Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bir erken seçim mümkün mü

27.03.2009 00:37
Başbakan Erdoğan, canlı yayında yerel seçimden alınacak sonuçlara göre yeni bir genel seçiminle ilgili fikrini ABD seçimlerini örnek göstererek verdi.

Show TV'de Akşam yazarları Başbakan'a soruyor programına konuk olan Başbakan Erdoğan gündemi değerlendiriyor. Ak şam gazetesinden İsmail Küçükkaya ile birlikte Deniz Gökçe, Hüsnü Mahalli katılıyor. Başbakan Erdoğan öncelikle kaza ile ilgili değerlendirmede bulundu.

YAZICIOĞLU KONUSUNDA GELİNEN NOKTA

Dün Tokat mitingi sırasında önüme bir kağıt getirerek değerli dostum olan aramızda çok özel hukukumuz olan kardeşim Yazıcıoğlu ile ilgili haberi getirdiler.

Olaydan hemen sonra hemen arama çalışmaları başladı. Genelkurmay'ın termal kameralı helikopterleri Emniyetin helikopterleri gece 1'e kadar çalışmalar yaptı. Sabah yine aynı çalışmalar başladı. Şu anda yine çalışmalar devam ediyor.

Gördüğüm kadarı ile helikopter güçlü bir helikopter değil, içerisinde 6 kişi var, helikopterin tek pervanesi var. Ben Bolu mitingine giderken ikili pervaneli helikoptere binmeme rağmen uzmanlar o helikopterle gitmemi sağlıklı bulmadı. Ben eksiklik olduğunu düşünümyorum.

Şu anda çalışmalar tüm hızı ile sürüyor ancak hava muhalefeti nedeni ile istediğimiz sonucu alamıyoruz. Ama en kısa sürede içimizi rahatlatacak bir haber alacağımızı umuyorum.

Başbakan Erdoğan, krizin yaşandığı bir döneme rağmen vatandaşların hükümete olan güveninin sürdüğünü belirterek kamuoyu şirketlerinin yaptığı anketler ile birlikte en sağlıklı anketin pazar günü yapılacağını sonucu da herkesin göreceğini belirtti.

SEÇİM SONRASI YENİ PAKET

Başbakan Erdoğan, ekonomide 2002 yılı ile 2008 yılı arasındaki rakamları açıkladıktan sonra krizle birlikte aldıkları ekonomik paketlere dikkat çekti. Başbakan Erdoğan seçim sonrasında krizin izlerini silmek için yeni çalımalar yapacaklarını iş dünyası ile toplantılar yaparak yeni önlemler alabileceklerini belirtti. Başbakan Erdoğan, özellikle KOBİ'lere yönelik alınacak tedbirlerin seçim sonrasında alınacağını belirtti.

Başbakan Erdoğan IMF ile görüşmelerin istedikleri noktaya gelinmesi halinde anlaşmaya varılacağını belirtirken anlaşma olmaması halinde bile Türkiye'nin kendi programı çerçesinde yoluna devam edeceğini belirtti.

Başbakan Erdoğan şu anda memurların bin 417 TL aldığını, çalışanların enflasyona ezdirilmemesi için çaba harcadığını belirterek Baykal'ın önedirdiği karşılıksız para basmaya kesinlikle karşı olduklarını belirtti.

MERKEZİ YÖNETİM BELEDİYE İLİŞKİSİ

Kendisinin yerel yönetimlerden geldiğini anlatan Başbakan Erdoğan, belediyelerin yaşadığı sıkıntıları bildiğini geçmişte hesabını bilmeyen belediyelerin batmakla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Başbakan " Bugün iktidar ile birlikte hareket eden belediyeler sinerjiyi yakalayarak bulunduğu kenti daha ileri götürebiliyor. Bugün TOKİ'yi beldesine ilçesine iline sokmayan belediyeler var. Oysa TOKİ gittiği yerde ekonomiyi canlandırdı, alt gelir grubu vatandaşı da ev sahibi yapıyor. Merkezi yönetimle belediye ne kadar el ele olursa kalkınmaları daha fazla olacaktır"

Ekonomik kriz nedeni ile dünyada büyük bir sıkıntı yaşandığını ve işsizliğin arttığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye'de krizin iş kaybını asgaride tutması için işverenlerle konuştuğun işçi çıkarılmaması için destek kararı aldığını belirterek bunun Türkiye'ye maliyetinin 26 Katrilyon olduğunu vurguladı. Başbakan Erdoğan Ford firmasının bu konuda kendileri ile hareket ettiğini bu yaklaşıma uymayan firmalarla da görüşeceklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan hükümetin büyüme hedefinde tüm olumsuzluklara rağmen değişime gitmeyeceklerini, dünyada küçülme rakamları üzerinde durulurken Türkiye'nin yeni açılımları ile büyüme hedefini sürdürdüğünü belirtti. Türkiye'nin bu konumu ile de uluslararası arenada farklı yere konduğunu söyledi.

DİYARBAKIR'DA SEÇİMİN KAZANILMASI VEYA KAYBEDİLMESİNİN ANLAMI

Kürt kökenli vatandaşların sadece Diyarbakır'da oturmadığını anlatan Başbakan Erdoğan Edirne'den Hakkari'ye kadar Kürt kökenli vatandaşlar olduğunu belirterek "DTP Kürt kökenli vatandaşların temsilcisi değildir. Diyarbakır'ı kaybetmek Kürt kökenli vatandaşları kaybetmek değildir. DTP seçimi alırsa yine İller Bankası ile ilişkisini südürür alacağını alır şehre güllikler katarlarsa da bundan gurur duyarız. Ancak şu anda Diyarbakır belediyesinin yaptıklarını yeterli görmüyorum. Diyarbakır'da bugün Diyarbakırspor konusu var ve acil stad yapılması gerekiyor. Oysa onlar hükümetle çatışma içine girerek netice alacaklarını sanıyorlar. Oysa hükümetle barış içinde olması lazım.

Ben kendim belediye başkanı iken projeleri gerçekleştirmek için yaşadığım çaresizliği biliyorum. ama bugün böyle bir konu yok. Bugün Diyarbakır'a işadamı gitmiyor, Diyarbakır teşvik kapsamında kendi vatandaşı bile Diyarbakır'a yatırıma gitmiyor bunun iyi düşünülmesi lazım. Ama bugün Diyarbakır için ben çok umutluyum. Diyarbakır'ı Ak Parti kazanırsa kimse şaşırmasın.

İZMİR İLE DİYARBAKIR ARASINDAKİ BENZERLİK

Başbakan Erdoğan, İzmir adayı Taha Aksoy'un çok önemli bir isim olduğunu ve ciddi projeleri bulunduğunu belirterek "Taha bey İzmir için çok önemil olan Üniversiad çalışması için büyük gayret gösterdi. Bugün çok iddialı bir ekiple İzmir için hazırlıklarını sürdürüyor. Üzüldüğüm Diyarbakır da da İzmir de de bugün hizmet değil kimlik siyaseti öne çıkarılmaya çalışıyor. İnsanlar hizmet verenlere göre değerlendirme yapmalı ideolojiye göre oyunu vermemelidir."

HÜKÜMET İLE MUHALEFET ARASINDAKİ USLUP KRİZİ

Hükümet olarak hiçbir zaman gerginlikten nemalanmak istemediğini böyle bir şeyi beklemenin de saçmalık olacağını söyleyen Başbakan Erdoğan, muhalefet ile arasında yaşanan gerginliğin kendisi tarafından çıkarılmadığını savundu. Başbakan Erdoğan, "Ben sadece rakamlarla anamuhaletifi ve Sayın Bahçeli'yi kendi dönemlerinde neler yaptılar biz neler yaptık bunu ortaya koymaya çalıştım. Ancak sayın Baykal çirkin uslup kullanmaya başladı. Sonra TV olayı çıkardı. Söylediği sözler hiçbir zaman siyasi ahlaka uygun değil. Ben hiçbir zaman hakarette bulunmadım. Uslup kirliliğin hiçbir zaman kabul edemem. Onların düştüğü noktaya da ben düşemem.

Muhalefet 22 Temmuz öncesinde irtica başta olmak üzere  farklı bir kampanyalar yürüttüler şimdi de küresel krizin getirdiği işsizliği ellerine aldılar. Ellerindeki tek silah da işsizlik. Ama inanıyorum ki seçim sonrasında özellikle inşaat sektörü ile birlikte işsizlikte azalma yaşanacak.

TÜRKİYE KRİZDE DİBİ NE ZAMAN GÖRECEK

Dünyada yaşanan ekonomik krizde özellikle 2009'un kayıp yıl olarak kabul edilmesine karşın Türkiye'nin durumunun nasıl değerlendirilmesi gerektiğine değinen Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin krizde tabanı 6. aya kadar görebileceğini Haziran'dan itibaren ekonomide düzelmenin yaşanacağını belirterek " Ben 2009 yılının pozisif biteceğine inanıyorum. Türkiye yeni açılımlarla özellikle ihracatta yeni pazarlar bularak kendisini güvenceye alacaktır. Japonya, İspanya, İsveç gibi ülkelerde sanayi üretimi Türkiye'den çok fazla düşmüştür. Türkiye yeni açılımlar peşinde. Irak'a yapılan ziyarette önemli anlaşmalar imzalandı. 20 Milar dolarlık dış ticaret imkanı doğdu, Rusya ve diğer komşu ülkelerle ticari ilişkileri önemli noktaya getireceğiz.

DAVOS OLAYI NEDEN MEYDANLARA YANSIMADI

Başbakan Erdoğan, Davos'ta yaşanılanların yerel seçim çalışmalarında neden kullanılmadığı sorusuna değinirken, "Ben oraya bir planla gitmedim. Gazze'de yaşanan bir acı var. Davos'taki toplantıda kendilerini savunmaya kalktılar ben durumu ortaya koydum Türkiye'ye barış için gelindiğini ancak tam tersinin yapıldığını anlattım. Orada benim gösterdiğim tavır kendimle ilgili değil, bir çaresiz bir toplumun durumunu dile getirdim. Sesini çıkarmayan Avrupalı liderlerler bile beni haklı bulmuşlardır. Ben bunun seçim meydanlarına yansımasını doğru bulmadım. Mümkün olduğunca dile getirmedim." dedi.

  İKİNCİ İDDİANAMEYE BAKIŞI

Ergenekon davasındaki ikinci iddianame ile ilgili sorulara da cevap veren Başbakan Erdoğan bu konuda yorumda bulunmasının doğru olmadığını, olayın hukuk süreci içinde sürdüğünü belirterek "Bizim üzerimize düşen birşey varsa onu yerine getirmekten başka yapacağımız birşey yoktur. Bu bir iddianamedir bunun dışında yoruma girmem doğru değildir." dedi. Başbakan Erdoğan  kendisinin  de telefonunun dinlenebileceğini belirterek " Ben konuşmalarıma dikkat ediyorum." dedi.  Erdoğan, Genelkurmay ile çok iyi bir ilişki içinde olduklarını ve karşılıklı güven içinde açıkladı.

TÜRKİYE'NİN ÇEVRE ÜLKELERİ İLE İLİŞKİSİ

Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde sıkıntıların aşılması için önemli adımlar atıldığını anlatan Başbakan, ABD'de bu konunun kaşınılmaya çalışıldığını gördüklerin belirterek "Umarım ABD yönetimi bizim sorunu çözmeye yönelik çabalarımıza gerekli desteği sağlar. Türkiye, bölgesindeki sorunların çözülmesi için büyük gayret gösteriyor. Sadece Ermenistan ile değil, Gürcistan'daki sorunun çözümü ve Azerbaycan Ermenistan arasındaki sorun için de gayret gösteriyoruz. "

Türk Amerikan ilişkilerinde Obama'nın öncelikle Türkiye'ye gelmesinin öneminin vurgulanmasıyla ilgili Başbakan Erdoğan, Obama'nın açıklamalarının yeni bir dönemin habercisi olduğunu belirterek "Ben Obama'nın krizlerin aşılmasında ve ABD'nin yeni döneminde ciddi adımlar atacağına inanıyorum. Obama'nın Türkiye'ye yapacağı ziyarette geleceğe yönelik çok ciddi temel taşların konulacağı bir zemin olacaktır. Bayan Clinton'nun Türkiye ziyaretinde ben bunun gerçekleşeceğine inandım.

IRAK ZİYARETİNİN TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİ

Cumhurbaşkanı Gül'ün Irak'a gerçekleştirdiği ziyaretle ilgili Bakan Tüzmen ve katılan heyetten aldığı bilgilerlle çok olumlu bir ziyaretin gerçekleştiğini gördüğünü belirten Erdoğan, bugün de özellikle terör örgütüne yönelik önemli adımların atılmaya başlandığını dile getirdi. Başbakan Erdoğan, "En büyük temennim bunun sözde kalmaması uygulamaya geçmesi halinde iki ülke için çok parlak bir geleceğin mümkün olacağını görmeleridir. Bugün Irak'ta bütçe fazlası var ve ülkede yapılacak çok iş var. Türkiye ile yapılacak işbirliğinde iki ülke arasında çok farklı bir gelecek mümkün olacak. Hem petrol hem de petrol konusunda yeni hatlar mümkün hale gelecek. Bunlarla ilgili görüşmeler aylardır sürüyordu şimdi belli bir noktaya geldik.  Terörün durmasına yönelik biz eve dönüş yasası hazırladık ancak bu yasa yeterince algılanamadı ve istediğimiz sonucu alamadık. Türkiye-İran ve Irak terör örgütü konusunda aynı fikirdeler ve kararlılar. Artık çember daralıyor. Sadece bölgede değil, Almanya İspanya ve Avrupanın birçok ülkesinin olaya bakışı değişmeye başladı. Çünkü Türkiye'nin başında olan dert yarın onların da başına olabilir. Bu yüzden Türkiye'yi daha iyi anlamaya başladılar. Bugün Türkiye Irak ve ABD arasındaki üçlü oluşum bundan sonraki dönemde önemli adımların atılmasında önemli rol oynayacaktır.

Başbakan Erdoğan, kendisiyle ilgili asılan pankartlar yüzünden yapılan eleştirilerle ilgili şunları söyledi "Ben yazılara bakmıyorum. Yoldan geçen bir vatandaş Allah razı olsun desin yeter. Ben şan şöhret peşinde değilim. Millete hükümranlık olmaz millete hizmetkarlık olur. Ben böyle düşünüyorum. Benim hakkımda söylenen sözlere bakmıyorum. Diyarbakır'da büyük bir Dicle sorunu var. Şehrin atıkları nehre veriliyor. Bugün Haliç'in geldiği nokta belli. Bu neden Diyarbakır'da olmasın. Türkiye bir sinerjiyi yakaladı. Bu sinerjinin ülkenin dört bir yanında görülmesini isterim. G.Antep, Antalya, birçok şehir geldiği nokta belli. Ankara'da Havalimanından şehre gelişi tam bir facia idi. Bugün ise çok farklı bir boyuta geldi.

YENİ BİR ERKEN SEÇİM MÜMKÜN MÜ

Ankara Eskişehir arasındaki hızlı tren, Marmaray projesi, Bolu Tüneli bunlar hepsi 6.5 yıla sığdırılan işler. Çıkacak seçim sonuçlarına göre erken seçim olacağı iddialarına ise "Kimse böyle bir beklentide olmasın. ABD'de herşey yaşanmasına rağmen tarih boyu hiçbir zaman seçim tarihi değişmedi. Türkiye'de seçim 5 yılda bir yapılır kararı var biz sonuna kadar da bu yasaya uyacağız. Yabancı sermaye bizim yasalara olan bağlılığımıza güvenerek geliyor. Bizim oyumuz azalsa bile yeni bir seçim peşinde olmayacağız.

Bu haber toplam 824 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri