Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İhlas Grubundaki İstihbaratçılar

03 Aralık 2008 / 13:02
Sebahattin Önkibar, İhlas Grubu'ndaki istihbaratçıları yazdı...
Sebahattin Önkibar/Yeniçağ

Medyadaki MİT'çiler...

Bütün dünyada istihbarat örgütleri medya ile direkt-endirekt ilişkilere girerler.
Bu çok yadırganacak bir şey değildir.
Peki Türkiye’de durum ne midir?
İşte size Türkiye’deki durumu anlatan bir sahne:
Dönem: 90’lı yıllar.
İhlas patronu Enver Ören’le o günkü başbakanın huzurundayız.
Çiçeği burnunda başbakan koltuğuna oturur oturmaz Ören’e eğiliyor ve sesini gayri ihtiyari kısarak aynen şu sözü ediyor:
-Enver bey bu İhlas ne müthiş bir yermiş! Devletin bütün istihbarat kurumları adeta sizin orada staj yapıyor!
Enver bey bembeyaz kesiliyor.
Ben hemen gazetecilik içgüdüsüyle sordum:
-Ajanlar kadrolu mu, haberci mi?
Başbakan ciddileşiyor!
-Gazetecilik yapma. Söyledim bitti.
Şahit olduğum bu sahneyi sunduktan sonra bir başka boyuta dikkatinizi çekmek istiyorum.
Ankara’ya gazeteci olarak 1988’de medya yöneticisi olarak geldim.
7 ayrı kurumda yönetici, yazar ve TV programcısı olarak çalıştım.
MİT Karargâhı’nı ilk kez 1990’da Teoman Koman’ın müsteşarlığı esnasında Uğur Mumcu dahil bir grup gazeteci ile beraber gezdim.
Müsteşarlar, müsteşar yardımcıları ve başkanlar tanıdım.
Karargâhta ve dışarıda saatler süren yemeklerde bulundum.
Yanlış yorumlamaları önlemek için tam bu noktada parantez açıp şunu da belirtmeliyim.
Bütün bu davet ve çağrılar sadece bana değil, büyük medyanın devletin ilkelerine inanan bütün temsilcileri ile de yapılırdı.
Keza aynı şeyi Dışişleri Bakanlığı gibi devletin diğer birimleri de yapardı.
İşte buradan edindiğim gözlemlerim ve hükmüm şudur:
MİT ya da devletin diğer istihbarat birimleri yakın geçmişe kadar potansiyel tehdit olan merkezlerde daha yoğun faaliyet gösterirdi.
Mesela İslami gruplar irtica bağlamında bu kategorideydi.
Gençlik örgütleri de aynı şekilde.
Solun içine de, ülkücülerin arasına da sızarlardı.
Özellikleri itibarı ile buralara nüfuz etmek de zor değildi.
Buradan hareketle bir Başbakan’ın Enver Ören’e “İhlas istihbarat kurumlarının adeta staj yeri” demesinin mantiki bir izahı ortaya çıkmış oluyor!
Diyeceksiniz ki medyada var olan istihbaratçı yapılanma o zaman sadece dinci ve ideolojik medyada!
Kuşkusuz öyle değil, yani diğerlerinde de vardır, ama kural gereği yoğunluk potansiyel tehdit olarak algılanan merkezlerdedir.
Peki istihbaratcı gazeteci sayısı iddia edildiği sayıda mıdır?
Bu soruya cevap vermek için ya başbakan ya da MİT Müsteşarı olmak gerekiyor, ama bendeniz MİT’nin çoğu zaman kendini ifade etmekte bile zorlandığı anlara şahitlik ettim. Dolayısıyla üfürülen bu tür haberlerin doğru olduğu kanaatinde değilim.
MİT’çi gazeteci gibi tanımlamalar daha çok Soğuk Savaş günlerinin bakiyesidir. İnsanların soluklarına kadar izlenebildiği ve internet diye bir olgunun hükümran olduğu bir konjonktürde bu tür ajitasyonlar heyüla yaratmaya matuf olabilir.
Bu haber toplam 2364 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri