Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan GAP Projesini açıkladı

28 Mayıs 2008 / 08:22
Güneydoğu'yu 'şaha kaldıracak' hamleyi açıkladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, GAP yeni eylem planının Türkiye için yeni bir milat, yeni bir dönüm noktası olacağını belirterek, ''Bugün açıkladığımız bir rapor, proje veya dosya değildir. Takvimi belirlenmiş, somut olarak, müşahhas olarak tanımlanmış, kaynağı temin edilmiş bir eylem planıdır'' dedi.

Erdoğan, Diyarbakır Ziya Gökalp Spor Salonu'nda düzenlenen ''GAP Eylem Planı'' tanıtım toplantısına yaptığı konuşmada, bugün burada Güneydoğu, Doğu ve İç Anadolu bölgeleri başta olmak üzere Türkiye'nin refah ve istikrarı için çok önemli olan büyük bir hamleye start vermek üzere bir aya gelindiğini belirtti.

''Diyarbakır'da bu büyük hadisenin ilanı için buluşmaktan memnuniyet duyduğunu'' ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bu buluşmaya kabine arkadaşlarımın yarısıyla, milletvekillerimizle, partili partisiz ayırt etmeksizin bölge milletvekillerini davet etmek suretiyle, iş adamlarımızla, sivil toplum örgütlerimizle birlikte geldik. Hepimiz bugün aynı heyecanı, aynı mutluluğu yaşıyoruz. Hükümet olarak attığımız bu büyük adım, Güneydoğu Anadolu Projesi Yeni Eylem Planı ile diğer bölgelerde öncelikli projelerin hızlandırılmasıdır. GAP, KAP ve KOP olarak kısaltılmış adıyla bilinen bu projelerle ilgili ayrıntılı eylem planımızı tamamlamış bulunuyoruz. Finansman kaynağımızı belirledik, yapılacak işleri somut bir takvime bağladık. Bu projeler gerek bölge insanımız, gerek Türkiye'nin her tarafında bütün milletimiz için talih değiştirecek ve bunun yanında tarihe bir yeni dönemin başlangıcı olacak önemli oranda sonuçlar üretecektir.''

-''DÜĞMEYE BASIYORUZ''-

Başbakan Erdoğan, bunların bölgeler arasında ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme farklarını ortadan kaldıracak, geri kalmışlığın getirdiği işsizlik ve göç gibi sorunlarda rahatlatacak kurtuluş projeleri olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Artık uzun yıllardır konuşulan ama bir türlü potansiyeli hayata geçirilemeyen bu kurtuluş projelerini elle tutulur, gözle görülür bir hızla tamamlamak için düğmeye basıyoruz. Yıllardır bölge insanımız başta olmak üzere milletimize evlat acısı yaşatan bölücü terör belasının istismar ettiği sosyoekonomik yaralar bu projelerle inanıyorum ki bütünüyle kapanacaktır.

Hatırlarsanız, biz bu yola çıkarken en son seçimde İstasyon Meydanında yaptığım konuşmada da ısrarla vurgulamıştım, bu yola çıkarken bir şey söyledim. Neydi o? Biz hep tek vatan dedik, biz tek bayrak dedik, biz biz tek devlet dedik ve yola böyle çıktık.

İşte bu anlayışladır ki bu büyük hamlenin yanı sıra Meclis'te bugün görüşmeleri başlayan özellikle dil konusuyla alakalı, televizyon-radyo yayınlarında yeni açılımımız terörün psikolojik ve kültürel zeminini de önemli ölçüde kurutacaktır. Yapılacak yeni düzenlemeyle TRT'nin bir kanalı bundan böyle bölgedeki dilleri sürekli olarak anons eder hale gelecektir. Hem sosyokenomik kalkınmayı sağlayacak olan yeni eylem planımız, hem yeni yayın açılımımız, toplumsal yapımızı, birlik ve bütünlüğümüzü güçlendiren bir sosyal restorasyon meydana getirecektir. Bölgelerimiz ve insanlarımızın yıllardır adete mahkum olduğu kötü talihi değiştirecek bu tarihi adımların hükümetimize nasip olmasından büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.''

-''YENİ BİR MİLAT, YENİ BİR DÖNÜM NOKTASI''-

Konuşması vatandaşların alkışlarıyla kesilen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Güneydoğu Anadolu bölgemizin kalkınması başta olmak üzere Türkiye'nin bütün bölgelerinin yüzünü güldürecek, Türkiye'nin topyekun bahtını açacak olan yeni projelerimizi açıklamanın şu anda farklı bir heyecanı içerisindeyiz. Bir az sonra ayrıntılarını açıklayacağım yeni eylem planımız hiç kuşkusuz Türkiye için yeni bir milat, yeni bir dönüm noktası olacaktır.

Fikirleriyle, önerileriyle eylem planımızın olgunlaştırılmasına katkıda bulunan herkese özellikle teşekkür ediyorum. Bugüne kadar bölgeye yönelik bir çok paketler açıklandı, birçok raporlar yayımlandı, birçok söylemler ortaya konuldu. Bunların hepsinin yanlış olduğunu düşünemeyiz. Ancak bu raporların bir çoğu doğrunun olması gerekenin yalnızca bir bölümünü ortaya koyuyor. Oysa olması gereken meseleleri bir bütün olarak doğru algılayabilmek, Türkiye bütünlüğünde düşünebilmektir. Yalnızca siyasi söylemlerle veya popülist bir kısım anlayışlarla netice alınamayacağı çok açıktır. Yine biliyoruz ki doğru teşhis ve tespitler kadar, bunları uygulamaya geçirebilme iradesi, kararlılığı ve azmi de önemlidir. İşte bugün açıkladığımız bir rapor, proje veya dosya değildir. Takvimi belirlenmiş, somut olarak, müşahhas olarak tanımlanmış, kaynağı temin edilmiş bir eylem planıdır.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, GAP eylem planının, yüzyılın en büyük bölgesel kalkınma projelerinden biri olduğunu belirterek, ''Bu bir sosyal restorasyon projesidir, bir kardeşlik projesidir. Yeter ki sloganlarla değil, kör ideolojilerle değil, asabiyetle değil, akılla, ilimle, sevgiyle yüreklerimizi birleştirelim'' dedi.

Erdoğan, demokratik siyasetin her türlü sorunun tartışıldığı, müzakere edildiği, çözüm yollarının arandığı zemin olduğuna dikkati çekerek, bütün sorunlar için çarenin daha çok demokrasi, çare daha çok özgürlük olduğunu ifade etti.

Başbakan Erdoğan, Diyarbakır Ziya Gökalp Spor Salonu'nda düzenlenen ''GAP Eylem Planı'' tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, kalkınmanın, refahın temel dinamiğinin adalet olduğunu belirterek, insanların hayat kalitesini artırmanın, adaleti bütün ülkeye yaymanın, refahı eşit şekilde paylaştırmakla mümkün olduğunu kaydetti.

Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik, ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Bu temel niteliklerin gereği milletimizi, ülkemizi bir bütün olarak kucaklamak, 81 vilayetimizi, 70 milyon insanımızı bir görmek, birimiz için olanı hepimiz için istemek, herkes için refah ve özgürlük üretmektir'' dedi.

Konuşması, salonda bulunanların ''Diyarbakır seninle gurur duyuyor'' sloganlarıyla sık sık kesilen kesilen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Kardeşlerim; dinimiz, inancımız, düşüncemiz, yaşam biçimimiz, etnik kökenlerimiz her ne olursa olsun, unutmayalım ki millet olarak kaderimiz birdir. Aynı gök kubbe altında yaşıyoruz. Bütün farklılıklarımızın üzerinde bizi birleştiren, tek bir millet yapan yüksek değerlerimiz var. Bizi birleştiren temel paydamız da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Hepimiz aynı milletin, aynı cumhuriyetin hür ve eşit vatandaşlarıyız.

Hep birlikte kaybetmemek için hep birlikte kazanmak mecburiyetindeyiz. Bu gök kubbe altında, bu cennet vatanda, bütün renklerimizle biz bir ve bütünüz. Onun için ne diyoruz? 'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda/Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda/Canı, cananı bütün varlığımı da alsın Hüda/Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda' diyoruz.''

-''YOLUMUZ AÇIKTIR, GELECEĞİMİZ AYDINLIKTIR''-

Başbakan Erdoğan, salondakilerin ''Vur vur inlesin Deniz Baykal dinlesin'' sloganıyla kesilen konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bu bereketli topraklarda ekmeğimizi birlikte paylaşacağız, aşımızı birlikte büyüteceğiz. Birbirimize güvenerek, birbirimize yaslanarak, topraklarımızı birlikte yeşerteceğiz; şehirlerimizi birlikte mağrur hale getireceğiz, sorunlarımızı birlikte aşacağız. Herkes tam bir özgüven içerisinde olsun. Bu ülkenin bütün çocukları, bütün gençleri geleceğe emniyet içinde baksınlar. Yolumuz açıktır, geleceğimiz aydınlıktır.

Herkesin, her vatandaşımın başı dik olsun, çözemeyeceğimiz hiçbir meselemiz yoktur. Biz, birlik ve beraberliğimizi güçlendirdiğimiz, dostluk ve kardeşliğimizi pekiştirdiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. Emin olunuz bu topraklar şaha kalkacaktır. Türkiye'nin bütün şehirlerinde, bütün topraklarında mayınlı alanları biz temizleyeceğiz. Ama kimlerle? Hep beraber, sizlerle birlikte temizleyeceğiz. Şunu çok açık net söylüyorum, bu ülkenin evlatlarını mayın döşemek suretiyle yok etmek isteyenlerin hesabını benim milletim hep birlikte soracaktır. Bu da açık bir gerçektir. 70 milyon vatandaşımızla Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ait olmanın, aynı bayrak altında,aynı istiklali korumanın onur ve gururunu birlikte yaşayacağız.''

-''DEMOKRASİ DE KALKINMA DA MİLLETİMİZİN ORTAK TALEBİDİR''-

Türkiye'nin son yıllarda gerek ekonomik kalkınma, gerekse demokratik gelişme noktasında elde ettiği bütün kazanımların arkasında demokratik istikrar ortamının yer aldığının bilinmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, huzur ve istikrara hep birlikte sahip çıkarak, ortak gelecek hedefleri etrafında kenetlenileceğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, ''Unutmayalım ki, demokrasi talebi de kalkınma talebi de bütün milletimizin ortak talebidir. Bu gerçeği anladığımız gün hiçbir meselemiz kalmayacaktır. Bütün meselemiz, vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım gözetmeksizin ülkemizin bütün insanlarını kazanmaktır'' dedi.

-''BU BİR SOSYAL RESTORASYON PROJESİDİR''-

Salondakilerin ''Diyarbakır seninle gurur duyuyor'' sloganları üzerine ''Biz sizlerle gurur duyuyoruz'' diyen Erdoğan, sözlerine şöyle sürdürdü:

''Değerli kardeşlerim; burada attığımız adalet tohumları sadece Türkiye'nin güneydoğusunu, doğusunu değil Türkiye'nin yedi bölgesini de yeşertecektir. Buraya yaptığımız yatırımlar, yapacağımız yatırımlar Türkiye'nin geleceğine yapılmış yatırımlardır. İşte bugün hükümetimiz bölgesel farklılıkları ortadan kaldıracak devasa bir adıma daha imza atmaktadır. Bu, yüzyılın en büyük bölgesel kalkınma projelerinden biridir. Bu bir sosyal restorasyon projesidir, bir kardeşlik projesidir. Yeter ki sloganlarla değil, kör ideolojilerle değil, asabiyetle değil, akılla, ilimle, sevgiyle yüreklerimizi birleştirelim. Yeter ki gücümüzü dağıtmayalım, enerjimizi zayi etmeyelim, yeter ki sorunlarımızın çözümsüz olmadığına hep birlikte inanalım.

Demokratik siyaset her türlü sorunun tartışıldığı, müzakere edildiği, çözüm yollarının arandığı zemindir. Bütün sorunlarımız için çare daha çok demokrasidir, çare daha çok özgürlüktür. Çare daha çok yatırım, daha çok üretimdir, çare güvendir, istikrardır.

Şunu açıkça gördük ve yaşadık ki, güven ve istikrarın olmadığı hiçbir yerde gelişme olmaz, terör ve şiddetin var olduğu hiçbir yerde de kalkınma olmaz, huzur ve refah olmaz.''

-''TERÖRÜN İNSANLIK DIŞI YÜZÜNÜ HERKES TANIDI''-

Başbakan Erdoğan, milletin birlik ve beraberliğine, ülkenin huzur ve istikrarına, vatandaşların can ve mal güvenliğine kasteden terör örgütünün, menfur saldırılarıyla hiçbir hedef ayrımı gözetmediğini, hiçbir değer tanımadığını bütün dünyaya gösterdiğini söyledi.

Erdoğan, şöyle konuştu: ''Artık bölücü terör örgütünün insanlık dışı yüzünü herkes tanımıştır. Çok yönlü ve çok boyutlu yürüttüğümüz mücadele neticesinde terör örgütü içeride ve dışarıda hiç olmadığı kadar yalnızlaşmıştır. Siyasi, askeri, diplomatik, sosyokültürel ve sosyoekonomik tedbirleri eş zamanlı olarak uygulamaya koyuyor, topyekun bir mücadele yürütüyoruz. Terörün düşmanı refah ve özgürlük ortamıdır. Refah yayıldıkça, özgürlükler güçlendikçe insanımız top yekun kazanacak, kaybeden terör örgütü olacaktır. Bu son hamle ve açılımlarımızla terör örgütünün istismar ettiği varlık alanı her geçen gün daha fazla daralacaktır. Her türlü ilerlemenin öncelikli şartı güven ve istikrar zemini tesis etmek, asgari güvenlik şartlarını sağlamaktır.

Bu bölgelerin yaşadığı olumsuzluklarla geri kalmışlıkta, göçte, sosyal tahribatta terörün büyük bir etkisi olmuştur. Hepimize düşen ilerleme ve kalkınmanın zemini oluşturmaktır. İnanıyorum ki milletimiz bir bütün olarak artık huzur istiyor, aş istiyor, iş istiyor, hak ve özgürlüklerin gelişmesini istiyor.

Doğudaki, güneydoğudaki kardeşim ne istiyorsa, unutmayın batıdaki, kuzeydeki güneydeki kardeşim de onu istiyor. Demokrasinin gelişmesiyle ekmeğimizin büyümesinin birbirine ne kadar bağlı olduğu açıkça görülmüştür. Türkiye bugün hızlı ve istikrarlı büyüme ivmesini kazanmış ve belli bir noktaya gelmiştir.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Önümüzdeki dönemde bölgelerimizin rekabet gücünün arttırılması ve bölgeler arası gelişmişlik farklılıklarının azaltılması için iki önemli uygulamayı başlatıyoruz. Bunlardan biri 'Kalkınma Ajansları'dır. Diğeri de 'Cazibe Merkezleri Programı'dır'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Ziya Gökalp Spor Salonu'nda düzenlenen toplantıda GAP Eylem Planı'nı tanıttı.

Erdoğan konuşmasında, AK Parti İktidarı döneminde Teşvik Yasası çıkartıldığını, ''Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne yatırımcı neden gelmiyor?'' sorusunun sorulması gerektiğini dile getirerek şunları kaydetti:

''Neden? Çünkü yatırımcı kendisi için güvenlikli ortam istiyor. Terörün adeta kendisi için yerleşik bir zemin oluşturduğu bu alana yatırımcı girmiyor ve bunun sıkıntısını her türlü verdiğimiz taahhüde rağmen gerçekleştiremedik. Yaşadık bunun sıkıntısını.

İşte şimdi bu attığımız adımlarla olayı biraz daha farklı bir noktaya taşıyoruz. Bu bölgelerimizin insanı, istiyoruz ki bu yatırımlarla bizzat kendisi adeta bir girişimci konumuna gelsin.''

-''BÖLGESEL KALKINMA MÜCADELEMİZİN MEŞALESİNİ YAKMAK ÜZERE BURADAYIZ''-

İktidara geldiklerinde 230 milyar dolar olan GSMH'yi 429 milyar dolar ilave ederek 659 milyar dolara, kişi başına düşen milli geliri de 9330 dolar seviyesine çıkarttıklarını belirten Erdoğan, Türkiye'nin bugün dünyanın 17., Avrupa'nın da 6. en büyük ekonomisi haline geldiğini söyledi.

Türkiye'nin artık bölgesel kalkınmada çok farklı yerleri zorlamaya başladığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''5 senede Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemize yaklaşık 8 milyar dolarlık yatırım yaptık'' dedi.

Her alanda yapılan bu yatırımlarla bölgedeki şehirlerin çehresinin değiştiğini kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

''Hedef şu: Sivas'ın doğusuna geçemeyenler sizin derdinizi anlamaz. Allah aşkına bugüne kadar gelmiş şu liderlere bakın ya kaç tanesi acaba Sivas'ın doğusuna geçtiler? Bırakın Sivas'ın doğusunu, bunlar Ankara'nın dışına çıkamadılar, Ankara'nın dışına.

Fakat gördüğünüz gibi iktidarımız hamdolsun, Türkiye'de 81 ilin 80 tanesinde halkımızın teveccühüne mazhar olarak bugünlere geldi ve yola durmadan devam etti. Biz de bundan dolayı halkımıza müteşekkiriz. Onun için halkımıza karşı yapmamız gereken daha çok işimiz var. Biz halkımızı seviyoruz. Halkımız da bizi seviyor. Fakat biz halkımızı herhangi bir ayrıma tabi tutmaksızın seviyoruz. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Boşnakıyla, Arnavutuyla, aklınıza ne gelirse... Biz kimseyi bir etnik ayrımcılığa tabi tutarak değil, yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz. Anlayışımız bu. Bizim ortak paydamız Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Bu anayasal vatandaşlık bizi birleştiren bir anlayıştır. Bunu hep birlikte yakalamak ve bunu hep birlikte güçlü kılmak durumundayız.

Kalkınma fırsatlarını tüm ülke sathına yaymak, kalkınmanın ve refahın tüm nimetlerini de eşit ve adil bir şekilde dağıtmak zorundayız. İşte bugün de geç kalınmış, ihmal edilmiş bu bölgesel kalkınma mücadelemizin meşalesini yakmak üzere burada Diyarbakır'da toplanmış bulunuyoruz.''

-''ÜLKEMİZ ADINA BÜYÜK HEYECAN İÇİNDEYİZ''

60. hükümet kurulduktan sonra bölgeye gönderdiği Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren'in, GAP İdaresi ve projeye katkıda bulunmak isteyenlerle birlikte çalışmalar yürüttüğünü anlatan Erdoğan, ''Burada açıklayacağımız projeler kuşkusuz bütün Türkiye'yi kapsamaktadır ama bizim önceliklerimiz Güneydoğu'dur, Doğu'dur. Bu anlamda ülkemiz adına büyük heyecan içindeyiz. Büyük bir mutluluğu birlikte yaşıyoruz'' diye konuştu.

Son 6 yılda bölgesel kalkınmayı sağlamak için çok önemli yapısal değişiklikler gerçekleştirdiklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin her bölgesine, her iline acil ihtiyaçları doğrultusunda özellikle eğitim, sağlık, adalet, emniyet, sosyal yardımlar ve ulaşım noktasında önemli hizmetler kazandırdıklarını ifade etti.

Başbakan Erdoğan şöyle konuştu:

''Önümüzdeki dönemde bölgelerimizin rekabet gücünün arttırılması ve bölgeler arası gelişmişlik farklılıklarının azaltılması için iki önemli uygulamayı başlatıyoruz. Bunlardan biri 'Kalkınma Ajansları'dır. Diğeri de 'Cazibe Merkezleri Programı'dır.

Bu iki uygulama, bölgelerimizin yerel dinamiklerini ve potansiyellerini harekete geçirecektir. Bölgeler arası farkların kapatılmasına katkı sağlayacaktır.

Adana ve Mersin bölgelerini içine alan Çukurova bölgesi ile İzmir ilinde pilot Kalkınma Ajanslarını faaliyete geçirdik. Tüm bölgelerimizde yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve KOBİ'lerin projelerine destek sağlamak üzere her yıl Kalkınma Ajanslarına yaklaşık 850 trilyon büyüklüğünde bir kaynak tahsis ediyoruz.

Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, İstanbul, Erzurum, Konya, Samsun ve Van bölgelerinin Kalkınma Ajansları bu yıl içinde kurulup faaliyete başlıyor. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bölgesel gelişme için liderliği yapacak motor kentler ve hatta metropoller oluşturacağız. Bunun için Cazibe Merkezlerinin Desteklenmesi Programını uyguluyoruz.

Cazibe Merkezleri Programı ile göç bölge içine yönlendirilecek ve hatta göç etmiş olanları yeniden kendi illerine, bölgelerine... İnanıyorum ki bu cazibe merkezleri cezbedecektir. Mevcut potansiyeller ve lokomotif sektörler kullanılarak bu merkezlerden yakın çevrelerine yayılan bir kalkınma hamlesi başlatılacak, Cazibe Merkezleri Programının ilk uygulamasına da GAP Eylem Planı çerçevesinde şu andan itibaren başlıyoruz.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''GAP Eylem Planının başarıyla uygulanabilmesi için gerekli olan izleme, değerlendirme ve koordinasyon görevinin yürütülebilmesi amacıyla GAP Bölge Kalkınma İdaresi Teşkilatının kurumsal kapasitesi güçlendirilecek ve GAP İdaresi, Ankara'dan bölgeye taşınacaktır'' dedi.

Erdoğan, Diyarbakır Ziya Gökalp Spor Salonu'nda düzenlenen ''GAP Eylem Planı'' tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, eylem planının 2. ekseninin ''sosyal gelişmenin sağlanması'' olduğunu belirtti.

Başbakan Erdoğan, bu kapsamda bütün eğitim kademelerinde fiziki ve beşeri alt yapının geliştirileceğini, fırsat eşitliğinin artırılacağını, okul öncesi okullaşma oranının yüzde 50'ye çıkarılacağını söyledi.

Yeni derslikler yapılacağını, zorunlu eğitime devam etmeyen öğrenci kalmayacağını belirten Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Orta öğretimde okullaşma oranı yüzde 90'a çıkarılacak. Pansiyonların kapasitesi artırılacak, Batman'da 970, Diyarbakır'da 4 bin 314, Gaziantep'te 4 bin 619, Mardin'de 2 bin 618, Şanlıurfa'da 5 bin 567, Şırnak'ta bin 372 öğrenci kapasitesi karşılanacak.

Bölgedeki tüm illerimizdeki üniversitelerin fiziki ve beşeri alt yapısını güçlendiriyoruz. Sadece bir örnek vermek gerekirse Kilis'te fen-edebiyat ve eğitim fakültelerini tamamlıyoruz. Merkezi yemekhane, kütüphane ve hizmet binası yapıyoruz. 104 öğretim elemanı ihtiyacını karşılıyoruz ve ek bin 887 öğrenci için kapasite oluşturuyoruz. Yine bu arada Adıyaman, Batman, Kilis, Mardin ve Siirt'te 2009-2012 arasında yaklaşık biner kişilik öğrenci yurdu yapıyoruz.''

-''ANNELER SİZLERE SESLENİYORUM...''

Konuşmasında annelere seslenen Başbakan Erdoğan, çocuklarını mutlaka okula göndermelerini istedi. ''Anneler sizlere sesleniyorum, yavrularınızı okullara göndermekten alıkoymayınız. Yoksulluk bahane değil'' diyen Başbakan Erdoğan'ın konuşması ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' sloganlarıyla kesildi.

''Biz sizlerle gurur duyuyoruz'' karşılığını veren Başbakan Erdoğan, ilköğretim okullarında öğrenci başına yapılan yardımları anlattı. Vatandaşların sloganları üzerine, ''Bugün tebessüm günü, güleceğiz'' diyen Başbakan Erdoğan, ilköğretimdeki erkek öğrenciye 20 YTL, kız öğrenciye 25 YTL, ortaöğretimde ise erkek öğrenciye 35 YTL, kız öğrenciye ise 45 YTL yardım yapıldığını söyledi. ''Parayı kime veriyoruz?'' diye soran Başbakan Erdoğan, ''Annelere veriyoruz, kaç çocuğunuz olursa olsun hesabınıza bu para girecek. Niye? Çünkü biz, demokratik, laik ama bu güne kadar unutulan sosyal bir hukuk devletiyiz. Sosyal hukuk devletinde devlet vatandaşını kendi başına bırakamaz. İşte biz bırakmıyoruz'' diye konuştu.

AK Parti Hükümetinin her zaman halkıyla beraber olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''(Efendim, siz dilenciliğe alıştırıyorsunuz) diyor muhalefet, anası da, yavrusu da hepsi... Biz maalesef yoksulluk içerisinde bırakılmış 17 milyon vatandaşımızı ele aldık. Hamd olsun bu sayı şimdi iyice düştü ve 13 milyon civarına indi. O 13 milyonu da yalnız bırakmak istemiyoruz. İşte kömürünü gönderiyoruz, kitabını gönderiyoruz. Valimiz, belediye başkanlarımız, kaymakamlarımızla sosyal dayanışma ve hizmetle kendilerine ulaşabildiğimiz kadar ulaşıyoruz.''

Konuşmasında sağlık yatırımlarına da değinen Başbakan Erdoğan, sağlık hizmetlerinin iyileştirileceğini, bölgenin temel sağlık göstergelerinin ülke ortalamasına yaklaşmasının sağlanacağını söyledi.

Bölge illerinde hastanelerde koğuş sisteminden 1 veya 2 kişilik oda sistemine geçileceğini bildiren Başbakan Erdoğan, illerdeki ambulans sayılarını da artıracaklarını kaydetti. Erdoğan, ''Şu anda Güneydoğu'da 10 bin kişiye 13 yatak düşüyor. Hedef 10 bin kişiye 20 yatak olacak şekilde hastane yapımlarını hızlandırmak'' dedi.

Başbakan Erdoğan, istihdamın artırılması amacıyla meslek edindirme, beceri kazandırma ve kişilerin kendi işlerini kurmalarına yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri de verileceğini kaydetti.

İŞ-KUR'un yerel düzeydeki kurumsal kapasitesinin geliştirileceğini belirten Başbakan Erdoğan, kadınların, yaşlıların, gençlerin, çocukların ve özürlülerin yaşam kalitelerinin yükseltileceğini, sosyal durumlarının iyileştirileceğini anlattı. Spor, kültür ve sanat alanlarında bölgedeki tesis ihtiyacının giderileceğini, mevcut tesislerin fiziki durumlarının iyileştirileceğini belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Dün de Bakanlar Kurulu'nda arkadaşlarımızla bu konuyu görüştük. İnşallah şimdi süratle Diyarbakır'da Diyarbakır Stadını, kapalı spor salonunu, aynı şekilde bölgedeki diğer illerin stat ve kapalı spor salonu ihtiyaçlarını süratle ele alacak ve halkımızın hizmetine sunacağız. Yani burası da aynen batıdaki şehirlerimizde hangi imkanlar varsa bu imkanlara bu kapsamda kavuşturulacaktır.''

-''BİLİŞİM TEKNOLOJİSİNİ DEVREYE SOKUYORUZ''-

Başbakan Erdoğan, 3. eksenin de alt yapının iyileştirilmesi olduğunu, bu kapsamda sulama projelerinin hızlandırılacağını anlattı.

Cizre ve Silvan barajlarını tamamlayacaklarını anlatan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bundan sonra gerek Güneydoğu Anadolu'da gerek Doğu Anadolu'da gerek Konya Ovası projesinde ilk etapta atacağımız adımlar sulama sistemlerinde, açık kanalet sistemini kaldırıyoruz. Bundan sonra kapalı sisteme geçiyoruz. Artık yağmurlamayı, damlamayı benim ülkem inşallah GAP, DAP, KOP'ta görecek. Çünkü bildiğiniz gibi su artık bizler için düne göre bugün çok daha büyük önem arz ediyor. Bir söz var (Su akar, Türk bakar)... İnşallah bundan sonra su akıp Türk bakmayacak. Türk onu, Türk milletine kazandıracak. Enteresan olan ne biliyor musunuz? Bakınız, inşallah kapalı sistemle bu sulama alt yapısını oluşturacağız yağmurlama, damlama sistemiyle de topraklarımızı sulayacağız. Bununla tuzlanmayı önleyeceğiz. Tuzlanma olmayacak, topraklarımız artık çatlamayacak. Ne kadar ihtiyacı varsa o kadar suyu alacak ve verim artacak. Burada bilişim teknolojisini devreye sokuyoruz. Artık hangi saatte nerede, nasıl, hangi miktarda sulama olacak bütün bunlar bu sistem içerisinde yer alıyor. Türkiye artık bu sisteme geçiyor. Buradan çok ciddi bir kazanımımız olacak.''

Bölgenin ulaştırma ve lojistik hizmetleri açısından da güçlendirileceğini kaydeden Başbakan Erdoğan, karayolu alt yapı iyileştirme yatırımlarına hız verileceğini, hava yolu ulaşımı alt yapısının uluslararası bağlantılar da dikkate alınarak güçlendirileceğini söyledi.

Batman Havaalanı terminal binasının tamamlanacağını, havaalanına yeni bir terminal binasının yapılmasının da planlandığını kaydeden Erdoğan, GAP uluslararası havalanının eksik tesislerinin de hızla tamamlanacağını bildirdi. Başbakan Erdoğan, doğalgaz ve elektrik iletim ve dağıtım altyapılarının iyileştirileceğini, elektrik şebekelerinin yenileneceğini, hatların rehabilite edileceğini, yeni şehir elektrik şebekeleri ve diğer tesislerin de yapılacağını anlattı.

Başbakan Erdoğan, organize sanayi bölgesi, küçük sanayi sitesi ve diğer ortak sanayi ve ticaret alt yapılarının güçlendirileceğini, sınır ticaretini güçlendirmeye yönelik altyapının geliştirileceğini belirterek, ''Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldı, sınır bölgelerimizin tamamında sınır ticaret bölgelerini süratle inşa edeceğiz'' dedi.

-KALKINMA AJANSLARI KURULACAK-

Bölgede konut ihtiyacının karşılanması ve kent merkezlerinde yapı kalitesinin artırılması amacıyla faaliyetlerin Toplu Konut İdaresi tarafından yoğunlaştırıldığını, içme suyu, atık su ve katı atık alt yapısının geliştirileceğini kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''4. eksen olan kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, gelişme ekseni kapsamında ise 2008 yılının 2. yarısında Gaziantep, Mardin ve Şanlıurfa illerinde bölgenin bütün illerine hizmet edecek 3 adet Kalkınma Ajansı kuracağız. Bölgede mahalli idarelerin kalkınma ile hizmet verme konusundaki etkinlik ve imkanlarını da artıracağız. Kalkınma amaçlarına uygun olarak faaliyet gösteren özel sektör kuruluşları, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının gelişimi desteklenecek, bölgenin sosyal ve kurumsal sermayesi güçlendirilecektir. GAP Eylem Planının başarıyla uygulanabilmesi için gerekli olan izleme, değerlendirme ve koordinasyon görevinin yürütülebilmesi amacıyla GAP Bölge Kalkınma İdaresi Teşkilatının kurumsal kapasitesi güçlendirilecek ve GAP İdaresi Ankara'dan bölgeye taşınacaktır.''

-''3 AYDA BİR İZLEME RAPORU''-

GAP Eylem Planı'nın uygulanmasında koordinasyondan sorumlu kuruluşun GAP Bölge Kalkınma İdaresi olacağını, GAP İdaresinin kurumların eylemleri için hazırladığı iş planları çerçevesinde sürekli izleme, uygulama, değerlendirme sistemi oluşturacağını anlatan Başbakan Erdoğan, ''GAP İdaresi her 3 ayda bir izleme raporu hazırlayarak GAP Yüksek Kurulu'na sunacak. GAP Yüksek Kurulu, GAP eylem planı ile ilgili gelişmeler hususunda Bakanlar Kurulu ve basını bilgilendirecek. İşin takibi açısından bu çok büyük önem arz ediyor'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, ''GAP Eylem Planında yer alan faaliyetler ve projelerin tamamlanması sonucunda bin 649 kilometre sulama ana kanalının inşaatının bitirilmesi, 1 milyon 60 bin hektar alanın sulu tarıma açılması, 2 bin 209 kilometre devlet il yolu, 2.8 kilometreyi bulan çok sayıda kara yolu köprüsünün tamamlanması, okul öncesi eğitimde yüzde 50,ilköğretimde yüzde 100, orta öğretimde yüzde 90 okullaşma hedefine ulaşılması, sağlıkta 3 bin 580 ek yatak kapasitesi oluşturulması, nitelikli iş gücü geliştirme programlarının yaygınlaştırılması, 35 bin kişiye yönelik mesleki beceri kazandırma eğitiminin verilmesi, kendi işini kurmak isteyenlere yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri ile 6 bin 200 kişiye ulaşılması hedeflenmiştir'' diye konuştu.

Erdoğan, gerekirse yapılacak yasal düzenleme çerçevesinde özelleştirme gelirleriyle işsizlik sigortası fonunun nema gelirlerinden, ek finansmanın karşılanacağını ifade etti.

Gaziantep'te, içerisinde 3 zanlı ve 2 polis memurunun bulunduğu polis otosuna silahlı saldırı düzenledikleri iddiasıyla aranan 3 kişi yakalandı. Zanlıların hasımları diye kurşun sıktığı araçta kendi arkadaşlarının olduğu ortaya çıktı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de en az terör kadar zararlı olan bir tuzağın daha bulunduğunu, onun da ''sorumsuz siyasetçiler'' tarafından kurulan tuzak olduğunu söyledi.

Erdoğan, ''Güneydoğu'da, Doğu'da bazı yerel yönetimler var. Verilen hizmete baktığınız zaman maalesef o şehirlerimizde, ilçelerimizde, beldelerimizde oralara layık olan hizmet verilmemektedir. Ama ne yapıyorlar, kimlik siyaseti yapıyorlar'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Diyarbakır Ziya Gökalp Spor Salonu'nda düzenlenen ''GAP Eylem Planı'' tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, hükümetin GAP bölgesindeki projelerin yanı sıra 2008 yılında diğer bölgelerdeki eğitim, sulama, içme suyu, enerji, sağlık yatırımları gibi öncelikli projelere de 1.3 milyar YTL ilave kaynak aktaracağını söyledi.

Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında Erzurum-Kuzgun-Daphan, Malatya-Çat, Iğdır sulama projelerini desteklediklerini, Çine, Gelibolu projesi gibi bu projelere de ek finansman sağladıklarını ifade eden Erdoğan, Trabzon içme suyu projelerine de ek finansman sağlanacağını, Artvin, Gümüşhane, Çorum, Yozgat ve Muş'taki baraj inşaatlarının da süratle bitirileceğini vurguladı. Yine DAP kapsamında Doğu Karadeniz Harşit Birinci Merhale projelerine kaynak aktarıldığını ifade eden Erdoğan, GAP benzeri büyük bir projenin de Konya ovasında gerçekleştirileceğini anlattı. Göksu ırmağından Konya'ya su getiren Mavi Tünel Projesini öncelikli proje olarak bitirmeyi amaçladıklarını bildiren Erdoğan, Konya ovasının etrafındaki projeleri de bununla hızlandırdıklarını söyledi.

-''TÜRKİYE'Yİ DEV BİR ŞANTİYE HALİNE GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ''-

Hollanda'dan büyük bir alanı kapsayan Konya ovası bittiği anda sadece Türkiye'nin tahılının, buğdayının karşılanmayacağını, buradaki ürünlerin dünyaya ihracına başlanacağını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bazı köşe yazarları işte Başbakan diyor ki, 'Buğday, tahıl, şu, bu ihraç edeceğiz, bunun karşılığında petrol alacağız.' Merak etmeyin yakın değil, belki de 10 yılı bulmaz. 10 yıl sonra dünya kendisi için gıda ürünlerini arayacak, dünya suyu arayacak. Petrolün çıktığı bölgeler belli, ama bunun altyapısını bizler eğer iyi hazırlayamazsak, yarın aynı sıkıntıyı bu alanda da yaşarız.

Bakınız, biz göreve geldik, petrolün varili 22 dolardı. Şu anda petrolün varili 137 dolara çıktı ve 200 doların dedikodusu yapılıyor. Bu aradaki farkı kim ödüyor? Şu anda bu gidişle öyle bir noktaya geliyoruz ki bizim belkide yıllık sadece petrole ödediğimiz miktar belki 50 milyar dolara ulaşacak. Ama burada bakıyorsunuz, ana muhalefeti, yavru muhalefeti bunları görmek istemiyor, tutturmuşlar bir cari açık gidiyor. Tamam da yani sizin iktidarınızda Enerji Bakanı olduğunuz zaman olduğu gibi kuyruklar mı başlatalım? Biz hamdolsun vatandaşımızı kuyruklarda süründürmedik. Bedelini ödedik, gene de bu ülke hamdolsun bu sıkıntıları yaşamadı, bunun tedbirlerini de alıyoruz. Daha güçlü olacağız.

Sulamanın ve ürün çeşitliliğinin artırılması öncelikle tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesiyle ekonominin yeniden inşa edilmesini planlıyoruz. Türkiye'yi dev bir şantiye haline getirmeyi hedefliyoruz. Hayvancılıkta, gerek süt besiciliğinde, gerek et besiciliğinde terk edilmiş, ihmal edilmiş dönemleri geride bırakıp, yeniden hem ülkesi için hem Türkiye dışı için yeni adımların atılmasına yönelik modern teknolojiyi ülkemize taşıyoruz. Yatırımcılar için Türkiye'nin her bölgesini öncelikli yatırım alanı haline getirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, teşvik politikalarını bölgesel potansiyeller dikkate alınarak yeniden şekillendiriyoruz.

Bu konudaki çalışmalar, bakanlıklar kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla tamamlanmak üzere. İlgili sivil toplum kuruluşlarının da görüşlerinin alınmasını müteakiben gerekli düzenlemeler kısa bir süre içerisinde hayata geçirilecektir. Yine burada önemli bir noktayı da dikkatlerinize sunmak istiyorum. Bugün dünyada Türkiye gibi yükselen piyasa ekonomilerinde üç sektör ülkenin özellikle kalkınması, şoklara dayanıklı hale gelebilmesi güçlü bir ekonomik yapıya sahip olabilmesi için hayati önem arz etmektedir. Bu üç sektör nedir? Tarım-gıda, enerji ve sermaye-finansman. GAP ilk iki sektörün, tarım-gıda ile bölgenin yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımında çok büyük bir atılım sağlayacaktır.''

Başbakan Erdoğan, konuşmasını salondakilerin ''Başbakan'a uzanan eller kırılsın'' sloganlarıyla kesmeleri üzerine, ''Kırılmasın, kırılmasın, onlar da lazım olacak bize. Merak etmeyin, onlar da lazım olacak. Hukukun üstünlüğüne inananların olduğu bir dünyada, bir Türkiye'de kollar kırılmasın, eller kırılmasın, barış egemen olsun, sevgi egemen olsun. Bunu gerçekleştireceğiz...'' diye konuştu.

Erdoğan, salondakilerin, ''Gençler sizinle gurur duyuyor'' sloganına da ''Biz sizlerle gurur duyuyoruz gençler. Siz de bizim en önemli sıçrama kaynağımız olacaksınız'' karşılığını verdi.

-İSTANBUL'DA KALKINMA AJANSI KURULACAK-

Sermaye, finans sektörü noktasında İstanbul'un bir uluslararası finans merkezi haline getirilmesi çabalarının kararlılıkla sürdüğünü ifade eden Erdoğan, bu eylem planı kapsamında İstanbul'da kurulacak bir ''Kalkınma Ajansının'' da İstanbul'un ekonomi-finans merkezi olma özelliğini destekleyeceğini vurguladı. Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bu eylem planının etkisi Güneydoğu Anadolu Bölgemizle sınırlı kalmayacaktır. Tüm Türkiye'de olumlu yönde hissedilecektir. Güneydoğu Anadolu'da, Doğu Anadolu'da, Karadeniz'de, İç Anadolu'da, Akdeniz'e, Batı'ya Trakya'ya kadar uzanacaktır. Çünkü bu bir sinerji yaratacaktır. Bunu hep beraber yaşayacağız. GAP, KAP bunlar bir Türkiye projesidir. GAP'ın tamamlanması yönündeki bu hedeflerimizin tüm kesimlerden destek bulacağına olan inancımız artıyor. GAP inanıyorum ki kalkınma tarihimiz içinde gururla anacağımızdan, diğer ülkelerin de bu uygulamayı örnek alacağından hiç şüphem yok. GAP'ın temellerinin atıldığı o ilk günlerden bugüne kat edilen tüm aşamalarda, ben, emeği geçen siyasilerinden, mimarından, mühendisinden, bürokratından, teknokratından, işçisinden, çiftçisinden, ne varsa herkese şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum.''

-''GÜNEYDOĞU'YA YİNE HAİN TUZAKLAR KURULMAYA BAŞLANDI''-

Başbakan Erdoğan, özellikle geçen yıl ve bu yıl Türkiye'de yaşanan kuraklığa dikkati çekerek, kuraklık sebebiyle sıkıntılar yaşandığını, bunun farkında olduğunu söyledi. Kuraklıktan ciddi oranda zarar gören çiftçilerin zararlarını giderebilme noktasında iki önemli adım attıklarını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

''Bunu Tarım ve Köyişleri Bakanım da geçenlerde açıkladı. Birincisi borçları bir yıl öteleyeceğiz. İkincisi çiftçilerimize Tarım Bakanlığı olarak tohum desteği vereceğiz, bunu da yapacağız. AK Parti iktidarı olarak, biz Türkiye'nin milli normalleşmesinin adresiyiz. Asla kimlik siyasetiyle politika yapmıyoruz. Milli siyasetle, 'Her şey Türkiye için' diyerek siyaset yapıyoruz.

Biliyoruz ki Güneydoğu, Doğu yıllardır terör belası yüzünden arzuladığı huzuru yakalayamadı. AK Parti iktidarından sonra nefes alabilen Güneydoğu'ya yine hain tuzaklar kurulmaya başlandı. Burada el ele vereceğiz, dayanışma içinde olacağız. Terörü, terörizmi, teröristi kendi başına bırakacağız. Biz millet olarak birbirimize sarılacağız, biz millet olarak eğer el ele verirsek, dayanışma içerisinde olursak, o zaman Türkiye 780 bin kilometre karesiyle çok daha farklı bir konuma gelecektir.''

Türkiye'de bir tuzak daha olduğunu ve bu tuzağı beraber bozacaklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Ama bilesiniz ki en az terör kadar, bunun altını çiziyorum zararlı olan bir tuzak daha var. O da sorumsuz siyasetçiler tarafından kurulan tuzaktır. Bunu da bilmemiz lazım. Yıllardır Güneydoğu'nun bazı şehirleri hak ettikleri hizmeti alamamışlardır. İktidarımızda bu hizmet Güneydoğu'ya, Doğu'ya gelmeye başlamıştır. Bakınız, Güneydoğu'da, Doğu'da bazı yerel yönetimler var ve bu yerel yönetimler hiçbir dönemde olmadığı kadarıyla hakkıyla kendilerine düşen pay neyse bu payı mali olarak merkezi yönetimden almaktadır. Ama verilen hizmete baktığınız zaman maalesef o şehirlerimizde, ilçelerimizde, beldelerimizde oralara layık olan hizmet verilmemektedir. Ama ne yapıyorlar, kimlik siyasetini yapıyorlar. Ben isterdim ki bugün bu ilin belediye başkanı burada olsun. Ama televizyon programlarına çıkıp da 'buraya başbakan gelmiyor, bir partinin genel başkanı geliyor' diye açıklamalarda bulunanlar, inanıyorum ki Diyarbakırlı kardeşim tarafından gerekli dersi yeri geldiği zaman alacaktır. Benim iki özelliğim var. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanıyım, aynı zamanda da AK Parti'nin genel başkanıyım. Bu sıfatla buradayım. Bunu bize halkımız vermiştir. Bu yetkiyi bize verdiği içindir ki 16 milyon 500 bine yakın seçmeniyle halkımız vermiştir. Dolayısıyla verilen bu yetkiyi biz üstlendikten sonra da 70 milyon vatan evladına hizmet için kullanırız. Birilerinin buraya gelip gelmemesi için değil, 70 milyon için. Benim Diyarbakır'daki tüm kardeşlerime hizmet görevimdir. Seçkinciler sınıfından değilim, hizmetkarlar sınıfındanım, hizmetkarlar sınıfındanız, farkımız odur.''

Başbakan Erdoğan, ülkenin göz bebeği ve yüz akı olacak GAP dahil diğer projelerin bir an önce bitirilmesini, ''GAP Eylem Planı''nın da Türkiye ve bölge için hayırlı olmasını diledi.

Kaynak:
Bu haber toplam 832 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri