Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Güzel'e göre Erdoğan yanlış yaptı

04 Ekim 2008 / 04:18
'Yolsuzluk ne kadar kötüyse, yalan haber de o kadar kötüdür' diyen Hasan Celal Güzel, Erdoğan-Aydın Doğan polemiğine değinerek tespitte bulundu.
Eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek, Antalya'nın Alanya ilçesindeki Okyanus Parkı'nda Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Türkler Belediye Başkanı Hayri Çavuşoğlu, AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Güney ile birlikte yunus balıklarının gösterilerini izledi. Daha sonra İpek ve Güzel, ülke gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

ABD'deki mali krizin Türkiye'yi etkileyip etkilemediği sorusu üzerine İpek, "AK Parti Hükümeti gereken alt yapıyı sağladı. Kriz bizi etkilemez" dedi. Kongre takviminin devam ettiğine dikkat çeken İpek, kongrelerin ardından belediye başkan adaylarında aranan kriterlerle ilgili açıklamalarda bulunacaklarını ifade etti.

Yolsuzluk iddialarıyla ilgili konuşan Hasan Celal Güzel ise, "Benim en sevdiğim kişiler yolsuzluk yapıyorsa tepki koyuyorum. Gaziantep Belediye Başkanı benim amcamın oğlu. Bilsem ki yolsuzluk yaptı, yüzüne bakmam. Tamamen iftira olduğunu biliyorum ve tamamen uydurma diyorum. Zahit Akman ile Kanal 7 konusunda görüştüm. İddia edilenler konusundaki cevaplarını gönderin dedim. Almanya'da böyle bir yolsuzluk belki yapılmıştır ama Türkiye'yle irtibatı henüz kurulabilmiş değil. Eğer bir yolsuzluk yapılmışsa, Başbakan'ın da dediği gibi babasının oğlu da olsa üzerine gitmek lazım. Hırsızın sağcısı, solcusu, dindarı, milliyetçisi, sosyal demokratı yok. Hırsız hırsızdır. Ama bu son belediye başkanları hakkındaki, Deniz Feneri hakkındaki iddiaların bir kısmını ne yazık ki Başbakanla bir medya grubu arasındaki tartışmanın neticesinde yalan haber olarak değerlendiriyorum. Yolsuzluk ne kadar kötüyse, yalan haber de o kadar kötüdür" dedi.

"DOĞAN İŞ ADAMIDIR"

Aydın Doğan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasındaki tartışmayla ilgili Güzel, "Aydın Doğan basın haricinde Türkiye'nin 3. numara işadamıdır. Her sene bir vergi rekortmenliği yapar. Doğan'ın kazancının gayri meşru olduğu kanaatinde değilim. Ama ne yazık ki kendisinin sahip olduğu medya grubu, özellikle laikçilik ve demokrasi konusunda fazla hassas davranmamıştır. AK Parti'nin kapatılması, Ergenekon'un avukatlığına soyunması, 367 meselesi, muhtıra konusundaki tutumu; bu gazetelerin hiçbir şekilde tasvip etmediğim tutumu olmuştur" diye konuştu.

ANAP döneminde Aydın Doğan'ın hükümetten hiçbir şekilde isteği olmadığını söyleyen Güzel, "Ben o dönemde basın yayından sorumlu bakanlık yaptım. Hükümet sözcüsüyken, daha önceden Mesut Yılmaz medyayla arayı bozduğu için Özal bana söyledi ve Aydın Doğan'la da, Dinç Bilgin'le de, Enver Ören'le de iyi ilişkiler, irtibatlar kurduk. O dönemde bu kişilerden hiçbir şekilde teklif almadım, özel işlerini de görmedim" dedi.

Başbakan'ın ATV ve Sabah grubuna güvenerek Aydın Doğan'a kafa tutmadığını söyleyen Güzel, "Başbakan bu basın kuruluşları da olmadan yine Aydın Doğan'a kafa tutturdu. Başbakan doğru bildiği şeyi rahatlıkla cesur bir halde söyleyebilir. Demek ki bardağı taşıran damlalara dayanamadı. Ama doğru mu yapıyor derseniz, bence yapmamalıydı. Ancak samimi olduğuna inanıyorum" ifadelerini kaydetti.
Bu haber toplam 782 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri