Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan İsrail'e zor bir soru sordu

18 Ocak 2009 / 21:33
Erdoğan, İsrailli yetkililerin "istediğimizi elde ettik" sözlerine tepki göstererek, "Ne yaptın da elde ettin. O yavrular öldürüldü, şehit edildi. Bu mudur elde ettiğiniz? Sorusunu yöneltti.

Başbakan Erdoğan'ın Belçika'nın Limburg Eyaletindeki Hasselt Kenti'nin Ethias Arena salonunda gurbetçilerle buluştu. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, İsrail'in Gazze saldırısına yönelik sert eleştirilerine devam etti.

Başbakan Erdoğan ile Emine Erdoğan podyuma el ele çıkarak vatandaşları birlikte selamladı. Tören başında Belçika milli marşı ve ardından İstiklal Marşı çalındı. Erdoğan, yıllarca bu topraklar gurbet olarak görüldüğünü, yıllarca buralara yabancı ülke gözüyle bakıldığını belirterek, "Gün geldi gönüller şen oldu, gün geldi acılar, hüzünler, hasretler kalplere gömüldü. Ama bugün görüyorum 1960'lardan itibaren buraya gelen, yerleşen siz değerleri kardeşlerim acıyı bal eylemişsiniz, gurbeti sıla, uzağı yakın eylemişsiniz. Avrupalı Türkler olarak göğsümüzü kabartacak bir konuma yükseliyorsunuz. İşte unun için sizlerle hep gurur, iftihar duyduk." dedi.

Gurbetçilerin bulundukları ülkenin yerel, genel siyasetinde hatta Avrupa siyasetinde etkin hale geldiklerini ifade eden Erdoğan, "Bugün artık Avrupa'nın dört bir köşesinde sporun her alanda başarılar elde etmiş kardeşlerimiz var. Onlarla da gurur duyuyoruz." diye konuştu. "Bizler çok köklü bir medeniyetin mensuplarıyız." diyen Erdoğan, Orta Asya'dan başlayıp Avrupa'nın içlerini Afrika'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada üç kıtada bilime, sanata, kültüre ve dünya medeniyetine eşsiz katkıları olduğunu vurguladı. Erdoğan, "En çok da huzura, barışa, diyaloga, hoşgörüye katkı verdik. Birlikte yaşama kültürünü, sevgiyi, saygıyı, merhameti, tahammülü, toleransı yani bizi biz yapan değerleri yüzyıllar boyunca gururla taşıdık, taşıyoruz." şeklinde konuştu.

Konuşmasında Mehmet Akif, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-i Veli ve Pir Sultan Abdal'dan dizeler okuyarak gurbetçilere seslenen Erdoğan, "Atalarımızdan dedelerimizden anne babalarımızdan hep bunları dinledik, onları duyduk. Kin ve nefret tohumları ekmek isteyenlere; çatışmadan, şiddetten medet umanlara karşı her zaman sevginin, barışın adaletin sesi olmaya çalıştık. Şu Balkanlarda her millet, her meşrep her mezhep gönlünce hür ve özgür biçimde yüzyıllarda bir araya yaşadı. Şu Ortadoğu'da Kerbela'dan uzun yıllar sonra ecdadımız döneminde bölgeye huzur, barış sükun hakim olmuştu. Ama son elli yüz yıldır bu bölgeler ne acıdır ki birer kan gölüne dönüştü. Şu Bosna Hersek'te 90'lı yılların başında olanları hatırlamak bile istemiyoruz. Benzer bir faciayı, benzer senaryoyu üç haftadır Filistin'de Gazze'de yaşıyoruz." şeklindeki sözleri ise gurbetçilerin "yuh" sesleri ile kesildi.

"GAZZE KONUSUNDA HALA ORTADA TOP ÇEVİRİYORUZ"

İsrail'in Gazze'ye saldırısı karşısında aynı yanlış tekrarlandığını, aynı suskunluk bozulmadığına dikkat çeken Erdoğan, "Aynı acı tekrar ve tekrar maalesef yaşanıyor. Ne insan hakları, ne hak, ne hukuk. Hiçbiri üç haftadır insanlığın gündeminde yer bulamıyor. Ne diplomasi, ne uluslararası hukuk, ne Cenevre Sözleşmesi, ne İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi; hiçbiri hatırlanmıyor. BM Güvenlik Konseyi karar alıyor. 'Ben bu kararı tanımıyorum' diyor. İsrail yüzü aşkın BM kararını tanımamıştır. Var mı yaptırımı; yok. Sorulduğunda BM Güvenlik Konseyi'nin kararları bağlayıcıdır deniyor. Nerede? Bağlayıcılık yok. BM Genel Sekreteri İsrail'de o sırada Gazze'de BM mülteciler binası, okulu vuruluyor. Tamam, genel sekreter bir şeyler söylüyor da netice var mı; netice yok. Hâlâ orta sahada top çeviriyoruz. Bize netice lazım netice. Bu çifte standart nedir? Bu vurdumduymazlık, bu aymazlık nedir?" dedi.

İsrail'in bu gece saat 02.00'de ateşkes ilan ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Fakat bizi üzen şu: Diyor ki 'istediğimizi elde ettik.' Ne yaptın elde ettin. O yavrular öldürüldü, şehit edildi. Bu mudur elde ettiğiniz? O sivil insanlar, savunmasız insanlar öldürüldü, bu mudur elde ettiğiniz?" sorusunu yöneltti.

ERDOĞAN, FİLİSTİNLİ ANNEYLE DUYGUSAL KARŞILAŞMASINI ANLATTI

Başbakan Erdoğan, 10 Filistinli yaralanın Türkiye'ye getirildiğini ve bunları hastanede ziyaret ettiğini belirterek, "Hastanede ziyaret ettiğimde bir tanesi genç bir yeni evli kızımızdı. Belli ki fosforlu bombalardan isabet etmişti. Bir aylık yavrusu şehit olmuştu. Tabi felaket bir durumdaydı. Annesine sordum refakatçi olarak o gelmişti. Dedim ki aileden başka ölen var mı? Evlatlarımız ve yakınlarım olarak 9 kaybımız var. Fakat son cümlesi çok anlamlı, çok duyguluydu. O da şu; 'Dünyanın hiçbir yerinden bize gıda gelmese, ilaç, yardım gelmese. Ağaç yapraklarını yer son nefesimize kadar bu mücadelemizi sürdürürüz' diyor." sözlerini ise Emine Erdoğan ağlayarak alkışladı.

BİZ GÜRCİSTAN VURULDUĞU ZAMAN DA İNSANİ YARDIMLARI GÜRCİSTAN KAPILARINA DAYAYAN İLK ÜLKEYİZ

"Bu annenin feryadıydı, buna karşı duyarsız kalmak mümkün mü? "sorusunu yönelten Erdoğan, "Bazı gazeteler Batı'da Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı duygusal konuşuyor diyor. Doğru söylüyorlar ama ben olaylara duygusal değilim. Ben İsrail'deki o yavrulara duygusalım, onlara duygusal yaklaşıyorum. Şunu da söyleyeyim. Bu sadece benim Müslüman oluşumdan kaynaklanmıyor. Bu benim insan oluşumdan kaynaklanıyor. Biz Gürcistan vurulduğu zaman da insani yardımları Gürcistan kapılarına dayayan ilk ülkeyiz. Bizim mayamızda bu var. Çünkü yaratılanı yaratandan ötürü severiz." dedi.

GÜRCİSTAN'DA GÖSTERDİKLERİ HASSASİYETİ GAZZE'DE GÖSTERMEDİLER

Batılı ülke liderleri ile telefon diplomasisi kurduğunu ifade eden Erdoğan, "Ama Gürcistan'da gösterdikleri hassasiyeti Gazze'de göstermediler. Böyle yaklaşmadılar. Amerika da bunu göstermedi. Şu anda Belçika'da konuşuyorum. Batı da bunu göstermedi. Batılı birçok ülkelerle bunu konuştum. Biz isterdik ki Batı özellikle medeniyetler ittifakını kurduğumuz böyle bir dönemde medeniyetler ittifakıyla bu dayanışmanın bir gereği olarak bir yerde eğer mağdurlar, mazlumlar varsa elini oraya uzatsın. Burada görünen bir gerçek var. Sınırsız, orantısız bir güç kullanımı var. Bütün bunlar karşısında karşınızdaki insanların nesi var. Gazze kim, senin ülken mi, senin toprakların mı? Ve Filistin Devlet Başkanı ile konuşuyorum. Bana diyor ki İsrail'in topraklarının üçte ikisi bizim. Üçte ikisi sizin olduğuna göre bu tavrınızı gözden geçirmeniz lazım. Ve şimdi ateşkes şöyle veya böyle 2'den itibaren tek taraflı ilan edildi. Temenni ederim ki İsrail bu ateşkese uyar. Yaklaşık iki saat önce Hamas iki madde ilavesiyle bu ateşkese karşı ateşkesi kabul etti. Nedir şu anda her iki tarafın ilan ettiği. Bu bizim Suriye, Ürdün, Mısır, Suudi Arabistan turlarında ortaya koyduğumuz bir projeyle örtüşüyor adeta." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin hemen ateşkesin ilan edilmesini ve ambargoların kaldırılmasını istediğini kaydeden Erdoğan, "İnsani yardım için kapılar engelsiz açılmalıdır. Ama biz insani yardım ulaştırmada güçlük çekiyoruz. İsrail birlikleri Gazze'den süratle çekilmelidir. Ulusal uzlaşı çalışmalarına hemen geçilmelidir." diye konuştu.

HİÇBİR SORUNU TRİBÜNDEN İZLEMİYORUZ

Hamas'ın İsrail birliklerinin 7 gün içerisinde Gazze'den çekilmesi ve tüm kapıların açılmasını istediğini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Burada bir gerçek daha var. Haziran 2008 bir anlaşma yapıldı 6 aylık. Bu ateşkes süresince ateşkese Hamas uydu; ancak ambargolar da kalkacaktı ama kalkmadı. Zaten ambargoların kalmayışı bu yeni farklı süreci başlattı. Şu anda cumhurbaşkanımızı da dahil olmak üzere 8-10 ülke Şarm El Şeyh'te bir aradalar. Bu buluşma inşallah taraflar arasında acil bir ateşkesi sağlar, akl-ı selim egemen olur. Taraflar buna uyar. Böylece o Gazze'deki masum insanlar yeni hayatlarını insanlığın da desteğiyle tesis eder. Buna göre yeni yaşam şekillenir. Biz Türkiye olarak gücümüzün yettiğince altyapı üst yapı noktasında, okuldu sağlık desteğiydi bunların kurulması noktasında elimizden geleni yapacağız. Gelen yardım oldu mu, sordum soruşturdum. Ama adı var kendisi yok. En azından İKT'nin girişimleriyle burada ciddi bir adım atılır ve Gazze'de insanlar şu anda yaşadıkları felaketten biran önce kurtulur. Türkiye her zaman barışın adaletin, huzurun, güvenliğin, istikrarın yanında olmuştur. Bölgesel ve küresel barışa katkıda bulunmak için elimizden gelen gayreti gösterdik, gösteriyoruz. Hiçbir olaya kayıtsız kalmıyoruz. Hiçbir sorunu tribünden izlemiyoruz. Hiçbir drama gözümüzü yummuyoruz, hiçbir trajediye sessiz kalmıyoruz, kalamayız. Gürcistan'da ölenler Hıristiyan'dır demedik. Orada ölenler şu mezhepten, şu meşrepten demedik. Ta Somali'ye kadar uzandık. Afganistan'da Türkiye var. Şimdi 800 civarında askerimiz orada."

(cihan)




Bu haber toplam 790 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri