Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İHH'dan önemli açıklamalar

09.06.2010 14:48
İHH Başkanı Bülent Yıldırım: Bir İsrailli 'beslediğimiz kalemlerden başka bize sahip çıkan yok' dedi

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Gazze insani yardım filosunda aktivist olarak bulunan Gaye Somuncu, Yunan vatandaşı Dimitrius Pliouis ve aslen İsrailli olan İsveç vatandaşı Dror Peiller ile birlikte bir kez daha basın mensuplarının karşısına çıktı. Mavi Marmara gemisinde yaşananları anlatan Yıldırım, "İsrail katliamının üstünü örtüyorlar" imasında bulunduğu yazarlara sert çıktı. Yıldırım, sorgusu sırasında bir yetkilinin kendisine, "Dünyada beslediğimiz kalemlerden başka bize sahip çıkan yok." dediğini belirterek, "Bana isim verdiler, ben onları biliyorum. Kendileri ile görüşeceğim. İsrail'in katliamını örtenler zannetmesinler ki sessiz kalırım. Onları bütün dünyanın gözü önünde rezil ederim." ifadesini kullandı.

İsrailli askerlerin Gazze yardım filosuna düzenlediği saldırı sırasında yaşananları bu kez gemilerde bulunan aktivistler anlattı. Gemide gönüllü olarak bulunan ve tercümanlık yaparak yetkililere yardımcı olmaya çalışan Gaye Somuncu, yaşadıklarını anlatırken göz yaşlarını tutamadı. İsrail askerlerinin kadınlara ve erkeklere işkence yaptığını, yaralılara kelepçe taktığını, yaşlı insanları diz çöktürdüğünü ve aç ve susuz bıraktığını anlatan Somuncu, THY uçağının merdivenlerinden yukarı çıkıncaya kadar Türkiye'ye dönebileceğine inanmadığını söyledi. Somuncu, "Sorgum sırasında bana bir daha Gazze'ye gelmeyeceğime ve yaşadıklarımızdan bizlerin sorumlu olacağımıza dair bir belge imzalatmaya çalıştılar. Bana öyle bir psikolojik baskı yaptılar ki beni deli olduğuma inandırmaya çalıştılar." diye konuştu.

Yunan vatandaşı aktivist Dimitrius Pliouis ise, "İsrail'in bizi durduracağını biliyorduk ama bu kadar barbarca, yardım gemisini böyle kan gölüne çevireceğini hiç düşünmemiştik." dedi. "Amacımız Gazze'ye insani yardım götürmekti." diyen Pliouis, şöyle konuştu: "Gazze açıklarında iken bir savaş gemisiymişiz gibi bize saldırdılar. Bizi öldürmek, bizi kaçırmak için geldiler. Bizim de sessizca bunu karşılamamızı beklediler. Gönüllüler doğal olarak kendilerini savunmak için karşı koydular. İnsanları öldürmek için gelmişlerdi onları alınlarından vurdular. Bu tamamen bir katliamdır. İsrail'in yaptığı bir aptallıktı. Şimdi binlerce insan Gazze'ye gitmek istiyor. Oraya yardım götürmek istiyor. Artık dünyadaki hükümetler de ablukanın kaldırılmasını istiyor."

İsveçli aktivist Dror Peiller ise, İsraillilerin kendisi iyi tanıdığını ve bu yüzden kendisini herkesten daha çok dövdüğünü belirtti. Avrupa'da barış için kurulan bir kuruluşun başkanı olduğunu hatırlatan Peiller, "İsrailliler bunu biliyordu. O yüzden beni değerlerinden ayırdılar. Farklı sorguladılar." diye konuştu. Kendisinin yaşadıklarının çok önemli olmadığını vurgulayan Peiller, "Önemli olan; şu İsrail dünya kamuoyunu yanlış yönlendiriyor. Kaçırılan dövülen biziz ama bizler suçlu gibi gösterilmeye çalışılıyoruz. Her şeye rağmen Gazze olayının üzerine gitmeye devam edeceğiz. İsrail yönetimi Yahudi halkı için Hamas'tan Hizbullah'tan daha tehlikelidir. İsrail hükümetinin izlediği politikadan dolayı Yahudiler zor durumdadır." şeklinde konuştu.

YILDIRIM: "SESSİZLİĞİMİZ KORKAKLIĞIMIZDAN DEĞİLDİR"

Konuşmaların ardından kısa bir değerlendirme yapan İHH Başkanı Bülent Yıldırım, İsrail'in yaptıklarını görmezden gelen bazı medya organlarının olduğunu söyledi. İsrailli bir yetkilinin kendisine söylediği sözü hatırlatan Yıldırım şunları söyledi: "İsrailli bir yetkilinin şu ifadesini unutmayın; aynen ifadesi şu; 'dünyada beslediğimiz kalemlerden başka bize sahip çıkan yok' diyor. Bana isim de verdiler, bu isimleri söylemeyeceğim ama kendileri ile görüşeceğim. Şu anda Türkiye'de bir turnusol kağıdı durumu yaşanıyor. Herkes tarihe kaydedilecek. Bizim hiçbir şeyden korkumuz yok. Çünkü biz hep hukuk içinde kaldık. Biz şimdiye kadar hep yumuşak konuştuk. Hiç sesimizi çıkartmadık. Hep aklı selim konuştuk. Ama İsraillinin 'beslememizden başka bize sahip çıkan yoktur' sözü gereği İsrail lehine devamlı bu katliamları örtenler, zannetmesin ki ben sessiz kalırım. Onları bütün dünyanın gözü önünde rezil ederim. Bizim 9 tane şehidimiz var, herkes haddini bilecek. Bizim sessizliğimiz, korkaklığımızdan değildir. Bizim sessizliğimiz; bu toplumun aklı selim duyarlığının kaybedilmemesidir. Yoksa ortada savunulacak hiçbir şey yok. Yapılanların hepsi işkencedir. Kadınlara da erkeklere de yapılan işkencedir. Evet biz 24 saat içinde geldik Türk Hükümeti'ne çok teşekkür ediyorum. Ama bizim gelmeme kararımız vardı. Biz Türk Hükümeti'nin kararlı tutumundan dolayı geldik. Biz orada kalıp hukuk mücadelesi verecektik. İsrailli hiçbir mahkeme bizi yargılamayı göze almadı. Çünkü uluslararası denizde bize müdahale edildi. Bunu hangi mahkeme yargılayacak? İsrailli kurtulacağını zannetmesin uluslaraarası mahkemelerde çatır çatır hukuk mücadelesi vereceğiz. Bizi tehdit ediyorlar. 'Biz Türkiye'de çok insan öldürdük' diyorlar 'sizi de öldürürüz' dediler. Her türlü tehdit yapıldı. Biz hiçbir şeyden korkmuyoruz. Sadece Müslümanlar için değil Yahudi ve Hıristiyanlar için de mücadele ediyoruz. Biz bugün sessiz kalıyorsak biliyoruz ki dünya halkları bizimle beraberdir." dedi.

(CİHAN)

 

Bu haber toplam 1556 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri