Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan'ın doktorası ve Kürtler

25.07.2009 11:54
Ortadoğu'yu en iyi tanıyan gazetecilerden Hüsnü Mahalli, Erdoğan'ın önündeki büyük fırsatı yazdı..
Hüsnü Mahalli, Akşam gazetesinden yazdı...

Mart 2003'ten bu yana 6. kez Suriye'ye giden Başbakan Erdoğan, çarşamba günü Halep Üniversitesi tarafından kendisine 'Fahri Doktora' unvanı verilmesi nedeniyle düzenlenen özel ve çok coşkulu törene katıldı.
Türkiye-Suriye ilişkileri son 6 yılda her alanda olağanüstü bir gelişme kaydetti. Siyasal ve ekonomik alanda hiçbir sorun yok. İki ülke bölgesel ve uluslararası birçok konuda aynı görüşü paylaşıyor. Sosyal, kültürel, bilimsel ve diğer alanlarda yapılması gereken çok şey var.

Öncelik de konu Başbakan Erdoğan'ı ilgilendirdiği için eğitime verilmelidir. Son 40 yılda Türkiye üniversitelerinden mezun olan Suriyelilerin sayısı binleri aşmıştır. Bunların en önemlisi 1980-1984 yıllarında Başbakan olan ve rahmetli Turgut Özal'ın arkadaşı Abdurrauf Elkesm. Elkesm'in yanı sıra Türkiye mezunu onlarca bakan, milletvekili, yönetici, doktor, mühendis ve başkaları var. Ancak YÖK, Başbakan'a verilen 'Fahri Doktora' dahil, Suriye üniversiteleri tarafından verilen diplomaları tanımıyor. Çünkü YÖK'e göre Suriye'ye giden öğrenciler ya ilahiyat bölümlerine gidiyor ya da Arap kökenli Hataylı gençler.
Oysa Suriye bırakın Türk üniversitelerinin diplomalarını, şimdi KKTC üniversitelerini de tanıyor ve Türk gençlerine karşı garip saplantılar içinde değil.
Başbakan Erdoğan, Halep Üniversitesi tarafından kendisine verilen 'Doktora' unvanını önemsiyorsa YÖK'e gerekli talimatları vererek bu sorunun çözümünü sağlar ve Türkiye-Suriye ilişkilerinde önemli bir konuyu gündemden çıkarır.
Çünkü buna benzer sorun yakında Kuzey Irak ile yaşanabilir. Şu anda Erbil ya da Süleymaniye üniversitelerinde okuyan Türk vatandaşı gençler mezun olduklarında birileri onlara Suriye gerekçelerine benzer gerekçelerle 'YÖK, diplomalarınızı tanımıyor' diyebilir. Çünkü Türkiye, Kuzey Irak'taki Kürdistan Federe Bölgesi'ni resmen tanımıyor. Oysa bu bölgede bugün seçim var ve bütün dünyanın gözü burada. Çünkü bu seçim sonuçları Kürtleri ilgilendirdiği kadar Irak'ın ve dolayısıyla bölgenin geleceğini etkileyecek.
Önce seçim ile ilgili bazı notlar...
Yaklaşık 2,5 milyon seçmenin oy kullanacağı seçime 22 siyasi parti ile 5 seçim koalisyonu katılıyor. Bunların en önemlisi kuşkusuz Barzani liderliğindeki KDP ve Talabani'nin başkanı olduğu KYB ittifakı. 111 sandalyeli Parlamento'da bu ittifak yaklaşık 70 sandalye kazanabilir. Seçimin en önemli figürü ise KYB'den ayrılan Nevşirvan Mustafa'nın liderliğini yaptığı Değişim ve Reform Hareketi. Kampanyasını 'Yolsuzluk ile mücadele sloganı'yla yürüten Mustafa'nın, yaklaşık 10 sandalye kazanması bekleniyor. Talabani ilerlemiş yaşına ve sağlık durumuna rağmen Mustafa'nın önünü kesmek ve kendini kanıtlamak için köy köy dolaşıyor. Seçimin merak edilen diğer konusu ılımlı-radikal İslamcıların şu an toplam 15 olan sandalyelerini artırıp artıramayacakları. Mesut Barzani'nin Kürdistan Başkanı seçilmesi ise kesin. KYB-KDP ittifakı çoğunluğu sağlaması durumunda Kürdistan Federe Bölgesi Başbakanlığı'na bu kez Talabani'nin sağ kolu ve Irak Başbakan Yardımcısı olan Berham Salih atanacak. Bu makamda işgalden bu yana Neçirvan Barzani oturuyor ve bu durum KYB'lileri rahatsız ediyordu.
Irak Cumhurbaşkanı olan Talabani ise partisinin parçalanmasına yol açma riski taşıyan bu huzursuzluğu kontrol altına almak için çok yoğun çaba harcadı ve sonunda Mesut Barzani'yi ikna etti. Çünkü Talabani'ye göre birlik içinde olmayan bir KYB ve KDP, Kuzey Irak'ta, Irak'ta ve bölgede Kürt davasına sahip çıkamaz.
İşte bu nedenle Talabani'nin yoğun çabası ile KYB ve KDP arasında tüm sorunlar çözüldü. Daha üç ay öncesinde her iki partiye bağlı ve toplamda 120 bin kişilik peşmerge birlikleri tek ve ortak bir bakanlığa bağlandı. Bu ise Kürdistan Federe Bölgesi ve dolayısıyla Kürtlerin Bağdat ve bölge ilişkileri açısından çok önemliydi.
Bu haber toplam 1004 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri