Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Şike belgesi ortaya çıktı

29.12.2009 12:19
HABERTÜRK, futbol tarihinin en büyük yasa dışı bahis ve şike skandalında çok gizli tutulan resmi belgelere ulaştı. İşte Fenerbahçe'nin adının karıştığı maçın perde arkası...

“Fenerbahçeli Kazım” sözü nedeniyle ortalığı karıştıran ve Futbol Federasyonu’nu bile harekete geçiren olayda, Sarı-Lacivertli kulübün serzenişi gibi A4 kağıtları vardı ama resmi bir yazı yoktu. Habertürk Bochum Savcılığı’nın hazırladığı resmi yazıyı bulduk ve telefon dökümünü ele geçirdi.

Bahis skandalındaki telefon konuşmalarında bir de “Baba” çıktı...

‘Baba izin verdi maçı bırakacaklar’

14 Temmuz’da oynanan ve F.Bahçe’nin 5-0’lık galibiyetiyle biten maçtan 2 gün öncesine ait kayıtlarda “Ulm’lü oyuncular için bir problem yok değil mi?” sorusuna “Hayır yok. Baba her şeye izin verdi. Maçı bırakacaklar” yanıtı veriliyor

HABERTÜRK, Alman Emniyet Genel Müdürlüğü’nün aylardır sürdürdüğü futbol tarihinin en büyük yasa dışı bahis ve şike skandalında çok gizli tutulan resmi belgelere ulaştı. Yasa dışı bahis olayı uzun süredir kamuoyunun gündemini meşgul etmesine rağmen suçlamalar bugüne kadar resmi bir belgeye dayanmıyordu. Fenerbahçeli Kazım’ın da adının karıştırıldığı bahis skandalında Türkiye Futbol Federasyonu da tüm girişimlerine rağmen sonuç elde edemedi, Bochum Savcılığı’ndan defalarca resmi bilgi ve belge talep edilmesine rağmen olumlu cevap alınamadı. HABERTÜRK, Fenerbahçeli Kazım’ın da adının karıştırılmasına neden olan bahis skandalında, Kuzey Landes Nordrhein-Westfalen Eyaleti Adalet Bakanlığı’nın, soruşturmayı yürüten Bochum Savcılığı’nın izni ve talebi doğrultusunda yaptığı cep telefonu dinlemelerinin kayıtlarını ele geçirdi. Söz konusu telefon kayıtları, Almanya’da 14 Temmuz tarihinde Fenerbahçe’nin 5-0 galibiyetiyle biten Ulm maçı için oynanan yasa dışı bahis olayına ilişkin konuşmaları içeriyor. Belgeye göre kayıtlarda “Fenerbahçeli futbolcu Colin Kazım” diye bir ifade geçmiyor. Fenerbahçeli Kazım olarak bir isimden ve bir babadan söz ediliyor. Şebeke de Almanya, Amsterdam ve Şanghay’daki bürolar üzerinden bu maç için yüklü miktarda para yatırıyor. Alman Organize Suçlar Birimi, Fenerbahçe-Ulm maçından iki gün önce 12 Temmuz 2009 tarihinde yapılan telefon dinlemesini soruşturmaya ekliyor.

Deşifre edilen telefon ve para trafiğine göre şebeke üyeleri Ulm-F.Bahçe maçından 2 milyon 600 bin Euro haksız kazanç elde etti. Maç için Almanya, Amsterdam ve Şanghay’daki bahis ofislerine para yatırıldı.

150 SAATLİK BÖLÜM TÜRKİYE'YE AİT!

Bochum Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada toplam 4 bin 500 saatlik telefon dinleme kayıtları oluşturuldu. Bunun yaklaşık 150 saatlik bölümü Türkiye’de manipüle edilen maçlara yönelik. 100’e yakın kişinin telefonu dinlenirken 2 bin 500 kasetlik dosya oluştu.

4 İLE 6 GOLE OYNADILAR, AĞA TAKILDILAR!

Şebeke üyeleri Ulm-F.Bahçe maçının 4 ile 6 gol arasında biteceğine yönelik yüklü miktarlarda para yatırdı. Yaklaşık 3 bin Euro’luk da 5-0 üzerine bahis oynandı. Maç da 5-0 bitti. Özellikle 5-0 üzerine bahis oynanması soruşturmaya neden oldu.

İŞTE O TELEFON GÖRÜŞMESİNİN DÖKÜMÜ:
ZP1: Merhaba, nasılsın?
ZP2: Evet, kiminle görüşüyorum?
ZP1: Merhaba ben Werner, nasılsın adamım?
ZP2: Merhaba Werner. Nasılsın bu sabah senin aramanı bekliyordum neden aramadın adamım?
ZP1: Bütün gün yoldaydım. Ancak şimdi zaman bulabildim.
ZP2: Tamam. Maç için gerekenleri yaptın mı?
ZP1: Evet yaptım. Bizim Kazım ve onun iki arkadaşı maçı organize ettiler.
ZP2: Her şey tamam mı? Ulm’lü oyuncular için bir problem yok değil mi?
ZP1: Hayır yok. Baba her şeye izin verdi. Maçı bırakacaklar.
ZP2: Süper öyleyse her şey yerli yerinde.
ZP1: Evet, aynen öyle. Biz birçok kez beraber çalıştık, bu ilk değil.
ZP2: Tamam. Bugün Amsterdam ve Şanghay’daki arkadaşlara e-mail ile bildireceğim. Sen de maçla ilgili her şeyi ayarla.
ZP1: Ben de buradaki arkadaşlarıma söyleyeceğim onlar da oynayacak.
ZP2: Kazım’a güvenebilir miyiz? Çok büyük paralar yatıracağız.
ZP1: Güvenebiliriz. Bizim Fenerbahçeli Kazım sır tutabilen ve güvenilir bir kişi. Bizim çocuklar da babasını çok iyi tanıyor.
ZP2: Tamam öyleyse ben 20 bin euro basacağım, sen de oradan 10 bin pound bas. Amsterdam’daki çocuklar çeşitli bahis bürolarından 30 bin euro yatırsınlar. Şanghay’daki arkadaşlar da 50 bin dolar basacaklar. Ama işler kötü giderse sorumlusu sensin. Çünkü başarısızlığa tahammül yok.
ZP1. Merak etme ya. Parayı cebinde bil sen.
ZP2: Tamam öyleyse. Şimdiden heyecanlanmaya başladım, göreceğiz.
ZP1: Kazım’a Almanya’da bir otelde rahat olacağı ve yalnız kalmayacağı, kızlarla eğlenebileceği bir gece ayarlayabilir misin? Kazım’a kaç tane kız gerekeceğini soracağım.
ZP2: Tamam ben Marcus’la konuşup böyle bir gece ayarlayacağım. Kızlarla geçireceği güzel bir gece olacak.
ZP1: Tamam. Sen işini bilirsin.
ZP2: Bu gece seni arayacağım. Yarın da benden haber alacaksın.
ZP1: Tamam. Eğer cepten bulamazsan beni evden ararsın.
ZP2: Tamam, görüşürüz.
ZP1: Tamam, görüşürüz.
NOT: Telefonda karşılıklı konuşan kişiler ZP1 ve ZP 2 (Almanca Ziel- Person) olarak gösteriliyor. ZP1, takipte olan yakalanacak 1. kişi, ZP2 ise yakalanacak 2. kişi anlamında.

Bu haber toplam 2976 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri