Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Evladımı Askere göndermem' dedi

07 Ekim 2008 / 23:14
"Aktütün baskınında güvenlik zafiyeti var" diyerek adeta isyan eden Akşam yazarı Halit Kakınç, geçtiğimiz pazar günü yayınlanan yazısının ardından gelen büyük desteği bugünkü yazısında işte böyle özetledi:

HALKIN SESİ

"Pazar günkü makalem ve ATV'deki yorumlarım, inanılmaz bir ilgi gördü. Mailler yağdı. 34 yıllık gazeteciyim. Böylesini yaşamadım.

Bu maillerden bir derleme yapacağım. İsim açıklamayacağım. Sarıkamış'ın zafer değil hezimet olduğunu, bu toplum ancak 8 yıl sonra öğrendi. Bu sefer aynısı olmayacak:

“Artık Yeter yazınız ve TV'de 'Oğlumu böyle bir durumda askere göndermek istemem, ama ben savaş olsa canımı veririm' diyerek yaptığınız cesur konuşmanız için teşekkür etmek istedim.

Varsınlar vatan haini desinler, vatan sevgisini kendilerine maske edinenler asıl bu güzel vatanın hainleri...

Sizden istediğim, bildiğinizi, duyduğunuzu bizlerle Türk Halkı'yla paylaşın.. Bizleri uyandırın, biz de arkanızdan gelelim...”

“Ben Güneydoğu'da iç güvenlik harekatına katılan bir astsubayım. Askeri yaşantımda hissettiklerimi mükemmelce ifade ettiniz.

Keşke Kuzey Irak harekatına fiilen katılan tim veya komutan statüsünde bir dostunuz olsaydı da size harekatın ne kadar başarısız olduğunu anlatsa da Türk Milleti'ni de uyandırsanız.

3 günlük takviyeli kumanya ile 10 gün harekat yapıldığını ve ikmalin gerçekleşmediğini düşünebilir misiniz? Sizce kamplara girildi mi? Nerede fotoğraflar?”

“KRAL ÇIPLAK”

“İçimizden geçenleri söylediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Yeterince şehit verdik, tek tek hepimiz de şehit oluruz bu topraklar, bayrağımız için. Ama nereden beslendiği belli olmayan ve 25 yıldır bize çektiren bir avuç çapulcu dağ faresi için bu vatanın gencecik evlatlarına yazık olmakta....”

“Kaleminizden ve yüreğinizden dolayı kutluyorum. Aklı başında olanların düşünüp de dillendirmediği bir yara asker konusu. Subaylar garnizonda! Astsubay ve uzatmalarla asteğmenler kırsalda...”

“Şehit olan 15 askerimiz karakolda ölüme atılmışlardır. Karakol diye kurulmuş en adi köy evlerinden bile daha basit olan, tuğladan ya da ona benzer malzemelerden yapılmış bu rezil yerin hesabı başta genelkurmay başkanı olmak üzere ilgili bütün ordu ve hükümet mensuplarına sorulmalıdır.

Şehit aileleri ise artık Vatan Sağolsun demekten vazgeçip, ölüme terk edilen, ölüme atılan çocuklarının hesaplarını mahkemelerde yetkililere sormalılar.”

“Sizi açıkça kral çıplak dediğiniz için takdir ediyorum.Bütün bu olayların üzerine gidilmediği, sorumluları açığa çıkarılarak gerekli yasal işlem yapılmadığı için bu tür acı olaylar daha devam edecektir. Yetkililer hesap vereceğine hesabı sorulacak, kanı yerde kalmayacak gibi laflarla milletimiz oyalanacak ve bu tür olaylar unutturulacaktır.

“SESSİZ YIĞINLAR”

Savaşan timlerin başında hep bir astsubay var. Üstsubaylar törenlerde ve düğünlerde boy gösterirlerler. Bu kadar zayiatın üzerine yılbaşında bir de eğlence tertip ederler. Bu olayların hesabı hep arazide savaşan, yağmur ve kar altında ailelerinden uzakta çalışan şehit olan ve yaralı kalanlardan sorulur, hatalar şehitlere yıkılır gider.”

“Sessiz yığınların sesi oldunuz. Birileri sesini çıkarmadıkça, bu iş bir çok insanın kesesini doldurmaya devam edecek... Adamlar yıllardır savaşıyor bizim 20 yaşında babasının tokat vurmadığı çocuklar karşı koyuyor. Söylenecek çooook şey var ama...”

“Birilerini vatan haini ilan edeceklerse, beni de bunların arasına koyabilirler. Artık TSK'nın dokunulmazlığı yetti. Askerî, hukukî veya maddî herhangi bir konuda hesap sorulamamazlığı yetti. 15 şehit var ama karakolda subay yok. Çünkü bu ülkenin evlatlarının (er ve erbaştan bahsediyorum) kanları bedava...”

“Şehitlerimizin biri kısa dönem er, yani 6 ay askerlik yapacak bir arkadaşımız. Topu topu kaç gün acemi eğitimi aldı? Eğitimi neydi? Kimse bunu sorgulamıyor. O askeri o kadar kritik bir bölgeye nasıl gönderdiniz? Lûtfen bunları da köşenizden sorgulayın da, ulus olarak biz de öğrenelim...”

“Hayatımda ilk kez bir gazeteciye mail atıyorum. Eğer maillerinizi okuyorsanız size sadece helal olsun diyorum. Bu ülkedeki tek gerçek gazeteci sizsiniz. Büyük bir yüreklilikle gerçekleri korkmadan yazmışsınız. Gazetelere baktığınızda, bir kişi bile yahu bu teröristlerle savaşan Ordu'nun hiç mi yanlışı yok diye sormaya cesaret edemez.

HAKK'IN SESİ

Şimdi de Amerika'yı niye saldırıyı bize söylemedin diye eleştiriyorlar. Amerika olmasa biz ülkemizi koruyamıyacak mıyız? Saldırıya uğrayan karakolun resimlerini görmüşsünüzdür. Ahırla baraka karışımı bir yapı. Çatısı rüzgardan uçmasın diye üstüne taşlar konulmuş. Bu kadar çok saldırıya uğrayan bir karakol niye kale gibi sağlam yapılmaz? Niye bu ülkenin gençleri o baraka gibi karakolda kaderlerine bırakılır? Türkiye'nin her yerine orduevleri yapan, turistik yörelerimizde 5 yıldızlı otel ayarında askeri kamplar kuran Ordu'nun asıl görevi bu sınır karakollarını düzgün yapmak değil midir?”

Söyleyecek bir tek söz kaldı: Halkın sesi, Hakk'ın sesidir!"




Bu haber toplam 976 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri