Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Geleceğin interneti nasıl olacak?

07 Ocak 2009 / 10:00
Web 2.0 dönemi çoğumuzun hayatını değiştirdi. Önümüzdeki yıllarda gelecek olan yenilikler alışkanlıklarımızı daha da değiştirecek.
Misyonu dünyanın internet kullanımını incelemek olan Pew Internet, geçtiğimiz ay ilgi çekici bir rapor yayınladı. Yaptığı bir online anketle internet sektöründen birçok uzmana ulaşan şirket, onlara 2020 yılında internetin ne durumda olacağına dair çeşitli sorular sormuş. Ortaya çıkan sonuçların çoğunluğunun beklentilerim yönünde olduğunu söyleyebilirim. Şimdi anketten neler çıktığına bir bakalım.

"2020 yılında internete en çok mobil aygıtlar üzerinden ulaşılacak"

Geçtiğimiz birkaç yıl, tüm dünya ülkeleriyle birlikte Türkiye'nin de mobilleşmesine sahne oldu. Elbette burada mobil telefonlardan bahsetmiyo¬rum. Son birkaç yılda belirgin şekilde hissedilen değişim, insanların masaüstü bilgisayarlar yerine dizüstü bilgisayarlar satın alarak mobilleşmesi oldu. Dizüstü bilgisayarların performas anlamında masaüstü sistemlerle yarışır hale gelmesi ve artık çok daha uygun fiyatlarla satışa sunulması bu değişikliğin en önemli sebebi. Bir diğer sebep de internetteki gelişmeler ve her yerden internete ulaşabilme arzusunun artması. Özellikle geçtiğimiz yıl patlak veren "netbook savaşları" bu değişimi daha da hızlandırmış gibi görünüyor. Performanstan feragat ederek uygun fiyat ve taşıma kolaylığını ön plana çıkartan mini dizüstü bilgisayarlar, daha önceden mobil olan milyonlarca insanın hayatını kolaylaştırırken milyonlarcasını da mobilleştirmiş olacak. Daha ileriye giderek bu uygun fiyatlı ürünlerin birçok kişiyi ilk kez bilgisayar sahibi yapacağını bile söyleyebiliriz. Hatırlarsanız netbook diye anılan bu bilgisayarlar geçmişte OLPC (One Laptop per Child - Her çocuğa bir bilgisayar) projesinden hız alarak ortaya çıkmışlardı. Önümüzdeki 10 yılda öne çıkacak değişimse el¬bette daha da küçük, daha da taşınabilir aygıtlara geçiş yönünde olacak. Bir kere belirli saplantılarından arınan teknoloji kullanıcıları artık ihtiyaçlarını çok daha net şekilde biliyor olacak. Bu yüzden kullanıcılar satın alma kararı "Şu özelliği de olsun, bu özelliği de olsun." demek yerine "İhtiyaçlarımı karşılıyor mu?" sorusunu soracaklar. Akla gelen ilk ihtiyaçlardan biriyse internet erişimi olacak...

"Kişi ve kurumlar daha saydam bir hal alacaklar."

Facebook ve Twitter gibi sosyal ağ ve araçlar insanların gerçek hayattaki ilişkilerini online ortama aktarmalarına vesile oldu. Bu tip sosyal ortamlar kişilerin yalnızca gerçek hayatta tanı¬dıkları insanlarla iletişim kurmalarını değil, başka insanlarla da tanışmalarını sağlıyor. Aynı işi şirketler için yapan benzer online ortamlar da yok değil. Bu internetin tanıtan, katılımcıları birbiriyle etkileşime sokarak kaynaştıran ortamları aynı zamanda kişi ve kurumları saydamlaştırmış oluyor. Gün geçtikçe daha çok insan ve şirket hakkında bilgi bulunabiliyor internette. Kurumlar için bu genellikle istenen, avantajlı bir durum olsa da insanlar zaman zaman saydamlaşmaktan rahatsız olabiliyor. Fakat "internette afişe olmak" gibi bir korkuya kapılmanıza gerek yok, çünkü internet de geliştikçe gerçek dünyaya benzemeye devam edecek. Şöyle düşünün, sürekli uğradığınız bir kafede çalışanları tanıyorsunuz ve onlar da sizi tanıyor. Kafeye gelen bir başkası garsona sizi göstererek kim olduğunuzu soruyor ve kolayca öğreniyor. İşte bugünlerde Facebook'ta olup bitenler de buna benzer şeyler aslında.

"Ses tanıma özellikli ve dokunmatik kullanıcı arabirimleri yaygınlaşacak."

Tarih sahnesine çıkmalarından bu yana bilgisayarları kontrol etmek için çoğunlukla düğmeleri kullandık. Aslında saymakla bitmeyecek miktarda tuşa sahip (en az 104 tane) bilgisayar klavyelerini gözü kapalı kullanır hale gelmiş durumdayız. Belki çocuklarımız da klavyeleri tanıyacak ve uzunca bir süre kullanacaklar ama torunlarımızın bu tuş çılgını aletleri yalnızca resimlerde göreceğini tahmin edebiliyorum. Pew Internet'in araştırması da 2020 yılında ses tanıma özelliği olan, dokunmatik kullanıcı arabirimlerinin yaygınlaşacağına işaret ediyor. Okumakta olduğunuz bu iki sayfayı yazmak için klavyemdeki düğmelere 8000'den fazla kez bastığımı bir düşünün... Bunun yerine elime çay bardağımı alıp bilgisayarıma "Söylüyorum, yaz bakalım!" demeyi tercih ederim elbette.

"İçerik üretenlerle korsancılar köşe kapmacaya devam edecekler."

Bir işletim sistemi düşünün ki, kopyalanmasın, kanunsuz yollarla para ödenmeden kullanılmasın... Bir müzik albümü düşünün, MP3'e dönüştürülemesin, çoğaltılıp korsan tezgahlarında yer almasın ve hatta internette paylaşılmasın... Düşünebiliyor musunuz? Elbette hayır. İşte Pew Internet'in araştırmasına katılan kullanıcılar ve uzmanlar da bu bahsettiklerimin imkansız olduğunu düşünüyor. Üzerinde iki kaset çalar olan müzik setlerini hatırlar mısınız? Belki de hala bunlardan bir tanesi evinizin bir köşesinde yerini koruyordun Bir dönem bu cihazların ye¬gane amacı eş, dost, komşu arasında Sezen Aksu'ların, Erol Evgin'lerin Muazzez Abacı'ların paylaşılmasıydı. Elbette bu cihazları üretenler de bunun farkındaydı, satın alanlar da, Sezen Aksu da. :) Araştırma sonucunda ortaya çıkan "korsan böyle gelmiş, böyle gider" anlamındaki sonuca kısmen ben de katılıyorum. Fakat düşüncelerim araştırmaya katılanlardan bir noktada ayrılıyor. Yıl 2020 olduğunda, CD, DVD gibi teknolojiler onlarca yılı kat etmiş ve onlar eskirken içerik üreticileri de yepyeni stratejiler geliştirmiş olacak. Artık birçok müzik yapımcısının albüm satış gelirlerini önemsemediğini, sanatçı ve yapımcıların farklı yollardan para kazanmaya devam ettiğini televizyondaki sohbetlerden öğreniyoruz. Bence internette kolayca paylaşılan ürünler ortaya koyanlar, gelecekte ürünerinin kolayca çoğaltılabilmesini farklı şekillerde gelire dönüştürmenin yollarını bulacak.

"İş zamanıyla kişisel zaman arasındaki çizgi zamanla incelip yok olacak."

Fred Çakmaktaş'ın nasıl çalıştığını hatırlarsınız. Sabah işyerine gidip iş makinesi kılıklı dinozorun sırtına biner, onu yöneterek işini yapar ve çıkış saati geldiğinde de ardına bakmadan oradan toz olurdu. Barney ile bowling oynarken aklının ucundan bile geçmezdi işyerindeki sorumlulukları Fred'in... 2000'li yıllarda işler eve vardıktan sonra bile çoğumuzun yakasını bırakmıyor. Acilen yanıtlanması gereken bir e-postanız, ertesi güne hazırlanacak bir raporunuz olabiliyor. Araştırma sonuçlarına göre iş zamanıyla kişisel zaman arasındaki çizgiler yok olacak ve işlerle kişisel zamanlar birbirine girecekmiş. Ben bunun birçoğumuz için şimdiden geçerli olduğunu düşünüyorum. 21 Aralık Pazar gecesinden Pazartesi'ye akan dakikalarda bu yazıyı yazıyor oluşum bunu gösteriyor.

"Yeni bir internet altyapısı kurmak yerine mevcut yapı geliştirilecek."

Anketten çıkan bir diğer sonuç da internet altyapısının geleceğiyle ilgili. Katılımcılara göre 2020 yılında tamamen yeni bir internet altyapısı geliştirilmiş olmayacak. Bunun yerine mevcut altyapının geliştirilmesi yoluna gidilecek. Tahmin ettiğinizin aksine, bu konuda benim pek bir yorumum yok. İşin çokça anlamadığım bu kısmıyla ilgili tek dileğim, o kabloların en olmadık zamanlarda kopmaması!
Bu haber toplam 1726 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri