Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

470 El İsrail İçin Kalktı

18.06.2010 11:31
AP’deki tüm grupların talebiyle hazırlanan tasarı 470 oyla kabul edildi. İsrail’i kınayan tasarıda İnsanlık Filosu’na yapılan baskının uluslararası hukukun ihlali olduğu vurgulandı

 

Avrupa Parlamentosu (AP), Gazze'ye insanî yardım götüren Mavi Marmara gemisinde 9 Türk'ü katleden İsrail'i kınadı. Ancak ilk günlerde saldırıya çok sert tepki gösteren AP, dün aldığı kararda tonunu büyük ölçüde yumuşattı.
 
 
 

Avrupa Parlamentosu (AP), Gazze'ye insanî yardım götüren Mavi Marmara gemisinde 9 Türk'ü katleden İsrail'i kınadı. Ancak ilk günlerde saldırıya çok sert tepki gösteren AP, dün aldığı kararda tonunu büyük ölçüde yumuşattı. Katledilen 9 Türk'e ismen atıf yapılmazken 2006'dan bu yana esir olan İsrailli asker Gilad Şalit'e iki defa gönderme yapıldı. Genel kurulda 56 'hayır' oyuna karşılık 470 'evet'le kabul edilen kınama kararında, saldırı 'uluslararası hukuk ihlali' olarak değerlendirildi ve 'uluslararası tarafsız bir soruşturmanın' açılması istendi. Hamas'ın da sert şekilde eleştirildiği kararda, İsrail'e Gazze ablukasını derhal kaldırması çağrısı yapıldı. Metinde, ablukanın insanî faciaya ve bölgenin radikalleşmesine yol açtığı tespitine yer verildi.

56 "hayır" oyuna karşılık, 470 "evet"le kabul edilen metin, gemiye saldırıyı kınarken İsrail'i zikretmekten ise imtina ediyor. Mısır'ın Refah Kapısı'nı açmasını memnuniyetle karşılayan AP, Türkiye'ye Ortadoğu'da yapıcı olma çağrısı yapıyor. İsrail'i kınayan AP, Hamas'ı da sert şekilde eleştiriyor. Şalit'in derhal serbest bırakılmasını isteyen AP İsrail hapishanelerinde bulunan yaklaşık 40 Filistinli milletvekilinden bahsetmiyor.

Yeşillerin, katledilen 9 Türk'ün isminin karara girmesi için yaptığı kulis başarılı olamayınca kurbanların ailelerine başsağlığı ile yetinildi. İsrail ile yakın ilişkileri olan AP'nin en büyük grubu Hıristiyan Demokratlar "kınama" ifadesini çok kuvvetli bulunca onay verip vermeyecekleri önceki gece geç saatlere kadar belli olmadı. Hıristiyan Demokratların desteğini talep eden diğer gruplar bunun üzerine metni daha da ağırlaştıran tekliflerini gündeme bile getirmediler. Kararı eleştirenlerin karşısında oldukça olumlu bulanlar da var. Metnin şimdiye kadar İsrail'e karşı alınan en ağır kararlardan biri olduğunu savunan AP kaynakları, İsrail'e 3 mühim mesajın verildiğine işaret ediyor. Bunlar İsrail'in isim vermeden de olsa kınanması, soruşturmanın milletlerarası olması ve ablukanın derhal kaldırılması. Son gelişmelerin Türkiye-İsrail ilişkilerine ciddi zarar verdiği ifade edilen kararda, "AP, Türkiye hükümetinin Filistin halkının üzerindeki yükün hafifletilmesi ve Ortadoğu barış sürecine katkı için diplomatik ve siyasi çaba göstermesini teşvik eder.'' ifadesi kullanılıyor.

AB İHTİYATLI İYİMSER

AB Dışişleri bakanlarının pazartesi günü İsrail'in kendi yapacağı soruşturmaya itiraz etmemesinin ardından İsrail'in ablukayı hafifletme kararına Brüksel ihtiyatlı yaklaşıyor. AB Zirvesi'nde konuşan AB "Dışişleri Bakanı" Catherine Ashton Gazze'de "evlerin onarılabilmesi, okulların inşası, altyapı yatırımları ve halkın sıradan hayatına devamına imkan vermek için çok çok daha fazla maddenin girişinin güvence altına alınmasını" istedi. Ankara, AP'nin gemi baskınını kınamasını, "akıl, sağduyu ve vicdan yönünde bir karar" olarak değerlendirdi.

Bu arada İsrail hükümetinin Gazze'ye karadan mal girişine uyguladığı kısıtlamaları gevşetme kararının "detaylarının önem taşıdığını", bunları merak ettiğini belirten Ashton, ablukanın kaldırılması için AB'nin İsrail'e yardımcı olmaya hazır olduğunu kaydetti. Ashton, İsrail'in bu önerilerine vereceği cevaba göre somut olarak neler yapabileceklerini kararlaştıracaklarını ifade etti. Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner de adımı olumlu bularken, yeterli olmadığını vurguladı.

Avrupa Birliği'nde eksen tartışması hararetlendi

Uzun süredir Türkiye tartışmasına girmemeye büyük itina gösteren Avrupa Birliği de "eksen kayması" tartışmalarına müdahil oluyor. Avrupa Birliği üyeleri son haftalarda yaşanan hadiseler üzerine Türkiye'ye yönelik geliştirdikleri "süreci mümkün olan en yavaş viteste" götürme siyasetlerinin işe yarayıp yaramadığı sorusuna cevap arıyor. İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren Mavi Marmara gemisinde yaptığı katliama Türkiye'nin sert tepkisi ve Ankara'nın BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a müeyyide öngören tasarıya Brezilya ile birlikte "hayır" oyu vermesi AB'de "Türkiye'yi kaybediyor muyuz?" tartışmasını tetikledi. ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in Türk dış politikasındaki değişikliklerin sorumlusu olarak AB'yi göstermesi ve İtalyan Dışişleri Bakanı Franco Frattini'nin "Türkiye'yi biz Doğu'ya ittik" açıklaması AB'deki Türkiye tartışmasında ülkeleri iki safa ayırdı. 'Dondurucular' 'ısıtıcılara' karşı

Zaman'a konuşan diplomatik kaynaklara göre, geçtiğimiz pazartesi günü yapılan AB Dışişleri Bakanları toplantısında kısa da olsa bir Türkiye tartışması yaşandı. Diplomatlar, Türkiye'nin "yeni" dış politikasına ilişkin Avrupa'da muazzam bir merak olduğuna ancak tartışmanın daha ziyade başkentler arasında ve gayri-resmi olarak yapıldığına işaret ediyor. Bu tartışmalarda iki grup ülke öne çıkıyor. Türkiye'nin özellikle BM'de İran'a ilişkin müeyyidelere "hayır" demesi, sayısı az da olsa bir grup ülkeyi çok kızdırdı. Bu ülkeler Türkiye ile müzakerelerin dondurulmasını istiyor. Hem BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi hem de AB üyesi olan İngiltere ve Fransa müeyyidelere "evet" oyu vermişti. Bir diplomatın ifadesi ile "dondurma" taraftarı ülkelerin "sayıları az ama sesleri çok". 
 
Diğer grup ise AB'nin Türkiye siyasetinin yanlışlarla dolu olduğuna, müzakere sürecinin birkaç ülkenin engellemesi yüzünden yürümediğine, AB üyelik hedefinin bile net olmadığına vurgu yaparak, bu şartlarda Türkiye'nin başka alternatifler aramasının makul olduğunu savunuyor. Sayıca daha büyük olan bu grup Türkiye ile ilişkileri gözden geçirip, sürecin Türkiye için 2002-2005 arasında olduğu gibi cazip hale getirilmesine vurgu yapıyor. Diplomatlar temmuzda yapılacak AB Dışişleri Bakanları toplantısında Türkiye konusunun daha geniş ele alınabileceğine işaret ediyor.

AB kaynakları, Alman Die Welt gazetesinde yer alan Türkiye'ye "açılım" yapılacağı yönündeki haberleri ise teyit etmiyor. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin ve Alman Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye tavrında herhangi bir değişiklik olmadığına işaret eden diplomatlar, Türkiye için önemli bazı fasılların açılması ya da vize muafiyeti getirilmesi gibi konuların şu an itibarıyla AB kurumlarında tartışılmadığını vurguluyor.

 

Bu haber toplam 916 defa okunmuştur

Etiket(ler): , , ,

DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri