Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hürriyet'e tarafsız yergi

25 Temmuz 2008 / 15:26
Ahmet Altan ve Mehmet Yılmaz arasındaki kavga, Taraf&Hürriyet kavgasına döndü. Taraf bugün 1. sayfadan öyle bir cevap yazdı ki Hürriyet'i yere soktu.
Hürriyet'e ahlak ve gazetecilik dersleri



Bir yazar, bir yalan yazarsa, ilk gün gazete yönetiminin dikkatinden kaçabilir.

Ama bu söylenenin “yalan” olduğu ortaya konduğu halde aynı yazar yalanlarını sürdürüyorsa artık gazete yönetimi de o yalanın ortağı olmuş olur.

Yalancı bir yazarın yalanlarını yazmasına ses çıkarmamak, gazete içinde bir “tetikçi” beslemek anlamına gelir.

Onun yalanlarına göz yumar ve istediğin zaman istediğin hedefe yöneltirsin.

Sütun yazarlarının her türlü fikri ve gerçek haberi yazma özgürlüğü vardır ama yalan yazma özgürlüğü yoktur.

Örneğin bizim gazetemizde böyle bir tek örneğe rastlayamazsınız… Öyle biri zaten burada çalışamaz.

Önceki gün Mehmet Yılmaz bizim gazete için aynen şöyle yazdı:

“Hatta bir kamu bankasından 10 trilyon lira borç istendiğini, ancak kredi talebine beklediği hızda yanıt alamayan gazete için 'yukarıdan gelen bir emir' ile özel bir uygulama yapıldığını da biliyorum.

Kredi talebi bankanın yönetim kurulunda beklerken bölge müdürlüğü onayıyla bir acil nakit akışı sağlanmış.”

Yazdıklarının tek kelimesi bile doğru değildi.

Ne 10 trilyon kredi istenmişti, ne “yukarıdan gelen emirle” özel bir uygulama yapılmıştı, ne de bir nakit akışı sağlanmıştı.

Hepsi baştan aşağı yalandı.

Ahlaklı bir yazar ve ahlaklı bir gazete, bu yalan yüzüne çarpıldığında özür diler.

Mehmet Yılmaz ertesi gün bir yazı daha yazdı.

Bir gün önce “Biliyorum” diye yazdığı yalanı sanki hiç yazmamış gibi davranıp yeni yalanlar söyledi.

Hürriyet gazetesi ne yaptı?

O da bir gün önceki yalanları yayımlayan kendisi değilmiş gibi yeni yalanları da yayımladı.

Şöyle diyor yazarı:

“Yukarıdan gelen emirler bankanın bir bölge müdüründe etkili oldu ve 1 milyon dolara yakın bir kredi Taraf'a açıldı.”

Bir yalan daha.

Bu gazete çıktıktan sonra öyle bir kredi alınmadı… Taraf'a öyle bir kredi açılmadı.

Hürriyet Gazetesi, gazete olmak istiyorsa ve biraz dürüstlüğü ve ahlakı varsa bu krediyle ilgili belgeyi açıklasın… Banka kredisinin bir belgesi olması lazım, değil mi?

Hürriyet yazarı, “zamanı gelince belgeleri yayımlayacağını” söylüyor.

Gazeteciler ellerindeki belgeyi yayımlarlar, “zamanı gelince” yayımlamak için belgeleri saklamak şantajcıların işidir.

Biraz onurunuz varsa yayımlayın elinizdeki belgeleri.

Yayımlayamazsınız.

Çünkü siz yalancısınız… Siz gazetecilik değil yalancılık ve şantajcılık yapıyorsunuz.

Altmış yıllık bir geçmiş, trilyonlarca liralık bütçe, binlerce eleman ile karşımızda sığınacak yalandan başka bir yer bulamamanız aslında bizi de üzüyor.

Yazık size.

Neredeyse acıyıp başınızı okşayarak “Yapmayın çocuğum” diyeceğiz, “Siz bizimle çatışabilecek durumda değilsiniz, böyle yalanlarla çıkamazsınız işin içinden. Bunlarla uğraşacağınıza doğru dürüst gazete yapsanıza, rezil olmaktan çok mu hoşlanıyorsunuz? Alnınıza yalancı yazılması size garip bir zevk mi veriyor?”

Hürriyet ve yazarı, küçük bir sahtekarlık daha yapıyorlar.

Seviyorlar bu tür sahtekarlıkları.

Diyorlar ki “Hürriyet Gazetesi kamu bankalarından kredi kullanmıyor.”

Biz de aynı ölçüde sahtekar olsak, “Taraf Gazetesi kredi almıyor” deriz.

Çünkü Hürriyet gibi Taraf da gazete olarak hiç kredi kullanmadı.

Taraf'ın kullandığı tek kuruşluk kredi yoktur.

Onların mantığıyla söylersek, Doğan Grubu'nun aldığı krediler Hürriyet'i ne kadar bağlarsa, Alkım Yayınevi'nin aldığı krediler de Taraf'ı o kadar bağlar.

Ama biz buna tevessül etmeyiz.

Biz, bu gazeteyi çıkartanların, bu gazete çıktıktan sonra aldığı kredilerin de hesabını vermeye hazırız… Bir yolsuzluk olursa bunun da sorumluluğunu üstlenir, gereğini yaparız.

Kurallarına uygun olarak kredi almak isteriz… Normalde alabilmemiz de lazım…

Ama daha önce de söylediğimiz gibi bizi tam bir kıskacın içine almaya uğraşıyorlar.

Bütün kredi kaynakları kesiliyor.

Dostlarımızı ve düşmanlarımızı rahatlatmak için söyleyelim, bu gazeteyi çıkaranların, bu gazete çıktıktan sonra kamu bankalarından aldıkları kredilerin toplamı sadece 300 bin YTL'dir.

Hepsi o kadar.

Şimdi Aydın Doğan Bey de, Hürriyet'in sahibi olduktan sonra kamu bankalarından aldığı bütün kredilerin dökümünü halkın önünde açıklayabilir mi?

Biz bütün kredi dökümlerini açıklamaya hazırız.

Hepsini… Birinci sayfadan… Açıkça, mertçe, yüreklice.

Buyurun, karşılıklı açıklayalım.

Yapabilir misiniz?

Şeffaflık ve dürüstlük iyidir.

Siz de bir denemek istemez misiniz?

Şöyle hesapları açıkça ortaya koymak fena mı olur?

Hem de sürekli yalan söyleyen tetikçiler beslemek ve ahlaksız bir gazete durumuna düşmek zorunda kalmazsınız.
Kaynak:
Bu haber toplam 702 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri