Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İMAMIN NOTLARI YÜREK BURKTU

12.05.2009 00:11
Mardin katliamından sonra Bilge Köy'de görev yapan imam Kazım Ozan'ın cebinden çıkan notlar yürekleri burktu
Yola çıktım Mardin'e, düştüm senin derdine, Allah sabırlar versin, yarini yitirene" diye sevdiğini kaybetmenin acısını anlatır türkü. Çocukluk hayalini gerçekleştirmek, İslam'ın doğru bilgisini anlatmak, rehber ve önder olmak için 2 yıl önce Mardin'e doğru yola çıkan imam Kazım Ozan'ın acı hikayesi de geride kalanlara sabır dilemekten başka çare bırakmıyor. Beypazarı'nda başladığı yaşam hikayesi, Mardin'in Mazıdağı ilçesi Bilge köyünde tüm Türkiye'yi hüzne boğan silahlı bir saldırıda son bulan, görev şehidi Kazım Ozan için Diyanet camiası yas tutuyor.

İslam'ın sevgi ve barış mesajını anlatmak, töre ve geleneklerden arınmış doğru din bilgisiyle vatandaşları aydınlatmak için memleketinden kilometrelerce öteki ilk görev yerine büyük bir heyecanla giden Ozan'ın çalışmaları takdirle anılıyor.

Mardin Müftüsü Mehmet Kızılkaya, Kazım Hoca ile sık sık görüştüğünü belirterek, genç imamın büyük bir hizmet aşkıyla çalıştığını dile getirdi. Ozan'ı "tam mesleğin adamı" olarak tanımlayan müftü Kızılkaya, Kazım Ozan'ın gençlere dinlerini ve vatanlarını sevdirdiğini kaydetti.

Genç imamı anlatırken köylülerin gözlerinin dolduğunu ifade eden Kızılkaya, Kazım Ozan'ın kendini 7'den 77'ye herkese sevdirdiğini ve köy halkını etrafında topladığını anlattı. İmamın cenazesiyle ilgili işlemlerde köylülerin de hazır bulunduğunu belirten Kızılkaya, "Hocamızın yüzündeki mütebessim ifadeyi gören köylüler, 'sen ölmemişsin gülüyorsun, haydi kalk' diyerek feryat ettiler" diye konuştu.

Kızılkaya, görev şehidi Kazım Ozan'ın hatırasını yaşatmak için Mardin merkezde yapılacak camilerden birine ismini vermeyi düşündüklerini kaydetti. Beypazarı Müftüsü Mustafa Düzgüney ise Ozan için Kocatepe ve Hacıbayram camileri imamlarının ilçeye gelerek hatim indirdiğini anlattı. Düzgüney, genç imamın adının önümüzdeki aylarda açılacak Kur'an kurslarından birine verileceğini bildirdi.

Diyanet İşleri Başkanlığı da 22 yaşında başladığı ve 2 yıl sürdürdüğü görevi sırasında, örnek bir din görevlisinin nasıl olması gerektiğini gösteren Ozan'ın acılı ailesine küçük bir katkı sağlayabilmek için kampanya başlattı. Ayrıca, Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Kazım Ozan'ın kız kardeşlerinin eğitim masraflarının karşılanması planlanıyor. Öte yandan, Mardin Müftülüğü internet sitesinde Kazım Ozan için ayrılan bölümde müftülük çalışanlarının duydukları üzüntü dile getiriliyor.

"GÜNÜ BİRLİK DEĞİL UZUN SOLUKLU YANLARINDA OLACAĞIZ"

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Kazım Ozan'ın kendini din hizmetine verdiğini, Kur'an öğrettiğini, İslam'ı anlattığını, örnek insan olmaya çalıştığını, köylünün dilini öğrenip kendini sevdirdiğini vurgulayarak, "Gencecik, kendini din hizmetine vermiş pırıl pırıl görevlimizin cenaze namazını kıldırırken zorlandım. Allah'ın takdirine boynumuz kıldan ince" dedi.

İslam'ın sabır ve metanet kaynağı büyük bir din olduğunu ifade eden Bardakoğlu, "Ancak, din sadece şehit olanların arkasında sabır metanet dilemek için olmamalı bu tip acıların yaşanmasını da önlemeli. Dinin şefkatini, Allah korkusunu, peygamber ve insan sevgisini yerleştirmek zorundayız" diye konuştu. Mardin'de yaşanan olayın feodal bir yapıyla açıklanamayacak kadar vahim olduğunu anlatan Bardakoğlu, çağın insanın yüreğinden merhamet ve şefkatin sökülerek alındığını söyledi. Bardakoğlu, yüreklerin taşlaşmasının önlenmesi için tüm toplumun merhamet ve insan sevgisi eğitimine ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Hem genç imamın ailesine hem de Bilge köyünde yetim ve öksüz kalan çocuklara destek vereceklerini belirten Bardakoğlu, "Günübirlik değil, uzun soluklu olarak yanlarında olmayı arzu ediyoruz. Müftülerimiz ilgili arkadaşlarımız çalışıyor. Tabii her insanımızın yanındayız ama onların daha çok yanında olacağız" dedi.

HEM ÇALIŞTI HEM ÜNİVERSİTEYİ BİTİRDİ

Ailesinin tek erkek çocuğu olan Kazım Ozan, anne babasına ve eğitimlerine devam eden 3 kız kardeşine maddi destek sağlamak için bir yandan imamlık yaparken bir yandan da Açıköğretim Fakültesi iktisat bölümünü bitirdi. İmam hatip mezunu olan ancak mesleki anlamda kendini daha da geliştirmek isteyen Ozan, Açıköğretim ilahiyat ön lisans programından da başarıyla mezun oldu.

Çalışma arkadaşlarının ifadesine göre, Kazım Ozan lisan tamamlama programına devam ederken ikinci üniversiteyi de bitirmeyi hedefliyordu. Görev yaptığı köyde de çocukları okumaya teşvik eden Ozan, ilköğretimini tamamlayan çocuklarını liseye göndermeleri için ailelerini ikna etti. Kazım Ozan, akşam saatlerinde de çocukların derslerine yardım ediyor ve hepsini sırayla evlerine bırakıyordu.

SON HUTBESİNDE ZULÜM VE EZİYETTEN KAÇINILMASINI ÖĞÜTLEYECEKTİ

Dinlerin ve dillerin buluşma noktası Mardin'de büyük bir heyecanla çalışan Ozan, tayini Bolu'nun Kıbrısçık ilçesine çıkınca anne babası ve kardeşlerine daha yakın olabilmek için görevi kabul etti. Ancak, sene başından itibaren Bilge köyünden ayrılma imkanı olmasına rağmen, yöre halkına duyduğu sevgi nedeniyle gidişini sürekli erteledi.

Bu hafta sonu Mardin'den ayrılmayı planlayan ozan, cemaate duyduğu sevgi ve saygının bir göstergesi olarak Cuma namazından sonra okuyacağı ve helallik isteyeceği hutbeyi de önceden hazırlamıştı. Ozan'ın cebinden hutbe metni ile bir kurşun kalem çıktı. Kazım Ozan, kıldıracağı son cuma namazında okuyacağı hutbede, insanın yaratılış itibariyle ne kadar mükemmel olduğuna dikkati çekecek, bu özelliğiyle zulüm ve eziyetten uzak durması gerektiğini öğütleyecekti. Ozan'ın hazırladığı hutbe şöyle:

"İnsan Allah'ın yarattığı varlıkların en mükemmelidir. 'Şüphesiz biz insanı en güzel biçimde yarattık' ayeti insanın yaratılışındaki mükemmelliğe dikkat çekmektedir. Gerçekten insan, sahip olduğu cevher, yetenek ve potansiyel ile diğer yaratılanlarda bulunmayan nice üstün değerlere sahiptir. İnsandaki bu üstün değerlerden biri de şüphesiz iffettir. iffet, insanın dine ve edebe aykırı söz ve fiillerden uzak durması, her türlü kötülükten uzak olması meşru ölçüler içinde yaşaması, başka insanlara eziyet ve zulüm etmemesidir. Üzülerek ifade ederim ki, çağımızda bazı kimseler tarafından sadece kadınlarda bulunması gereken bir değer olarak telaffuz edilmektedir. Oysa iffet, erkek için de dini ve ahlaki yükümlülük ve erdemliliktir."


Bu haber toplam 1228 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri