Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Oruçluyu iftar ettirmenin sevabı

29.08.2010 00:05
"Yanınızda hep oruçlular iftar etsin. Yemeğinizi iyi insanlar yesin. Melekler de size dua ve istiğfarda bulunsun."

Bir kardeşimizin iftar davetine gidip, yiyip içtikten sonra ona dua etmek de bir sünnettir. Nitekim Abdullah İbn Zübeyr (ra)'nın anlattığına göre, Resul-i Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, Sa'd İbn Muaz'ın evinde iftar yapmış ve onlara şöyle dua etmişti:

"Yanınızda hep oruçlular iftar etsin. Yemeğinizi iyi insanlar yesin. Melekler de size dua ve istiğfarda bulunsun." [Müsned]

Oruçluyu iftar ettirmenin sevabı

Resul-i Ekrem Efendimiz sallallâhu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar da kendisine sevap yazılır. Yemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez." [Tirmizi, İbn Mâce]

İftar verene meleklerin duası

Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Ramazan ayında kim helal kazancından bir oruçluyu iftar ettirirse, Ramazan'ın bütün gecelerinde melekler ona dua eder ve Kadir Gecesinde Cebrail (as) onunla musafaha eder (tokalaşır). Cebrail (as) kiminle musafaha ederse, onun kalbi incelir ve gözlerinin yaşı çoğalır."

Ravi der ki: "Ya Resûlullah! Oruçluyu iftar ettirecek bir şeyi yoksa ne yapacak? Bana bildir" dediğimde: "Bir avuç yiyecek de yeterlidir" buyurdu.

Ben, "Bir lokma ekmek de bulamazsa?" deyince: "Birazcık su ile karıştırılmış süt ikram eder" buyurdu. Ben, "Yanında o da yoksa?" deyince. Allah Resulü: "Bir içim su" buyurdu.

Ramazan ayı girince meleklerin oruç tutanlara dua ettikleri konusunda Hz. Ali (ra) şu hadisi rivayet eder: Ramazan ayı girdiğinde Yüce Allah, Arş'ın taşıyıcısı olan meleklere şu emri verir: "Haydi kendi tespihlerinizi bırakın artık, Muhammed ümmeti için istiğfarda bulunun!" [Râmuzu'l-Ehâdîs]

Davette mükellef sofraya gerek var mı?

Ramazan ayı sürecinde, insanlar eş, dost ve akrabalarının davetlerine gider, onları davet eder hep birlikte Ramazan bereketinden nasiplenmek ümidiyle iftar edilir. Misafirlik, hem insanların birbirlerine yaklaşmalarını sağlar, hem de yardımlaşma ve cömertlik duygularını canlandırır.

Allah'ın Resulü, sofralarımızda yetimlere, yoksullara ve salihlere yer açmamızı tavsiye ediyor bize. Bereketten faydalanmamız için soframızda salihlere yer vermek durumundayız.

Ancak davet deyince, hemen akla çok çeşitli ve mükellef bir sofra gelir. Bu hem Allah Resulünün sünnetine aykırı bir yaklaşım hem de yanlış bir düşüncedir. Eş ve dostlarına davette bulunan bir mümin, mükellef bir sofra kurmak için imkânlarını zorlar ve çoğu kez bütçesini aşan masraflara girişir.

Maddi durumu iyi olanlar için, misafire ikram edilen yiyeceklerin çok ve çeşitli olması rahmettendir ancak maddi durumu uygun olmayanlar için aynı husus uygun olmayacaktır.

İkramın abartılması da hem davet eden hem de davet edilen için sıkıntı olacaktır. Çünkü mükellef bir sofra hazırlığına girişmek her zaman ve her davette mümkün olmayacağı için, farz olan dost ve akraba ziyaretlerine engel teşkil edecektir.

Oruçluyu iftar ettirin!

Allah'ın Nebisi, Hadis-i şerifinde oruçluya yemek yedirmeyi teşvik ederken, başka bir hadisten öğrendiğimize göre Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem bir yudum su, bir içim süt veya bir tek hurma ile de olsa iftar verilebileceğini ifade ediyor.

Böylece israfa, bol harcamaya gitmeden, pekâlâ, iftar verilebilir. İnsanın imkânı ne kadarını kaldırabiliyorsa, ona göre bir hazırlık yapar, ikram eder. Hadiste Peygamberimiz (sav) bunun en alt sınırını bildirerek az bir şey ikram etmekle de aynı sevabın elde edilebileceğini işaret buyuruyor.

Bundan dolayı, "İftar sofrasını hazırlamaya imkânım yok" diyerek dost ve akraba ziyaretlerini, Ramazan içinde iftar verip manevî mükâfatını elde etmeyi ihmal etmediğimiz zaman, çok şeyler kazandığımız gibi, güzel bir sünneti de işlemiş oluruz.

Oruçlunun duası kabul olur

Ebu Hureyre (ra) rivayet ediyor: Peygamber (sav) Efendimiz buyurdular ki: "Üç kişi vardır ki; duaları reddedilmez (mutlaka kabul edilir);

Oruçlunun iftar vakti yaptığı dua, Adaletle hükmeden hükümdarın duası ve mazlumun duası (bedduası). Allah mazlumun duasını hemen katına yükseltir. Ona sema kapıları açılır.

Allah Teâlâ o mazluma hitab ederek: "İzzetim hakkı için vakit uzasa da, sana yardım (duanı mutlaka kabul) edeceğim." Buyurur. [Tirmizi, İbn Mace]

Bu haber toplam 4076 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri