Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Modern zaman hurafeleri

17.04.2010 19:30
Bilimin cevaplayamadığı pek çok soruda ve biçare kaldığı durumlarda imdâda hep şehir efsaneleri yetişir; özellikle de tıp alanında.

 Şehir efsanelerinin doğruluğu her zaman herkesin aklını kurcalar, ama gelin görün ki kolay kolay aksini iddia eden babayiğit çıkmaz, çıksa da sözünü kimseye dinletemez. Son senelerde nazar mı değdi bilinmez, bu efsanelerin birer birer yıkıldığına şahit oluyoruz. İşte bu efsanelerin en ünlüleri:

Karalahana 'aklandı': 'Karalahananın guatr yaptığı, Karadenizliler çok karalahana yedikleri için onlarda guatrın çok görüldüğü' şeklindeki efsane de yerle bir oldu. Karadeniz'de 100 bin kişi üzerinde yapılan guatr taramasında, bu bölgenin geleneksel mutfağında önemli yer tutan karalahananın masumiyetini kanıtlayan sonuçlar elde edildi. Araştırmaya göre, karalahananın guatr yapabilmesi için her gün 4 kilo yemek lâzımmış ve bu da imkânsızmış. Karalahana 'aklanmış' oldu böylece.

Karanlıkta okumak gözleri bozar: Karanlıkta veya alacakaranlıkta kitap okumak gözlerde kalıcı hiçbir hasara yol açmaz, ama gözde dinlenme ile düzelen yorgunluk ve görme keskinliğinde azalma olabilir. Çok kitap okumak da gözleri hiçbir şekilde bozmaz.

Fazla yenen hindi eti uyutur: Hindi etinde bulunan 'triptofan' isimli maddenin uyutucu etkisi vardır, ama tavuk ve sığır etinde de aynı miktarda triptofan bulunur. Asıl uyutucu olan, hindi eti ile beraber alkol alınması ve çok fazla yemek yenmesidir.

Beynimizin sadece yüzde 10'unu kullanıyoruz: Ünlü bilgin Einstein'a ait olduğu ileri sürülen bu efsane de gerçek dışıdır. MR, PET ve diğer görüntüleme yöntemleri ile beynin her tarafının 'aktif' olduğu gösterilmiştir. Metabolik araştırmalarda da beyinde faaliyet göstermeyen hiçbir yer bulunamamıştır.

Süt balgam yapar: Sütün, balgam yaptığı ve öksürüğe yol açtığı gerekçesiyle astımlı ve bronşitli çocuklara verilmemesi de aslı astarı olmayan bir şehir efsanesidir. Süt, çocukların en önemli besin kaynaklarından biridir ve balgam yaptığını veya balgamı artırdığını gösteren hiçbir bilimsel delil olmadığı gibi, birçok araştırmada sütü ve sütten yapılan diğer besinleri düzenli olarak tüketen çocuklarda astım belirtilerinin daha az görüldüğü ortaya konulmuştur.

Saç ve tırnaklar öldükten sonra da uzamaya devam eder: Bu, ölümden sonra derinin kurumaya başlaması ve büzüşmesi sonucu tırnakların daha uzunmuş gibi görünmesinden başka bir şey değildir. Aynı şey saçlar için de geçerlidir; büzüşen saçlı deri yüzünden saçlar daha dik ve uzun görünür. İşin doğrusu şudur ki, öldükten sonra ne tırnaklar ne de saçlar uzar.

Vitaminler kanseri önler: Son yıllarda yapılan araştırmalar, vitaminlerin sanılanın aksine kanser riskini artırabileceklerini gösteriyor. Beta karoten ve E vitamininin sigara içen erkeklerde akciğer kanseri riskini yüzde 18 ve kansere bağlı ölüm riskini de yüzde 8 oranında artırdığı kanıtlandığından, artık sigara tiryakilerinin bu vitaminleri almaları kesinlikle sakıncalı bulunuyor. 170 bin kişi üzerinde yapılan bir çalışmada A, C, E vitaminleri ve beta karoten kullananlarda mide-bağırsak kanserlerinden ölümlerin daha fazla olduğu belirlendi.

Bağışıklığı artırdığı iddia edilen ürünler faydasız: Bağışıklığı artırdığı, vücut direncini yükselttiği iddia edilen ekinezya, çinko ve diğer pek çok bitkisel ürünün etkili olduklarını kanıtlayan yeterli bilimsel veriler olmadığı gibi, bunların çok ciddi yan etkileri olduğu da unutulmamalıdır.

***

Günde 8 bardak su gereksiz

Ellerinde, çantalarında plastik su şişeleri ile gezen, sevmedikleri, hoşlarına gitmediği halde içleri kalka kalka zoraki su içenlere müjdem olsun. Meğerse bugüne kadar neredeyse tüm doktorların 'Aman ne yapın ne edin, sağlığınız için günde mutlaka 2 litre su için' şeklindeki öğütlerinin bilimsel bir dayanağı yokmuş. Araştırmaya göre 'gereksiz yere zoraki içilen fazla su' ne cildimizin güzelleşmesine, ne kilo vermemize, ne baş ağrılarımızın ortadan kalkmasına ve ne de toksinleri vücuttan atmamıza yarıyormuş. Tabii ki su yaşamamız için elzem bir madde, elbette susuz bir hayat düşünülemez, ama 'fazla su içerek daha sağlıklı olmak' da söz konusu değil. Araştırmayı yapan uzmanlar, "Kendinizi ille de 8 bardak su içeceğim diye zorlamayın, 'Susadıkça su için, kâfi', çünkü yiyeceklerimizde ve diğer içtiğimiz sıvılarda da su var." diyorlar.

***

C vitamini gribi önler

C vitaminin gribe, soğuk algınlığına karşı koruduğu da bir şehir efsanesidir. Ateşiniz çıktığı veya öksürdüğünüz için C vitamini takviyesi yapmanın hiçbir faydası yok. "Çok yorgunum" diye multi-vitamin almak da aynı şekilde anlamsız. C vitamini elbette sağlıklı bir hayat için 'elzem' bir madde. Ancak bunun için C vitamini hapı almaya da gerek yok; zira normal bir diyette bu vitamin yeteri kadar mevcut. Türkiye gibi neredeyse her çeşit sebzenin meyvenin yetiştiği bir ülkede bir insanda C vitamini eksikliği olması için o kişinin çok özel gayret göstermesi gerekir. Gerçek vitamin eksikliklerinde düşük dozların bir yararının olmadığı ve vücudun ihtiyacından yüksek dozlarda alınan vitaminlerin ise çeşitli yan etkilere sebep oldukları unutulmamalı.
 

Bu haber toplam 808 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri