Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Gürüz'den şok sözler!

20 Ocak 2009 / 18:13
Yasakçı YÖK Başkanlarından Kemal Gürüz, Mehmet Ali Birand'ın sunduğu ana haber bültenine katılarak ilginç açıklamalarda bulundu.
Kendisine soruları yönelten muhabirin gazına gelmemeye çalışan Gürüz, Ak Parti, Başörtüsü ve Müslüman karşıtlığını, buna karşın Fransa ve ABD hayranlığını bakın nasıl gözler önüne serdi.

Son Ergenekon dalgasında gözaltına alınması nedeniyle bazı çevrelerin hükümeti hedef tahtasına oturtmasına neden olan Kemal Gürüz, Mehmet Ali Birand ekibinin kışkırtıcı sorularına aynı üslupla cevap vermemesiyle dikkat çekti. Gözaltına alınması sırasında polisin ve savcıların kendisine son derece beyefendice davrandığını itiraf eden Gürüz, yargılama süreci ile ilgili bir açıklamada bulunmadı ama, hükümeti doğrudan hedef alan şu şok sözleri sarfetti:

"BEN AK PARTİ'YE MUHALİFİM"

SORU: Efendim siz ne ile suçlandınız?
"Onlara girmeyelim. Ben bu soruşturmaya yardımcı olmak istiyorum elimden geldiği kadar. Sonuna kadar gidilmeli ve bütün cinayetler aydınlatılmalıdır. Yargı süreci hakkında konuşmayarak buna katkıda bulunacağım. Demokrasilerde esas olan muhalefettir. Ben Adalet ve Kalkınma Partisi'ne muhalifim. Bugünkü iktidarın cumhuriyetin temel nitelikleriyle barışık olmadığını düşünen bir insanım ve her dönemde ifade ediyorum. Bütün bu gözlem Anayasa Mahkemesi'nin 10'a 1 aldığı kararda açık bir şekilde yer almıştır."

MALEZYA VE İSLAM KARŞITLIĞINA BAK

SORU: Peki buna muhalif olduğunuz için mi Ergenekoncu olarak alındınız?
"Şimdi ben onlara girmeyeceğim. Anayasa Mahkemesi'nin bu kararında yüksek öğretimle ilgili hususlar vardı. Ben onların uygulayıcısıydım. BU uygulamalarımdan dolayı gurur duyuyorum, bugün olsa aynı şeyi yaparım. Bugün ise Malezya İslam Üniversitesi ile yolları kesişmiş iki kişi, birisi YÖK'ün başındadır, birisi Dışişleri Baş Danışmanıdır. Bunların YÖK'e ve Türk üniversite sistemine yansımalarıyla sonuna kadar mücadele edeceğim. Bu benim görevimdir."

BÖYLE AMERİKAN HAYRANLIĞI OLMAZ

SORU: Şimdi Malezya derken Amerikancı derler sizin için...
"Efendim ben Türk milliyetçisiyim. Türk milletinin menfaatlerini ABD'nin batı ülkeleri içinde ittifakı için, ABD'nin samimi bir müttefiki olarak yer almasını savunan bir insanım. Amerikancılık filan bu değil, bunlar yanlış. Ama ABD'yi ABD yapan değerleri paylaşıyorum. Onların dünyanın lideri olması gerektiğine inanıyorum. Türkiye'nin de onun politikalarının belirlenmesinde eşit ortağı olması gerektiğine inanıyorum."

BİRAND'IN MUHABİRİNİN DERDİ BAŞKA AMA...

SORU: Kemal Bey, bizim meraklarımız var, bu 4 gün nasıl geçti?
"Şimdi onları uzun uzun konuşmayalım."

MUHABİR ÇOK ISRARCI AMA FRANSIZ HAYRANLIĞIYLA SUSTURULDU

SORU: Uzun uzun konuşmayın, sadece insan olarak nelere incindiniz?
"Hiç bir kişinin tavrından dolayı incinmiş değilim. Uykusuz bırakıldığımdan dolayı değil. Psikolojik bir durum. Onlara girmeyeceğim. Bakın bu Malezya meselesi çok önemli. İslam Üniversitesi'nde iki kişi. Bu üniversitenin amacı Şeriat'ı yaymak. Türkiye Cumhuriyeti hızla batı ittifakından kopuyor. Ben 1998'de Sayın Demirel'in arkasındaydım Fransa ziyaretinde ve uçağın kapısı açıldı karşımıçda Jack Şirak vardı. Türkiye Avrupalı bir ülkeydi. Bugün ise Türkiye Cumhuriyetinin, Atatürk'ün Türkiyesinin Başbakan'ınını resmi Yemen sokaklarında Chavez'le yanyana dolaşıyor. Ben bundan gurur duymuyorum, üzüntü duyuyorum. Bunları dile getirmeye devem edeceğim. Yargı süreci konusunda konuşmamaya kararlıyım ama susturuldu, sindirildi diye susmayarak da bu sürece katkıda bulunmaya kararlıyım. Muhalefetimi sürdürme konusunda kararlıyım. Yargı süreci hakkında konuşmamaya da kararlıyım."

ART NİYETLİ SORULARDAN VAZGEÇİLMİYOR

SORU: Peki neyinizden mahrum kaldınız bu arama süresinde, yani evinizde bir arama yapıldı.
"Şimdi bakın, o arkadaşlar görevlerini yaptılar. Onlar devletin memuru. Beni sorgulayan iki savcı ile emniyetteki yetkililer fevkalade yetenekli insanlardı ben onları tanımıyorum."

MUHABİR KIŞKIRTMA PEŞİNDE GÜRÜZ ABD RÜYASINDA

SORU: Ama siz iyi olmalarından daha çok yetenekli olmalarını öne çıkandınız. Sizi sorgulayan savcıları söylüyorum. Başarılı mıydılar, yani yetenekli, başarılı. Beyefendi.
"Emniyette de yetkililer öyleydi. Ev içinde de gayet normaldi ve hiç bir problem yoktu. Onlar görevini yapıyor. Bana terörist diyenler bozulsun. Şimdi bakın orada hiç bir sıkıntı yoktu. Ama tekrar altını çiziyorum. Demokrasilerde esas olan iktidar değil, muhalefettir. Esas olan büyük Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin temel ilkeleriyle batı dünyasından, ABD'deki, ki unutmayın ABD canıyla kanıyla dünyayı iki büyük dertten kurtarmıştır. Faşizm ve Komünizm'den. Biz de onlarla omuz omuza savaştık. Bunları ben söylüyorum ve bu Amerikancılık falan değil."

Engin Kaşdaş-habervaktim.com




Bu haber toplam 770 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri