Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Görüşme Değil Görüşmeme

14.11.2009 17:34
SP Lideri Kurtulmuş, ‘Demokratik Açılım’ ile ilgili iktidar ve muhalefet partilerini sert bir dille eleştirdi ve uyarılarda bulundu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, katıldığı aylık il başkanları toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, TBMM’de görüşülmeye başlanan ‘Demokratik Açılım’ ile ilgili iktidar ve muhalefet partilerini sert bir dille eleştirdi.

 

Program başlamadan önce Saadet Partisi Eski Genel Başkanı Recai Kutan’ın vefat eden eşi Mebrure Kutan için Fatiha okundu.

 

Kurtulmuş, konuşmasının büyük bir bölümünü TBMM’de önceki gün görüşülen ‘Demokratik Açılım’ konusuna ayırdı. Kurtulmuş, iktidar ve muhalefet partilerinin üsluplarını eleştirerek, hiç birinin tek bir cümle kuramadığını kaydetti. Kurtulmuş, başından beri yaptıkları bütün uyarılarda ise haklı çıktıklarını söyleyerek, “Ne yazık ki başından beri Saadet Partisi olarak yapmış olduğumuz bütün uyarılarda ne kadar haklı olduğumuzu, önceki gün parlamentoda yapılmış olan görüşmeler bir kez daha ortaya koymuştur. Yaptıkları siyasetin seviyesi itibariyle kullandıkları dil ve üslup itibariyle, hem iktidar partisi hem muhalefet partileri ne yazık ki bu konuda bir kez daha sınıfta kaldıklarını millete ispat etmişlerdir” diye konuştu.

 

“Herkesin dört gözle beklediği acaba bu adamlar parlamento da ne diyecekler. ‘Açılım açılım da, bu kutudan ne çıkaracaklar’ diye bekleyen bütün millet mecliste yapılan görüşmelere odaklanmıştı” diyen Saadet Lideri Kurtulmuş, görünenin ise yine hareketler olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, “Ama gördük ki yine hakaretler, yine böbürlenmeler, yine diğerine karşı iyi niyetle kurulmamış olan sözler. Maalesef mahalle kavgasını aratmayan seviyesiz cümleler ile tartışma üslubu içerisinde görüşmeler kapatılmıştır. Bu genel görüşmenin aslında ‘görüşmeme oturumu’ olduğunda da millet mutabık kalmıştır. Çünkü, bu beyler neyi görüşeceklerini bilmiyorlar. Tek bildikleri, ezberledikleri şey, yedi yıldır milleti kamplaştırarak, bölerek, farklılaştırarak, siyaset yapmak ve birkaç puan oy toplamaktır” diye konuştu.

 

‘Açılım’ sürecinin başından beri parti olarak herkesin peşindekileri ortaya dökmelerini istediklerini dile getiren Kurtulmuş, “Başından itibaren Saadet Partisi olarak söylediğimiz şey Türkiye’yi ilgilendiren bu konuda her kim bir rant hesabı içerisinde olup ‘biz buradan 3 puan, 5 puan kazanırız’ diye bakarsa önce kendisi kaybeder ve millete kaybettirmiş olur. Saadet Partisi, olarak kamuoyuna duyurduğumuz ‘barış ve kardeşlik’ metninde en az yirmi madde de haklı olduğumuzu bir kez daha gördük. Bu maddelerin birinde ise ‘Konu TBMM’de çözülmezse; bu konu sokakta çözülür’ diye uyarıda bulunmuştuk” şeklinde konuştu. 

 

İktidar ve muhalefet partilerinin önceki gün mecliste yaptıkları konuşmaları eleştiren Kurtulmuş, “Meclis ‘görüşmeme’ oturumunda neyi gördük. Ana muhalefet partisi pankartla siyasi gösteri peşinde oldu. Bu sorunu ana muhalefet başta olmak üzere parlamentoda grubu olan partilerle uzlaşarak, akılla, iyi niyetle çözmesi gereken hükümetin başı parlamento kürsüsünde meclisi terk eden bir gruba dönüp dedi ki ‘İyi oluyor terk edin çıkıp gidin bende sizsiz daha rahat konuşurum’ dedi. Bu üslup Türkiye’nin üslubu değildir. Başbakan başta olmak üzere bu görüşmelerde ortaya konulan tavrı herkesin terk etmesini bir zorunluluk olduğunu ifade etmek istiyorum. Görüşünüz varsa söyleyin, yoksa milleti oyalamayın” şeklinde uyarılarda bulundu.

 

 

DEMOKRASİYE MÜDAHALEYİ AKLINIZDAN GEÇİRMEYİN

Son dönemin en sıcak konularının başında gelen ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’na ilişkin de görüşlerini aktaran Kurtulmuş, konunun hükümet ile TSK arasında gerginlik unsuru haline getirildiğini söyledi. Kurtulmuş, “Bu konu hükümet ile TSK arasında bir gerginlik konusu haline getiriliyor. Türkiye’de 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül  1980, 28 Şubat 1997, 27 Nisan 2007 gerçek midir sahte midir? Bütün bunlar gerçek olduğuna göre, Türkiye’de, maalesef ordu içerisinde zaman zaman bir kısım cuntacılar tarafından siyasete müdahaleler gerçek olduğuna göre, sözden öte öyle bir eylem siyaseti ortaya konmalı ki; bir daha hiçbir kimse kendisine yasaların vermediği yetkileri kullanarak Türkiye’de demokrasiye, müdahale etmeyi aklının ucundan geçirmesin” diye kaydetti. 

 

İKİ ÖNEMLİ TEKLİF

“Biz başından itibaren hükümeti boş sözlerle vakit geçirmemeye davet ediyoruz. Ne yapılması gerekiyorsa yapılması gerektiğini yasal düzenlemelerin zorunlu olduğunu söyledik” diyen Kurtulmuş, bu konuda iki tekliflerinin olduğunun altını çizdi. İlk olarak TBMM’ye düşen sorumluluğun iç hizmet yasasının 35’inci maddesinin değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, “TBMM’ye düşen sorumluluk, iç hizmet yasasının 35’inci maddesini değiştirmektir. Yani andıçları hazırlayanlar bunu neye dayanarak yapıyorlar. Diyorlar ki ‘bu vazifemizdir’ TBMM bunu magazinsel olarak tartışmak yerine bu konuyu hükümet ile TSK arasında medya aracılığıyla bir mücadeleye dönüştürmek yerine, yasal düzenlemeleri yapmak zorundadır. Bunun en başından gelen düzenleme ise 35’inci maddenin değiştirilmesi gerekir. Parlamentoya düşen bir başka zorunluluk ise 28 Şubat 1997 yılından itibaren, bir takım andıçların soruşturulması için acil bir şekilde ‘TBMM Araştırma Komisyonu’ kurulmalıdır. TBMM bunu kurmaz, Türkiye’de siyasete yan yollarla müdahale amacı içerisinde olanları gün yüzüne çıkarmazsa ne yazık ki laftan başka hiçbir şey yapmamış olur” dedi. 

 

 

SİVİL ANAYASA GEREKLİ

Türkiye’deki yeni bir anayasa yapılmadığı taktirde millet- devlet uyuşmazlığının giderek artacağından endişeli olduklarını ifade eden Kurtulmuş, “Bu sorunların üstesinden gelmek için, yeni sivil, demokratik bir anayasa yapılması zorunludur.  Bu gün egemenlik kimin elindedir, milletin elinde olabilmesinin yolu milletin her ferdinin özgür ve eşit yurttaşlar olarak, sisteme dahil olmasını sağlayacak, özgürlükçü çağdaş ileri bir anayasayı yapmaktır. Türkiye bu Anayasayı yapmadığı taktirde bu tartışmalar sürecektir. Ülkede millet ve devlet uyuşmazlığı giderek artacaktır” dedi.

 

HERKES MİLLETİN EMRİNDE OLACAK

Kurtulmuş, yeni bir anayasa yapılmadığı taktirde vücudun bütün organlarının birbirleriyle kavgalı olmaya devam edeceğini belirterek, “Türkiye'nin bu bölgede sağlam, güçlü, vatan savunmasını yapan ama asla iç politikaya karışmayan bir Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ihtiyacı var. Türkiye'de; işleri milletin gösterdiği istikamette gören, tıkır tıkır işleyen bir hükümete, millet egemenliğini her şeyin üstünde tutmuş bir TBMM'ye, iyi çalışan bir bürokrasiye, bağımsız ve gerçekten siyasete müdahale etmek niyetinde olmayan bir basına, Türkiye'yi küresel rekabete hazırlayacak bir iş adamları sınıfına ihtiyaç var. Bütün bunların hepsi vücudun organları gibidir. El gibidir, ayak gibidir. Sorun hangisinin hangisi üstünde egemen olacağı değil, sorun bütün organların kimin emrinde hareket edeceğidir. Ordu mu hükümetin emrinde, hükümet mi parlamentonun emrinde, parlamento mu yargının emrinde, hayır değil. Bütün uzuvlar, organlar herkes beynin emrinde olacaktır. Beyinde bizatihi milletin kendisidir. Eğer milletin emrini vücut algılamazsa felç olur. Nasıl insanın sağ eli var, sol eli var kaldıramıyor. Beyinden gelen emri uygulayamıyor. Aynı şey demokrasi için de geçerlidir. Komuta merkezi olan milletin iradesi harekete geçirecek emri vermiyorsa o zaman bu demokratik sistem felç olmuştur” diye konuştu.

 

ÇİN’İ KINIYORUZ

Kurtulmuş, konuşmasının sonunda ise Çin’i geçen hafta idam ettiği Doğu Türkistanlılar için kınadı. Çin’in yaptığı zulmün giderek artmasından endişe duyduklarını söyleyen Kurtulmuş, yaz aylarında yaptıkları mitingle Uygur Türklerine destek olduklarını ifade etti. Çin’in Doğu Türkistan bölgesinde göz altına aldığı ve yargılanıp yargılanmadıklarının bile anlaşılmadığı bir şekilde 9 Uygur Türk’ünün idam edilmesini kınayan Kurtulmuş, yargılanmaları uluslar arası gözlemcilerin denetiminde yapılmasını daha önce istediklerini söyledi. Dışişleri Bakanlığı’na da çağrıda bulunan Kurtulmuş, cılız bir şekilde kınama mesajları yerine daha yapıcı politikalara güdülmesini beklediklerini dile getirdi. 

 

Kaynak:
Bu haber toplam 796 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri