Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İlk başörtüsü direnişçisi

07.11.2010 12:33
Tarihin ilk başörtüsü yasağını biliyor musunuz? Peki ilk başörtüsü direnişçisi kimdi? Söyleyelim: İmam Rabbani!

O yasakçıya bir İmam direnmişti!

Başörtüsünün düşmanları sadece Türk laikleri değil. İlk başörtüsü yasağı ne zaman nerede uygulanmıştı?hindistan, Keşmir'de bir Müslüman kadın polise direniyor

Gündemimizi oyalayan, kenarını nakışlayan, başka konuları kışkışlayan hatta tabiri caizse göz boyayan, yüzümüze gözümüze makyaj yapıp, esas amacını kıyı bucak saptıran bir konu haline geldi örtümüz.

Başörtüsü yasağı denilince aklıma doksanlı yıllardaki acı kareler gelir önce. Üniversite kapılarında bekleyen, içeriye girsek mi girmesek mi ikilemini güz ve yaz dönemlerinde her sabah yaşayan kızlar. İmam-Hatip'lerde gözyaşı döktürmekten zevk alan Milli Güvenlik dersi hocaları... Ve daha bir sürü acı olay…

İlk başörtüsü yasağı Türkiye’de ne zaman başladı bellidir ama dünyada ilk ne zaman, kim yaptı diye merak ettiniz mi? Ben ettim, araştırdım, buldum:

Babür Şah'ın oğlu Ekber Şah

Ekber Şah; Hindistan'daki iktidar günlerinde, birçok ilke imza atmış, eline aldığı iktidar kuvvetiyle sarhoş olup ''din sentezi'' yapmak gibi ucubeliğe kalkışmış ve Müslümanlara yapmadığını bırakmamıştır bu sentezi uygulamaya çalışırken. Bir yemek yapmak istemiştir. Yemeğin adı türlüdür. Türlünün olduğu yerde İslam kalır mı hiç? O kalan ucube, İslam mıdır?

Ekber Şah o dönemde Hindistan'ın etnik yapısının karma oluşunu gerekçe sunarak Hinduizm, Müslümanlık, Zerdüştlük, Budizm, Sih, Cayinizm, Hıristiyanlık gibi birçok dinin kendince orta yolunu bulmaya çalışmış ve tüm bu dinlere mensup bireyleri tektipleşmeye mecbur kılan kurallar koymuş Ekber Şah.

Dinler arası diyaloğu dinler biribiriyle iç içe girsin diye desteklemiş

Sadece tesettür değildir üstelik asimile etmeye çalıştığı. Bu sentez; domuz eti yemeyi helal kılmış, içkiyi serbest hale getirmiş, cumaları camiye gitmemeyi normal göstermiş, eş ile münasebeti kısıtlamıştır. Yeni dinin gereğine göre davranmak zorunda kalan halk, ''bu nasıl Müslümanlıktır?'' diye şaşırıyordur herhalde. Çünkü Ekber Şah misyonerlik faaliyetlerine izin vermiş hatta şahsi hazinesinden kiliseler yaptırmıştır.

Bizdeki yasakVe ilk başörtüsü yasağı!

Hindistan ve çevresinde insanların kıyafetleri üç aşağı beş yukarı birbirine benzer. Bazı ufak farklılıklar kişilerin din, tarikat, cemiyet işareti olarak görülür. Erkeklerde türban/sarık bağlama şekli kişinin dinini gösterirdi. Kadınlarda ise kıyafetler birbiriyle aynıydı. Sadece Müslüman kadınlar saçlarını tamamen görünmeyecek şekilde örterlerdi.

İşte Ekber Şah ilk önce kendi sarayında olmak üzere başörtüsünü yasakladı. Kadınlar arasında bir fark kalmadı. Kadının dini şeklen tamamen ortadan kalktı. Ekber Şah'a göre böyle daha müreffeh bir topluluk oluşuyormuş! Tıpkı bugün ülkemizdeki başörtüsü yasağı savunucularının dedikleri gibi! Şah, başörtüsünü buna engel teşkil eden gereksiz bir giyim nesnesi olarak görmüş ve kullanılmasını yasaklamış. Dinler arası diyalogu sonuna kadar savunmuş ve bu konuda amansız davranmış olan Ekber Şah'ın uyarılması uzun sürmemiştir.

İzzetli Müslümanların direnişi

İmam Rabbani (Ahmed Serhendi) koca zulüm coğrafyasında tüm bu yapılanlara izzetlice karşı çıkan bir lider olmuştur. Sert bir tavırla kural koyan Ekber Şah'a sert bir dille eleştiri getirmiştir.

Şeriatı bilen ve hakkıyla yerine getirilmesi hususunda hassasiyet gösteren İmam Rabbani, Ekber Şah'ın yaptıklarına karşı sesini yükseltmişti. Ses çıkarmasıyla sürgüne gönderilen İmam Rabbani bir Müslümana yakıştığı gibi davranıp ‘el ile düzeltemediğini dili ile’ düzeltmeye çalışmıştır. Onun kalbinin gücü öyle tesirli olmuş ki Ekber Şah’ın oğlu ve dolayısıyla tüm ülke İmamı Rabbani’nin izinden gider olmuş.

Ya şimdi…

Modern hayatın da Ekber Şah'ları var. Asrın Ekber'leri de tektipleşme üzerine projeler üretiyor.

''Ses edenin sesi kesile!'' diyerek gözdağı veren bir imparatordan yüzlerce yıl sonra vay be, ne kadar gelişmişiz(!). Ne çok şey değişmiş dünyada(!).

Oley! Artık kalmadı öyle ''eşitlik'' adı altında sürüye dâhil etme planları. Yok, öyle ''Müslümanım ama biraz Hıristiyanlığım, biraz Yahudiliğim de yok değil.'' Diyenlerimiz, diyecektim. Radikal gazetecimiz geliverdi aklıma ama o kadar da değil!

Çok şanslıyız çok...

Öznur Balık/dunyabizim.com

Bu haber toplam 1304 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri