Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hangi Memur Ne Kadar Maaş Alacak?

23 Ekim 2008 / 13:20
Toplu görüşmelerde netleşen memur maaşları Maliye Bakanlığı'nın Meclis'e sunduğu 2009 yılı bütçe yasa tasarısına aynen yansıdı.
HANGİ MEMUR NE KADAR ALACAK?

Toplu görüşmelerde netleşen memur maaşları Maliye Bakanlığı'nın Meclis'e sunduğu 2009 yılı bütçe yasa tasarısına aynen yansıdı. Buna göre, memur maaşlarına önümüzdeki yılın ocak ayında yüzde 4, temmuz ayında da yüzde 4,5 olmak üzere kümülatif yüzde 8,7 oranında zam yapılacak.

Toplu görüşmelerde belirlenen ve bütçeye bu çerçevede ödenek konulan yeni zamlara göre; evli ve eşi çalışmayan, aynı zamanda da 2 çocuğu olan 13'ün 3'ündeki bir devlet memurunun halen bin 118 YTL olan maaşı, yılbaşında bin 163 YTL, temmuz ayında da bin 215 YTL olacak.

Böylece en düşük memur maaşı aile ve çocuk yardımıyla birlikte ocakta 45, temmuzda da 52 YTL olmak üzere yıllık toplam 97 YTL artacak. 2009 yılında aynı zamanda YTL'den TL'ye geçileceği için, memur ocaktaki maaşını TL cinsi yeni banknotlarla alacak.



MAAŞ FARKI DEĞİŞMEDİ

Yeni zamlar, önümüzdeki yıl da en düşük ve en yüksek memur maaşı arasındaki 3,7 katlık farkı değiştirmeyecek. Halen aile ve çocuk yardımıyla birlikte en düşük memur bin 118 YTL, müsteşarlar ise 4 bin 180 YTL maaş alıyor. Temmuzda en düşük dereceli memur bin 215, en yüksek dereceli memur olan müsteşar ise 4 bin 543 lira maaş alacak.

UNAKITAN'IN AÇIKLAMALARI

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, kurlardaki artışın, Türkiye'nin avantajına olduğunu belirterek, ''Döviz kurlarının yükselmesi, ihracattaki rekabet gücümüzü daha da artıracaktır'' dedi.

Unakıtan, doğrudan yabancı sermaye girişinin bu yıl 15 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.

Kemal Unakıtan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısını sunuşunda, bugüne kadar mali disiplinden en ufak bir taviz vermediklerini belirtti. Unakıtan, seçim dönemlerinde de mali disiplinden ayrılmadıklarını dile getirerek, ''Bugün, bütün dünyayı sarsan küresel mali krizden asgari şekilde etkileniyorsak bu, 6 yıldır uyguladığımız piyasa dostu önlemlerin, uyguladığımız akılcı bütçe politikalarının ve mali disiplinin, köklü yapısal reformlar ve özelleştirmeler ile güçlü bankacılık sistemi ve mali sistemin bir sonucudur. Doğru bildiğimiz yoldan şaşmadık'' dedi.

-''İŞSİZLİK ARTABİLİR''-

Sunuş konuşmasında dünya ekonomisindeki gelişmeleri de değerlendiren Unakıtan, 2007 yılının 2. yarısından itibaren ABD konut piyasasında yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle küresel finans piyasalarında uzun zamandan beri var olan istikrar ortamının bozulduğunu kaydetti.

Unakıtan, son yıllarda küresel sistem ile hem ticari hem de finansal açıdan entegre olan Türkiye'nin dünyadaki bu büyük dalgalanmadan etkilendiğini ifade etti. Unakıtan, Türkiye'nin küresel krizden iki açıdan etkilendiğine işaret ederek, ''Birincisi, kredi imkanlarının daralmasıyla borçlanma daha maliyetli hale gelebilir. İkincisi, büyüme hızımızın düşmesiyle birlikte işsizlik artabilir'' tespitinde bulundu.

Kamu olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını ancak finansal piyasaların ve reel sektörün durumunun da önemli olduğunu belirten Unakıtan, bu süreçte, kamu, reel ve finans sektörlerini birlikte uyum içinde işletecek politikaları takip etmeyi hedeflediklerini söyledi. Unakıtan, ekonominin bir bütün olduğunu, kamu ve özel sektörün birlikte yer aldığını vurgulayarak, önlemlerin de birlikte alınmasının önemine işaret etti.

-''YÜZDE 10'LUK VERGİYİ SIFIRA İNDİRECEĞİZ''-

Ekonomik tedbir olarak hayata geçirdikleri istihdam paketiyle getirilen düzenlemeleri anlatan Unakıtan, yurt dışındaki mevduatları ülkede değerlendirmek amacıyla ''Varlık Barışı'' adı altında bir düzenleme yaptıklarını anımsattı. Kişi ve kurumların yurt dışında bulunan şirketlerindeki kazançlarını Türkiye'ye transfer edebilmeleri için, herhangi bir şarta bağlı olmayan vergi istisnası getirmeyi düşündüklerini ifade eden Kemal Unakıtan, bununla ilgili düzenlemenin Bakanlar Kurulunda tamamlanarak, önümüzdeki hafta TBMM'ye sevk edileceğini bildirdi.

Unakıtan, borsada işlem gören hisse senetlerinin alım satımında yerli yatırımcılardan alınan yüzde 10 oranındaki vergiyi sıfıra indireceklerini söyledi.

Bakan Unakıtan, son dönemde yaşanan küresel gelişmeler sonucunda Türkiye'yi daha avantajlı bir konuma getiren konuları da anlattı.

-''ABD VE AB'YE İHRACAT AZALDI''-

Türkiye'nin ihracat yaptığı ülkelerin değiştiğini, ABD ve AB ülkelerine olan ihracatın, toplam ihracat içindeki payının azaldığına işaret eden Unakıtan, şöyle konuştu:

''Kurlardaki artış, bir diğer önemli avantajımızdır. Dolar ve avro, Türk Lirasına karşı son dönemde büyük değer kazandı. Döviz kurlarının yükselmesi ihracattaki rekabet gücümüzü daha da artıracaktır. Petrol fiyatları da düşmektedir. Petrol fiyatları 150 dolar seviyesinden 70 doların altına indi. Bu, 45 milyar doları bulan yıllık enerji ithalatının azalmasını da beraberinde getirecektir.

Kurlardaki bu yükselme ve aldığımız yapısal önlemler, yıllık 150 milyar doları bulan ara malı ithalatımızı da düşürecektir. Bu gelişmeler, ülkemizin ara malı üretimini artırmak suretiyle ihracattaki rekabetçi yapımızı ve katma değerimizi artıracaktır. Ayrıca, son yıllarda yüksek seyreden cari açığımızın düşürülmesi yönünde de önemli bir katkı sağlayacaktır.''

-''DÜNYA KESENİN AĞZINI AÇARKEN...''-

Maliye Bakanı Unakıtan, küresel gelişmelerin bir sonucu olarak birçok ülkenin harcama artışlarına gittiğini belirtti.

İngiltere'de 2002 yılında yüzde 1,7 oranında olan bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının 2009 yılında 4,6 olacağını kaydeden Unakıtan, ''Dünya kesenin ağzını açarken, biz hala mali disipline riayet ediyoruz'' dedi.

Bakan Unakıtan, 2002'de yüzde 11,5 olan bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki payını, 2007 yılında yüzde 1,6'ya getirdiklerini ifade ederek, 2008 yılını daha da az bir bütçe açığı ile kapatacaklarını, 2009'da da bu rakamın yüzde 1,2 olacağını söyledi. Unakıtan, bütçe açığındaki iyileşmelerin, Türkiye'nin önemli bir avantajı olduğunu ifade ederek, ''Dünyadaki mali krize bütçe açıklarıyla yakalansaydık, Türkiye'nin durumu daha vahim olurdu'' diye konuştu.

-BÜYÜME HIZI-

Kemal Unakıtan, Türkiye'nin, 2002-2007 yılları arasında yüksek oranlı büyüme hızlarına ulaştığını ve ekonominin son 6 yılda ortalama yüzde 6,8 oranında büyüdüğünü bildirdi.

Göreve geldiklerinde 230 milyar dolar büyüklüğünde olan ekonomiyi 5 yılda 657 milyar dolara ulaştırdıklarını, 2009'da ise 788,4 milyar dolar seviyesine getireceklerini dile getiren Unakıtan, tarım dışı sektörlerde yaklaşık 2,5 milyon kişilik istihdam artışı sağladıklarını söyledi.

1993–2002 döneminde ortalama yüzde 70'lerde seyreden enflasyonun, 2007 yılı sonunda 8,4'e düştüğünü ifade eden Unakıtan, 2008'de, küresel piyasalardaki olumsuz gelişmelerin tüm dünyada olduğu gibi ülkede de enflasyonun artmasına yol açtığını kaydetti.

Kemal Unakıtan, 2002'de yüzde 10 olan Kamu Kesimi Borçlanma Gereğinin Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının, 2007'de yüzde 0,10'a gerilediğini; 2009 yılında bu oranı yüzde -0,02'ye düşürmeyi hedeflediklerini bildirdi.

2002 yılında yüzde 61,4 olan Kamu Net Borç Stokunun Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranının 2007 yılı sonunda yüzde 29,1 seviyesine gerilediğini, bu oranın 2008 yılı sonunda daha da düşmesini beklediklerini kaydeden Unakıtan, 2007 yılının Mart ayından itibaren, 12 aylık ihracatın, ithalattan daha hızlı arttığını söyledi.

-İHRACAT-

Maliye Bakanı Unakıtan, ihracatın, Ocak-Eylül 2008 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,4 artış göstererek 102,5 milyar dolara ulaştığını belirterek, ''12 aylık kümülatif verilere göre 132,8 milyar dolar olan ihracatın, bu artış trendini sürdürerek yıl sonunda 137,5 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz. 2002 yılında ihracatımız 36 milyar dolardı. 6 yıl içerisinde ihracatımızı 100 milyar dolardan fazla artırmayı başardık'' diye konuştu.

İhracat gibi dış ticaret hacminin de arttığını vurgulayan Unakıtan, 2002'de 87,6 milyar dolar olan dış ticaret hacminin 2007'de 277,3 milyar dolara ulaştığını, 2008 yılı Ağustos ayı itibarıyla 12 aylık verilere göre 340,9 milyar dolar olarak gerçekleşen dış ticaret hacminin, yıl sonunda 355,5 milyar doları bulmasını beklediklerini bildirdi.

Ocak-Ağustos 2007 döneminde AB'ye yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payının yüzde 56,4 iken, 2008 yılının aynı döneminde yüzde 49,3'e gerilediğini belirten Unakıtan, ABD'ye yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payının da yüzde 4,2'den 3'e gerilediğini söyledi. Bakan Unakıtan, AB dışındaki Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerine yapılan ihracat payının arttığını belirtti.

-İTHALAT-

Unakıtan, ihracatta olduğu gibi ithalat ve buna bağlı olarak cari açıkta da artışlar olduğunu söyleyerek, 2002'de 9,2 milyar dolar olan enerji ithalatının 2007'de 33,9 milyar dolara yükseldiğini, bu yılın ilk 8 ayında ise özellikle ham petrol fiyatlarının yüksek seyretmesiyle birlikte 34 milyar dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi. Bakan Unakıtan, Merkez Bankası döviz rezervlerinin, son yıllardaki yüksek sermaye girişlerine bağlı olarak arttığını, 2002'de 26,8 milyar dolar olan Merkez Bankası brüt döviz rezervlerinin 2008 yılı Eylül sonu itibarıyla 76,6 milyar dolara ulaştığını belirtti.

Doğrudan yabancı sermaye girişinin, bu yılın ilk 8 ayında 11,2 milyar dolar olduğunu, bu rakamın bu yıl 15 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmesini beklediklerini vurgulayan Unakıtan, ''Böylece son 6 yılda toplam 72 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye çekmiş olacağız'' dedi.

-YURT DIŞINA YAPILAN YATIRIM-

Türkiye'den yurt dışına 2007 yılında 2,1, bu yılın ilk 8 ayında ise 2,2 milyar dolar doğrudan yatırım yapıldığına işaret eden Unakıtan, özelleştirme konusundaki kararlılık ve ekonomide sağlanan istikrar sonucu, özelleştirme uygulamalarında çok yol katettiklerini vurguladı.

Kemal Unakıtan, 2003'ten önce 20 yılda yapılan özelleştirmenin 8 milyar dolar olduğunu ifade ederek, ''2003'ten bu yana yapılan özelleştirme ise 32,5 milyar doları Özelleştirme İdaresi tarafından olmak üzere, TMSF ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan özelleştirmelerle birlikte toplam tutar 50 milyar doları aşmıştır'' dedi. Unakıtan, özelleştirmeyi, ekonomide rekabetin önünü açmak, verimliliği artırmak, maliyet etkinliğini sağlamak ve hizmetlerin kalitesini yükseltmek açısından olmazsa olmaz gördüklerini söyledi.

-MAAŞ ARTIŞLARI-

Çalışanlara ve emeklilere, hükümetleri döneminde sağladıkları mali imkanlarla ilgili de bilgi veren Unakıtan, Aralık 2002'de 392 YTL olan en düşük memur maaşının, Ekim 2008'de bin 118 YTL'ye çıktığını, artışın yüzde 164,9 olduğunu anlattı. Asgari ücreti de yüzde 147,2 artışla, 184 YTL'den 503 YTL'ye çıkardıklarını ifade eden Unakıtan, Aralık 2002'de 257 YTL olan en düşük SSK emekli aylığının da 2008 Ekim ayında 598 YTL'ye yükseldiğini bildirdi.

BAĞ-KUR esnaf emekli aylığı, BAĞ-KUR çiftçi emekli aylığı, memur emekli aylığı, 65 yaş aylığı, muhtar aylığında da artışlar yaşandığına dikkati çeken Unakıtan, ''Bu oranlar ve maaş tutarları; çalışan, emekli ve dar gelirli vatandaşlarımızın mali durumlarının 2002 yılına göre iyileştiğini, gelirlerinde reel artışlar olduğunu açıkça ortaya koymaktadır'' dedi.

Unakıtan, bunların yeterli olmadığını ancak ellerindeki imkanlara göre hareket etmeleri gerektiğini vurguladı.

Maliye Bakanı Unakıtan, 2008 yıl sonu itibarıyla, bütçe giderlerinin 229,5, gelirlerinin 215,4, bütçe açığının 14,1 ve faiz dışı fazla tutarının 40,4 milyar YTL olarak gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini kaydederek, ''Hükümetimiz, önceki yıllar bütçe uygulamalarında olduğu gibi, 2008 bütçesini de Hükümetimizin ekonomi ve kamu maliyesi politikalarına uygun olarak tam bir kararlılık ve mali disiplin anlayışı içinde uygulamaya devam etmektedir'' dedi.


Bu haber toplam 1106 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri