Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Haçlı seferi savaşçısı düşüncesi

17 Aralık 2008 / 14:55
Tüm dünya Irak'da fırlatılan ayakkabıyı konuşurken, Washington Post'un köklü isminden ABD'ye acı eleştiri geldi

Washington Post’un Ortadoğu uzmanı, duayen gazeteci David Ignatius, senaryosunu yazdığı DiCaprio’lu, Crowe’lu CIA filmi için Türkiye’de. Obama’lı yeni dönemde ABD’nin her şeyi bilemeyeceğini anladığı ve ‘dostlarına’ daha çok kulak vereceği görüşünde Ignatius...

David Ignatius 22 yıldır Washington Post’ta yazan, gazetenin yayın yönetmen yardımcılığını yapan, Ortadoğu’yu karış karış bilen, liderlerle dostluklar kurmuş bir gazeteci ve romancı. Kökleri Harput’a uzanıyor; Ermeni asıllı yazarın dedesi 1900’lerin başında ABD’ye göçmüş. Onu Türkiye’ye getiren, son romanı “Body of Lies”ın (‘Yalanlar Üstüne’), iddialı bir filminin çevrilmesi. Başrollerini Leonardo DiCaprio ve Russell Crowe’un paylaştığı filmi cumadan itibaren sinemada izleyebilirsiniz ama ondan önce senaristi Ignatius ile filmin mesajı ve Ortadoğu-Türkiye üzerine yaptığımız röportaja bir göz atmanızı öneririm...

“Yalanlar Üstüne” Ortadoğu’da geçen bir CIA ajanı hikayesi. Film Bush’un Ortadoğu politikalarına bir eleştiri içeriyor mu?

Evet, filmde görevi El Kaide’nin içine sızmak olan bir ajanın maceraları konu ediliyor. Bu imkansız görev sırasında ajan insanları aldatmaktan rahatsızlık duyuyor. Film Amerikalıların her şeyi anladıklarını zannettikleri yanılgısına ve dostlarını dinlemediklerine vurgu yapıyor.

Verdiğiniz mesaj bu mu? ABD’nin dostlarını dinlemesi gerektiği mi?

Öyle de diyebiliriz. Aslında bu ABD’nin başına gelenleri ve bunların neden olduğunu anlatıyor. Kimseyi dinlemeden, her şeyi bildiğini zannetmenin doğru olmadığını ve dünyanın bu bölgesinin sadece savaşmak için gelip, geri dönülmeyecek kadar güzel olduğunu söylüyor. Oysa ABD biraz Haçlı Seferi savaşçısı mantığıyla davrandı. Buraya gel, savaş ve dön!

Sizce ABD’nin yeni dönemde yapacağı bu mu? Dostlarını dinlemek?

Bush’un problemi dünyanın ona artık inanmamasıydı. Çok küstahtı ve her şeyi ben biliyorum diyordu. Obama bunu değiştirecek. Ve böylece dünya değişecek.

Obama seçimlerin yapıldığı 4 Kasım’dan beri “Terörle küresel savaş” kavramını telaffuz etmedi. Bu, savaş bitti anlamına mı geliyor yoksa kullanılan dil mi değişecek?

Karşı taraftan saldırı olmadığı sürece Obama saldırmaz. Ama El Kaide barış yapmayacaktır, o yüzden Afganistan ve Pakistan’da mücadele devam edecek. ABD’nin dostları var, terörle savaş blok olarak herkesle savaş anlamına gelmiyor. Örneğin Afganistan’da ilginç oluşumlar var. ABD ile birlikte oradaki yolsuzluğa bulaşmış güçlere karşı tepki olarak Taliban’a destek artıyor. Bu İslamcılığın yükselmesi demek değil. İslam daha dünyevileşiyor.

Afganistan ve Türkiye arasında paralel bir gelişim var, diyebilir miyiz?

Evet, burada da din konusunda benzer bir eğilim var. Batı’nın yüzyıllardır hayalidir: İslam ve modernizm uyum sağlayabilirler ve bu Türkiye’de olur. Fanatizm yükselmeden bu olursa hayalleri gerçekleşecek. Bu yüzden bütün dünya son zamanlarda Türkiye’yi izliyor.

Sizce gelişmeler olumlu mu?

Bence Erdoğan hükümeti herkesi şaşırtıyor.

Rusya, ABD karşısında eskisi gibi güçlü değil

Türkiye’nin ‘Ermeni açılımını’ nasıl buluyorsunuz?

Cumhurbaşkanı’nın Ermenistan ziyareti son dönemlerin en başarılı diplomasi atağı. Bu, Rusya’yı da telaşlandırdı. Ermenistan üzerindeki etkisini artırmaya çalışıyor.

Rusya Türkiye’yi rakip mi görüyor?

Bölgedeki etki bakımından görüyor. Rusya son dönemde Putin’le birlikte gittikçe agresifleşiyor. 19. yüzyıl mantığıyla artık bir süper güç olamayacağını görmeli. Gürcistan krizinde yaptığı çıkış ona çok pahalıya patladı, artık ABD’nin karşısına çıkma gücüne sahip değil.

Bölgesel Kürt yönetimi Türkiye’nin küçük kardeşi

Obama Irak’tan çekileceğini söylüyor, bu da Türkiye’yi Kuzey Irak nedeniyle korkutuyor. Sizce korkmakta haklı mıyız?

ABD’den sonra Irak parçalanırsa korkmak en doğal tepki olur. Ama Biden’ın destek verdiği bu senaryo en kötü senaryo. Bence Obama da Irak’ın bütün olarak kalmasına çalışacak. Ama ABD çekildikten sonra Irak’taki şiddet artacak. Kerkük’teki vahşet daha da büyüyecek.

Öyle olursa ABD tekrar Irak’a döner mi?

Bu, durumun vahametine bağlı; ölü sayısı çok yükselirse ABD uluslararası örgütlerle geri dönebilir. Bence asıl Kürtler korkuyorlar. Çünkü artık onlara ihtiyaç kalmadığını ve ortada kalacaklarını düşünüyorlar. Oysa ABD hem Kürt bölgesi hem Türkiye ile iyi ilişkiler istiyor.

Sizce Türkiye bunu anlıyor mu?

Evet liderler anlıyor ama bazen politikalarınızın tutarlılığı konusunda şüpheye düşüyorum. Türkiye ve bölgesel Kürt yönetimi büyük ve küçük kardeş gibiler. Küçük kardeşin durumu iyileşirse bu büyük kardeşin de işine yarar.

Küçük kardeş büyüğe zarar verir şekilde davranırsa ne olur?

PKK’yı kastediyorsanız Türkiye’nin yapacağı en kötü şey Kuzey Irak’a girmek olur. ABD’nin düştüğü duruma düşer. Bataklığa saplanır.

Bu haber toplam 39 defa okunmuştur.
Kaynak:
Bu haber toplam 800 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri