Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ETÖ'yü Ayakta Tutma Çabaları

29.04.2010 10:34
Kendisine yapılan yumruklu saldırının ardından sağduyulu açıklamalarıyla dikkat çeken Ahmet Türk, provokasyonların devam edeceğinden endişeli.

Kendisine yapılan yumruklu saldırının ardından sağduyulu açıklamalarıyla dikkat çeken Ahmet Türk, provokasyonların devam edeceğinden endişeli. Türk, çözümü demokratik adımlarda ısrarcı olunmasında görüyor. 
 
Samsun'da yumruklu saldırıya uğrayan Ahmet Türk yavaş yavaş sağlığına kavuşuyor. Çukurambar'daki evinde sorularımızı cevaplarken son derece rahattı. Salona girip çıkan torunlarına gülücükler gönderdi. Türkiye çok sıcak ve önemli gelişmeler yaşıyor. Kürt sorunu ilk defa bütün yönleri ile tartışılırken, Meclis'te darbe anayasasının vesayetçi bazı maddeleri oylanıyor. İşte tam bu eşikte toplumu sarsan bir eylem gerçekleşiyor. Türk ve Kürt kesiminin sempati ile baktığı Ahmet Türk'e yumruk atılıyor. Kürtler ayağa kalkıyor. 'Neden, kim?' sorularının cevabı verilemeden iki gün sonra aynı ilde iki polis şehit ediliyor. Ardından bir yumruk darbesi daha, bu kez adres Kayseri ve yine uzlaşmacı kimliği ile tanınan Enerji Bakanı Taner Yıldız.

Sahiden neler oluyor? Kürt siyasetçi Ahmet Türk, daha burnundan kan damlarken oyunu fark ediyor. Kürt-Türk çatışması çıkartıp toplumu kaosa sürüklemek isteyenlerin varlığına dikkat çekiyor. Herkesi sağduyulu ve sorumlu davranmaya çağırıyor. Bu çağrı toplumda büyük yankı buluyor. Kürtler kadar Türkler de saldırıya tepki gösteriyor. Toplum bu sefer tuzağa düşmüyor. Değişimi engellemeye yönelik kışkırtmalar hedefine ulaşmıyor.

Kapatılan DTP'nin yasaklı lideri Ahmet Türk, bazı kişiler tutuklansa da Ergenekon'un varlığını ve etkisini hâlâ devam ettirdiğine işaret ediyor. Yumruğu statükonun demokratikleşme çabalarına direnci olarak okuyor. Ancak umutsuz değil. Türkiye'nin eninde sonunda demokratikleşeceğine inanıyor. "PKK bile silahın bir çözüm yolu olmadığını gördü." tespitini yapıyor. Sınır dışındaki Kürtlerin de beklentisinin demokratik Türkiye olduğunu belirten Türk, reformlar gerçekleştiğinde ülkemizin cazibe merkezi olacağını söylüyor. "15 yıl sonra bütün bu tartışmalar geride kalacak. Çocuklarımız 'Neden Türkiye'nin enerjisini boşa sarf ettiniz?' diye bizleri sorgulayacak." diyor. Kürtlerin bölünme ve federal yapı gibi amaçlar peşinde olmadığının altını bir kere daha çizen Türk, tabanına 'şiddetten uzak durun' çağrısı yaparken, milletvekillerinden daha cesur olmalarını istiyor. Statükonun yumruğu Türk'ü de Türk toplumunu da yere seremedi. Değişim süreceğine göre yeni ve daha büyük saldırılara karşı çok dikkatli olmak gerekiyor.

-Samsun'da maruz kaldığınız yumruklu saldırı anında neler hissettiniz?

Acaba bu saldırının sonuçları ne olur, öfke seline dönüşür mü diye düşündüm. Bir yumruktan dolayı bir insanın hayatını yitirmesi ya da çıkabilecek olaylar, vicdan azabı duymama neden olurdu. Benim yüzümden kimsenin zarar görmesini istemem. Bu olayın toplumdaki yansımasının gerginliklere sebep olabileceğini bildiğim için buna meydan vermemek yine bana düşüyordu. Yumruğu yer yemez ilk düşündüğüm buydu. Bu yüzden herkesi aklıselime davet ettim.

-Neden siz hedef seçildiniz? Bu saldırının amacı ne olabilir?

Bu, toplumu gerginleştirmeye yönelik bir saldırıydı. Türk ve Kürt halkının demokrasi ve barış mücadelesindeki ortaklığını bozmaya, Kürtleri yalnızlaştırmaya yönelik bir hesaptı bence. Yani saldırıdan sonra farklı şekillerde olaylar çıkacak, Türkiye bir gerginliğin içine girecek ve iki halk karşı karşıya gelecekti. Tabii ki bu yumruktan sonra Türkiye'nin karışması beni rahatsız ederdi. Çünkü biz hak ve özgürlükler mücadelesi veriyoruz ve Türkiye'nin bütünlüğünden yanayız. Kürtlerin özgürleşmesi, kimliksel, kültürel haklara kavuşması, Türkiye halkından bir şey götürmez. Tam aksine onların da demokrasi ve özgürlüklere sahip olmasını sağlar. Dolayısıyla halkları birbirine düşman edecek, birbirinden koparacak bir anlayışı mahkûm etmemiz ve provokasyonlardan sakınmamız gerekiyor.

-Zaten bütün Türkiye bu saldırıyı kınadı.

Tabii hem bölgeden hem de Türkiye'nin farklı yerlerinden arayanlar oldu. Hatta siyaseten bize karşı olanlar bile aradı. Trabzon'dan da farklı illerden de destek mesajları geldi. Olayı duyar duymaz Siirt'in bir köyünden bir yaşlı geldi. Oturdu ağladı, konuşamadı. "Keşke çocuğum ölseydi de siz o yumruğu yemeseydiniz." dedi. En ilginç olanı da Zonguldak'tan bir Türk ailesinin aramasıydı. Geçmiş olsun dileklerini ilettikten sonra "Bundan sonra bizim oyumuz size." dediler. Samsun'da o yumruğu yedim ama çok sayıda dost edindim.

-Birçok ilde de sizin lehinize gösteriler oldu. Tepkileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sonuçta bir partinin genel başkanlığını yaptım, Kürtler arasında bilinen bir insanım. İnsanlar ebette tepkilerini gösterecek. Ama bu tepkiler demokrasi içinde kalmalı. Kimsenin canına, malına zarar vermeyecek tarzda olmalı.

Bu haber toplam 698 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri