Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ersever, gerçekleri anlattı

25 Ağustos 2008 / 13:23
Hem JİTEM, hem PKK itirafçısı tarihe ışık tutan bilgiler verdi. Cem Ersever'le Veli Küçük arasındaki ilişkiyi anlattı. Bakın neler söyledi?
JİTEM ve PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan JİTEM suikastlarını anlattı: Uğur Mumcu'nun aracına bombayı da onlar koydu. Musa Anter'i öldürdüler. Sonra Cem Ersever'i ortadan kaldırdılar.


CEM ERSEVER KİMDİR?

Ahmet Cem Ersever 1950'de Erzurum'da doğdu. Harp Okulu'ndan 1972'de mezun oldu. 1980'li yılların başından itibaren Doğu ve Güneydoğu'da PKK'ya karşı mücadelede aktif rol aldı.
Aygan'ın verdiği bilgiye göre 1985'te Siirt'te JİTEM'in çekirdek unsurlarını oluşturdu. 1990'da JİTEM Diyarbakır Grup Komutanı iken itirafçıları çevresine topladı. Bu dönemden sonra bölgede faili meçhuller arttı. Binbaşı iken JİTEM Gruplar Komutanı olarak Ankara'ya tayin edildi. 1993'te arkadaşlarıyla birlikte JİTEM'den istifa etti. Bir dönem, "terör temizliği yaptığı" düşüncesiyle adının baş harflerinden türetilen "ACE" kod adını kullandı. Öldürülmeden önce Aydınlık dergisinden Soner Yalçın'a önemli açıklamalarda bulundu. 1993 kasımında Ersever, itirafçı Mustafa Deniz ve sevgilisinin cesetleri Ankara çıkışında üç ayrı bölgede bulundu.
Jandarma İstihbarat Terörle Mücadele -kısa adıyla Jİ- TEM- Ergenekon operasyonunun son dalgasında emekli albay Arif Doğan'ın tutuklanmasıyla yeniden gündeme geldi.

Pek çok özelliğiyle 2000'lerin Ergenekon örgütünün atası olarak kabul edilen JİTEM'in kadrosu, hiyerarşik yapısı ve eylemleri hala tam olarak aydınlatılamadı.

"Fırat'ın doğusundaki Ergenekon"un bir numaralı tanığı olarak gösterilen ve hem PKK'nın, hem de JİTEM'in itirafçısı olan Abdülkadir Aygan İsveç'in başkenti Stockholm'de önemli açıklamalarda bulundu.

ERGENEKON CEM ERSEVER'İN FİKRİ

Bugün Ergenekon denilen şey aslında Cem Ersever'in fikriydi. Ersever'in, Veli Küçük ve Arif Doğan'la arası bozuktu. Ersever'in ideali bölgede kalmak ve emrinde bir taburla PKK'ya karşı savaşmaktı. Cudi Dağı'nda konuşlanıp, aynı PKK'lılar gibi yaşayacaklardı. Ersever, PKK'yı, PKK'lılardan iyi biliyordu. JİTEM'deki klasörlerinin rengi bile sarı-kırmızı-yeşildi. Ayrıca "Kuvayı Milliye ruhunu yeniden canlandırmalıyız" diyordu. Şehit ailesi, işadamı ve diğer sivilleri içine alan bir yapı kurmayı tasarlıyordu. Ersever yaşasa Ergenekon'un lideri olurdu.

VELİ KÜÇÜK ERSEVER'İ SEVMEZDİ

Veli Küçük, Ergenekon fikrini ondan aldı. Aralarında çetin bir rekabet vardı. Birbirlerinin ayağını kaydırmaya çalışıyorlardı. Aralarındaki çatışmanın sebebi Ersever'in kendi başına bir yapı kurmak istemesiydi.

MUSA ANTER CİNAYETİNİN EMRİ KÜÇÜK'TEN

O olayda Diyarbakır'daki bütün yetkili komutanlar aradan çekildi, ortalık Yeşil'e kaldı. Yeşil, Ersever'e değil, Veli Küçük'e yakındı. Ersever Ankara'ya tayin olduktan sonra Diyarbakır'da çok rahat çalışmaya başladı. Anter'in infaz edildiği gün Ersever hiç olmadık şekilde Nemrut'a dinleme cihazıyla gitti. "PKK'lıları izleyeceğiz" demişti. Komutan izne gitmişti. Onun yerine vekaleten bakan Savaş Gerçekçi de erkenden gitti. Meydan Yeşil'e kaldı.

BENCE YEŞİL DE ÖLDÜRÜLDÜ

Evet, Veli Küçük, Yeşil'i görevlendirdi. Ersever'e de "Yeşil'e karışmayacaksın" dedi. Sonra da bildiğiniz gibi Şırnaklı Hamit infaz etti Anter'i. (Musa Anter 20 Eylül 1992'de Diyarbakır'da öldürüldü. Cinayeti JİTEM'in işlediği Abdulkadir Aygan'ın 2004'teki itiraflarıyla tescillendi.) Ersever cinayeti de Yeşil'in işi. Ersever öldükten sonra da Ankara'dan geldi ve "Alçak, hain! Bankada bir sürü parası varmış" dedi. Ben Yeşil'in de öldürüldüğünü düşünüyorum. Yoksa çıkar konuşurdu.

JİTEMCİ BİNBAŞILAR İNFAZA KATILDI

Evet vardı. JİTEM Diyarbakır Grup Komutanı Binbaşı Abdulkerim Kırca'nın üç kişiyi infaz ettiğini gözlerimle gördüm. Bu kişiler Sağlık- Sen Diyarbakır Şubesi'nden Necati Aydın, Mehmet Ay ve Ramazan Keskin'di. Kırca, mahkeme serbest bıraktığı için bunları infaz etti. Olaydan önce JİTEM'de onları sorguladık. Sonra Silvan yolunda Kağıtlı Karakolu'nu geçince gündüz gözüyle bunlar dizüstü çöktürüldü. Kırca, yakın mesafeden kafalarına sıktı. Bu olayı ne zaman hatırlasam Vietnam'da çekilmiş meşhur bir infaz fotoğrafı vardır, aklıma o görüntü geliyor.

MUMCU'YU ÖLDÜREN C4 ABD'Lİ ESKİ ASKERDEN

Ersever'in valizinde yaklaşık 20 kilo C-4 olduğunu gözlerimle gördüm. Bu patlayıcıları 1991 ya da 92'de Vietnam gazisi bir Amerikalı adam Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'ne vermişti. Ersever de patlayıcıları oradan aldı. Bu patlayıcıları Mardin yolu kenarındaki bir derede patlatıp denedik. Ben, Ersever ve Amerikalı eski asker vardı. C-4'lerin bir kısmı Diyarbakır Baro Başkanı Mustafa Özer'in arabasının altında patlatıldı. Bombayı patlatan binbaşı Aytekin Özen'di. Ben bu olaya katılan kişiyim. Bu C-4 patlayıcıdan bir kısmını da Mardin- Kızıltepe şehir merkezinde Renault marka bir arabanın altında patlattık. Ersever bu C-4'leri Ankara'ya götürdükten sonra Uğur Mumcu C-4 patlayıcı ile öldürüldü. (Gazeteci Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'da uğradığı bombalı saldırıda hayatını kaybetti.) Aytekin Özen ve Ersever konuşmalarında "Uğur Mumcu kaşınıyor rahat durmuyor" diyorlardı. PKK'yla ilgili araştırmalarından rahatsızlardı. Mumcu'yu da yakında bir yere araçlarını park edip uzaktan kumandalı patlayıcı ile öldürdüler.

ABDÜLKADİR AYGAN KİMDİR?

Abdülkadir Aygan 1958'de Şanlıurfa'nın Suruç ilçesine bağlı Uzunhıdır köyünde doğdu. Annesinin babası Seyid Ahmet Keser, Abdullah Öcalan'ın babası Ömer Öcalan'ın kuzeni. Örgüte 1978'de katılan Aygan, "Ben hem PKK'nın hem de JİTEM'in itirafçısıyım. Ama hain değilim, kendimi hain hissetmiyorum. Çünkü hainlerin yaptıklarını açıkladım" diyor.

Aygan 1985'te Siirt'teki Hürmüz Mezrası baskınından önce güvenlik güçlerine teslim oldu. Bir süre cezaevinde kaldı. 1990'da Ersever'in aracılığıyla JİTEM'e girdi. Pek çok faili meçhul cinayete tanık oldu. Kimisinde rol aldı, ancak bizzat rol aldığı olayları anlatmıyor. 1999'da JİTEM'den ayrıldı. 2003'te İsveç'e yerleşti.
Kaynak:
Bu haber toplam 1460 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri