Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Gül, Kur'an üzerine yemin etse...

20 Ocak 2009 / 21:49
Yeni Başkan Obama İncil üzerine yemin ederken, iki milyon kişinin katıldığı törende, Hıristiyan bir din adamı da İncil’den pasajlar okuyarak Tanrı’nın Obama’ya yardım etmesi dileğinde bulundu.
Gül, Kur’an üzerine yemin edebilir miydi?

Kongre üyelerinin ve başkanların İncil üzerine yemin ederek görevlerine başladığı Amerika’da, 44. Başkan Barack Obama da İncil üzerine yemin etti ve devir teslim törenindeki konuşmasının sonunda ‘Tanrı sizleri ve Amerika’yı korusun’ sözleriyle dikkat çekti. Yeni Başkan Obama İncil üzerine yemin ederken, iki milyon kişinin katıldığı törende, Hıristiyan bir din adamı da İncil’den pasajlar okuyarak Tanrı’nın Obama’ya yardım etmesi dileğinde bulundu.

GÜL, KUR’AN ÜZERİNE YEMİN ETSE KIYAMET KOPARDI

Obama’nın İncil üzerine yemin etmesi akıllara, “Türkiye’de acaba bir Cumhurbaşkanı görevine başlarken Kur’an-ı Kerim üzerine yemin etseydi ne olurdu?’ sorusunu getirdi. Zira, Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesi sürecinde bir kısım medya ve CHP, Hayrünnisa Gül’ün başörtülü olmasından yola çıkarak, ‘Çankaya’nın şeriatçıların eline geçtiği’ propagandası yapmıştı.

‘HAMDOLSUN’LA DALGA GEÇİYORLAR

Gül’ün eşinin başörtüsü yüzünden İslam’a düşmanlık yapan bir kısım medyanın, Anadolu’da Müslüman halkın günlük hayatta çokça kullandığı ‘Hamdolsun’ kelimesine de düşmanlık yapması dikkat çekiyor. Müslümanların ibadetlerini ve söylemlerini ‘şeriat geliyor’ çığırtkanlığıyla kötülemeye çalışan ancak Yahudilerin dini inançlarını öven ve destekleyen Türkiye’deki İsrail yanlısı medya, Başbakan Erdoğan’ın konuşmalarında sürekli dillendirdiği ‘Hamdolsun’ kelimesiyle de dalga geçiyor.

LAİKÇİ BASKI ‘SELAMÜNALEYKÜM’ BİLE DEDİRTMİYOR

Hiçbir demokratik ülkede olmayan başörtüsü yasağının uygulandığı ve kamusal alandaki ‘laikçi’ baskı nedeniyle insanların birbirlerini ‘Selamünaleyküm’ diyerek selamlayamadığı Türkiye’nin aksine, Amerika’da din, hayatın her alanında etkisini gösteriyor. Bush gibi Obama’nın da sürekli kiliseye giderek ibadetini yerine getirdiği Amerika’da, insanların dindar olması için teşvikte bulunulurken, Türkiye’de sözde kamuoyu araştırmalarında ‘dindarların sayısı arttı, o yüzden önlem almalıyız’ şeklinde dine ve dindarlara psikolojik baskı yapılması ise Türk ve Amerikan demokrasileri arasındaki düzey farklılığını göstermesi açısından dikkat çekici.

Süleyman Kaya – habervaktim.com




Bu haber toplam 912 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri