Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hilmi Özkök Paşadan Anlamlı Cevap

24.01.2010 07:33
Çetin Doğan'ın başını çektiği Balyoz çetesinin hedefe oturttuğu dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün, kendisini hedef alan girişimlere çok farklı yöntemlerle cevap vermişti. İşte uyguladığı yöntemler.

 

Emekli general Çetin Doğan imzalı 'Balyoz' darbesini, dönemin Genelkurmay Başkanı Özkök'ün önlediği ortaya çıktı. Darbecileri dağıtan Özkök'ün F-16 ve denizaltıyla verdiği mesajların sırrı 7 yıl sonra anlaşıldı...

Taraf Gazetesi'nin ortaya çıkardığı Balyoz Harekat Eylem Planı'nı organize eden emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın 'darbe hazırlığının' dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök tarafından engellendiği anlaşıldı. Doğan'ın komutasındaki 1. Ordu’ya bağlı birlikleri diğer başkalarına bağlayan Özkök, “sağlığı bozuldu” dedikodusuna da F-16 ve denizaltıya binerek cevap verdi.

‘Sakin Güç’ün mesajları

Balyoz Planı’yla ilgili tartışmalar sürerken Orgeneral Doğan'ın 1. Ordu Komutanlığı yaptığı dönemde Özkök'e karşı yürütülen birçok faaliyette rol aldığı iddia edildi. Chronicle Dergisi'nin 2007'de çıkan 8. sayısında darbe girişimlerini önleyen Özkök'ün yaşamı 'Sakin Güç' başlığı ile masaya yatırılmış. Yazıda darbe planlarını nasıl sonuçsuz bıraktığı detaylarıyla anlatılan Özkök'ün o dönem verdiği kritik mesajların ne anlama geldiği de bu hafta ortaya çıkarılan Balyoz Darbe Planı’yla da gün yüzüne çıkmış oldu.

Balyoz'a denk düşen tarihler

Orgeneral Kıvırıkoğlu'nun yerine 2002 Ağustos'unda Özkök Genelkurmay Başkanlığı'na getirilirken, iki ay sonra 3 Kasım 2002'de de AK Parti iktidara geldi. Dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Doğan tarafından Aralık 2002'de hazırlanan Balyaz Harekat Eylem Planı Mart 2003'de Selimiye Kışlası'nda Doğan başkanlığındaki komutanlarca masaya yatırıldı.

Bir taraftan AK Parti'ye yönelik darbe planı hazırlayan Doğan ve ekibinin bir taraftan da darbe girişimlerine onay vermeyen Özkök'ü hedef seçti. Özkök Paşa, yeni görevinin ilk aylarından itibaren eleştirilerin odağında yer almaya başladı. Medyada Özkök'ü eleştiren yazılar yayınladı. Aynı dönemde 'Genç Subaylar Rahatsız' manşeti de yapıldı. Ergenekon sanığı Mustafa Balbay tarafından yapılan haberde Başbakan Erdoğan ile görüşen Özkök'ün sözde genç subayların rahatsızlığını ilettiği ileri sürüldü.

Suikast iddiası ve sefertası

Özkök'e yönelik en tehlikeli girişim 2004 yılı başında oldu. CIA, 3 Şubat 2004'te Ankara'daki üst düzey bir görevlisiyle istihbaratı uyardı. Özkök Paşa'ya karşı "çok ciddi fiziki bir eylem" yapılacaktı. Sabri Uzun'un başkanlığını yaptığı Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı harekete geçti.

Eylem Ankara Merkez Garnizon Komutanı Tümg. Fehmi Büyükbayram'ın da yoğun çabalarıyla sonuçsuz kaldı. Tümg. Büyükbayram, Özkök Paşa'nın kullandığı yol güzergâhını değiştirecek, yoğun güvenlik önlemleriyle de girişimi akamete uğratan isim oldu. Özkök bu dönemde karargahtaki yemeklerini 'sefertası' ile evinden getirdiğini tartışıldı.

F-16 ve denizaltıya niye bindi?

Yine aynı tarihlerde Ankara'da Hilmi Özkök'ün sağlığının bozulduğu dedikoduları yayıldı. Genelkurmay Başkanı'nı istifaya zorlamak veya sağlık raporuyla görevden aldırmayı amaçlayan dedikodulara Özkök'ün cevabı çok ilginç oldu.

Özkök ilk olarak 9 Mayıs 2003'te Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda Hava Kuvvetleri Komutanı Cumhur Asparuk'la F-16'ya bindi. Özkök, havada yakıt ikmali yapıp temsili olarak dört kol halinde üsse taarruz gerçekleştirdi. Özkök'ün ikinci hamlesi 12 Haziran 2003 Denizkurdu Tatbikatı'nda gerçekleşti. Aksaz Deniz Üssü'nde "14 Mart Denizaltısı"yla dalış yaptı. İki saat su altında kaldı. Özkök'ün her iki hamlesi "En zorlu koşullarda bile görev yapabilecek durumdayım" mesajı olarak yorumlandı.

Doğan’ın kadrosunu uzaklaştırdı

Özkök'e karşı yürütülen kampanyanın perde arkasındaki isimler bir süre sonra gazetelerce deşifre edildi. Ege Ordu Komutanı Org. Hurşit Tolon, Jandarma Genel Komutanı Org. Şener Eruygur, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman'ın da yer aldığı isimlerin arasında en dikkat çekici isim ise 1. Ordu Komutanı Org. Çetin Doğan oldu. Haberi 'lanetliyorum' diyerek yalanlayan Özkök, bu sırada gerekli gördüğü tedbirleri kararlılıkla uyguladı.

Özkök, İstanbul'daki Birinci Ordu Komutanı Em. Org. Çetin Doğan'a bağlı tüm birlikleri, diğer ordu komutanlıklarının emrine verdi. Komutanlığının son günleri tamamen sembolik bir görev ifa etmekten öteye geçemeyen Doğan daha fazla direnç göstermeden aynı yıl içerisinde emekli oldu.

Bugün

Bu haber toplam 4516 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri