Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Gazeteci Arrigoni dünyaya seslendi

30 Aralık 2008 / 14:07
Gazze’ye Özgürlük Hareketi’yle şehre gelen İtalyan gazeteci Vittorio Arrigoni “medeni” dünyanın insanlarına seslendi: Kalkın ve öfkenizi her şehirde, her meydanda haykırın!
Gökyüzü yeri titreten gürültülerle sallanırken, keskin bir sülfür kokusu havayı kaplıyor. Kulaklarım patlamalardan sağır, gözlerim cesetler nedeniyle gözyaşlarıyla dolu. El-Şifa hastanesi önündeyim, Gazze’nin ana hastanesi, az önce İsrail yapımda olan kanadını vuracağı dehşet dolu tehdidini savurdu. Bu yeni bir şey değil, dün Wea’m hastanesi, Refah’daki bir ilaç deposu, İslami üniversitesi ve Şeride’ yayılan diğer camilerle birlikte yıkıldı.

SİVİL evleri söylemeye bile gerek yok. Görünen o ki, artık “makul” hedefler bulamıyorlar ve hava ve deniz kuvvetleri, ibadet yerleri, okullar ve hastanelerle zaman öldürüyor. Her yeni saat, her yeni dakika tek başına bir 9/11 buralarda ve yarın bir öncekiyle aynı yeni bir matem günü. Tepenizde sürekli helikopterler ve uçaklar, parlama gördüğünüz anda çok geç oluyor ve çoktan ahrete yola çıkıyorsunuz. Şerit’te bombalara karşı sığınak yok ve hiçbir yer gerçekten güvenli değil. Refah’taki arkadaşlarıma ulaşamıyorum, Gazze Şehri’nin Kuzey’inde olanlara bile, umarım telefon hatlarındaki yığılmadan dolayıdır. İnşallah. 60 saattir hiç uyumadım ve tüm Gazzeliler de.

Dün üç ISM (International Solidarity Movement) üyesiyle birlikte geceyi Cebaliye mülteci kampındaki el-Awda kampında geçirdik. Oradaydık çünkü hiç olmayan korkunç kara harekatından korkuyorduk. Ancak İsrail tankları Şerit’in sınırına sıralandı ve onların ceset-aç gıcırtıları bu gece cenaze töreni marşını çalacak. 11.30 civarında hastanenin 800 metre ötesine bomba düştü, şok dalgaları birçok pencereyi darmadağın etti, yaralıları daha da yaralayarak.

Bir ambülâns geldi, sonra bir camiyi havaya uçurdular, şükürler olsun ki boşaltılmıştı. Ne yazık ki, kötü şanstan değil sadece cani ve teröristçe sivilleri katletmek için, İsrail bombası caminin yakınlarındaki bir evi vurdu. Enkaz altından altı kız kardeşin zayıf bedenlerinin çıkarılışını izledik, beşi ölmüştü ve biri de çok ağır yaralanmıştı. Küçük kızları simsiyah asfaltın üzerine yatırdılar, artık kullanılamaz olduğu için atılmış kırık oyuncak bebekler gibiydiler. Bu bir hata değil, istemli ve alaycı bir dehşet.

320 ölümüz var ve 1000’den fazla yaralımız. Şifa hastanesindeki doktora göre bunların yüzde 60’ı önümüzdeki birkaç saat ya da gün içerisinde ölmeye mahkum, uzatılmış bir can çekişmeden sonra. Birçok kayıp var ve son iki gündür çaresiz eşler hastanelerde oğullarını ve kocalarını arıyor, fayda vermese de. Morgu ölüm tiyatrosu, oyunu gibi. Bir hemşire bana bir Filistinli kadının eşini kopmuş elinden teşhis edebildiğini anlattı. Kocasından kalan o tek şey ve kendi elinde taşıdığı ebedi aşkın, birbirlerine verdikleri sözün simgesi alyans. İki ailenin yaşadığı evden geriye çok az sayıda parça kaldı. Akrabalarına bir yarım göğüs ve üç bacak gösterildi.

Şu anda, Gazze’ye Özgürlük Hareketi’nin bir teknesi Larnaka’dan ayrılıyor. Teknedeki arkadaşlarımdan biriyle konuştum. Kahramanca teknenin her yerine ilaç yığmışlar. Yarın sabah 8.00 civarı Gazze limanında olmalı. Umarım liman bir gece daha dayanabilir. Onlarla tüm gece bağlantıda kalacağım.

(Gazze’ye giden Dignity adlı gemi İsrail deniz kuvvetleri tarafından saldırıya uğradı ve geri dönmek zorunda bırakıldı. Teknedeki CNN muhabiri olayı canlı yayında dünyaya duyurdu.)

Lütfen, birisi bu kabusu durdursun! Sessiz kalmayı seçmek şu an yaşanan soykırıma çanak tutmaktır. “Medeni” dünyanın her başkentinde, her şehrinde, her meydanında, öfkenizi bağırın, öyle bağırın ki bizim acı ve korku çığlıklarımızı bastırsın! İnsanlığın bir parçası bu işe yaramaz sessizlikte hazin şekilde katlediliyor.

Kaynak:
Bu haber toplam 744 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri