Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Gözaltılara Baykal ne diyor?

01 Temmuz 2008 / 14:59
Ergenekon gözaltıları Ankara'yı sarstı. Gözler siyasi parti liderlerinde. CHP lideri partisinin grup toplantısında konuşuyor.
Sivas'ta 15 yıl önce insanlık tarihinin daima utanç duyacağı acı bir olayı yaşamıştık. Acı olayların zincirine bir olay daha eklenmiştkir. Herkesi uyaracak kadar birbirimize hatırlatmamız lazım. Zihinlerde yaşatılması intikam duygusu değil aksine kardeşlik için gereklidir.

Uzmanlara emanet ettiğimiz bilgiler basına sızdırıldı. Devletin verdiği her kuruş ne doğru şekilde harcadığından kimsenin kuşkusu olmasın. Dikkatimiz o kadar ileridir ki CHP'liler ülke dışına giderler. Yurt dışına gidenlere harcırah vermeyiz.

Bir başka partiye bakın nasıl gidiyorlar? Her zaman kendi gazetemin parasını kendim veririm. İstanbul'da 5 yıldızslı otellerde kalıp faturasını CHP'ye partiye havale etmemişimdir. Kimseden devletin parasını nasıl kullanacağımıza dair ders almaya ihtiyacı yoktur.

Gereğini de yaparız. Alnımız diktir. Dokunulmazlık diyorsun kaçıyorsun. Gel sana teklif yapıyorum. Sen ve ben ikimizin dokunulmazlıkları kaldırılsın. Ondan sonra seyredelim tabloyu. Yolsuzluk lafını ağzına almasın. Benden kendisine tavsiye.

Sosyalist enternasyonalden atılacaktık ihtar verilecekti. Sustuk herşey ortaya çıktı. Dile getireceğimiz şikayetler ve öneriler var. AKP yanlış bir alışkanlığı başlattı. AKP iki defa başvurdu muhafazakar enternasyonel reddetti. Türkiye'yi karalayarak iftira etme alışkanlığına girdi.

AKP Türkiye'yi jurnalliyor. Bize baskı yapın diyor Tehdit edin bizi diyor. Avrupa Konseyi Gökçeada ve Bozcaada'da yeni bir yönetim statüsüne çekebilmek için arayış başlatıyor. Arkasında AKP var.

Önce Türkiye diyen bir anlayışa sahibiz. Avrupa'ya şirin görünmek uğruna Türkiye'nin aleyhine göz yummasını hiç kimse beklenemez. Karar aldık Avrupa'da bürolar açacağız. Ama başkalarından talimat almak için değil Türkiye gerçeğini anlatmak için. Sorunları doğru anlatacağız. Laiklikliği ve ulusal bütünlüğü korunanın önemini anlatacağız.

Türkiye tarihi bir kırılma yaşıyor. Toplu gözaltılar, toplumun en saygı değer insanlarının gözaltına alınması, sistematik şekilde sürdürülmesi hukuk devletinde yaşanması mümkün olan şeyler değildir. AKP'den istifa eden saygın değerli isim Turhan Çömez arananlar arasında. Erol Mütercimler gözaltına alınanlar arasında.

Bir yıldır bu süreç iddianame konulmadan yürütülmektedir. Ergun Poyraz'dan gününüze 1 yıl geçti. Hukuk devletinde bu olur mu? Gözaltına alacaksın 1 yıl sonra iddianame olmayacak. Ergenekon davası çete davası ile usulü bellidir. Ergenekon'un saçakları nereye kadar gidiyor 1 yılda beri herkes tahmin geliştirmeye çalışıyor.

Ergenekon Danıştay saldırısı ile irtibatlandırılmak istendi. Danıştay'ı Ergenekon çetesi yapmıştır diyenler vardı. Erdoğan ise 'Danıştay saldırısı derin bir komplo vardır. İçinde Baykal da vardır' demiştir.

Erdoğan 'Ümraniyedir başı. Direnenler var. İktidara gelmeden önce bizim yaptığımız tespitlerdi.' diyor. Ortaya çıkarma tespitlerini önceden yapıyor. Davanın siyasi boyutuna çekmek istiyorum.

Siyasetciler Danıştay'ın Ümraniye olayı ile ilgili bağlantısı olduğu beklentisi içinde. Mahkeme aksi yönde karar veriyor. Şimdi dosya Yargıtay'da.

AKP yandaşı medyada açıklamalar yapıldı. Yandaş medya ile yargı işbirliği içinde. Gazeteciler de işin içinde. Büyük bir kampanya yürütülüyor. Olay Danıştay cinayetine götürülmek isteniyor.

Gösterişli bir şekilde İlhan Selçuk gözaltına alınıyor. Başbakan sanki savcılığın basın sözcüsü. AKP derin devletini kuruyor demiştim. Kadrolaşma dönemi bitti kuşatma başladı. Emniyete yargıya ve basına yönelik.

Önemli tarihi rejim kesintileri yaşanır. Toplu sürgünler tutuklamalar yaşanır. Bu tür olaylar darbe dönemlerinde olur. Mesela Nazi Almanyasında Hitler iktidara gelmesinden sonra 30 Haziran'ın 1 Temmuz'a bğlayan gecede saldırı düzenledi.

Ertesi günü tutuklamalar yapıldı. Sosyalistler, çingeneler, papazlar, kişisel düşmanlaır tutuklandı. Ardından rejim değişikiliği bu süreçte yapıldı. Sovyetler Birliği'nde benzer değişikler oldu. İran'da da mollalar döneminde benzer olaylar yaşandı.

Atatürkçüler laik cumhuriyeti savunanlar hedefte. Hala gidişat yok diyenler Allah rahatlık versin diyorum. En sevimli olanı da AKP sözcülerinin yargıyı rahat bırakın demeleri.

Ergenekon davası değil Başbakanın kişisel kişisel davasıdır. İktidara gelmeden teşhisleri yapmış. Siyasetçilerin ağzına sakız olmuş siyasallaşmış dedikoduya dönüşmüş. Toplumun değerli insanları birer bire gözaltına alınıyor.

İstanbul'un tuzu kuru çevreleri varsa kulaklarına küpe olsun bu iş başladı mı nerede biteceğei belli olmaz. Ya teslim olursun ya da ezer geçerler. Herkes gerekli dersi alsın. Geçiştirmek günlük çıkarına bakmak kadar yanlış bir şey olamaz.

Kaynak:
Bu haber toplam 750 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri