Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ETÖ' de İtiraflar Sürüyor

16.12.2009 09:23
Sanık Başaran, itiraf gibi bir savunma yaptı, Baykal ile 'Bizim Baro'ya teşekkür etti.
Ergenekon davasının dünkü duruşmasında sanık kürsüsünde eski USİAD Genel Sekreteri ve eski Atatürkçü Düşünce Derneği Kadıköy Şube Başkanı Birol Başaran vardı.

Başaran, 8 Şubat 2008'de Marmara Üniversitesi'nde ADD Kadıköy Şubesi tarafından düzenlenen 'Hukuk ve Siyaset Okulu' konulu panelde darbe isteyen bir konuşma yapmasıyla gündeme gelmişti. Başaran, Türkiye'de hukuk dışına çıkılmasını önermiş ve "Hukuk dışına çıkılacak günler geliyor diye düşünüyorum. Bazı durumlarda hukukun askıya alınmasında bir zarar yoktur diye düşünüyorum. Bunlardan bir tanesi de Atatürk'ün yaptığı devrimdir. Atatürk'ün hukuka çok bağlı olması için padişahın huzurunda selam durması gerekiyordu. Bir saatten sonra 'yok buraya kadar' dedi. 'Ben padişahı tanımıyorum.' dedi. Hukuk dışına çıktı. Ama ülkesini kurtardı. Hukuk ilkelerine saygı duyulması gerekenlerin affına sığınarak ben öyle düşünmüyorum. Ülke dara düştüğü zaman hukuk dışına da çıkılır diye düşünüyorum." demişti. Başaran'ın konuşması başta Şener Eruygur olmak üzere tüm salon tarafından dakikalarca alkışlanmıştı. Başaran, savunmasında bu konuya da değindi. Kendisi için her şeyin bu panelden sonra başladığını savundu. 'ADD ile olan tüm bağını 2005 yılında kopardığını ve bu tarihten sonra hiçbir ADD'nin kapısından içeri dahi girmediğini' söylemesi dikkat çekti.

Paneldeki konuşmasının yanlış anlaşıldığını savundu. Darbeden bahsetmediğini ileri sürerek, şunları söyledi: "Kıvırtmaya gerek yok. Aklı başında olan herkes demokrasi ister. Türkiye'de 1980'den bu yana 30 yıldır darbe olmamış. Darbe yapılıp geçiyor. Şeriat ise kalıyor. İran'ı görüyoruz. 'Darbe mi şeriat mı' dense darbe derim. Bu benim kişisel görüşüm. Bunu söyledim diye terörist olacaksam olayım."

Söz konusu panelden sonra Şener Eruygur'la yaptığı ve iddianameye de giren telefon konuşmasını ise şöyle açıkladı: "Panel ile ilgili çıkan haberler üzerine aradım. Adam zaten korkuyordu. Panelde boşboğazlık etmişim. Üzüldüm. 'Korkmayın, bir şey çıkarsa üzerime alırım' dedim."

Birol Başaran'ın darbe planlarıyla ilgili söyledikleri de dikkat çekiciydi. 2003-2004 yıllarında darbe planlandığı yönündeki iddialar ile ilgili olarak şunları anlattı: "İnsanlar toplanmış, 'işler iyi gitmiyor' demiş. Velev ki insanlar (darbe yapmayı) düşünmüş. Ancak TCK'nın 36. maddesinde gönüllü vazgeçme var. 2003-2004 yıllarında hukukun dışına çıkılmış ise de vazgeçilmiş. 27 Nisan 2007'de muhtırayı veren belli. Kendi eliyle yazdığını söylüyor. Eğer darbe planları suçsa, açın davayı. Yaşar Büyükanıt orada dururken bize burada darbeci denilemez."

BAYKAL VE İSTANBUL BAROSU'NA TEŞEKKÜR

Birol Başaran, savunmasına başlamadan önce teşekkür etmek istediği bazı kişiler olduğunu anlattı. Ardından "Bütün hayatım boyunca rakip olarak mücadele etmeme rağmen, bu davayı doğru anladığını ve desteğini verdiğini düşündüğüm Deniz Baykal'a teşekkür ediyorum. Desteklerinden dolayı İstanbul Barosu ve başkanı Muammer Aydın'a da teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Hâkim, sanığın suçlamasına Özakman'ın kitabıyla cevap verdi

Darbe planlarının yargılama konusu olduğu ikinci Ergenekon davası tutuklu sanığı Birol Başaran, savunması sırasında mahkemenin üye hakimi Sedat Sami Haşıloğlu'nun ailesine ait 4 vakfın 'tarikatçı' olduğu iddialarını dile getirdi. Daha önce tutuklu sanık Ergün Poyraz ve İşçi Partililerin de dile getirdiği bu iddiaların tekrar gündeme gelmesi, Hakim Haşıloğlu'nu açıklama yapmaya zorladı. Hakimlerin açıklama yapmak gibi bir durumu olmadığını belirten Haşıloğlu, ancak ilk ve son kez bu iddiaları dile getirenleri insafa davet etmek adına konuşacağını söyledi. Haşıloğlu, sanıkların dile getirdiği vakıflardan üçünün Turgut Özakman'ın "Çılgın Türkler" kitabında geçen ve soyadını Atatürk'ün verdiği Duran Sakarya tarafından kurulduğunu anlattı. Birinin ise ailesine ait kadın vakfı olduğunu kaydetti. Bu vakıfların 300 yıllık tarihi olduğunu ifade eden Haşıloğlu, "Biz burada hâkimler olarak peygamber sabrı gösteriyoruz. Ancak suçlamalar da belli sınırları içinde olmalı." dedi.

Bu haber toplam 1156 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri