Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hamas;dan Türk Hükümeti;ne çağrı

05 Ocak 2009 / 17:43
Hamas’ın Siyasi sorumlularından Dr. Hüseyin el Avavede: İsrail’le askeri ittifaka son verin!
Gazze’ye günlerdir gökyüzünden ölüm yağıyor. Çocuklar, kadınlar katlediliyor; mescidler, üniversiteler İsrail Ordusu tarafından yerle bir ediliyor. Bu röportaj yapılırken Gazze’deki ölü sayısı 350’ye yaklaşmış, yaralı sayısı da çoktan 1500’ü geçmişti. Hamas’ın Şam’daki bürosunda bir araya geldiğimiz Dr. Hüseyin el Avavede, Gazze’deki son gelişmeleri değerlendirdi. Hamas’ın siyasi sorumlularından olan ve İsrail’in işkence hanelerinde gördüğü işkenceler nedeniyle gözlerini kaybeden El Avavede, Gerçek Hayat aracılığıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Hamas’ın mesajını gönderdi. Sizleri dedesi ve amcası Sultan Abdülhamid Han’ın Ordusunda asker olan ve bize bununla gurur duyduğunu ifade eden El Avade’nin açıklamalarıyla baş başa bırakıyoruz.

ADEM ÖZKÖSE-ŞAM-GERÇEK HAYAT

- Gazze’deki son durum hakkında bilgi verir misiniz?

Geçmişte Nebileri öldüren Yahudiler bugün de Gazze’de bebekleri, çocukları, kadınları katlediyor. Attıkları bombalarla insani yardım kuruluşlarını, üniversiteleri, sivil insanların evlerini hatta Allah’ın mescidlerini yıkıyorlar. Hak-Batıl mücadelesinde tarihleri boyunca hep Batıl tarafı temsil eden Yahudiler, Gazze’ye saldırırken küçük-büyük, asker-sivil ayırımı da yapmıyorlar. Çünkü onlar katliam, terör ve ihaneti kutsallaştıran bir din olan Siyonizm’e inanıyorlar. Siyonizm dini İsraillilere hep daha fazla Müslüman öldürmeyi, İslam’a daha fazla saldırmayı emrediyor. Gazze’li kardeşlerimiz ise izzeti ve şerefi kuşanarak Siyonist işgale karşı direniyor. Gazzeliler biliyorlar ki bu yolun sonunda cennet, zafer ve özgürlük var. Gazze izzet ve destanın öğretmenidir. Gazze İslam Ümmeti’nin şerefi ve onurudur. Gazzeliler bu şeref ve onuru asla utanca bulaştırmayacaklar ve şehadete veya zafere ulaşana kadar mücadele etmeye devam edecekler.

-Mısır Hükümeti’nin saldırıdan bir gün önce Hamas yetkililerine Gazze’ye yönelik herhangi bir saldırı olmayacağı yönünde güvence verdiği iddia ediliyor. Bu iddia doğru mu?

Evet, bu iddia doğru. Mısır Hükümeti’nden bir bakan bize İsrailli yöneticilerle görüştüklerini ve Gazze’ye yönelik yakın zamanda herhangi bir saldırı olmayacağını söyledi. Mısır Yönetimi, Araplar ve Müslümanlar için bir yüz karası, bir utanç abidesidir. Hüsnü Mübarek kıyamet günü Allah’a ne cevap verecek? Mısırlılar Hüsnü Mübarek’in ihanetlerine daha ne kadar tahammül edecekler? Gazze’ye uygulanan ambargonun bir başka sorumlusu da Mısır Yönetimi’dir. Mısır Yönetimi İsrail’le işbirliği yapıyor ve Gazze halkını teslim olmaya zorluyor. Fakat bu çabaları boşuna. Gazze asla teslim olmayacak ve temenni ediyoruz ki Gazze Hüsnü Mübarek Yönetimi’nin de sonunu getirecek.

-Gazze’ye yönelik İsrail saldırısı nedeniyle Hamas’ı suçlayan çevreler de var. Hatta Mahmud Abbas Mısır’da yaptığı basın toplantısında ateşkesi bozduğu için Hamas’a tepki gösterdi. Gazze saldırıları nedeniyle Hamas’a yönelik getirilen eleştiriler hakkında neler söyleyeceksiniz?

Mahmud Abbas yalancılığı bir alışkanlık haline getirdi. Daha önce de Filistinlilerin hacca gitmelerinin Hamas tarafından engellendiği yalanını ortaya atmıştı. Şimdi de ateşkesin Hamas tarafından bozulduğunu söylüyor. Hamas ateşkesi asla bozmadı. Fakat İsrail askerleri ateşkesi ihlal edip Filistinlileri öldürmeye başlayınca İzzeddin el Kassam Birlikleri de harekete geçti. Hamas suç işlemiyor. Hamas vatanını ve dinini savunuyor. İzzeddin el Kassam Birlikleri işgal edilmiş toprakları geri almak için çarpışıyor. Direniş Filistin halkının hakkıdır ve halkımız bu hakkı sonuna kadar kullanacaktır. Mahmud Abbas Hamas’tan ne istiyor? Abbas bizden çocuklarımızı öldüren, vatanımızı işgal eden Siyonist düşmana çiçek mi vermemizi bekliyor? Hamas Siyonist düşmana anladığı dilden cevap verecek ve İsrailliler işgal ettikleri topraklarda asla huzur yüzü göremeyecekler.

-El Fetih’in tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz? Zira Gazze saldırısı başladığından beri El Fetih yetkilileri sürekli olarak Filistin halkını birlik olmaya çağırıyorlar.

Biz El Fetih ile Mahmud Abbas’a bağlı Filistin Yönetimini birbirinden ayırıyoruz. El Fetih, Filistin’in onurudur. El Fetih Filistin’in tarihidir, El Fetih Yaser Arafat’tır. Fetih’in bir çok savaşçısı Kudüs için şehit oldu. Gazze’de de ilk defa direnişi başlatan da Fetih’tir. Bugün gerçek Fetih Hamas ’la birliktedir ve onlar bizim halkımızın evlatlarıdır. Mahmud Abbas’a bağlı Filistin Sultası’nın Fetih’le hiçbir alakası kalmadı. Yaser Arafat’ı zehirleyenler de onlar. Bugün Mahmud Abbas’a bağlı askerler Filistinli direnişçilerin silahlarına el koyuyorlar ve onları tutukluyorlar. Tıpkı İsrail gibi Filistinlilere zulüm yapıyorlar. Bu ihanet değil midir? Bu Siyonist düşmana hizmet değil midir? Hamas Filistin’i savunan bütün gruplarla dün olduğu gibi bugün de birlik içinde olacaktır.

-Halid Meşal El Cezire televizyonuna verdiği röportajda bütün Filistinlileri direnişe çağırarak 3. İntifadayı ilan etti. Bundan sonra Filistin’de neler olacak? Ayrıca İsrail’in Gazze saldırısına karşı şiddetli bir cevap vermeyi düşünüyor musunuz?

İzzettin el Kassam Birlikleri İsrail’in Gazze saldırısına karşı en güzel cevabı istişhad eylemcileri vasıtasıyla verecek. İsrailliler Filistinlilerin kanının bedelinin ne kadar ağır olduğunu öğrenecekler. İştişhad eylemcileri önümüzdeki günlerde Siyonistleri işgal altında tuttukları her yerde vuracaklar. İzzettin el Kassam Birlikleri günlerdir Askalan ve çevresine füze yağdırıyor. Bir çok İsrailli yerleşimci bu füzeler nedeniyle ağır şekilde yaralandı. Ramallah’ta 7 İsrailli bıçaklandı. İsrail halkının ne kadar zor durumda olduğunu anlamak istiyorsanız İsrail televizyonlarına bakın. Askalan ve çevresine atılan füzeler sadece bir başlangıç. Siyonist düşmana hak ettiği cevabı pek yakında iştişhad eylemcileri verecek. Direniş birinci ve ikinci İntifadadan daha da güçlenerek çıkmıştı. Şimdi sıra üçüncü intifadada. Allah’ın izniyle üçüncü intifada Filistin devrimine bizi daha da yaklaştıracak.



- Bir kara operasyonu bekliyor musunuz? Kara operasyonu gerçekleşirse Hamas Gazze’yi savunacak güce sahip mi?

1O ay önce İsrail Ordusu Gazze’ye girmek için kara operasyonu düzenlemişti. 6 gün boyunca Gazze’ye girebilmek için sürekli saldırdılar; fakat İsrail tankları 1OO metreden fazla ilerleyemedi. 10 ay önceki kara operasyonunda 20’den fazla İsrail askeri öldü ve onlarca İsrail askeri de yaralandı. Bir kara operasyonu olursa Hamas ve diğer direniş grupları Allah’ın izniyle İsrail Ordusu’na büyük bir hezimet yaşatacaklar. Mücahidler şu an İsrail Ordusu ile karada çarpışmak için bekliyorlar ve karadan gelecek İsrail askerleriyle göğüs göğüse çarpışmak için kendi aralarında yarışıyorlar. Hepsi ilk safta olmak istiyor. İsrail Ordusu Gazze’ye girmeye kalkışırsa Gazze Siyonist düşman için Allah’ın izniyle bir mezarlığa dönüşecek. Gazzeliler bıçaklarla, silahlarla, taşlarla Siyonist düşmana karşı direnecek.

-Şu an Refah Kapısı ne durumda? Gazze’ye yardımlar girmeye başladı mı?

İslam Ülkelerinden gelen yardım konvoyları Refah Kapısı’nın önünde bekliyorlar. Mısır Hükümeti Refah Kapısı’nı açmayarak büyük bir ihanete imza atıyor. Bu ihaneti ne İslam Ümmeti, ne Araplar, ne de Filistin halkı unutmayacak. Hatta bir Mısırlı kardeşimiz Refah Kapısı’ndan Gazze’ye girme denemesinde bulundu. Mısır Askerleri bu genci öldürdüler. Sizde hiç mi insaf yok? Alınlarınız secdeye nasıl değiyor? Refah Kapısı’nın önünde Gazze’ye girmeye çalışanlara silah sıkan Mısır Askerlerinin İsrail Askerlerinden farkı ne? İkisi de Müslüman’a zulmediyor, Müslüman’a silah sıkıyor. Çünkü Mısır Yönetimi İsrail’le irtibat halinde çalışıyor. İsrail’in sınırlarını Mısır ve Ürdün askerleri koruyor.

-Hamas, Gazzelilerin Mısır’a girmeleri için tekrar sınırdaki duvarları yıkacak mı?

Evet. Bunun için uygun bir vakit bekleniyor.Mısır Refah Kapısı’nı açmazsa Hamas bir kez daha aynı yönteme başvuracak.

-Hizbullah Lideri Hasan Nasrullah Mısırlılara Refah Sınır Kapısı’nı yıkmaları için bir çağrı yaptı. Hamas’ın da böyle bir beklentisi var mı?

Mısırlılar bu mücadelede mallarıyla, dualarıyla bizimle birlikte oldular. Şimdi tarihi bir dönemden geçiyoruz. Bu yolun sonunda ya şehadet ya da zafer var. İkisinde de Müslümanlar kazanacak. Biz de Mısır ve Ürdünlülere aynı çağrıyı yapıyoruz. Çıkın sokaklara ve sınırlara yürüyün. Gazze’de çocuklarınız, kardeşleriniz öldürülüyor. Nerede Amr bin As’ın torunları? Nerede Selahaddin Eyyübi’nin torunları? Daha ne kadar İsrail’le işbirliği yapan yöneticilerinize sabır göstereceksiniz? Kıyamet gününde Allah’a nasıl hesap vereceksiniz?

-Olmert, Gazze saldırısından önce Türkiye’ye gelip başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmüştü. Gazze saldırısı sonrası bu görüşmeyle ilgili Türk kamuoyunda bir çok iddia gündeme geldi. Siz Olmert’in Gazze saldırısı öncesi Türkiye’ye yaptığı ziyareti nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz Hamas olarak Türk Hükümeti’nden İsrail’le olan ilişkilerini kesmesini, özellikle de askeri işbirliğine son vermesini istiyoruz. Türk Hükümeti İsrail Ordusu yerine İzzettin el Kassam’la askeri işbirliği yapmalı. İşgalci İsrail Ordusu ile tatbikatlar yapmak yerine, Filistinli direnişçilere silah desteği vermeli. Bunu sadece Hamas değil, Türk Halkı da istiyor. Türkiye Halkı Gazze ile birliktedir. Türkiye Halkını televizyonlarda yağmurun altında Gazze için gösteri yaparken görüyoruz. Türkiyeli kadınlar Gazze’ye altınlarını gönderiyorlar. Türk Halkı bu mücadelede Filistinlilerle aynı saftadır. Kudüs Filistinlilerin olduğu kadar Türklerindir de. Kudüs’e yıllarca Osmanlı hükmetti. Filistin Osmanlının, Sultan Abdulhamid’in toprağıdır. Sultan Abdulhamid Türklerin olduğu kadar Filistinlilerin de halifesidir. Türkiye hükümeti hiçbir şey yapamıyorsa en azından İsrail Elçisini Türkiye’den çıkarmalı. Filistinliler Türk Hükümeti’nden tıpkı Sultan Abdulhamid gibi kendilerine önderlik etmesini istiyor. Başbakanınız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Sultan Abdülhamid Han’ın Siyonistlere verdiği cevabı hatırlamalı. Siyonistler Sultan Abdülhamid’den toprak istediklerinde; Sultan Abdülhamid Siyonistlere “Dünya kadar altın verseniz, size Filistin’den bir karış toprak parçası vermem” demişti. Biz bugün aynı tavrı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan da bekliyoruz. Ayrıca Sayın Recep Tayyip Erdoğan Refah Kapısı’nın açılmasını da sağlayabilir. Çünkü Türk Hükümeti’nin Arap Dünyasında büyük bir itibarı var.

-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze saldırısı sonrası yaptığı açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk Hükümeti’nin duruşu Mısır Hükümeti’nden daha iyi. Ayrıca Sayın Recep Tayyip Erdoğan Filistin konusunda Hüsnü Mübarek’ten daha duyarlı davranıyor. Fakat bizim Türkiye’den beklentilerimiz daha ileri derecede.

-Şu an Gazze Halkı en çok neye ihtiyaç duyuyor? Hem bir Hamas Yetkilisi, hem de bir Filistinli olarak Türkiye Halkından istekleriniz nelerdir?

Öncelikle Türkiye Halkına sizin aracılığınızla selamlarımızı gönderiyor ve Türkiye Halkından bizimle birlikte verdikleri cihadı sürdürmelerini istiyoruz. Türkiye’de Gazze için düzenlenen gösterileri televizyonlardan seyrediyoruz. Bu gösteriler Türkiye’deki İsrail Elçiliği kapatılana, İsrail Elçisi Türkiye’yi terk edene kadar sürmeli. Şu an Gazze’deki yaralılar acil şekilde sıhhi ve tıbbi malzemeye ihtiyaç duyuyor. Gazzeliler Türkiye Halkından bu konuda dün olduğu gibi bugün de yardım bekliyorlar. Bugün İslam Dünyası’nda Filistin mücadelesine en çok destek olanlar Türkler ve İranlılardır. Araplar Türkleri ve İranlıları kendilerine örmek almalı. Kardeşlerim! Biz bir Ümmetin fertleriyiz. Bizim kanımız, sizin kanınız. Siz bu mücadelede onurlu bir tavır sergiliyorsunuz.

-Son olarak sizinle ilgili bir soru sormak istiyorum. İsrail işgaline karşı mücadele verirken gözlerinizi kaybetmişsiniz. Fakat Hamas’daki görevlerinizi aksatmadan sürdürüyorsunuz. Bu sizin için zor olmuyor mu?

Her Müslüman gücü yettiği kadar cihad etmek, direnmek ve İslam için çalışmak zorundadır. Allah Kur-an’da; insanlara ancak güçleri yettiği kadar mesuliyet yüklendiğini haber veriyor. Sahabe Abdullah İbn Mektum (RA) gözleri görmemesine rağmen hiçbir işten geri durmadı ve son nefesine kadar İslam’ın yayılması için mücadele etti. Gözleri görmese de Kadısi’ye Savaşı’na katıldı. Çünkü Abdullah İbn Mektum (RA) cihada katılmanın bir Müslüman için ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu biliyordu. Biz de inşallah hayatımızın sonuna kadar İslam’ın kuvvet bulması için çalışmaya ve Filistin’in özgürlüğü için mücadele etmeye devam edeceğiz.


Gözlerini işkencede kaybetti

1960 yılında El Halil’de doğan Hüseyin Halil el Avavede ilkokul,ortaokul ve liseyi El Halil’de okudu. Kudüs İslam Üniversitesi’nde 4 sene eğitim gören El Avavede daha sonra mastır yapmak için Lübnan’a gitti ve Beyrut’ta İslam Felsefesi alanında mastıra başladı. El Avavede ilk defa 1981 yılında Filistin’de gözaltına alındı ve 40 gün boyunca İsrail Askerleri tarafından sorgulandı. Gözaltı esnasında başına aldığı darbeler ve vücuduna verilen aşırı elektrik nedeniyle gözlerini kaybeden El Avavede Beyrut’taki eğitimine ara verdi ve El Halil’deki bir camide imamlık yapmaya başladı. Burada yaptığı vaazlarda Filistinli gençleri İsrail işgaline karşı mücadele etmeye çağıran Dr. Hüseyin el Avavede, 1981 ile 1993 yılları arasında 6 kez daha gözaltına alındı ve toplam 20 ay cezaevinde kaldı. Cezaevinden çıktıktan sonra Filistin’den sürülen El Avavede; İsmail Heniye, Dr. Rantisi, Mahmud Zahar ve bazı Hamas mensuplarıyla birlikte Güney Lübnan’da bir mülteci kampında kalmaya başladı. 1994 yılından beri Şam’da sürgünde yaşayan Dr. Hüseyin el Avavede, Hamas’ın siyasi kanadında çalışıyor ve Beyrut’taki İmam Evzai Üniversitesi’nde akademik kariyerini sürdürüyor.


Kaynak:
Bu haber toplam 2390 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri