büyüme oranlarını bir kenara bırakmış, rekor kelimesine takılmışlar. Çünkü hayatlarında rekor yok. Rekor, AK Partiye ait olan bir şey'' dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Sırbistan'ı ziyaret ettiklerini ve bu ülkeyle de vizelerin kaldırıldığını anımsattı.

Belgrad-Karadağ Otoyol Projesi'nin Türk girişimciler tarafından üstlenilmesi konusunda 3 mutabakat muhtırasını imzalandığını ifade eden Erdoğan, Sancak Bölgesini de ziyaret ettiklerini, burada soydaş ve akraba topluluklarla bir araya geldiklerini, görülmeye değer bir karşılama olduğunu söyledi.

Sancak Bölgesinde bir Türk kültür evinin açılışını gerçekleştirdiklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, ''Bölgede yeni bir dönem başlıyor. Tarihi husumetlerin giderildiği, anlaşmazlıkların tatlıya bağlandığı, acıların olgunlaştığı yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. Türkiye olarak bu yeni sürecin imarında ve idamesinde çok büyük rol oynadık. Balkanların daha fazla istikrara, huzura ve güvenliğe kavuşması için de aynı yoğunlukta gayretlerimizi sürdüreceğiz'' dedi.

Vefatının arifesinde ziyaret ettiği merhum Aliya İzzet Begoviç'in kendisine ''Bosna'yı bırakmayın. Bosna'yı ihmal etmeyin. Osmanlı'nın torunları olarak burada sizin üzerinizde önemli görevler var'' dediğini aktaran Erdoğan, ''Birlikte ağlaşmıştık ve ardından vefat haberini almıştık. Allah'ın izniyle bizler de nefes alıp verdiğimiz sürece Bosna Hersek'in, Balkanların barışı, huzuru ve refahı için çalışmaya, ter dökmeye devam edeceğim, devam edeceğiz'' diye konuştu.

BÜYÜME RAKAMLARI

önceki hafta 2010 yılının birinci çeyreğine dair büyüme verilerinin açıklandığını hatırlatan Erdoğan, hala ''AK Parti iktidarı ne yaptı, ne yapıyor'' diyenlerin olduğunu söyledi.

''180 kez de olsa tekrarda büyük fayda var'' diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Türkiye 2010 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11,7 büyüyerek dünya genelinde en hızlı büyüyen 4. ülke, Avrupa'da ise en hızlı büyüyen ülke konumuna gelmiştir. Buraya durup dururken gelmedik. Bu, işi ne kadar sıkı tuttuğumuzun ifadesidir, alametidir. Aynı zamanda Türkiye OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke olmuştur. AB'nin de üyesi olduğu ve dünyanın en önemli 19 ekonomisinin bulunduğu G-20'de, Çin'den sonra en hızlı büyüyen ülke olmuştur. Daha hangi belgeyi vereyim? 2010 yılının ilk çeyreğinde Bulgaristan yüzde 3.6 küçüldü, Romanya 2.6 küçüldü, Yunanistan 2.3 küçüldü, Danimarka ve Finlandiya yüzde 0.6 küçüldü, İngiltere yüzde 0.2 küçüldü. Hollanda yüzde 0.1, İtalya 0.6, Fransa 1.2, Almanya 1.5, İsviçre 1.7, Kanada 2.2, ABD 2.3 büyüyebildi. Ama Türkiye 11.7 büyüdü. Yılın ilk çeyreğinde büyümenin dinamiklerine baktığımızda büyümenin özel sektör ve iç talep tarafından desteklendiğini de görüyoruz. Netice itibariyle ekonomimiz özel sektörün desteğiyle kamu harcamalarına ihtiyaç duymadan sağlıklı bir şekilde büyümeyi gerçekleştirmiştir. Son açıklanan büyüme rakamlarını yıllık hale getirdiğimizde milli gelirimizi son 12 ay içinde yaklaşık 1 trilyon Türk lirasına, gerçek anlamda 988 milyar Türk lirasına, dolar bazında ise milli gelirimiz bütün krize rağmen 652 milyar dolara ulaşmıştır. 2010 Mayıs ayında ihracatımız 2009'un aynı ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 34.5 artış gösterdi. Sanayi üretim endeksi ise Mayıs ayında yüzde 15.6, yılın ilk beş ayında ortalama yüzde 17 oranında artış göstererek ciddi bir büyüme kaydetti.''

2010'un birinci çeyreği itibariyle küresel krize rağmen, son iki aydaki kamu net borç stokunun milli gelire oranının yüzde 45'te tutulduğunu ifade eden Erdoğan, ''2002'de yüzde 73.7, 2009 yüzde 45,4... Aynı şekilde bütçe açığının milli gelire oranı ise yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir. Bu iki gösterge ekonomik güvenirliğin en temel göstergeleridir. İstikrarın, istikrarsızlığın, popülizmin, savurganlığın, disiplinin en net, en somut olarak izlenebileceği göstergeler bu göstergelerdir. Sağa sola bu işi kaçırmaya, kaydırmaya kimsenin hakkı yok. Biraz ekonomi mürekkebi yalamış olan bunu gayet iyi bilir'' dedi.

Küresel krize rağmen borç oranını ve bütçe açığını bu kadar düşük seviyelerde olmasının ülke, millet ve ekonomi adına taktire şayan bir gelişme olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Ne referandum sürecinin ne de bir yıl sonraki genel seçimlerin ekonomiye olumsuz bir etki yapmaması için biz, tedbirlerimizi aldık ve bunları son derece disiplinli şekilde uyguluyoruz'' diye konuştu.

''ARTI DEĞER VAR EKSİ DEĞER YOK''

Önceki hafta grup toplantısında rekor bir büyümeden bahsettiğini ''yarın bu göstergeler, büyüme rakamları açıklanacak ve ümit ediyorum ki; rekor bir büyüme açıklanacak'' dediğini anımsatan Başbakan Erdoğan, ''Açıklanınca baktık, malum çevreler büyüme oranlarını bir kenara bırakmış, rekor kelimesine takılmışlar. Çünkü hayatlarında rekor yok. Rekor, AK Partiye ait olan bir şey'' dedi. Erdoğan, şunları söyledi:

''Avrupa'da rekor kırmışız, OECD ülkeleri arasında rekor kırmışız bunları tatmin etmiyor. G-20'de ikinciyiz, dünyada dördüncüyüz bunları tatmin etmiyor. 2004'teki AK Parti rekorundan sadece binde 3'lük bir sapma olmuş, evire çevire konuyu oraya getiriyorlar. Yani bu uluslararası finans krizi, ekonomik kriz, bütün bunlara rağmen burada olan bir Türkiye var. Adam kalkar bir gün de teşekkür eder. Bunların kitabında o da yok. Çok açık söylüyorum; Türkiye'nin başarılarından, rekorlarından, sevincinden, coşkusundan ciddi şekilde rahatsız olanlar var ama ben milletimizin memnuniyetini biliyorum.

Çok ilginç bir şey oldu bu sabah; baktım bir televizyon kanalında vatandaşla söyleşi yapıyorlar. Bir vatandaş enteresan bir cevap verdi. 'Kardeşim ben 4 sene önce zeytinyağını hangi rakamla alıyorsam bugün de aynı rakamla alıyorum, daha ne isteyeceğim' dedi. Bakın bu çok önemli bir şey. Bunlar bunu bile hala tespit edemediler. Yani şurada bırak 4 sene öncesini 7 sene öncesi fiyatlarla bugünkü fiyatları bir karşılaştır, oradaki farkları gördüğün zaman AK Parti iktidarının Türkiye'ye ne kazandırdığını göreceksin. Artı değer var eksi değer yok ve bu süreci bu karalılıkla devam ettireceğiz.''

Bu haber toplam 1070 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri