Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İsrail'in En Büyük Dostu

22.12.2009 19:07
Filistin halkına destek olmak üzere İngiltere'den yola çıkan konvoyda bulunan İngiliz parlamenter Galloway, İsrail'in dostunu açıkladı.

Filistin halkına destek olmak üzere İngiltere'den yola çıkan konvoyda bulunan İngiliz parlamenter George Galloway, "Tony Blair'in İsrail'in en büyük dostu“ dedi.

 

Konvoyun Suriye ulaşmasıyla düzenlenen basın toplantısında, bir İngiliz mahkemesinin, eski İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni'nin Gazze saldırıları sırasında savaş suçu işlediğine dair kararı hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Galloway, "(Tzipi) Livni bundan sonra Londra'ya giremeyecek. Ancak onun gidebileceği pek çok Arap ülkesi var" dedi. Bu kararın, "İngiltere'de İsrail'e verilen desteğin azaldığının bir göstergesi olduğunu" belirten

Galloway, "Bu karar, Livni kadar İsrailli diğer yöneticileri de doğrudan ilgilendiriyor" diye konuştu.
Galloway, İsraillilerin bazı Filistinli cesetlerinin organlarını aldığına ilişkin haberlerle ilgili soruyu ise "Ümit edelim ki bu iddia doğru değil olmasın. Buna katılanlar, tarihteki, İsrail devleti tarihindeki en büyük kıyımı işlemiş olur" diye yanıtladı.

Eski İngiltere Başbakanı "Tony Blair'in İsrail'in en büyük dostu olduğunu" öne süren Galloway, "Blair'in tarafsız olamadığını" kaydetti. "İngiltere Başbakanı Gordon Brown'un Blair'den pek farklı olmadığını" belirten Galloway, "Biz Avrupalılar olarak, Gazze'ye daha fazla destek olabiliriz. Ancak Gazze'yi özgürleştirecek olanlar Araplardır" diye konuştu.

İsrail'in geçen yıl Gazze'ye düzenlediği saldırılar sırasında 24 saat Filistin'e destek gösterileri düzenlediklerini anlatan Galloway, İngiltere'de bulunan 2 milyon Müslümanın yanı sıra Hristiyan ve Yahudilerin de bu konvoyun oluşturulmasına destek ve emek verdiğini kaydetti.

Stroud: "Gazze’de başlayan roman hazırlıyorum”

Konvoya İngiltere'den katılan yazar Heather Stroud ise konusu Gazze'de başlayan bir roman yazdığını söyledi.
İngiltere'de insan hakları konulu birçok gösteri ve faaliyete katıldığını anlatan Stroud, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıları El Cezire'den izlediğini belirterek, "İzlediğim görüntüler karşısında şok oldum" dedi.

Konvoya eşiyle birlikte katıldıklarını kaydeden Stroud, "Gazze'ye gidiyorum dediğimde çevremdekiler beni destekledi" diye konuştu.

62 yaşındaki emekli öğretmen Rachel Milling, "Hristiyan toplumunun Gazze'de neler olduğunu yeni fark etmeye başladığını" ifade etti. Geçen yıl İsrail saldırısından kısa bir süre sonra eşiyle birlikte Gazze'ye gittiklerini anlatan Milling, "Filistinliler, çok ağır şartlar altında ve tehditle birlikte yaşıyor. Onlar için bir şeyler yapmak istiyoruz" ifadesini kullandı.

Wall: "Erdoğan’a çok teşekküretmek istiyorum”

Suriye medyasının yoğun ilgi gösterdiği 70 yaşındaki Silvia Wall, "Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a çok teşekkür etmek istiyorum. Yardımseverliğinden ve Filistinlilerden yana durduğu için ona teşekkürler" dedi.
Gazzeli 17 yaşında bir çocuğun İsrail askerlerinin saldırısı sırasında bacağını kaybettiğini anlatan Wall, "Onu tanımadan önce de Filistinliler için gösterilere katılıyordum. Ancak onu tanıdıktan sonra düşüncelerim biraz daha farklı oldu. Çünkü o, terörist değildi. Hiçbir şey yapmamıştı, ama yine de koltuk değnekleriyle yaşamak zorunda kaldı" diye konuştu.

Davas: "Ülkemi göreyim ölsem de gam yemem”

1967 yılında Filistin'den ayrıldığını ve bir süredir Suriye'de yaşadığını anlatan Muhammed Davas, konvoyla birlikte 43 yıldır görmediği ülkesine gitmek istediğini söyledi.

Uzun süredir Filistin'e gitmek için Mısır Büyükelçiliğinden vize almaya çalıştığını belirten Davas, "Beni Refah sınır kapısı kapalı diye oyalıyorlar. Ben sadece ülkemi bir kez göreyim, sonra ölsem de gam yemem" diye konuştu.

El Avavde: "En büyük pay Türkiye’nin olacak”

Yaklaşık 15 yıldır Suriye'de sürgünde yaşayan Filistinli Dr. Hüseyin El Avavde, "Filistin'in özgürleşmesinde en büyük pay Türkiye'nin olacak" dedi.

"Türk halkının ve hükümetinin Filistin konusundaki tutumunun çok onurlu ve şerefli olduğunu" belirten El Avavde, "Türkiye'nin bugünkü tutumu, Osmanlı Devleti'nin Filistin konusundaki tutumuyla aynı" diye konuştu.
İsrail hapishanelerinde 20 ay kaldığını ve işkencede görme yetisini kaybettiğini El Avavde, "konvoyla birlikte ülkesine gitmeyi çok istediğini, ancak bunu yapamayıp sadece sevgi ve selamlarını gönderebildiğini" kaydetti.

El Avavde, Filistinli gruplar arasında uzlaşma sağlanması gerektiğini belirterek, "Biz birlik olamadık. Nasıl Avrupalılar, Türkler Filistin'e yardım ediyorsa, Filistin'in özgürlüğü için mücadele ediyorsa, Filistinlilerin de kendi özgürlüğü için çalışması gerekiyor" dedi.

Türkiye'den 157 ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden 200 kişinin yer aldığı konvoyda, tıbbi malzemelerden ambulans ve çöp toplama kamyonuna kadar birçok yardım malzemesi bulunuyor.

Bugün Ürdün'e geçecek konvoyun, 27 Aralıkta Mısır'daki Refah Sınır Kapısına varması öngörülüyor.
Bu arada konvoya Suriye'den temizlik maddesi ve giyecek taşıyan 7 tırın katılması bekleniyor.

 

Bu haber toplam 2042 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri