Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Irak'ta Kolera Tehdidi

04 Ağustos 2008 / 10:26
İşgal sonrası Irak'ta dramlar bitmek bilmiyor. Irak halkı şimdi de kolera hastalığıyla karşı karşıya
Irak halkını bu kez kirli içme suyundan kaynaklanan kolera hastalığı tehdit ediyor. Arıtılmamış kanalizasyon suyu büyük borular vasıtasıyla halâ Dicle Nehrine akıp şehrin içme suyunun bir kısmına karışıyor. Bu borular, kirliliğin tek kaynağı durumunda.

Çeşmeden akan suyun içilemez nitelikte olduğunu anlamak için koklamak yeterli. 4 çocuk babası 36 yaşındaki Muhammed Ali, “Suyu kaynatmadan çocuklara içirmekten endişeleniyorum” diyor.

Başkentte meydana gelen işlenmemiş kanalizasyon suyunun üçte ikisi arıtılmadan nehir ve su yataklarına akmaktadır.

Bağdat'ın bazı bölgelerinde, özellikle Yeni Bağdat ve Baladiyat'ta, kanalizasyon ve diğer maddelerle kirlenen Dicle nehrini temizlemek için yerel arıtma tesisi yeterli değil. Dolayısıyla, kanalizasyon atıkları kullanma suyuna sızıyor.

14 KİŞİ KOLERADAN ÖLDÜ

Geçen yıl, Kuzey Irak'ta meydana gelen kolera salgını nedeniyle 14 kişi yaşamını kaybetti. Benzer bir salgın 6 milyon nüfuslu Bağdat'ta daha büyük kayıplara neden olabilir. Pensilvanya Üniversitesi Orta Doğu su uzmanı Thomas Naff'a göre, “Irak; acil eylem ve kaynak gerektiren ciddi bir su krizi yaşıyor.”

Dünya Bankası, Irak'ta kamu işleri ve su sisteminin tekrar yapılanmasının 14,4 milyar dolara mâl olacağını belirtti. Irak, petrol gelirlerini kamu projelerinde harcama konusunda yavaş davranıyor.

Şeyh iyad Abdülcebbar el-Ciburi, şu ana kadar devletten herhangi bir destek almadıkları yönünde şikayetini belirtti. Irak Çevre Bakanlığı basın sözcüsü Mustafa Hamid, su borusu ağının 50 yılı aşkın bir süredir kullanıldığını ve artık paslandığını, dolayısıyla kanalizasyon suyunun sızmasına yol açtığını söyledi.

Ne var ki, Hamid, mevcut riski küçük görerek, “su kirliliği var ama ciddi değil,” dedi ve şehrin pek çok bölgesinde yapılan test sonuçlarının “güvenlik standartları”na uyduğunu ifade etti. Halkın büyük bir bölümü ikna olmuş değil.

ÇOCUKLAR TİFOYA YAKALANIYOR

13 yaşındaki Hasan Halid, 4 ay önce çeşme suyu içmesinin akabinde tifoya yakalandığını ve ateş, başağrısı ve sürekli kusma belirtileri nedeniyle antibiyotik kullandığını söyledi.

Irak'ta büyük bölümü Sudi Arabistan'dan gelen şişe suyu satılmasına rağmen, Bağdat halkının büyük çoğunluğu çeşme suyu kullanmaktadır. ABD askerleri ise suyun içme amaçlı değil, sadece yıkanma suyu olarak kullanılması konusunda uyarılıyor.

ABD Büyükelçiliği yetkililerinden biri, yaptığı hava turu esnasında büyük bir borudan Dicle nehrine fışkıran siyah kanalizasyon suyunu gördüğünü söyledi.

Bağdat'ın Dicle nehrinden birkaç km uzaklıkta olan kuzey bölgeleri Azamiyah ve İstiklal bölgelerinde çiftçiler ürünlerini sulamak için kanalizasyon suyu kullanmaya zorlanıyor.

DİCLE NEHRİ KURAKLIKLA BOĞUŞUYOR

Başkentin ortasından geçen ve içme suyunun büyük bir bölümünü sağlayan Dicle Nehri, tamamen kirlenmiş durumda. Ama kavurucu sıcaktan kaçıp, yüzmek isteyenleri halâ cezbetmektedir. İki oğlu ile yüzmeye giden 40 yaşındaki inşaat işçisi Giya Nouri, “su ölü balık gibi kokuyor; ben çocukken nehrin suyu temiz ve maviydi” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü, geçen yıl Irak'ta 3300 kolera (kirli sudan bulaşan sindirim hastalığı) vakası olduğunu ve hastalığın neden olduğu akut ve hızlı su kaybı nedeniyle en az 14 kişinin yaşamını kaybettiğini bildirdi.

Hindistan'da su uzmanı olan Dr. Nagesh Kumar, Irak'ta kuyuların kurutulması ve nehir düzeylerinin azalmasıyla meydana gelen kuraklığın “su kirliğini” daha da kötü hale getireceğini söyledi.

Başkentte, Dicle nehri 2001'den bu yana en düşük seviyede. Nehrin her kıyısında sazlar çıkmış durumda.



Bu haber toplam 13208 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri