Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İsrail konusunda değişmeyenler

20 Ocak 2009 / 20:07
"Ortadoğu`da Araplar her zaman ilk saldırandır, İsrail her zaman kendini savunur. Buna "misilleme" adı verilir."
İsrail sorununun medyada ele alınması durumunda uyulması beklenen 12 şaşmaz altın kural:

1.Ortadoğu`da Araplar her zaman ilk saldırandır, İsrail her zaman kendini savunur. Bu savunmaya "misilleme" adı verilir.

2. Ne Araplar`ın, ne Filistinliler`in ne de Lübnanlılar`ın sivilleri öldürme hakkı vardır, bu "terörizim"dir.

3. İsrail`in sivilleri öldürme hakkı vardır. Bunun adı "haklı savunma"dır.

4. İsrail sivil halka karşı katliam yaptığında Batılı güçler İsrail`den "dikkatli ve duyarlı" olmasını ister. Bunun adı, "uluslararası kamuoyunun tepkisi"dir.

5. Filistinliler ya da Lübnanlılar, askeri bölgelerde, nöbette ya da çatışmada herhangi bir İsrail askerini esir alamaz. Bu "savunmasız sivillerin kaçırılması" olarak görülür.

6. İsrail istediği kadar Filistinli ve Lübnanlı`yı, istediği zaman ve istediği yerde kaçırma hakkına sahiptir. Şu anda 10 bin civarında insan İsrail hapishanelerindedir, bunların 300`ü kadın ve çocuktur. Bu insanların suçluluğu konusunda herhangi bir delile gerek yoktur, İsrail onları süresiz olarak hapiste tutma hakkına sahiptir, bu insanlar Filistinliler`in demokratik olarak seçtiği kişiler bile olsa. Buna "teröristlerin hapsedilmesi" denir.

7. Ne zaman "Hizbullah" adı kullanılsa, "Suriye ve İran tarafından desteklenen ve finanse edilen" ifadelerinin de kullanılması zorunludur.

8. İsrail`den bahsedildiğinde "Amerika tarafından desteklenen ve finanse edilen" ibaresinin kullanılması kesinlikle yasaktır. Bu, çatışmanın dengeli olmadığı ve İsrail`in aslında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunmadığı izlenimi verebilir.

9. İsraille ilgili herhangi bir cümle ile birlikte "işgal altındaki topraklar", "BM kararları", "insan hakları ihlalleri" ya da "Cenevre Anlaşması" ifadelerinin kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır.

10. Filistinliler ve Lübnanlılar kendilerinden hoşlanmayan sivil halkın arkasına saklanan "korkaklardır". Eğer aileleri ile birlikte yaşıyorlarsa, buna "korkaklık" denir. İsrail onları ve ailelerini bu sığınaklarda yok etmek zorundadır. Bu, "detaylı, yüksek hassasiyeti olan" operasyonlardır.

11. İsrailliler, Araplar`dan daha iyi İngilizce, Fransızca, İspanyolca ya da Portekizce konuşur. Bu yüzden kendilerine daha fazla söz hakkı verilmesini ve yukarıdaki kuralların izleyiciye daha iyi aktarılmasını hakederler. Buna "tarafsız medya" denir.

12. Yukarıdaki kurallarla ilgili herhangi bir sorunu olan herkes "çok tehlikeli bir anti-semitik terörist" olarak damgalanır.

Dünya Bülteni/Haber Merkezi
Bu haber toplam 660 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri