Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ergenekon'un En Hayati Üssü

14.12.2009 15:03
Eski Savcı Gültekin Avcı, ETÖ ile bir kısım medya arasında derin bağlantılar bulunduğuna işaret ederek, önemli açıklamalarda bulundu.

Eski Savcı Gültekin Avcı, Ergenekon örgütü ile bir kısım medya arasında derin bağlantılar bulunduğuna işaret ederek, "Ergenekon'un çöküşü demek bazı medya kurumlarının tasfiyesi demek." dedi. "Ergenekon çılgınlığının, kurulduğu ve hayat bulduğu askerî çekirdekten sonraki en hayatî üssü 'medya' olmuştur." diyen Avcı, Ergenekon'un medyasız yaşayabilmesi veya boy atabilmesinin mümkün olmadığına işaret ediyor.

 

Gültekin Avcı'nın kaleme aldığı "Ergenekon'un Medya ile Dansı" isimli son kitabı Nesil Yayınları'ndan çıktı. Kitabında "Ergene-Medya" tabirini kullanan Gültekin Avcı, bir kısım medya ile Ergenekon arasında derin ağlar bulunduğuna işaret ediyor. Kendilerini merkez medya olarak konumlandıran grupların maskelerinin düştüğünü söyleyen Avcı, "Milletimiz artık 80 ve 90'lı yıllar ile 28 Şubat sürecine göre daha bilinçli ve dikkatli." ifadelerini kullanıyor.

 

"Ergenekon çılgınlığının, kurulduğu ve hayat bulduğu askerî çekirdekten sonraki en hayatî üssü 'medya' olmuştur." diyen Avcı, Ergenekon'un medyasız yaşayabilmesi veya boy atabilmesinin mümkün olmadığına işaret ediyor. Avcı, "Toplumumuz etik kaygıları olmayan, gazetecilik prensiplerini dikkate almayan ve 'millete rağmen gazetecilik' sloganıyla gizliden gizliye hayat sahasını devam ettiren medya gruplarının uyuşturucu etkisi altındadır. Bu uyuşmuşluğun ve uyuşturma çabalarının en korkutucu ve yıkıcı etkilerini 28 Şubat sürecinden bugüne görmekteyiz. Aziz milletimizin dününü, bugününü ve istikbalini aydınlatma istidadında olan bir büyük tarihi operasyon olarak Ergenekon gerçeğinin, Türk medya yelpazesinde hangi entrikalarla işlendiği ve haberciliğin-gazeteciliğin hangi insiyaklarla yapıldığını anlatmaya çalışacağız." sözleri ile kitabın amacını açıklıyor.

 

Ergenekon'un Türk medyasının en önemli turnusol kâğıdı olduğunu söyleyen Gültekin Avcı, "Ergenekon'un çöküşü demek, bazı medya kurumlarının prestijinin ve yayın amacının tamamen tasfiyesi demektir. Hukukun gösterdiği gerçeklere rağmen gazetecilik yapmak, basın faaliyeti olarak kabul edilemeyeceği gibi illegal yapılara, demokrasiye kasteden Ergenekon türevi habis komitalara yeni hayat sahaları açmak demektir. 'İri görünümlü medya' 28 Şubatta hangi refleksleri gösterdiyse Ergenekon sürecinde de o zamanki tutumlarını aratmayacak coşkunlukta 'görev' ifa etti." ifadelerini kullanıyor.

 

Ergenekon Davası'nın Türkiye'ye kazandırdıklarını sıralayan Gültekin Avcı şunları söyledi: "Operasyon, bireylerin muallâkta kalan ve tereddüt içeren düşünce ve yaklaşımlardan kurtularak daha net bir kimlik arz eden çizgiler taşımasını sağladı. Herkes, fikrî planda kulvarını seçti. Bir takım dengeleri koruyarak ve çok yönlü valslarla demokrat gözüken ama hakikatte faşizan eğilimleri olan aydınları teşhir etti. Operasyonla, Türk basınında ve medyasında maskeler düştü ve her medya grubunun aslî kimliği ortaya çıktı. Mürekkep akıtan kalemler kimin için ve hangi menfaatler uğruna yazmaya devam edeceğini tekrar tanımlayıp yola devam ettiler. Demokrasi ve hukuk devletinin medyadaki kıymet-i harbiyesi ve bu prensiplere olan inancın seviyesi ortaya çıktı. Kimlerin gerçekten demokrat, kimlerin totaliter rejim taraftarı ve kimlerin hukuk devletine gerçekten inandığını açıkça görme fırsatımız oldu. Siyasal yelpazede herkes aslına döndü. Her parti cebinden gerçek kimliğini çıkardı. Türkiye gibi dokunulmaz totem ve tabuları olan bir tuhaf demokraside Atatürkçülük, Cumhuriyet ve Laiklik gibi fenomenlerin nasıl terörize edildiğini, nasıl illegalize edildiğini delilleriyle birlikte görmüş olduk." (CİHAN)

 

 

   

 

Bu haber toplam 1192 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri