Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

‘G.Kurmay pkk’lılara yol gösteriyor’

13 Mayıs 2008 / 11:40
Murat Yetkin'in yorumu

Belki daha doğru bir başlık, 'Genelkurmay PKK'lılara yol gösteriyor' olabilirdi, ama her iki durumda da bir yol gösterme söz konusu.

Bu rehberliğin izini, Genelkurmay'ın 10 Mayıs'ta yaptığı basın açıklamasında bulmak mümkün. Açıklamanın 3'üncü paragrafındaki cümle şöyle: “Kandil Dağı bölgesinde bulunan ve sayıları 200'e yaklaşan teröristin, hava harekâtından sonra büyük çoğunlukla silahlarını bıraktıkları ve Irak kuzeyi yerel yönetiminin teşkil ettiği kontrol noktalarından geçerek, bölgedeki yerleşim merkezlerine dağıldıkları saptanmıştır.”

Bu cümleyi daha önce Irak'taki Kürt yönetiminin PKK hakkında Türkiye'ye sınırlı da olsa askeri istihbarat vermeye basladığının işareti yönünden tahlil ederek size aktarmıştık. (Radikal, 11 Mayıs 2008)

 Bunu, cümlenin 'Irak kuzeyi yerel yönetiminin teşkil ettiği kontrol noktalarından geçerek' kısmından çıkarmak mümkündü. Bilgi, Irak'taki federal Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'nin son demeçlerindeki yumuşama ile örtüşüyordu. Anadolu Ajansı'nın dün Diyarbakır kaynaklı bildirdiği ve Barzani'ye bağlı KDP'nin istihbarat örgütü 'Parastin'in 4 ajanının yakalandığı haberinden sonra durum ne yönde değişir göreceğiz.

MİT ve askerin ortak operasyonuyla yakalanan kişilerin 'sınır bölgesindeki askeri hareketler hakkında bilgi toplamak' ve PKK ile bağlantılı çalışmak suçlamasıyla yargılanacağı duyuruluyordu haberde. Ancak genel hava, bu tökezlemenin, Barzani'nin Ankara ile geliştirmek istediği ilişkileri fazla etkilemeyeceğini gösteriyor.

Konumuza dönersek, cümlenin PKK'ya, ya da PKK'lılara yol gösterme ile ilgili kısmını “sayıları 200'e yaklaşan teröristin (..) büyük çoğunlukla silahlarını bıraktıkları (..) bölgedeki yerleşim merkezlerine dağıldıkları saptanmıştır” olarak öne çıkarmak mümkün.

Genelkurmay demek istiyor ki; PKK'lılardan bir kısmı 1- Silahlarını bırakmış, 2- (Demek ki silahsız olarak) Yerleşim merkezlerine dağılmışlardır.

Silahsız olarak halkın arasına karışmış PKK militanı üç davranış biçimi gösterebilir:

1- Çin devriminin lideri Mao'nun vurguladığı gibi, saldırı koşulları geçince yeniden saflarına döner, bıraktığı silahı, ya da yerine bulduğu yenisini alarak gerilla savaşına devam eder,

2- Örgüte bağlı kalarak yeniden silaha sarılsa bile, başına gelenleri sorgulamaya başlar. Son gelişmeler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın 'Irak'ın kuzeyi artık teröristler için güvenli yer olmaktan çıktı' sözünü doğruluyor,

3- Son gelişmeleri, yani Türkiye'nin artık ABD, Irak, İran, İsrail ve nihayet Irak Kürt yönetimiyle kendisine karşı yaptığı işbirliğinin askeri ve siyasi sonuçlarını tartabiliyorsa, sessizce dağılır. Yapabiliyorsa örgütle bağlantısını koparır, ya da zayıflatır ve halkın arasına karıştığı gibi, oradan çıkmamayı becerir.

Bu sonuncusu, Ankara'nın da, Vaşington'un da, Bağdat'ın da, Erbil'in de buluşabileceği bir asgari müşterek sayılabilir.

Silahını bırakıp halkın arasına karışmış ve eğer PKK'nın önde giden kadrolarından değilse, yeniden kimsenin tanımayacağı sıradan bir insan olmayı tercih edecek bir militan, bir daha silaha sarılıp örgüte katılmadıkça artık militan değildir. O noktadan sonra artık kimsenin onun peşine düşmesine fazla imkânı da kalmamış olabilir. Ortada kanıtlanacak bir suç yoksa, suçlu da yok demektir.

Genelkurmay'ın PKK'lılara, lider kadrosunda yer almış PKK'lılara, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 11 Mayıs'ya tekrar hatırlattığı pişmanlık yasasına bile gerek kalmadan hedef olmaktan kurtulma önerisi şöyle tarif edilebilir: Silahını bırak, bulunduğun yerde halkın arasına karış ve silahını bir daha ele almaz ve bir daha suç işlemezsen orada yaşamaya devam edersin.

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Işık Koşaner döneminde yeni şekliyle uygulanan ailelerle temas kurup dağdan indirme programı, bu dolaylı çağrının yalnızca Irak topraklarındaki PKK'lılar değil, Türkiye topraklarındaki PKK'lılar için de geçerli olduğu izlenimi veriyor.

Bu çağrıya topluca ve hızlı cevap beklememek lazım. Çağrının başarısı, PKK saldırılarına anında cevap verilmesi örneklerinin artması kadar, gerek Erdoğan, gerek Büyükanıt'ın söz ettiği ekonomik, sosyal, psikolojik adımların atılmasına da bağlıdır.

Bunun hemen bitirilebilecek bir mücadele olmadığı hâlâ görülmüyor mu?

Haber7 / Radikal

Bu haber toplam 1136 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri