Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ergenekoncuların yeni taktiği...

07.12.2010 09:40
Ergenekon davasında yargılanan sanıklar, psikolojilerinin bozulduğunu iddia ederek tahliye olmaya çalışıyor.

Birinci ''Ergenekon'' davasında, Danıştay saldırısıyla ilgili çeşitli iddialarda bulunarak, koğuşunun değiştirilmesini isteyen tutuklu sanık İsmail Yıldız'ın ayrı bir odada tutulması için cezaevine faks çekilmesine karar verildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada avukat Zeynep Küçük, baz istasyonu kayıtlarından ulaştığı sonuçlara göre tanık olarak dinlenen Salih Yaşar'a birçok soru yöneltti.

Küçük, bu kayıtlara göre, Alparslan Arslan'ın Cumhuriyet gazetesine üçüncü bombanın atılmasından sonra sanık Süleyman Esen'i aradığını, Esen'in de hemen ardından Salih Yaşar'ı aradığını, Arslan'ın daha sonra Gültepe'de Salih Kurter'in evine yakın bir noktadan Salih Yaşar'ı aradığını söyledi.

Küçük'ün yine bu verilere göre Arslan'ın gazeteye ikinci bomba atıldığı gün Coco Bar'dan çıktıktan sonra gece yarısına doğru Salih Kurter'in evine gittiğini ve evde Salih Yaşar ile Esen'in de olduğunu belirtmesi üzerine Yaşar, ''Benim onlarla bir irtibatım yok. Kuyumculuk yapıyorum. Hurdaları toplamak için çok geç saatlere kadar kaldığım oluyordu. Süleyman Esen'i 'geliyorum' diye aramışımdır. Bilsem şikayet ederdim. Hocanın evine de sokmazdım. Danıştay olayından sonra gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanınca haberimiz oldu'' diye konuştu.

Duruşmada söz alan Arslan, kendisine dua okunmasıyla ilgili açıklama yaparak, ''Salih Kurter, Süleyman Esen ile Salih Yaşar'a, 'Bu arkadaşı bir okuyun.' dedi. Yaşlı adam, bir şey diyemedim. Okuma denen olay böyle başladı. Üsküdar Zeynep Kamil'deki eve gittik. Üç kişiydik. Orada da Salih Yaşar okuma işini yaptı'' diye konuştu.

Tutuklu sanık Doğu Perinçek'in, ''Yere yatırılarak Kur'an okuma hangi adaba sığar? Bunu sordun mu?'' diye sorduğu Arslan ise, ''Cezaevinde de en fazla 1 saat ayakta kalıyorum. Geri kalan 23 saatim yatakta geçiyor. Ben zaten rahatsız bir insanım. Çoğu zaman uzanırım'' yanıtını verdi.

Arslan, 2006 yılı Mayıs ayında rahatsız olduğunu, 10-15 gün yemek yemediğini, yaklaşık 45 gün kadar tam kendinde olmadığını söyledi.

İSMAİL YILDIZ'IN İDDİALARI

Duruşmada Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, tutuklu sanık İsmail Yıldız'ın dilekçe vererek, sanıklardan Oktay Yıldırım ve Mehmet Demirtaş ile aynı koğuşta kalmasının mümkün olmadığını, Demirtaş'ın kendisine saldırdığını, koğuşunun değiştirilmesini istediğini belirtti.

Şengün, Danıştay saldırısıyla ilgili iddialarının yer aldığı dilekçelerinin Anayasa Mahkemesi, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT'e gönderilmesini talep eden Yıldız'ın, can güvenliğinin tehlikede olduğunu, başka bir cezaevine naklini istediğini kaydetti.

Şengün, ardından Yıldız'a söz vererek, birkaç günden beri söylediği bu iddialarını neden şimdiye kadar dile getirmediğini sordu.

Yıldız da, kendisinin bir stratejist olduğunu belirterek, Danıştay dosyasında tanık olarak dinlendiğini ve sürecin tamamlanma aşamasından olduğunu söyledi.

Danıştay saldırısı, Hrant Dink cinayeti ve Necip Hablemitoğlu cinayetleriyle ilgili iddialarda bulunan Yıldız'a Başkan Şengün, bu bilgileri kendisine veren kişilerin isimlerini söylemesini istedi. Yıldız, bu kişilerin AK Parti milletvekilleri olduğunu ileri sürdü.

''YILDIZ'IN SAĞLIĞINDAN ENDİŞE EDİYORUZ''

Yıldız'ın sabahki oturumda Danıştay saldırısında asıl katil olduğunu öne sürdüğü Oktay Yıldırım ise, ''İsmail Yıldız 1,5 yıla yakın zamandan beri hayvansal hiçbir gıda almıyor. Patates ve ekmekle besleniyor. Koğuşta yemekleri Mehmet Demirtaş yapar. Onun salatasını çorbasını ayrı hazırlar'' dedi.

Demirtaş'ın Yıldız ile tartıştığı gün de Yıldız'ın bir haftadır yemek yemediğini ifade eden Yıldırım, Yıldız'ın sağlığından endişe ettiklerini söyledi.

Yıldız'ın kendisine yönelik suçlamalarını duyduğunda ''Acaba tıbbi durumu nedeniyle mi böyle konuşuyor, ya da gerçekten bir niyet mi var?'' diye düşündüğünü belirten Yıldırım, ''Sayın Başkan bu adam tanrının altında 6 kişilik yönetim kurulu olduğunu, onların sürekli insan ürettiğini söylüyor. Biz bunları dinliyoruz. Cezaevindeyken çocuğu oldu. İnsanlar çaresiz. Nasıl bu hale geldi? Lütfen tahliye edin'' şeklinde konuştu.

Mehmet Demirtaş da, 26 aydır Yıldız ile aynı koğuşta olduğunu, kendisine Allah'tan şifa dilediğini belirterek, hiç yemek yememesi nedeniyle 24 saate bir beslenmesi için Yıldız'ı tehdit ettiğini söyledi.

Bu arada söz isteyen Alparslan Arslan da, cezaevinde sigara vermediklerini, bunun vatandaşlık hakkına aykırı olduğunu söyledi. Başkan Şengün de, görevlilere ''mikrofonu kapatın'' diye uyarıda bulunarak, Arslan'a bunu cezaevi yönetimine bildirmesi gerektiğini kaydetti.

Şengün, Yıldız'ın, ayrı bir odada tutulması için yattığı cezaevine faks çekilmesine karar vererek, duruşmayı yarına erteledi.

Bu haber toplam 1212 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri