Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Başbakandan Aziz Nesin'li eleştiri

04.05.2010 14:09
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milletin AK Partiyi prangaları kırsın diye iktidara getirdiğini belirtti ve...

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milletin AK Partiyi prangaları kırsın diye iktidara getirdiğini belirterek, ''Eğer hayal kırıklığı yaratırsak bu milletin ahı yakımıza yapışacaktır'' dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında, anayasa değişikliğinde gelinen noktayı değerlendirmek üzere toplandıklarını söyledi.

''Beylik sözlerin ötesinde gönülden konuşmak istediğini'' belirten Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan bazı konular satır başlarıyla şöyle:

''-Yıllarca ülkeye demokrasiyi çok gördüler. Milletimizde değişimi, dönüşümü reddeden, içine kapanan, kabuğunu kıramayan bir anlayış var. Milletimiz AK Partiyi prangaları kırsın diye iktidara getirdi. Bu şuurla hareket ediyoruz. Eğer hayal kırıklığı yaratırsak bu milletin ahı yakımıza yapışacaktır.

-Bizi yolsuzlukla suçlayanlar yaptığınız bir şeyi söyleyin, bir eser söyleyin. Bu iktidar her yere eserini koymuştur. Bugün çıkıp konuşanlar; 24 saat yayın yapan TRT Şeş var. Nankörlük yapma. Nazım Hikmet'e vatandaşlık yolu açan bir iktidar var. Çünkü, biz Allah'tan başka kimseden korkmayız, Allah'tan başka kimseye muhabbetimiz yok. Ağır bedeller ödedik. Engelleri bir bir aşarak bugünlere geldik. Milletimizin rotasından sapmadık.

-7,5 yılda her türlü iftirayla üzerimize geldiler. Partilerinin kapatılmasından nemalananları gördü bu ülke. Herkes unutsa biz Danıştay saldırısını, atılan manşetleri unutmayacak, aziz milletimize unutturmayacağız. Milletim 10 yıllardır iradesine ipotek konulduğunu unutmasın.

-Bize halkımızdan başka talimat verebilecek bir güç yeryüzünde yok. Farkımız bu... Onun için 'millete gidelim' diyoruz. Anayasa değişikliğiyle amacımız Türkiye'yi her açıdan büyütmektir.

-Biz Türkiye'nin ayağındaki prangaları çözmek için yola çıktık.''

MUHALEFETE AĞIR ELEŞTİRİ

"Avrupa bilgi çağını yaşarken bizi geri kalmaya mahkum ettiler. Biz yıllarca il il, ilçe ilçe, köy köy Türkiye'yi dolaştık. Benim partimin mitinglerine insanların koşarak geldiklerini gördük. Dün köyüne ulaşamayan vatandaş bugün hızlı trene biniyor. Dün hapisteki yavrusuyla ana dilinde konuşamayan anne, bize hayır duası ediyor. Türkler artık pasaportunu onurla gösteriyor. Filistin için sesimizi yükselttik, uluslararası itibarımız arttı. TİKA ile Moğolistan'a, Kızılay ile Haiti'ye ilk biz ulaştık.

Bugün bu ekibi yolsuzlukla suçlayanlar kendi iktidarları döneminde ne yaptı? Bugün bu ülkede 24 saat yayın yapan TRT ŞEŞ var, nankörlük yapmayın. 2023'ü önümüze hedef koyduk. 2023'te dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yerimiz alacağız.

Şair Ece Ayhan'ın dediği gibi biz tüzüklerle çarpışarak büyüdük, onlar vurdu biz büyüdük. Siyaset yollarını bize kapatmak istediler. Partilerinin kapanmasından nemalananları gördü bu ülke. Çünkü onlar için partilerinin kapanması önümli değil. Birisi kapanır diğerini asarız. Herkes unutsa biz Danıştay saldırısını, onun ardından atılan manşetleri unutmayacağız, aziz milletimize de unutturmayacağız.

Milletim on yıllardır siyaset üzerinde ipotek konulduğunu unutmasın.

1 Mayıs'ı söke söke aldık diyorlar. Neyi söke söke aldın ya. Kolunuza girenlerle 30 senedir niye alamadınız. Emek ve dayanışma günü olarak bugünü tatil ilan eden iktidara hangi yüzle bunu söylüyorsun? Siz yanınızda diğer sendika liderlerini konuşturmayacak kadar demokrasiden uzaksınız.

CHP, MHP bunları duymayabilir. BDP konuşmayabilir çünkü onlar talimatla hareket ediyorlar.

Anayasa değişikliğinde tek hedefimiz Türkiye'yi her açıdan geliştirmek. Hiç kimse bizi CHP, MHP ve BDP ile bir tutmaz, kimse bizi onlara benzetmesin. Bunlar bugüne kadar hangi değişime destek verdiler. Siz bu ülkeye statükoyu, darbeyi, yoksulluğu getirdiniz.

Bizi Hitler'e bezetiyorlar. Biz de diyoruz ki siz kendiniz tarihinize bakın. Bu ülkenin tarihi şahsiyetleri tabii ki hayırla anılacak. Hiçbir siyasetçi eleştirilmez, sorgulanmaz değildir. Hiçbir parti kendi geçmişini tabulaştıramaz. 1938'de Mustafa Kemal ölüyor, devlet dairelerinden, posta pullarından Atatürk resimleri çıkarılıyor kim tarafından? Ey CHP sen bunlarıçok iyi bilirsin. Eğer bu konuda CHP bu işi kurcalarsa söyleyeceğim çok şey var. Bu konuda dosyam, arşivim kabarık.

Dün bir gazete bizimle ilgili çirkin bir manşet attı. Ayrı gazete 1939'da Hitler'in doğum gününü manşetten veriyor. Alman propaganda örgütünün en ateşli savunucusu. Milli Şef döneminde siyasi mültecilerin Sovyetler'e teslim edilmesi düşünülemez.

Tan gazetesinin baskınında CHP'nin rolünü biliyoruz. Aziz Nesin 1948'de yazmış: "Ey Türk faşisti birinci vazifen matbaaları yıkmak. Birinci vazifen Türk matbaalarını yıkmak, makineleri ısırmak, demirleri dişleyip duvarlara saldırmaktır. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli, gazeteleri çamurlara serip üzerinde ağzın köpürünceye kadar tepinmektir. Bu temel partinin hazinesidir. Bir gün nümayiş yapmak için emir alırsan, bütün polisleri yanıbaşında bulacaksın. Meydanlarda, kitaplarını yaktığın, namuslu insanlar, bütün dünyada eşi emsali görülmemiş şekilde işkenceye tabi tutulabilir. Emniyet müdürlüğümüzde dövülebilir. Demir Ahmet tarafından sövülebilir. Bütün malları mülkleri zaptedilmiş matbaaları yıkılmış, gazeteleri kapatılmış, evleri tarumar edilmiş, çoluk çocuğu dağıtılmış, haneleri işgal, kendileri perişan edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere Amerika’dan borç dahi alınabilir. Hatta bu borç alınan paralar ziyafetlerde yenilebilir. Ey faşist yumurcakları! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi bütün bu yapılanları kafi görmeden, vazifen matbaaları yıkmak, makineleri ısırmak, namuslu vatanperverleri parçalamaktır. Muhtaç olduğun kazma, balta, Halk Partisi”nin ambarlarında mevcuttur."

Türkiye'de bugüne kadar 26 parti kapatıldı. Milletin hür iradesine saygısızlık ediyorlar. Bize dikta diyenler dünkü oylamada bunun öyle olmadığını gördü. BDP kendisinin uğradığı haksızlıklara alkış tutmuş statükocuların yanında yer aldı.

8. maddeye destek olmayanları halkımız yargılayacak. Durmak yok, yola devam."

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün özellikle beylik sözlerin ötesinde, kalıplaşmış ifadelerin, etkisini yitirmiş vecizelerin, siyasete malzeme olarak kirlenmiş kelimelerin ötesinde, gönlüyle, kalbiyle konuşmak istediğini ifade ederek, ''Bu yüce millet, şehitlerini vatan toprağına adeta istikbale kök salacak birer çınar tohumu gibi ekerek, bugünlere ulaştı. Ödediğimiz bedel bundan ibaret değil. Bu topraklar üzerinden acının her türlüsünü tatmak zorunda kaldık'' dedi.

Erdoğan partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, Anayasa değişikliğine yönelik çalışmaları gözden geçirmek ve gelinen noktayı değerlendirmek için bir arada olduklarını söyledi.

Yüce Meclisin çatısı altından nice siyasetçilerin gelip geçtiğini, kürsülerin nice konuşmalara, nice nutuklara, nice hatiplere tanıklık ettiğini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

''Ben bugün özellikle sizlere beylik sözlerin ötesinde, kalıplaşmış ifadelerin, etkisini yitirmiş vecizelerin, siyasete malzeme olarak kirlenmiş kelimelerin ötesinde, sizlere gönlümle, kalbimle konuşmak istiyorum. Gönlümden kopan sözcüklerle, samimi hissiyatımla hitap ediyorum.

Bu millet çok büyük acılar yaşadı, çok ciddi badireler atlattı. Biz, çok büyük acılar yaşamış, ağır bedeller ödemiş bir milletiz. Bugün Anadolu ve Trakya her köyünde çok değil, bundan 100 yıl önce dedesini Yemen'de, Hicaz'da, Kanal'da, Çanakkale'de, Sarıkamış'ta, Sakarya'da, Kore'de, Kıbrıs'ta kaybetmiş milyonlarca vatan evladı var.

Babasını Cudi'de, Gabar'da, Munzur'da şehit vermiş nice yetim var. Nice dul kalmış kardeşim var. Vatanın her karış toprağı aziz şehitlerimizin kanlarıyla sulandı. Bu yüce millet, şehitlerini vatan toprağına adeta istikbale kök salacak birer çınar tohumu gibi ekerek, bugünlere ulaştı. Ödediğimiz bedel bundan ibaret değil. Bu topraklar üzerinden acının her türlüsünü tatmak zorunda kaldık.

Maalesef, üzüntüyle, içim yanarak ifade ediyorum; bu ülkeyi kötü yöneten, kişisel ihtirasların esiri olan, şahsi kaygılarını ülke menfaatlerinin önünde tutan siyasetçilerin hatası yüzünden ağır faturalar ödedik.

Dağlarda gençlerimizi kaybettik. İşkencelerde insanlık yitip gitti. Provokatif çatışmalarda kan aktı. Bu ülkenin yazarları, aydınları, entelektüelleri sinsi kurşunların hedefi oldu.

Yoksulluğu adeta bu ülkenin kaderi haline getirdiler. Boğazımıza kadar yoksulluğa, mahrumiyete gömüldüğümüz günler oldu. Boynumuza geri kalmış ülke yaftasını astılar. Milletin hazinesini yolsuzlukla, israfla, peşkeşle, sorumsuzlukla adeta yağmaladılar. Bu toprakların hamurunda bulunan, özünde bulunan kardeşliği, dayanışmayı, paylaşmayı hoşgörüyü; nifak tohumları ekerek, fesat tohumları ekerek tahrip etmeye çalışanlar oldu.''

Başbakan Erdoğan, 10 yıl öncesinde yaşananları da hatırlatarak, ''Yurt dışında bir kuruş borç alacak itibarı kalmayan ülke haline getirdiler bu ülkeyi. Kimlerin iktidarda olduğunu düşünün'' diye konuştu.

-''DELİKLİ KURUŞA MUHTAÇ ETTİLER''-

Erdoğan, ''Bizi delikli kuruşa muhtaç ettikleri dönemi hatırlayın'' ifadesini kullanarak, dış borçların arttığı, enflasyonun üç haneli rakamlara ulaştığı günleri anlattı. Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bu ülkeye demokrasiyi çok gördüler. Bu ülkeden özgürlükleri esirgediler. Bu ülkeyi en temel insan haklarından, en temel insani hürriyetlerden bile mahrum bıraktılar. Konuşanların susturulduğu, yazanların sınır dışı edildiği, düşünenlerin hapse atıldığı, vatan sevgisiyle yanıp tutuşan nice sevdalının vatan hasretiyle gurbette gözlerini yumduğu günlerden geçtik. toplumu sınıflara ayırmak istediler. Milleti rengine, diline, kıyafetine, düşüncesine göre tasnif etmek istediler. Şu anda da yok mu? Yine var. Ama onlara karşı direnen bir AK Parti iktidarı var.

Avrupa bilgi çağını yaşarken bizi statükoya, küçük düşünmeye, geri kalmaya mahkum ettiler.''

Bu haber toplam 1190 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri