Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Gazzeli annelerin feryadı

19 Ocak 2009 / 21:50
Gazze'de taraflar ateşkes ilan etti. Halk bu gün sokaklara döküldü ancak, manzara içler acısıydı...
Abdullah Aydoğan Kalabalık/ Kahire

Gazze'de taraflar ateşkes ilan etti. Halk bu gün sokaklara döküldü ancak, manzara içler acısıydı...

Her taraf darma dağın, caddelerde adım başı paramparça olmuş cesetler ve havadaki nefesleri kesen ölü kokusu. Ateşkesin ilk gününde en az yüz ceset bulundu Gazze caddelerinde.

22 günde 1203 ölü, 5200'den fazla yaralı. Kimi gözünü, kimi kolunu, kimi ayağını kaybetmiş yüzlerce sakat insan. Ölenler şehit oldu; ya öldürmeyen lakin süründüren silahlar tarafından iki gözü birden eriyip akmış insanlar...

Ya eşi, kardeşi, annesi veya babası gibi yakınlarını kaybedenler...

Ya çocuklarını kaybeden annelerin yanan yufka yüreklerinin acısının feryadı!

Menal Hanım 32 yaşında.

Eşi Halid, üç çocuğu ile birlikte ekmek almak için fırına gider.
Üzerlerinde ne kaleşnikov ve ne de patlayıcı madde bulunmaktadır.
Sıradan insanların, bizlerin her gün yaptığı gibi ailesine ekmek almak istemektedirler.

Ancak Halid ve üç oğlu geri eve dönemez...

Çünkü İsrail savaş uçaklarından atılan bir bomba otomobillerine isabet eder ve körpe yavrularla birlikte babalarının vicudunu da paramparça eder.

Bu ne büyük acıdır ki; bütün dünyaya dar gelir de bir annenin yufka yüreğine sığar.

Menal Hanım Gazze'de 27 Aralıkta başlayan İsrail'in ölüm makinaları tarafından 22 gün boyunca hunharca öldürlen 1203 şehidin geride bıraktığı acılı insanlardan sadece birisi.

Evlat ve eşini kaybetme gibi katmerli bir acıyla feryat eden Menal Hanım, bu katlanılması çok zor acının üzüntüsüyle feryat ederken; 'Neden beni böyle yalnız bıraktınız?' diyor. 'Ne suçları vardı ekmeği de mi bize çok gördüler? Ekmeğimizi bile kana buladılar' diye feryat ediyor.

Halid ve ailesi, bombardımanın yoğun olduğu Şeyh Zayid Bölgesinden Cibilya Kampı'na gelmişti. Ancak Gazze'ye atılan tonlarca bombadan birisi onları Cibelya'da yakaladı.

Nida Hamude ise henüz 20 yaşında. Aynı günde eşini ve iki kardeşini birden kaybetmiş. 'İki gün önce eşim, bana ve annesine çocuklarımız Adnan ve Emin'e iyi göz kulak olmamız ve güzel terbiye vermemiz için tavsiyede bulunmuştu. Sanki şehit olacağını biliyordu' diyor.

Eşi ve bir kardeşinin cesedi aynı günde bulunmuş ancak, diğer kardeş iki gün sonra ancak bulunabilmiş. Hepsi saldırının başladığı 27 Aralık yani 1967 yılındaki savaştan bu yana İsrail'in bir günde en fazla can kaybına sebep olan saldırısında hayatını kaybetmiş. Çünkü o gün bütün Gazze'de hayat normal halinde seyretmekteydi.

'Nida Hanım çocuklarımı eşimin vasiyyeti üzerine camilerde terbiye edeceğim' diyor.

HAMAS yönetimi savaşa rağmen, cenaze evine temsilcilerini gönderek ölenlerin maaşlarının eşi ve çocuklarına verileceğini belirterek, yürekleri biraz da olsa rahatlatmış.

Altmış yaşındaki Zekiyye Medhun, eşini ve bir oğlunu kaybetmiş. 'Eşin ve oğlun şehit düştü dediler. Daha önce iki oğlum da şehit olmuştu. Onlarsız nasıl yaşarım?' diye feryat ediyor. Eşim ve oğlum sığındığımız BM okulundaki İsrail saldırısında hayatını kaybetti. Bombalar eşimin vücudunu ikiye ayırmış, oğlum Ziyad'ın ise boğazına şarapnel parçası isabet etmiş.' diyor.

En'am Teyze'nin ise söyleyecek fazla sözü kalmamış; 'Allah intikamımızı onlardan ve onlara yardım edenlerden alsın, bizim yavrularımız yetim kaldığı gibi onların da yavruları yetim kalsın!' diye beddua ediyor...

İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres: '16 günde, birçok ülkenin savaşlarda 16 yılda yapamadığını yaptık' dedi.

Katılmamak ne mümküm.

Gerçeğin ta kendisini ifade etmiş.

Çünkü 16 günde, 16 yılda öldüremedikleri Filistinliyi katlettiler.

Bu haber toplam 850 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri