Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Doktor ölümcül hastaya ne sordu?

04.11.2009 20:09
Türkiye günlerdir bir kadının ölümünü seyrediyor. Cezaevinde kansere yakalanan Güler Zere hastalığının son aşamasında...
Kızının tedavi için yatırıldığı günden itibaren hastaneden ayrılmayan baba Haydar Zere, tedaviyi yürüten bir doktorun Güler Zere'ye “Dağda kaç kişiyi öldürdün? Dışarıda olsaydın çok sayıda cana kıyacaktın” dediğini duyduğunu, bu konuda da avukatlarının suç duyurusunda bulunduğunu söyledi. Güler Zere’nin arkadaşı olan ve Antakya’dan gelip, yanında refakatçi kalan Sevil Arıcı, doktorun hasta hükümlüyle diyaloguna bizzat şahit olduğunu öne sürerek, “15-20 gün önce bu olay yaşandı. O sırada Güler Zere’nin tedavisi KBB tarafından yürütülüyordu. Onkolojiden bir doktor geldi. Güler’in hasta kağıdına baktı, inceledi, sonra yüzüne dönüp, ‘Nasıl kıydın bu kadar insana? Dışarıda olsaydın Allah bilir kaç kişiyi öldürecektin’ dedi. Kanser hastası bir kişiye böyle denir mi? Şimdi de aynı doktor Güler’in tedavisini yürütüyor. Ancak konuştuğu gibi tepkili değil. Bakmaya başladığında farklı bir tavrı vardı. Şimdi çok iyi davranıyor. Davranışı değişmesine karşılık ilk baştaki tepkili konuşması zihinde kaldı. İlk baştan iyi davranmalıydı” dedi.

ARTIK CENAZESİNİ BEKLİYORUM
Zere'nin cezasının tecil edilmesi isteği nedeniyle beklenen Adli Tıp Genel Kurulu raporu hala çıkmadığı için hastane mahkum koğuşunda bulunan Zere'nin babası Haydar Zere, ümidinin kalmadığını belirtip, "Artık çocuğumun cenazesini alıp, gitmeyi bekliyorum. Bana sağ vermelerinden artık ümidim kesildi" dedi. Ailenin avukatı Taylan Tanay da, "Göz göre göre cinayet işleniyor. Yaşam hakkı ihlal ediliyor" diye tepki gösterdi.

Radikal Yazarı Oral Çalışlar'ın yorumu ise şöyle:
Güler Zere'yi ölüme terk eden sistem! Dün televizyonda CNN Türk Haber Müdürü Rıdvan Akar, Güler Zere’nin babasına ona bakan doktorun, ‘İyi ki içeridesin, dışarıda olsaydın belki birilerini öldürürdün’ demiş olup olmadığını sordu. Güler Zere’nin babası “Evet böyle bir şey söylemiş” dedi.

Bu ülkenin yargı sistemi ve bürokratik sistemi gibi sağlık sistemi de otoriter bir refleks üzerinde inşa edilmiş durumdadır. Bu bağlamda, doktorun yaptığı değerlendirmenin sürpriz sayılamayacağını söyleyebiliriz.

‘Adli Tıp’çı da muhtemelen o doktor gibi düşündüğü için konuya karşı duyarsız kalabiliyor. Yasalar herkese eşit uygulanmadığı, insanlara siyasi tercihlerine göre muamele yapıldığı sürece, demokratik bir ülkeden söz edilmesi mümkün olamaz.

Adalet Bakanı neden bu konuya duyarsız? Adli Tıp Kurumu neden Güler Zere ve benzeri hükümlülerin cezaevlerinde ölebileceği şeklinde bir kanaate eğilim gösterebiliyor? Bütün bunlara verilebilecek tek bir yanıt var aslında: Hukuk, ihtiyaca göre harekete geçirilir.

Hrant Dink hakkındaki cinayet planlarını öğrenen bazı devlet görevlilerin bu bilgileri neden sümen altı ettiği sorusuna cevap arayanlar, ‘Şimdi ben bir Ermeni’yi mi korumuş olacağım’ cümlesinin üzerinde durmalılar.

Bu ülkede hukuk keyfilik içinde uygulanır. Hep böyle olmuştur ve bu anlayışla yetişen sistemin değişik parçaları da hukuku ‘sadece gerektiğinde’ uygulanan bir kurallar bütün olarak kabul ederler.
Bu haber toplam 1192 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri