Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Independent, "devletin hüküm günü"

29 Temmuz 2008 / 10:09
Türkiye'de yaşanan Ergenekon çetesi ve AK Parti kapatma davalarının arkasında yatanların ne olduğunu bir de yabancı gözüyle okuyun
Türkiye'deki gelişmeler, dünya medyasının gündem maddesi olmayı sürdürüyor. İngilizler'in en önemli gazetelerinden olan Independent, tam 4 sayfasını Türkiye'ye ayırdı. "Laik devletin geleceği konusunda hüküm günü" ana başlığı altında toplanan yazılarda, Daniel Howden imzalı önemli bir değerlendirme yer aldı.

Independent'ta, özetle şu değerlendirmeler yer aldı:

"Davanın konusu sadece İslam ve laiklik değil. Bu, ülkenin 85 yıllık tarihinde hiç olmadığı kadar süratle geçirmekte olduğu bir değişimin de bir yan ürünü... Geçmişte ülke sivil siyasetçiler ve ordudan oluşan bir koalisyonla yönetiliyordu. Beş kez başbakanlık yapan Süleyman Demirel bir zamanlar "davul siyasetçilerin elinde, ama tokmağı başkasında" demişti. AB sürecindeki reformlar ve AKP'nin seleflerinin aksine iktidarı paylaşmaya yanaşmaması, bu dengenin daha da bozulmasına yol açtı. Yorumcu Metin Münir bunu 'Kaos, Türkiye'nin hem eski sistemi hem de kendisini, Erdoğan'ın iradesine tabi kılmayı istememesinden kaynaklanıyor' diye açıklıyor..."

DÜNYANIN EN ÖNEMLİ SİYASİ PROJESİ

Independent, mahkemenin kararı ne olursa olsun çoğu yorumcunun bu yıl bir erken seçim beklediğini kaydediyor. Bu habere eşlik eden Daniel Howden imzalı analizde ise Türkiye, "dünyanın en önemli siyasi projesi" olarak nitelenmiş:

"Müslüman, demokratik, laik, ekonomik açıdan istikrarlı ve Avrupa Birliği ile Orta Doğu'yu birleştiren bir ülke yaratma projesi, dünyamızın en önemli siyasi deneyi... Ve çökmenin eşiğinde duruyor." diyen Howden, 'ılımlı İslamcı' diye nitelediği Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Avrupa Birliği katılım sürecindeki reformlarını anlatıp; "muhalifleri ise AKP'de ülkeyi İslamileştirme gayreti seziyor ve parlamentoyu, darbe tehlikesini ve şimdi de yargıyı; bunu engellemek için kullanıyorlar" diyor.

"Laik hükümetler çoğu zaman yolsuzluklara bulaşmış ve mali çöküşlerle karşı karşıya durumdaydı. Ülkede ilerleme duruldu ve büyük kentlerde yaşayan seçkinler dışındaki milyonlarca Türk, laiklik paydasını göremez oldu. Onların (iktidarların) halkın gözünden düşmesi Pakistan ve Mısır'da olduğu gibi, siyasi İslam'ı büyük bir güce dönüştürdü. Recep Tayyip Erdoğan böyle bir ortamda ülkenin en çok desteklenen siyasetçisi oldu."

"DOĞRUDAN DEVLETİN GELECEĞİ SÖZKONUSU"

"Yaklaşan kriz, Fransa Avusturya ve Almanya gibi, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecinin durmasını sessiz bir memnuniyetle izleyen ülkeleri kaygılandırmıyor. Türkiye'nin AB içindeki muhaliflerinin, tüm bölge için umut vadeden bu deneyi durdurmak için, parmaklarını bile kımıldatmalarına gerek yok. Bunun yerine süreci havasızlıktan yavaş yavaş boğulmaya bırakacaklar."

Yine Independent'ta yazan Adrian Hamilton davada "doğrudan devletin geleceği söz konusu" görüşünü vurguluyor:

"Türklerin çoğu, bu nedenle Ergenekon savcısının kozlarını zorlamaması karşılığında, Anayasa Mahkemesi'nin kozlarını zorlamaması gibi bir uzlaşmaya varılmasını, ya da en azından Anayasa Mahkemesi'nin hükmünü AKP'yi devlet fonlarından mahrum bırakmakla sınırlı tutmasını umuyor.

"Bir kaç yıl öncesine dek dış dünya tarafları sakinleştirmek için devreye girerdi. Ama Avrupa, Türkiye'nin üyelik sürecinde ayak sürüyerek nüfuzunu azalttı, savaş sonrası yıllarda Türk ordusuna büyük destek veren Amerika ise, Irak'ın işgali sırasında nüfuzunu kaybetti. Ancak dış dünya burada tavır koymaya mecbur. Din ve başörtüsü konusundaki tartışmaları İslam ve batı konuşmalarını unutun. Bu demokrasi için bir mücadele ve bunu seçilmiş Türkiye hükümeti kaybederse, hepimiz sonuçlarının mağduru olacağız..."

"BAŞÖRTÜ SERBESTLİĞİ, DEVLETİ İSLAMİLEŞTİRMEK"

Independent başyazısında da benzer bir temayı vurguluyor.

"Dava, bir yönden takdire şayan. Türkiye hükümetinin de hukuka tabi olduğunu gösteriyor. Öte yandan laiklik yanlılarının ellerini fazla iddialı oynadıklarını düşünmemek mümkün değil. AK Parti'nin başörtüsü yasağını kaldırma girişimleri, devleti İslamileştirmeye yönelik gizli bir komployla aynı şey değil.

Türkiye elbet, anayasal kriz, darbe tehdidi, ya da ayrılıkçı bir ayaklanmayla karşı karşıya olan tek ülke değil; ama küresel açıdan pek çok yönden kilit önemde bir ülke. Dolayısıyla Türkiye'nin bu krizden istikrarlı ve demokratik bir ülke olarak çıkması için, dostlarının verebilecekleri tüm yardıma ihtiyacı olacak."
Bu haber toplam 666 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri