Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HZ. Ali Atatürk Olarak Geri Döndü

02 Eylül 2008 / 11:28
"Alevilikte reenkarnasyon vardır. Hz. Ali Atatürk olarak döndü... Aleviliğe İslam elbisesi giydirmek kolay değil..."
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız:

"Alevilik inancında reenkarnasyon vardır. İnsan ölmez, başka bir canlının görünümünde yeniden dünyaya gelir. Aleviler, 'Hz. Ali, Mustafa Kemal Atütürk olarak zuhur etti' diye inanırlar."

"Aleviler CHP'yi hâlâ destekliyorlar ama CHP'yle ilişkileri defolu. Aleviler'in kullanıldığı bir ilişki bu. CHP tek başına iktidar olsa da, bu Sünni devlet ve Sünnileştirme politikası devam eder."

"Bize göre, Aleviliğin tanrı anlayışına, tarihine, kurumlarına, ibadetine bakıldığında, ona İslam elbisesi giydirmek kolay değil."

"Ergenekon'a aklımız yatmıyor"

"Cemevleri serbest olmalı"

"Türban yasak olmalı"

Taraf Gazetesi'nden Neşe Düzel'in Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız'la yaptığı röportajın çarpıcı bölümleri:

Siz, devletin Sünni olmasından yakınıyorsunuz. Kürtler de, devletin Türk olmasından yakınıyor. Bu durum, Aleviler'le Kürtler arasında bir dayanışma sağlıyor mu?

Aleviler ezilmenin ne demek olduğunu bilir. Kürtler'in de kimi demokratik, meşru ve yasal taleplerini haklı bulurlar, yeri geldikçe desteklerler. Ama Kürt sorunun şiddet yoluyla çözülmeyeceğine inanırlar. Türkiye demokrasiyle yönetilse ve Batılı anlamda laik olsa, bu ülkede ne Kürt sorunu ne de Alevi sorunu olur.

HAZRETİ ALİ ATATÜRK OLARAK GERİ GELDİ

Siz devletten yakınıyorsunuz ama çok garip bir durum var. Aleviler, Kemalist devleti desteklemekle, Kemalist olmakla, darbecilere yeterince karşı çıkmamakla suçlanıyorlar genellikle. Kemalizm, askerin sivil siyaset üzerindeki vesayetini kabul eden ve CHP'nin altı okuyla özetlenen bir ideolojidir. Kemalizm bir nevi darbelerin ideolojisidir. Sizin hem Sünni hem Kemalist olan devletle ilgili düşünceniz ne?

Aleviler Mustafa Kemal Atatürk'ü büyük kurtarıcı olarak görürler. Alevilik inancında reenkarnasyon vardır. İnsan ölmez, başka bir canlının görünümünde yeniden dünyaya gelir. Aleviler, 'Hazreti Ali, Mustafa Kemal Atatürk olarak zuhur etti, geldi' diye inanırlar. 'Bizi ancak böyle biri bu zulümden kurtarabilir' derler. Aleviler Atatürk'ü mitleştirmişlerdir.

Ben Sünni ve Kemalist devlet hakkında ne düşündüğünüzü sormuştum. Cevabınız nedir?

Cumhuriyet büyük bir projedir. Atatürk, Sünni bir devlet yaratmak istemedi. Laik bir devlet yaratmak istedi ve demokrasiyi hedefledi. Ama laik devlet de, demokrasi de oluşmadı. Bu ülkede imam hatipleri ve ilahiyat fakültelerini ilk CHP açtı. Okullara zorunlu din dersini de ilk o koydu. Demokrasinin olmadığı yerde devlet gücünü kullanan birileri hep vardır. Türkiye'de buna en yatkın olanlar da askerler ve sivil bürokratlardır. Bunlar, halkı küçük görürler, seçmenin oyunu ve aklını önemsemezler. Halka çarıklı çoban muamelesi yaparlar. Kendilerini elit-okumuş aydın kabul ederler. Kendi çocukları için özel okullar açarlar. Halkı bilerek, isteyerek cahil bırakırlar, okutmazlar. Çünkü iktidarı paylaşmak istemezler. Bakın... Türkiye'de devlet önce öğretmen okullarını bozdu. Öğretmeni bozunca, gerisi çorap söküğü gibi gelir zaten. Geldi de...

ALEVİLER CHP'LİDİR

Aleviler'in çoğunluğu Kemalist midir?

En sağcısı bile Kemalisttir. Atatürk'ü severler. Onları, Atatürk yurttaş konumuna getirdi. Büyük bir istibdattan kurtardı, Aleviler'i adam yerine koydu.

Aleviler genellikle CHP'yi desteklerler. CHP ise en devletçi parti. Ergenekon'u da savunuyor. Aleviler hâlâ CHP'yi destekliyor mu?

Hâlâ destekliyorlar ama CHP'yle ilişkileri de defolu bir ilişki. Karşılıklı saygıya dayalı olmaktan çok Aleviler'in kullanıldığı bir ilişki bu. Aleviler CHP'de beklentilerini karşılayamıyorlar, orada yeterince temsil edilmiyorlar ama CHP dışında da kendilerine bir seçenek bulamıyorlar. Çünkü hem özlemleri hem de sınıfsal kökenleri bakımından Aleviler'in yüzde 99'u solcudur. CHP de kendisini sol olarak tanımlayan bir parti...

ERGENEKON'A AKILLARI YATMIYOR

Ergenekon hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ergenekon çok karışık, anlaşılması çok güç... Yumak öyle sarılmış ki, anlaşılmaz hale gelmiş. Öyle çok şey bir araya gelmiş ki... İçinde Atatürkçüler var. Kemalistler, ulusalcılar var. Askerler var. Sünniler var. Aleviler var. Politikacılar var. Emekli askerler var. Mafya var. Kaçakçılar var. Bunların hepsi nasıl bir Türkiye düşlemişler acaba? Anlaşılması çok zor. Hablemitoğlu cinayeti ile Danıştay cinayetinin katili aynı olabilir mi? Bu iki cinayet aynı düşüncenin ürünü ve aynı örgütün işi olabilir mi? Cumhuriyet'in başyazarı İlhan Selçuk'la Sedat Peker aynı odada nasıl biraya gelirler? Siz emekli askerlerle, siyasetçilerle mafyacıları biraraya koyabiliyor musunuz? Ben koyamıyorum. Benim düşüncem bunları biraraya getiremiyor.

Peki, sizce Türkiye'de kontrgerilla var mı?

Ben, üniversite yıllarında, bulduğu her duvara 'Kontrgerilla Dağıtılsın' diye yazan 68 gençliğindenim. Kontrgerillanın içinde askerler, emniyetçiler, bürokratlar, kiralık katiller, mafyacılar vardı. Bu yapı hiç bir zaman bitirilmedi. Politikacılar belki bu yapıyı kullanıyorlardı, belki de organik bağları vardı. Kontrgerilla hala devam ediyor. Adı bugün, Ergenekon olmuş. Ergenekon yoktur, demiyorum. Bu kadar renk nasıl biraraya gelir ve aynı ülküde birleşir aklım almıyor diyorum.

Bağışlayın beni ama... Yakın tarihinde dört darbe yaşamış, dört darbenin alt yapısı da toplumda kaos yaratılarak hazırlamış bir ülkede, darbeyle iktidara gelme planına ve Türkiye'yi dışa kapatarak koyu bir otoriter sistem kurma hedefine niye aklınızın ermediğine de benim aklım ermiyor.

Türkiye'de derin devlet hep oldu. İdeolojik saldırılarla, psikolojik ve ekonomik yöntemlerle, medya gücüyle bu derin yapı kaos ortamı yarattı, cinayetler işledi ve yurttaşları darbe şartlarına hazırladı. Bütün bunlar, özellikle ABD'de eğitilmiş subaylar ve sivil bürokratlar aracılığıyla yapıldı. Aleviler Ergenekon'un aydınlanmasını istiyor. İçinde kim varsa görelim. Ama AKP bu temizliği yapamaz ve yapmayacak! AKP, Ergenekon davası sürecinden kendi işine yarayacak verileri çıkartacak. AKP, CHP ve diğer muhalif partilerle ilgili verilerin peşinde.


Neye dayanarak söylüyorsunuz bunu?

Ahlaklarını biliyoruz. Türkiye'de siyasetin nasıl işlediğini biliyoruz. Susurluk çözülemez miydi? Tansu Çiller'le Mesut Yılmaz'ı niye çözmediler? Maraş olaylarını MİT yapmış, kontrgerilla yapmış. O tarihte Ecevit niye çözmedi Maraş'ı? Gazi olaylarında 22 insan göz göre göre katledildi? Bu davayı Trabzon'a götüren hangi güçtü? Gazi niye çözülmedi?


Şimdi Ergenekon iddianamesinde, Gazi olaylarıyla Ergenekon örgütü arasında bir bağ olduğu ileri sürülüyor. Siz böyle bir ilişkiden hiç şüphelenmiyor musunuz?

Madımak Oteli'ni kim yaktı? Ergenekon Davası'yla bu da ortaya çıkar mı acaba? Ben otelden sağ kurtulanlardanım. Sivas Davası'nda yargılananları biz otelin önünde gördük. Onlar kesinlikle suçluydu. Ama ya öbürleri? Bunları oraya sevk eden, bunca hazırlığı yapanlar kimdi? Kapının önünde şeriatçılar gözüküyordu. Peki, onların arkasındaki kimdi?

Sizce kimdi?

Hizbullah mıydı, kontrgerilla mıydı, İslamcı militanlar mıydı, İran'dan ya da ABD'den gelenler miydi? Türkiye'de üretilmiş olanlar mıydı? 37 kişinin öldüğü, 35 kişinin yanarak can verdiği olayın üzerinden bir hafta geçmeden dönemin Cumuhuriyet Başsavcısı Nusret Demiral hükmünü verdi. “Olayda örgüt yok, tahrik var” dedi. Sakladı örgütü. O örgütün adı Ergenekon muydu? Bilmiyorum. Araştırılsın. Bizim Ergenekon soruşturmasıyla ilgili tek istediğimiz siyasi müdahalede bulunulmasın. Siyasiler bu işin avukatı ya da savcısı olmasın.

Alevilerin de Ergenekon'da adlarının geçtiğini söylemiştiniz. Nasıl geçti?

Ergenekoncuların Bosna'daki bir cemevinde toplantı yaptıkları, bir Alevi işadamıyla irtibat kurarak Ergenekon'un Alevi kanadını yaratmaya çalıştıklarının bulgularının olduğunu okuduk basından.

Böyle bir şey mümkün değil mi?

Mümkün tabii. Çok mümkün. Aleviden Ergenekoncu çıkmaz, Susurlukçu çıkmaz demiyorum ben. Sünniden ne kadar çıkarsa Aleviden de o kadar çıkar.

Aleviler niye Ergenekon'a karşı çıkmadılar?


İlk başta hükümete yakın gazetelere bazı bilgiler sızdı. Bu bilgilere herkes gibi biz de şüpheyle baktık. Ama iddianame açığa çıktıkça ürperiyor insan.

AKP'nin Ergenekon'a karşı olması, Aleviler'in Ergenekon'u desteklemesine yol açar mı?

Ne münasebet. AKP Ergenekon'a karşı diye Ergenekon'dan yana olmak mümkün değil. Biz gerçeği istiyoruz.

ALEVİLİK İSLAMIN DIŞINDADIR

Bildiğim kadarıyla sizin federasyonunuz Aleviliğin İslam'ın dışında olduğu görüşünü savunuyor. Siz tam olarak ne diyorsunuz?

Aleviler arasında 'biz kimiz' tartışması yoğun bir şekilde yaşanıyor. Ne olduğumuza karar vermek, hem ihtiyaçlarımızı, hem gideceğimiz yolu, hem de devletten istediklerimizi tanımlayacak. Akademisyenler, araştırmacı yazarlar, Aleviliğin İslam'ın içinde olup olmadığını tartışıyorlar. Bize göre, Aleviliğin tanrı anlayışına, tarihine, kurumlarına, ibadetine bakıldığında, ona İslam elbisesi giydirmek kolay değil. Alevilik bir yaşam biçimi, bir kültür, bir yol, bir felsefe, doğayı ve toplumu kendince bir yorumlamadır. İslamiyet'ten etkilenmiştir, İslam'ın motifleri, ritüelleri, formları vardır ama 'Alevilik İslam'ın içindedir' demek o kadar kolay değildir.

CEMEVİ SERBEST TÜRBAN YASAK OLMALI

Kemalist, Sünni ve Türk olan devlet, Aleviler'in sorunlarını çözerse, siz bu yapının değişmesini gene ister misiniz? Yoksa Kemalist devlet anlayışının devamından yana mısınız?

Sizin tanımladığınız devlet, Aleviler'in sorunlarını çözmez. Çözseydi, 80 yılda çözerdi. Ama bugünkü AKP'nin Aleviler'in sorunlarını çözeceğine dair ipuçları bulunduğunu sezinliyorum ben. Yeni Şafak'ta Fehmi Koru, Zaman'da Ekrem Dumanlı, bu sorunu çöz diye AKP'ye çağrıda bulunan üst üste yazılar yazdılar. Aleviler'in sorunlarını çözmek o kadar kolay ki... İmar Kanunu, 'İbadethanelere yer ayrılır' diyor ve parantez içinde cami, havra, kilise diye belirtiyor. Buna cemevini de eklersiniz. Zorunlu din dersiyle ilgili anayasa değişikliği paketini devreye sokarsınız. Din dersini seçmeli yaparsınız.

Devlet, Aleviler'in hakkını vermiyor ama türban yasağıyla Sünniler'i de kızdırıyor. Devletin bu tavrı hakkında ne düşünüyorsunuz? Türban yasağını destekliyor musunuz?

Türban dinî duygulardan çok, bir siyasi simgeyi dayattığı için problem bu noktaya geldi. Üniversitelerde, devlet dairelerinde türban yasak olmalı.
Kaynak:
Bu haber toplam 2848 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri