Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan'ın Hedefi Yine Doğan

07 Eylül 2008 / 18:04
Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan'ın dün yaptığı yazılı açıklama ve grubun yazarlarının bugünkü yazılarına çok sert cevap verdi.
AKP Bayrampaşa İlçe Teşkilatı'nın kongresinde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hedefinde yine Aydın Doğan vardı.

Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan'ın dün yaptığı yazılı açıklama ve grubun gazete yazarlarının bugünkü yazılarına çok sert cevap verdi.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından başlıklar:

- Türkiye, gündem belirleyen ülke olmuştur.

- Türkiye artık yapıcı katkısı aranan, süreçlere katılması istenen, küresel ve bölgesel bir aktör haline gelmiştir.

- Tarafların güvenini kazanmak, durup dururken olmuyor. Dürüst ve samimi davranmakla oluyor.

- Türkiye, Ortadoğu'da da, Kafkaslar'da da işbirliği aranan bir ülke olmuştur.

- Uluslararası zeminde sözünüz ne kadar dinleniyorsa, uluslararası gücünüz de o kadardır.

- Milleti aç ve açıkta bırakarak milliyetçilik yapmanın devri çoktan geçti.

- Türkiye'nin yeri alt kümeler değildir. Türkiye'nin yeri süper ligdir.

- Bu kervan, bu yolda emin adımlarla yürüyor.

- Üç tarafı denizlerle, dört tarafı düşmanlarla çevrili ülke kompleksi geride kalmıştır.

- Geldiğimizden beri, düşman üreten değil, dost üreten bir Türkiye var

- Büyüklerimizin, 'Dereler akar, Türk bakar' diye bir sözü var. Şimdi 'Dereler akar, Türk yapar' diyoruz.

- İnancına güvenmeyen inanç hürriyetinden korkar. Düşüncesine güvenmeyen düşünce hürriyetinden korkar.

- Ben hiç bir şeye karışmam, kendi kabuğumda yaşar giderim deseydik... Hiç bir zaman masadan kaçmadık.

- Türkiye'yi tarihte olduğu gibi şanlı yerine yeniden çıkartacağız.

- Türkiye dünya ülkesi olmaya gözünü dikmişken, birileri Ankara'da hala taşra siyaseti güdüyor.

- Dışişleri Bakanıma talimat verdim. Muhalefeti ziyaret et, AB konusunda bilgilendir. Haftalar oldu, CHP cevap vermedi. En son gelen cevap şu: Onur Öymen'e gelip brifingi versinler! Ben bakanımı gönderiyorum. O zaman ben de bürokratımı gönderirim. Bilgiye ihtiyacınız varsa alırsınız.

- MHP'nin verdiği cevap; "Petrosyan'la görüştü bizim başkanımız dediler, gelsin birine brifingi versin" diyorlar. Bürokratımı gönderirim. Alparslan Türkeş'le, Petrosyan görüşmş mü görüşmemiş mi?

- Bunlar çözüm üretemez. Problem üretirler. Biz yerel siyasetten beri, sorun çöze çöze geldik.

- Ne ana muhalefetin, ne yavrumuhalefetin böyle bir derdi var.

- Sokakların sesini, halkın vicdanını devlete ulaştırmış, kimsesizlerin sesi olmuştur bu siyaset.

- Sosyal devlet olma ilkesinin gereği olarak, odağa insanı koyduk. Önce insan, önce devlet değil. İnsanı yücelt ki, devlet yücelsin!

- Bayrampaşa'da önemli işler yapıldığını özellikle vurgulamak istiyorum. Çocuk ve gençlik merkezleri açıldı. Bayrampaşa Cezaevi buradan kalktı. Yerine de Bayrampaşalılar'a yakışır bir projeyi gerçekleştireceğiz.

- Sayın Doğan çok rahatısız olmuş. Yazılı cevap vermiş. Bu hamur çok su kaldırır. Yazını cevapla, anı kurtarmaya gayret etti.

- Biraz daha açmam gerekecek. Yayın yönetmeni diyor ki, 'Doğruları yazmayalım mı?' Yaz da doğruları yaz!

- Baykal'ın ağzından Başbakan'a elden para verildiğini söylüyorlardı. Nerede o sözünü ettiğin tutanacak.

- Şimdi yarımağız, başbakana elden değil, başbakanlığa verildi diyorsunuz. Doğrusunu o zaman baştan yazsaydınız ya.

- Sayın Aydın Doğan, dün hala 'İddia sahibi ben değilim' diyor. Peki soruyoyurum: Hukukta yataklık etme diye bir şey var. Sayın Doğan, böyle bir iftraya yataklık ettiğinin farkında mısın?

- Sen Türkiye'nin bir numaralı medyasısın ya, Başbakanlık Basın Müşavirliği var. Oradan teyid ettirseydin ya.

- Eski komünistlerin yaptığı gibi, çamur at izi kalsın mantığıyla mı hareket ediyorsunuz?

- Tutanağı neden açıklayamıyorsun? Bak ben sana açıklayayım. Tutanakta benim adım bile yok. Rakam ve imza bile yok. Benim para aldığımı kanıtlamıyor bu belge.

- Bak bugün yayın yönetmenin, başbakanlığa verilmiş diyor. Hanginiz yalan hanginiz doğru söylüyor?

- Önce insanların, şeref ve haysiyetlerine saldıracaksınız. Sonra ne var canım bunda diyeceksiniz.

- Basın özgürlüğü, size yalan yazma, insanların haysiyetleriyle oynama hakkı vermez

- Bunun adı basın özgürlüğü olmaz.

- Aydın Doğan, "Ben Deniz Baykal'ın ve NTV'nin yalancısıyım" diyor. Baykal'a sorunca, "Doğan Grubu'nun yalancısıyım" diyor. Bozacının şahidi şıracı!

- Suçluyla masumun birbirinden ayırdedileceği yer mahkeme salonlarıdır, gazete sayfaları değil.

- Sizin bu telaşınız nedir? Siz onu söyleyin. Bunu ben biliyorum da, siz açıklayın. Bu saldırganlığınız neden? Bir hafta süre. Açıkladın açıkladın açıklamazsan, gelecek haftasonu yine kongreler var, ben açıklayacağım!

- Nedenini biliyorum. RTÜK ile ne işiniz. Açıklamadığın takdirde açıklayacağım. Birkaç hafta sonra açıklanacak bir davanın sonucunu neden bekliyorsunuz. CNN'nin karasal yayını hakkında bir isteğiniz var mı yok mu? Bunları açıklayan yoksa ben açıklayacağım. Biz sadece iddiaları yazdım diyorsunuz.

- Bak bu iftiranın dayandırıldığı belgeyi arkadaşlarım buldu. Alman yetkili diyor ki Türk hükümetinden Alman tutukluyu almak için talepte bulunduk. Onlar da Almanya'da tutuklu bulunan Türklerin durumunu hatırlattılar' diyor. Size ne oluyor. Madem yazacaksın al sana delil diye dosyaya eklenen belge. Milleti niye aldatıyorsun. Böyle mi haber yapıyorsun.

- Bu mudur basın özgürlüğü? Gayet iyi avukatlığınızı yapıyorlar. Onlar patronlarını savunmada mahirler. Öncelikle gelin de patronunuzun haksızlıklarını değil de gerçekleri yazın. Ve Aydın Doğan da tutmuş bana yazılı cevavep vermiş. Özgür basını susturmak istiyormuşuz. Cevap vereceksen iddialarını doğrularsın. Diyor ki '' Hilton ile ilgili sorunu belediyenin sorunu olurak biliyordum. belediyenin sorunu ise neden bu konuyu bana getirdin. Bana getirip yardım istedim. Şimdi açıklıyorum.

Bu haber toplam 730 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri